2 Ağustos 2013 Cuma

Fenerbahçe Ülker'den ayrılan isimler


Fenerbahçe Ülker, yeni sezon öncesi kadrosunu güçlendirirken geçtiğimiz sezon kadrosunda yer alan bir çok oyuncu ile de yollarını ayırdı. Büyük hedeflerle başlanılan sezonda yaşanan hayal kırıklığı sonrası sezon ortasında J.R. Bremer takımdan ayrılmış, sezonun ikinci yarısında ise baş antrenör Simone Pianigiani takımdaki görevinden ayrılarak ülkesine dönmüştü. Sezonun geri kalan kısmında Ertuğrul Erdoğan'ın yönetiminde başarısız çizgisini sürdüren Sarı-Lacivertli Ekibimiz Euroleague'e Top 16'da, lige ise play-off ilk turunda veda etmişti.

Yeni sezonda Fenerbahçe Ülker'de özellikle yabancı oyuncuların büyük bir bölümü değişti. işte sizler için hazırladığımız ve bu sezon takımda yer almayacak oyuncuların listesi:

1- Mike Batiste
Geçtiğimiz sezon takıma dahil olan ve 1 yıllık sözleşme imzalanan Mike Batiste ile gelecek sezon için yeni bir sözleşme imzalanmadı. Panathinaikos'ta geçirdiği 9 sezonda elde ettiği başarılar, Obradovic'in oyun sistemindeki önemi ve Avrupa'da P&R oyununu en iyi oynayan uzun olarak kabul edilen Batiste, Simone Pianigiani'nin Fenerbahçesinde pek bir varlık gösteremedi. Sezon boyunca takımın en çok eleştirilen oyuncularından biri olan Batiste, vasatı bile aşamadan sezonu tamamladı. Fenerbahçe Ülker tecrübesinde kariyerine bir Türkiye Kupası şampiyonluğu da eklemesine karşın gelecek sezon için Fenerbahçe Ülker'in kadro planlamasına dahil olamadı ve takımdan ayrıldı.

2- David Andersen
NBA patentli oyuncu geçtiğimiz sezon Simone Pianigiani'nin çalıştırdığı Montepaschi Siena'dan transfer edilmişti. Kendisi için ödenen buy-out bedeli, takıma yapacağı katkılar için de taraftarı büyük bir beklenti içerisine soktu. Ayrıca sistemini yakından bildiği Pianigiani ile çalışmaya devam edecek olması hep bir artı olarak düşünüldü. Ancak yaz döneminde eşinin doğumu sebebiyle takıma geç dahil olması ve bu dönemde de dizinden ameliyat geçirmiş olması Andersen'in Fenerbahçe Ülker'de geçirdiği tek sezonda beklenilen performansın çok uzağında kalmasına neden oldu. Savunmada yumuşak kalması ve kolay geçilmesinin yanı sıra hücum performansı bakımından da eski Andersen'e bir türlü yaklaşamaması, ilk geldiğinde taraftarlar üzerinde oluşan algının da kırılmasına neden oldu. Bir yıllık Fenerbahçe Ülker macerasında Türkiye Kupası şampiyonluğu ve finalin MVP'si olma unvanını kariyer defterine eklemesine rağmen devam eden sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilerek sonlandırıldı.

3- Uros Tripkovic
Geçtiğimiz sezon devre arasında takıma dahil edilen Uros Tripkovic, kulüp tarafından "Avrupa'nın en önemli oyun kurucularından biri olarak" taraftarlara tanıtılmıştı. Basketbol kariyerine iyi başlamış ancak beklenen sıçramayı bir türlü yapamamış olan Tripkovic, Fenerbahçe Ülker'in kendisi için bir şans olduğunu söylemişti. Ancak sezon ortasında -destek kuvvet- olarak takıma dahil edilen bu oyuncuyu yarım sezon boyunca neredeyse hiç kullanmadık. Ne ligde ne de Euroleague'de uzun süreler aldığını görmedik. Benchte havlu sallayarak takıma destek olunabiliyorsa keşke bunun için İspanyalardan oyuncu getirmeselerdi. Bu görevi seve seve hem de hiçbir ücret almadan yapabilecek 25 milyon  Fenerbahçeli zaten var. Neyse, oynamadığı için performansını bir türlü göremediğimiz Uros Tripkovic ile de 1 yıllık opsiyon hakkı kullanılmadı ve takımdan ayrıldı.

4-Romain Sato
Batiste ile birlikte Panathinaikos'tan takıma dahil edilen Romain Sato'da gelecek sezon ki Fenerbahçe Ülker rotasyonunda yer alamayacak olan isimlerden biri. Görev adamı olarak bilinen ve hücumdan çok savunma yönüyle anılan Sato, Fenerbahçe Ülker'in gönderilen oyuncular içerisinde geçen sezon en büyük katkı yapan isimdi aslında. Her ne kadar skorer bir kimliği olmasa da oynanan lig ve Euroleague maçlarında savunmaya yaptığı katkı çok değerliydi. Ancak oturmamış bir sistemde, Romain Sato'nun yaptığı bu faydalı işler hiç fark edilmedi. Ttakımın başına getirilen Zeljko Obradovic'in gelecek sezon ki kadro planlamasında yer vermediği Romain Sato ile devam eden sözleşme karşılıklı olarak feshedilerek takımdan ayrıldı. Sato gelecek sezon İspanya Ligi takımlarından Valencia Basket'te forma giyecek. Her ne kadar takımdan gönderilmiş olsa da geçtiğimiz sezon yaptığı katkılar için teşekkür etmek istediğim tek oyuncudur Sato. Hakkını teslim etmek boynumuzun da borcudur.

5-Kaya Peker
Sezon başı kalacak, gidecek söylentileri arasından henüz tam olarak kesinleşmiş bir ayrılma haberinin olmamasına rağmen bana göre bu listeye dahil olacak son oyuncuda Kaya Peker'dir. İzzet Türkyılmaz'ın transferi ile İlkan Karaman'ın 5 numaraya çekileceğini tahmin ediyorum. Bu durumda da Kaya için gelecek sezon Fenerbahçe Ülker kapısı kapanmış olacak. Aslında sözleşmesi biten bir oyuncu Kaya. Şu anda serbest. Daha önce yeni sözleşme önerilebileceği konuşuluyordu ancak son gelen haberler takımdan ayrıldığı yönünde. Fenerbahçe Ülker'de geçirdiği 3 sezon boyunca istikrarlı bir görüntü çizemeyen, çoğu maçta vasatı dahi aşamayan Kaya'nın eksikliği elbette hissedilmeyecektir.Hücum yönünde eski Kaya'dan uzak bir görüntü çizen ve takıma zararı, faydasından çok daha fazla olan bir oyuncunun 3 sezon gibi ciddi bir zaman diliminde bu takımda yer alması ise yöneticilik anlamında tam bir rezalet. Neyse ki zoraki de olsa doğru yol bulunmuş oldu. Kaya'nın da gelecek sezon Türk Telekom da oynayabileceği konuşuluyor. Yolu açık olsun...

16 Ekim 2012 Salı

Kaya Peker: "Daha mücadeleci bir takım olacağız"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın pota altı oyuncularından Kaya Peker, Anadolu Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu. Kaya, takımımızın her sene Avrupa ve Türkiye’de kupa almak için en yukarısını hedeflediğini vurgulayarak, "Tabii ki oralar kolay değil, ama bu sene de çok iyi bir kadro yaratıldı" dedi.

Kağıt üstünde kadronun şu an çok iyi göründüğünü kaydeden Kaya, "Kağıt üstünde çok iyi görünen kadroyu sahaya yansıtmamız gerekiyor. Bu da hem çok çalışmaktan hem de herkesin fedakarlık yapmasından geçiyor. Çok kariyerli üst düzey oyuncular var. Yabancı oyuncular da Fenerbahçe için Avrupa’da ’Dörtlü Final’in ne kadar önemli olduğunun bilincinde. Bu sene taraftarımıza güzel şeyler yaşatacağız" diye konuştu.

Tecrübeli oyuncu, bu sezon daha farklı bir takım olacaklarını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Çünkü koç, sistem, yabancıların çoğu değişti. Mutlaka daha farklı bir anlayışta daha mücadeleci, daha savunmacı bir takım olacak. Savunmada top çalıp, hızlı hücum yapan bir takım olacak. Geçen senede olabilirdi ama kolay değil. İki maç kaybedince takımın güveni kayboluyor. Oralarda da döndürmek zor oluyor. Çok da sakatlık yaşadık. Bu sezon da ’her şey iyi güzel’ diyoruz. Tabii ki kritik pozisyonlarda kritik oyuncular var. Şimdi onların sakatlandığı durumlarda takım zor anlar yaşayabilir. Sezon uzun, 8-9 ay içinde her şey olabiliyor. Önemli olan sonunda ayakta kalabilmek, bunun için de bütün fedakarlığı yapmaya hazırız."

Kaya Peker, Beko Basketbol Ligi’nin her sene daha zorlaştığını, daha iyiye giden bir lig olduğunu anlatarak, "Zaten 3 büyüklerin daha iyi olduğu bir ligde heyecan olmaması imkansız. Hem seyirci açısından hem mücadele açısından lig her sezon daha yukarı gidiyor" ifadelerini kullandı.

"Geçen sezon Ergin ağabey Beşiktaş’ta çok büyük bir olayı başardı" diyen Kaya, "Çok zor tekrarlanacak bir başarıyı gerçekleştirdi. Bu sezon da tabii ki biz geçen sezonu affettirmek adına diğer takımlardan daha gayretli olacağız. Bu sezon Türkiye Ligi ve kupasında şampiyonluğu kazanacağımızı düşünüyorum. Hem kadro olarak daha iyi durumdayız, hem de başarılarımıza bir yıl ara verdiğimiz için motivasyonumuzun daha iyi olacağını düşünüyorum. Kolay kolay ligi kimseye bırakmayacağımızı düşünüyorum" şeklinde konuştu.

Takımın başarısı için elinden geleni yapacağını vurgulayan Kaya Peker, "Yukarıyı hedefleyen takımlarda çok fazla iyi oyuncu var. Her sezonda belli şanslar geliyor. Ben de kendi açımdan bu şansları en iyi şekilde değerlendirip, verebildiğim en iyi katkıyı vermeye çalışacağım. Uzun sezonda sakatlıklar çok olduğu için de her oyuncunun ayrı ayrı önemi var" dedi.

Bir süredir milli takıma çağrılmayan Kaya, yeniden milli formayı giymek istediğini aktararak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Milli takım ayrı bir yer. Ben oynarken de çok mutluydum. Her zaman gurur duydum. Son 3-4 yıldır yokum, çok önemli değil. Başarılı olduklarında yine çok mutlu oluyoruz. Önemli olan milli takımın başarısı. İsimlerin çok önemli olmadığını düşünüyorum. Milli takımın isimler üzerine değil de başarı üzerine kurulmasını gerektiğini düşünüyorum. Yeniden milli takımda olmayı istiyorum. Milli takım formasıyla oynamak bambaşka bir duygu. Kısmette varsa olur inşallah. Önce tabii ki kendi takımımızda bir şeyler yapıp, Fenerbahçe Ülker’i bir yerlere taşırsak akabinde her şey gelecektir."

3 Ekim 2012 Çarşamba

Basın Odası: Fenerbahçe Ülker-Erdemir


Spor Toto Türkiye Kupası D Grubu ilk maçından sonra Baş antrenörümüz Simone Pianigiani ve oyuncumuz Kaya Peker maç sonu basın toplantısına katıldı.

Takım olarak hazırlık aşamasında olduklarını kaydeden Baş antrenörümüz Simone Piangiani, “Takım olarak hazırlıklara geç başladık. Batiste ve Andersen’in takıma geç katılması da dezavantaj. Bugün oyuncularımdan beraber hücum ve savunma yapmalarını istedim. Başta hazır değildik ama sonrasında dakika dakika ağırlığımızı koyduk. Bu daha ilk basamak. İyi de oldu. Bundan sonra daha da iyi olacağız” dedi.

Mücadeleyi 3 sayı - 2 ribaund - 1 asistle tamamlayan tecrübeli oyuncumuz Kaya Peker ise “Sezonun ilk resmi maçıydı ve önemliydi. Savunmada çok sayı yesek bile oyun başında bir aylık dönemde özellikle savunmada çok çalıştık. 8 sayı geriye düşsek de maç içerisinde kalitemizi ortaya koyduk ve hızlı hücumlarla farklı kazandık. Olin Edirne karşısında aynı ciddiyetle oynamalıyız. Yarın ki maçı kazansak bile son günkü Galatasaray Medical Park maçı bambaşka. Ama biz üçte üç yaparak kupada finale kalmak istiyoruz” açıklamasında bulundu.

27 Haziran 2012 Çarşamba

Kemal Dinçer: "Mirsad'a görkemli bir jübile önerdik"


Fenerbahçe Basketbol Şubesi Genel Koordinatörü Kemal Dinçer, Basketfaul.com sitesine takımla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kemal Dinçer’in açıklamaları şu şekilde:

‘Dün (Salı) Mirsad’ı arayarak konuştum, Fenerbahçe ve Türk basketbolu adına şükranlarımı ilettim ve kendisine Türk basketbol tarihinin en görkemli jübilesini vaad ettim. Kabul ettiği taktirde Avrupa’nın dev takımlarından birini İstanbul’a getirerek jübilesini yapacağız. Ayrıca Fenerbahçe’de bir gelenek başlatarak 6 numaralı formasını salonumuza asacağız. Mirsad teşekkür etti ve karar vermek için süre istedi.

Kaya Peker’in sözleşmesini fesh etme opsiyonumuzu kullanmayacağız. Yani Kaya Peker gelecek sezon da bizimle olacak. Alt yapıda bulunduğu günlerden beri tanıdığım Kaya Peker’in bize katkı vermeye devam edeceğinden kuşkum yok. Hem saha içinde, hem saha dışında bize çok yardımcı olacak.

Engin Atsür ile konuştum ve tutmak istediğimizi söyledim. Engin çok karakterli ve Fenerbahçe’ye çok yakışan bir isim. Parayı ön planda tutmadığını ancak daha fazla oynamak istediğini söyledi. Ben de onun bu düşüncesine saygı duydum. Gelişmelere bağlı olarak temaslarımızı sürdüreceğiz. Kalabilir de, gidebilir de..

Coach Pianigiani İtalya Milli Takımı ile birlikte olacağından kampın ilk 15 gününü kaçıracak. Bu da çok önemli değil. Bu sırada yardımcısı Ertuğrul Erdoğan, İtalya’da kendisiyle bir araya gelerek gerekli bilgileri aktaracak. Bizim için Ertuğrul Erdoğan, olmazsa olmazlardan biri. Bizim için çok değerli.’
 
Öncelikle Mirsad konusuna değinelim. Dün Mirsad'ın yapmış olduğu açıklamalarıda sizlerle paylaşmıştık. Mirsad yönetimin alacağı her karara saygı duyacağını iletmişti. Benim kendi düşüncelerime göre Mirsad daha bir sezon 10-15 dakika süre alsa bu takıma ciddi katkı sağlayabilirdi. Ciddi bir sakatlıktan çıkmasına rağmen, sakatlık dönüşü TOP 16'da oynadığı 5 maçta takıma verdiği ribaund katkısı ile TOP 16'nın ribaund kralı olmuştu. Sahada gösterdiği hırs, azim ve kazanma arzusuyla takım için kritik bir rol üstlenmişti. Açıkçası Mirsad'ın bu sezon basketbolu bırakması beni fazlasıyla üzer. Çünkü bizim jenerasyona basketbolu sevdiren isimlerin başında geliyor Mirsad Türkcan. Fakat basketbolu bırakma fikrine olumlu yaklaşırsa önerilen jübile teklifide bizde bir çığır açacak nitelikte. Özellikle 6 numaralı formasını emekliye ayırıp salona asmak Mirsad'a verilecek en büyük gurur ve mutluluk olacaktır. Mirsad bu gururu taşımayı fazlasıyla hak eden bir oyuncu. İyi bir Fenerbahçeli. Formayı emekliye ayırma fikri çok anlamlı. Mirsad'ın kabul etmesi durumunda yeni bir tarih yazılacak Türk Basketbolunda. Mirsad, bundan önce defalarca olduğu gibi yine bir ilki başaracak. 

Kaya konusuna gelecek olursak açıkçası bizde geçirdiği 2 sezon boyunca Efes Pilsen günlerinden çok uzakta bir görüntü çizdi. Oyunun savunma kısmında takıma katkı vermediğini söylersem Kaya'ya haksızlık etmiş olurum. Ama günümüz basketbolunda oyunu tek yönüyle oynayan oyuncularla da başarı ne yazıkki çok zor. Kaya hücumda kendi geliştirdiği çok enteresan bir atış stilini kullanıyor. Bunda pek başarılı olduğunu da söyleyemeyiz. Uzak mesafeden de şut yüzdesi oldukça düştü. Yani sadece savunmada sertlik kazandırmak için takımda tutulacaksa bence büyük b,r hata olur. Ama coach Pianigiani'nin sisteminde Kaya'ya da bir rol verilecekse ve bu rolün hakkını vereceğine inanılıyorsa o zaman söylenecek çok fazla şey yok. Hocanın kendi insiyatifinde olan birşeydir.
 
Engin Atsür ile daha önce görüşüldüğünün açıklanması oldukça sevindirici bir haber. Bu zamana kadar Engin konusunda hiçbir bilgi verilmemişti. Haliyle taraftarda Engin ile iplerin koptuğunu düşümeye başlamıştı. Engin yaşadığı sakatlıktan dolayı neredeyse 1,5 sezon oynama şansı bulamadı. Bu sezon takıma kazandırılan Barış Ermiş ile Engin'in takımda kalacak olması demek şu an ligimizdeki en iyi iki yerli oyun kurucunun Fenerbahçe bünyesinde bulunduğu anlamına gelecek. Alınacak yabancı bir guard ile de bu mevki de Fenerbahçe Ülker çok daha güçlü olacak. Ancak Engin daha fazla süre almak istediğini belirtmiş. Üst düzey üç oyun kurucunun olduğu bir takımda haliyle sürelerde belli bir dengede olacaktır. Engin belki o çok beklediği 20-25 dakikalık süreleri alamayacak ama kalması halinde kendisinin en verimli şekilde katkıda bulunması sağlanacak. Engin, karakterli ve düzgün bir sporcu. Fenerbahçe formasını da hakkıyla taşıyacaktır. Ama son karar Engin'in. Kalırsa iyi bir sezon geçireceğine yürekten inanıyorum.
 
Ertuğrul Erdoğan ise Fenerbahçe'nin emektar antrenörü. Bu zamana kadar Aydın Örs, Bogdan Tanjevic, Neven Spahija ve şimdi de Simone Pianigiani ile birlikte çalışacak.  Birlikte çalıştığı her coachtan hep birşeyler kaptığına inandığım bir isim. Tanjevic'in sağlık problemleri nedeniyle takımın başında olamadığı Efes final serisinde takımı şampiyonluğa taşımış bir isim. Kemal Dinçer'in de dediği gibi bizim için çok değerli. Ben ileride Fenerbahçe Ülker'de Baş Antrenörlük görevine getirileceğine yürekten inanıyorum. Bu sezonda takımı yeni sezona ilk o hazırlayacak. Pianigiani'nin yokluğunda onun yerine takımı idare edecek. İleride çok başarılı bir antrenör olacağına inandığım bir isim. Çünkü bu zamana kadar çok değerli coachların yanında staj yapma fırsatı buldu. Onların bilgi ve birikimlerinden fazlasıyla yararlandı. Bu da Ertuğrul hoca için en büyük şans olsa gerek.

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Nedim Karakaş: "Mirsad'a jübile teklif etmeyiz"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın Şube Direktörü Nedim Karakaş, son zamanlarda sosyal medyada çok sık gündeme getirilen konular hakkında açıklamalarda bulundu. Nedim Karakaş, Hürriyet Gazetesi'nden Ali Can Yaycıl'a verdiği kısa röportajda Mirsad Türkcan'a önerileceği iddia edilen jübile teklifine ve Kaya Peker'in takımdaki geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Nedim Karakaş'ın kısa röportajı şöyle:

Antrenör belirsizliğinde son durum nedir?
Yeni yönetim daha yeni göreve başladı. Bugün - yarın mazbatalar alınır, görev dağılımları tamamen yapılır. Antrenör değişikliği ile ilgili son durumda gelecek hafta kesinleşir. Neven Spahija ile yollarımızın ayrılması da elimizdeki ihtimallerden biri.

Mirsad Türkcan'a jübile teklifi yapıldı mı?
Mirsad'a teklif falan yapmadık, yalan haber. Kendisi bırakacak olursa bırakabilir, biz Mirsad Türkcan'ın basketbolu bırakmasını istemeyiz.

Kaya Peker ile yollar ayrılacak mı?
Hayır. Biz Kaya'yı neden gönderelim. Bunlar tamamen twitter haberleri. Sonra twitter'da bir gazeteci görüyor hemen haber yapıyor. Herkes biraz sabırlı olsun, önümüzdeki hafta her şey netleşecek.

Röportajın kısa bir değerlendirmesini yapacak olursak; Neven Spahija ile yeni yönetimin devam kararı almayacağını söyleyebiliriz. Zaten buna kulüpte ve taraftar forumlarında herkes kesin gözüyle bakıyor. Mirsad ile ilgili açıklamalar çok önemli. Bu iddiaların gündeme geldiği gün yazmış olduğum yazımın sonunda şöyle demiştim; "Mirsad bu takımın ruhudur. Bu ruh bu takımdan koparılamaz.." Nedim Karakaş'ta bu iddiaları kısa ve net bir şekilde yalanlamış. Mirsad, ben bırakıyorum diyene kadar bu takımda kalması gereken bir oyuncu. Hem tecrübesiyle hem takımdaki ağabeyliği ve otoritesiyle gençlere çok fazla örnek teşkil eden bir isim. Mirsad'la ilgili ortaya atılan spekülasyon haberde bu şekilde ortadan kalkmış oldu. Açıkçası benim yüreğime su serpti diyebilirim bu açıklama için.

Kaya konusunda benim düşüncelerim net; 2 sezondur formamızı giymesine rağmen Efes'teki eski günlerini seyrettiremedi bize. Önümüzde Mirsad ve Ömer Onan gibi iki örnek olduğu sürece yaşı ilerledi diye bir bahaneyide ben açıkçası kabul etmiyorum. Hücum performansı bakımından çok kötü 2 sezon geçirdi. Nedense son yıllarda kendisine özgü çok enteresan bir atış stili geliştirdi ancak bunda da pek başarılı olduğu söylenemez. Dönem dönem savunmada katkı sağlamış olsada ben Kaya'yı Euroleague'de Final Four hedefleyen bir takımın kadrosunda şu haliyle düşünemiyorum.

Bu röportaja paralel olarak son bir bilgi vermek istiyorum. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Özokur twitter'dan transfer çalışmalarıyla ilgili birkaç tweet attı:
-   Bu sene yapmaya başlanılan takım herkesin ağzını açık bırakacak.
- İnşallah bu sene hem taraftarlarımızın beklentilerini karşılayan hem de Final Four oynayabileceğimiz kadromuz olacak.

Yukarıdaki tweetlerden de anlayacağınız gibi çok heyecanlı bir transfer dönemi geçireceğiz. :) İlerleyen günlerde şubede büyük gelişmeler olacak. Takipte kalın.. ;)

10 Mayıs 2012 Perşembe

Kötü geçen bir sezonun ardından...


Fenerbahçe Ülker için 2011/2012 sezonu kabus gibi geçti desek yeridir. Sezon başı koyulan hedeflerin hiçbirine ulaşadık bu sezon. Yanlış transfer politikası, içinde bulunduğumuz sıkıntılı süreç, ardarda gelen talihsiz sakatlıklar ve nicelerini sayabiliriz belki sebep olarak. Ancak bunların hiçbiri son 5 yılda Türk Basketboluna ambargo koyan bir takımın bu sezon Euroleague'e Top 16'da, Türkiye Kupası ve lige çeyrek finalde veda etmesine mazeret olamaz. Taraftarın kulüp ve camia için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığı bir sezonda Erkek Basketbol'da bu kadar sönük kalınması açıkçası her taraftar gibi benide derinden üzdü. Her sene şampiyon olunacak diye bir kaide yok elbet. Ama sahada ortaya konulan bir oyunda yoktu bu sezon. Şube yönetiminin ve Sayın Nedim Karakaş'ın sürekli sakatlıklar üzerinden günü kurtarmaya yönelik açıklamaları taraftar için hiçbirşey ifade etmiyordu. Biz taraftarlar için en önemlisi belkide galibiyetten de önemlisi; sahada yüreğiyle oynayan ve akıttığı terle o çubuklu formayı sonuna kadar ıslatan sporcular görmek. Bunu sezon içerisinde yapan sporcularımızda vardı elbet. Onları tenzih ederek söylüyorum.

Neyse belki bunlar biraz duygusal yorumlardı biz gelelim real yorumlarımıza. Bu sezon öyle veya böyle bitti gitti. Şimdi önümüze bakmak lazım. Son 5 yıldaki Fenerbahçe'yi yeniden yaratmak lazım. Bunun içinde gelecek sezonun planlamalarına başlamak lazım. Şu anda burada yazacaklarım bugünün gelişmeleri. Yani Kongreden sonra yeni kurulacak yönetim ve yeni seçilecek Basketbol Şubesinden sorumlu yöneticimiz nasıl bir yol izleyecek bilemem. Ancak kongreden sonra yönetim belirlenip çalışmalar başladığında bu kez o zamanın gelişmeleriyle ilgili de bir yazı yazarım. İlk önce koç meselesine değinelim. Dün Spahija maçtan sonra yaptığı açıklamalarda gideceğinin sinyallerini verdi. Bunun aksini bekleyende yoktur zaten. Spahija belki bu sezon formunda değildi, takımı çok kötü yönetti. Bunların hepsi onun Fenerbahçe'deki sonunu hazırladı. Belki coach olarak Fenerbahçe'de yer almayacak ama dün akşam dediği gibi bir taraftar olarak her zaman bu camianın içerisinde kalacak bir isim. Şimdiden yolu açık olsun diyelim. 

Gelelim yerine getirilecek isime..Benim en büyük beklentim bu sezon takımlarından ayrılacakları konuşulan Ivkovic ve Obradovic ikilisinden birinin takımın başına getirilmesi. Hatta Avrupa basınında da özellikle Obradovic'le Fenerbahçe Ülker'in adı çok sık anılır olmuştu. Ancak bugün gelen haberler açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattı. Takımın başına Ertuğrul Erdoğan'ın getirilmesi yönünde bir düşünce varmış. Bundan Ertuğrul Hoca'ya güvenmediğim şeklinde anlaşılmasın. Ben şu şartlarda yerli hocaya pek sıcak bakmıyorum. Diyeceksiniz ki neden? Bir kere ülkemizdeki taraftar profili belli. Başarıya endeksli bir yapımız var. Bu her takım için geçerli. Ertuğrul Hoca takımın başındayken ardarda alınacak sonuçlar hemen gitmeli mi kalmalı mı yorumlarına ve eleştirilere yol açacak. Ülkemizde şu gerçek varki; yerli hocaya yabancılar kadar şans tanınmıyor.. Bu nedenle ben sezon içerisinde yaşanacak en ufak bir başarısızlıkta hemen Ertuğrul Hoca'nın taraftar tarafından baskı altına alınacağını düşünüyorum. (Orhun Ene'nin Milli Takım başında geçirdiği Avrupa Şampiyonası'nın ardından çıkan eleştiriler gibi) Tabiki şu varsayımıda göz ardı etmeyelim. Ertuğrul Hoca takımın başında başarılı olursa ne olur? Bu hepimizin gerçekleşmesini en çok istediğim şey olur. Kendisine taraftar olaraz bizler ekstra şans verebilirsek belki ilk sezonunda olmayabilir ama gelecek yıllarda Fenerbahçe Ülker'de büyük işler başarabileceğine inanıyorum. Bekleyip göreceğiz. İnşallah Ertuğrul Hoca içinde yabancı gelecekse yabancı hoca içinde hayırlı olsun..

Oyuncularla ilgili ise henüz bir transfer gelişmesi yok. Bu büyük ihtimalle yine kongre sonrasında gerçekleşecektir. Ancak şubeden gelen haberlerde mevcut kadromuzdan bazı oyuncularla yola devam etmeme kararı alındığı söyleniyor. Sözleşmeleri biten Kaya Peker, Morris Finley ve Hakan Demirel ile yeni sözleşme imzalanmayacak. Ayrıca James Gist, Marko Tomas ve Gasper Vidmar ile de yolların ayrılacağı konuşuluyor. Ben Vidmar'ın tecrübeli bir coach ile tekrardan takıma kazandırılabileceğini düşünüyorum. Buna en güzel örnek Tanjevic'in son sezonundaki Vidmar performansı gösterilebilir. Vidmar çok çabuk faul problemi yaşayan ve hücumda istikrarsız bir görüntü çiziyor olsada iyi işlendiğinde ben takıma oldukça faydalı olabileceğini düşünüyrum. Tomas'ta aynı şekilde; çok iyi bir savunmacı ve gününde olduğu zaman yüzdeli şut sokabilen bir şutör. Yeterki sakatlığı kronik olmasın. Eğer kronik bir sakatlık durumu varsa bu bizim işimize gelmez. Diğer oyuncuların gönderilmesinde kimsenin itirazı olacağını sanmıyorum. Henüz kesinleşmiş bir durum olmasada bu sezon takımdan ayrılacak tüm oyunculara bir Fenerbahçe taraftarı olarak teşekkür ediyorum. 

Kongreden sonra yeni gelişmeleri değerlendirmek üzere bir yazı daha yazmak istiyorum. İsmet Abi'nin dediği gibi o zamana kadar; hayatınızdan basketbol hiç eksik olmasın. :) Futbol Takımımıza da Cumartesi ve Çarşamba günleri çıkacağı iki final maçında başarılar diliyorum. Çifte kupayla sezonu bitireceklerine inancımız tam.

8 Aralık 2011 Perşembe

Euroleague'in en iyi 16. ribaundcusu


Turkish Airlines Euroleague'in 8. haftasında deplasmanda oynadığımız SLUC Nancy maçı, Kaya Peker için farklı bir anlam ifade ediyordu. Dün akşam oynanan maça kadar kendi Euroleague kariyerinde çıktığı maçlarda toplam 698 ribaund alan Kaya, 2 ribaund daha alması durumunda kendi kariyeri için önemli bir rekora imza atacaktı. Kaya, dün akşamki maçta 7 ribaund alarak Euroleague'de toplam ribaund sayısını 705'e çıkartarak Euroleague tarihinde bu zamana kadar sadece 15 oyuncunun geçmiş olduğu 700 ribaund barajını aşmış oldu. Kaya Peker bununla birlikte ismini, Euroleague'de tüm zamanların en iyi 16. ribaundcusu olarak tarihe yazdırdı.

Kaya Peker'in Euroleague kariyeri boyunca oynadığı sezonlarda aldığı ribaundlar

2001-2002 sezonu: Efes Pilsen - 64 ribaund
2002-2003 sezonu: Efes Pilsen - 80 ribaund
2003-2004 sezonu: Efes Pilsen - 106 ribaund
2004-2005 sezonu: Efes Pilsen - 86 ribaund
2005-2006 sezonu: Efes Pilsen - 109 ribaund
2006-2007 sezonu: Tau Ceramica - 79 ribaund
2008-2009 sezonu: Efes Pilsen - 31 ribaund
2009-2010 sezonu: Efes Pilsen - 84 ribaund
2010-2011 sezonu: Fenerbahce Ulker - 47 ribaund
2011-2012 sezonu: Fenerbahce Ulker - 19 ribaund *
------------------------------------------ Toplam - 705 ribaund

(*) 2011-2012 sezonu devam etmektedir. Listeye bu sezon oynanan 8 maçta Kaya Peker'in almış olduğu ribaund sayısı yazılmıştır.

30 Kasım 2011 Çarşamba

Kaya, Vidmar ve Sefolosha'da son durum ne?


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, yarın akşam Turkish Airlines Euroleague'de Olympiacos ile çok kritik ve zorlu bir mücadeleye çıkacak. Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanacak olan maçta elbetteki taraftar desteği takımımız için itici bir güç olacak. Ama taraftarlarımızın bu maç ile ilgili en çok merak ettiği bir durum var; Haftasonu oynanan Mersin Büyükşehir Belediye-Fenerbahçe Ülker maçında sakatlanan ve mücadeleyi yarıda bırakmak zorunda kalan Kaya Peker ve Gasper Vidmar'ın son durumları ile NBA'de lock out'un bitmesi üzerine, takımımıza lock out süresince dahil olan oyuncumuz Thabo Sefolosha'nın oynayıp oynayamayacağı merak konusu oldu.

Grubumuzdan ilk iki içerisinde çıkmamız için büyük önem taşıyan bu maçta, bu üç oyuncumuzunda katkısına tartışmasız büyük ihtiyacımız olacak. Ligde oynadığımız Mersin maçında sakatlanan iki oyuncumuzda Perşembe akşamı sahada olacaklar. Kaya Peker'in dizinde esneme, Vidmar'ın ise çarpışma sonucu ufak bir sakatlığı olmuştu. Bu iki oyuncumuzda şu ana kadar antrenmanlara çıkmadılar ve dinlendirildiler. Fakat perşembe akşamı oynanacak olan Olympiacos maçında, hiç antrenmana çıkmamış olsalar bile, takımdaki yerlerini alacaklar.

Yarın akşam oynayıp oynayamayacağı merak edilen bir başka oyuncumuz ise Thabo Sefolosha. Hatırlayacağınız üzere Thabo, NBA'deki lock out süresince takıma dahil edilmiş ve Sarı-Lacivertli Ekibimizle çıktığı 6 Euroleague maçında da, takımımızın en dikkat çeken oyuncusu olmuştu. Geçtiğimiz hafta sonu NBA'de kulüp sahipleri ile oyuncular birliği, NBA'deki lock out'ın kaldırılması için görüş birliğine varmışlardı. Sefolosha'nın ise sözleşmesinde "NBA'deki lock out resmi olarak kalktığında NBA'e döner" maddesi var. Yani; yarın akşam maç saatine kadar takım sahipleri ile oyuncular birliği yeni "Toplu İş Sözleşmesi"ni imzalamazlarsa Thabo Sefolosha sahada olacak ve takımımızın galibiyeti için mücadele edecek. Üstelik Sefolosha'da bu maçta oynamayı çok istiyor. Çünkü bu maç onun Fenerbahçe formasıyla, Fenerbahçe Taraftarları önünde oynayacağı son maç olacak.

16 Ekim 2011 Pazar

Takımın yeni lideri; Emir Preldzic!


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın dün oynadığı Trabzonspor maçını 88-63'lük skorla kazanmış ve lige farklı galibiyetle başlamıştı. Dün maçın ardından, takımımızın performansının genel değerlendirmesini yapmıştım. Bugün ise teker teker oyuncularımızın performanslarını değerlendireceğim. Ve ilk olarakta yazımın başlığında da bahsettiğim isimden, Emir Preldzic'ten başlıyorum.

Emir Preldzic
Emir, ilk geldiği günden bu yana, her maç üstüne koyan bir oyuncu görüntüsü verdi. Başarı basamaklarını bir kerede değil, teker teker çıktı ve çıkmaya devam edecekte. İlk önce lig şampiyonluğunu tattı, ardından Türkiye Kupası, sonra Cumhurbaşkanlığı Kupası sevinci. Kulüp kariyerindeki ilk MVP'liği geçtiğimiz yıl Türkiye Kupası Finalinin ardından kazandı. Bu yazda Eurobasket'te Ay-Yıldızlı formayı giydi ve A Milli Takımımızın en önemli silahlarından biri haline geldi. Milli Takımdan diğer oyuncularımızla beraber yorgun geldi. Bu yorgunluğu tam olarak üzerinden attığını söyleyemeyiz ama şu haliyle bile takıma en çok katkı veren oyuncuların arasında. Dünde takımın bana göre beyniydi. Oyunun iki yönünüde gayet başarılı bir şekilde oynadı. Oyunda olduğu süreler boyunca takımı çok iyi yönetti. Belki bu maçta istatistik kağıdında asist kısmını boş bıraktı ama inkar edemeyeceğimiz bir gerçek varki o da; İstatistik kağıdının her kısmını doldurabilen ender oyunculardan biri. Tartışmasız takımımızın en büyük hücum ve savunma silahı. Dün hücumda 12 sayılık bir katkı sağladı. Guardlarımızın zorlandığı anlarda oyunuda iyi yönetti. Bu sezon takımımızın lider oyuncularından biri olacak.

Roko Leni Ukic
Ukic, Milli Takım Kampında yaşadığı sakatlığın izlerini henüz atlatamadı. Sahada biraz çekingen kaldı. Koç, guard rotasyonunu gayet dengeli bir şekilde kullandı. Ukic'i çok fazla zorlamadı. Ama form tutması içinde max. sürede, sahada olmasına özen gösterdi. Trabzon maçında üç sayı yüzdesi ve serbest atış yüzdesi çok düşüktü. Henüz tam olarak hazır değil ama Euroleague maçlarınında başlayacağını göz önüne alırsak takımımızın 1 numaralı guardının form seviyesinin daha iyi olması gerekiyor. Maçın bazı anlarında topu yine çok fazla elinde tuttu ve hücumu sete setle yavaşlattı. Bu tercihlerinin hiçbirinden sayıyla dönemedik. Topu daha erken elinden çıkarması lazım. Formunu yakalamak için bazen bencilleşti. Bunu şu durumda yapması çok yanlış. Potadan geri gelen her top saha içerisindeki direncini etkiliyor. Form tutana kadar garanti oynaması lazım. Şu anda tam hazır olmasada takımımızın 1 numaralı guardı ve en önemli silahlarından biri. Kısa zamanda geçtiğimiz sezonki formuna kavuşmasını umut ediyorum.

Ömer Onan
Geçtiğimiz sezon Final serisinin ardından sadece 10 gün tatil yapma imkanı buldu ve ardından Milli Takım kampına katıldı. Milli Takımda çok zorlu maçlara ve antrenmanlara çıktı. Milli Takım dönüşünden sonra ise sadece 5 gün sonra takımımızın kampına katıldı. Ömer'in hırsına, savunma azmine diyecek birşey yok ama yaşınında ilerlediğini inkar edemeyiz. Dünkü maçtada oyunun iki yönünü çok iyi oynadı. Hücumda takımımızın atış yüzdeleri en yüksek olan oyuncumuz oldu. Takımımızda çift haneli sayılara ulaşan 5 oyuncumuzdan biri oldu. Yaşına rağmen sahaya koyduğu yüreği, hırsı şapka çıkartılacak cinsten. Maçın sonunda taraftarlarımızın, takımı toplu olarak tribüne çağırmalarının ardından Kaptanı ayrı olarak çağırmaları ve ekrana yansımamış olsada Kaptanın formasındaki armayı öpmesi dünkü maçın en güzel anlarından biriydi.

Curtis Jerrells
Maçın ilk yarısında adeta saç baş yoldurdu. Hücumda kaptırdığı toplar, yanlış tercihleri taraftarlar arasında "curtis acaba bu takımın oyuncusu mu?" sorularını akıllara getirmiştir. İlk yarı gerçektende tam bir hayal kırıklığıydı. Sete set savunmalarda çok kolay geçiliyor. Rakip biraz top çevirdimi, tuttuğu adamı kaybediyor. Hücumda da çok istikrarlı bir oyuncu değil. İstikrarlı olduğu tek yer serbest atışlar diyebilirim. Çok yüzdeli kullanıyor fakat serbest atış noktasına gidebilecek hamleleri çok fazla yapmıyor. Hücumu hep dış bölgede düşünen, pota altını çok fazla kullanmayan bir stili var. Maçın ikinci yarısında ise bambaşka bir kimliğe büründü. Takımımızın, taraftarın desteğinide arkasına almasıyla birlikte ön alanda baskı yapması Curtis'in savunmasınıda bizlere gösterdi. Özellikle üçüncü periyotta savunmada inanılmaz oynadı. Kaya'nın da destek vermesiyle Trabzonu kendi sahasına hapseden iki oyuncudan biri oldu. Bu maç boyunca çok değişken bir performans sergiledi. Tam olarak nasıl bir performans sergileyebileceğini, takıma nasıl katkı vereceğini anlamadık. Ama bizim görmek istediğimiz Curtis, maçın üçüncü çeyreğindeki Curtis..

James Gist
Atletik meziyetleri inanılmaz olan bir oyuncu. Çıplak gözle izleyince bunu daha iyi gördüm. Sıçrama özelliği, tam sahayı geçme hızı gerçekten muazzam. Birde kendine güveni yerinde olsa tam aradığımız uzun diyebiliriz. Mirsad'ın da takıma dahil olmasıyla ribaund alma sayımız çom daha fazla artacaktır. Gist'ten tek birşey istiyorum, kendini üç sayı çizgisinin gerisinde kitlemesin. Pota altını ve birebir hücumları tercih etse adım gibi eminim çok daha etkili olacak hücumda. Taraftarla bambaşka oynayan bir oyuncu. dün 11 sayı 8 ribaund ile oynadı. Double-double'ın kıyısından döndü. Yeni transferlerimiz içerisinde Bojan'dan sonra takıma en çok katkı verecek potansiyali barındıran bir oyuncu. Ama hala zamana ihtiyacı var.

Hakan Demirel
İlk geldiğinde kafamda soru işaretleri vardı. Dün salonda izleyince bu fikrim biraz değişti. Fenerbahçe'den ayrıldığı dönemde kendini biraz olsun geliştirmiş. Özellikle boş atışlarda üçlük sokma yüzdesini oldukça yükseltmiş. Alan savunmalarına karşı doğru kullanılırsa tehlikeli olabilir. Savunma yönünü için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Çok kolay fauller yapıyor. Bu beni en çok endişelendiren nokta.

Oğuz Savaş
Milli Takımda olduğu gibi takımımızda da formsuzluğu devam ediyor. Oğuz, kalıbına oranla çok zayıf bir oyuncu görüntüsü veriyor. O kalıpta bir oyuncunun savunmada bu kadar kolay geçilmesi inanılır gibi değil. Çok yumuşak bir savunması var. Henüz form tutamadığındanmıdır bilinmez ama bu sene o alışkın olduğumuz 1-1'leride yapamıyor. Koçta bunun farkında ve Oğzu'u kenara aldıktan sonra bir daha oyuna sokmadı. Bu aslında Oğuz'a bir uyarıydı. "İyi oynamazsan burada oturursun" mesajıydı. Dünkü maçta sadece 5 dk süre alabildi. Sahada olduğu süre içerisinde çok kolay demoralize oluyor. Buda oyununa yansıyor. Bir an önce kendini toparlamalı. 5 numarada ona yine çok ihtiyacımız olacak.

Kaya Peker
Geçen sezona oranla daha iyi oynuyor. Savunma sertliği üst düzey bir oyuncu. Ayak çabukluğunu savunmada çok iyi kullanıyor. Geçtiğimiz sezona oranla bu sezon hücumda da gayet yüzdeli oynuyor. Bu kendine has stili ola tek el atışını bu sene daha yüzdeli sokuyor. Faul problemine girmediği sürece sahada takıma büyük katkı veriyor. Bir çok kişi eleştiriyor ama dün akşamki maçta meşhur üçüncü çeyreğin mimarlarındandı. Oyun içerisinde çok hırslıydı. Bu sezon bize özlediğimiz, o bildiğimiz Kaya'yı izlettireceğine inanıyorum.

Gasper Vidmar
Çok zor bir sakatlığı atlattı. Sezon başınada gayet iyi girdi. Dünkü maçta fazla etkili gözükmedi. Bunda yaşadığı sakatlığın, çekingenliğinin olduğunu düşünüyorum. Geçtiğimiz yıl sakatlanmadan önceki performansını gösterse bize bu sezonda çok fazla katkı sağlar. Tek sorunu serbest atış yüzdesinin çok kötü olması. Bu uzun oyuncular için en büyük sorun ama bunu şut çalışmalarıyla biraz düzeltebilir. Vidmar bu sezon 5 numarada sıkıntı yaşamamamız için çok önemli olacak. Belki Oğuz kadar yapılı değil, size avantajıda yok ama tartışmasız ondan daha kuvvetli ve daha sert bir savunma yapıyor. Onun savunmasına Euroleague'de çok ihtiyacımız olacak bu sene çook.. En kısa sürede form tutması takımımızın yararına olacak.