22 Mayıs 2016 Pazar

Ömer Onan, Enes Berkay Taşkıran iddialarını yalanladı


Dün Kartal Basket'te yayınlanan bir haberde Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımının Beşiktaş Sompo Japan'ın genç oyuncusu Enes Berkay Taşkıran'ı transfer ettiği iddia edilmişti. Fenerbahçe Genel Menajer Yardımcısı Ömer Onan, Beşiktaşlı Enes Berkay Taşkıran ile ilgili olarak çıkan haberler üzerine Basketfaul sitesine konu ile ilgili açıklamalarda bulunarak, "Hiçbir ilgimiz yok." dedi.

Fenerbahçe altyapısından yetişen ve son 2 sezondur A Takımda da önemli süreler bulan Berk İbrahim Uğurlu'dan beklentileri olduğunu dile getiren Onan, anlaşması devam eden Kenan Sipahi'nin de gelecek sezonki kadroda yer alabileceğini belirterek, "Enes ile ilgili haberleri şaşkınlıkla gördüm. Bizim maçta da iyi oynamıştı ama transfer etmek istediğimiz, hatta ettiğimiz yolundaki haberler doğru değil." dedi.

Dün Enes Berkay Taşkıran'ın Fenerbahçe'ye transfer olacağıyla ilgili ortaya atılan iddiaları sizlere şu haberimizde duyurmuştuk.

15 Ocak 2016 Cuma

Ömer Onan: "Geri dönüşümüzdeki en büyük etken taraftardı"


Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımımızın Genel Menajer Yardımcısı Ömer Onan, dün akşam Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena’da oynanan Fenerbahçe-Lokomotiv Kuban maçını değerlendirdi. Taraftara vermiş oldukları müthiş destekten dolayı teşekkür eden Ömer Onan, “Maça gelen seyircimize teşekkür ediyorum. Geri dönüşümüzdeki en büyük etken taraftardı. Taraftarlarımızla birlikte müthiş bir geri dönüş yaptık. Fenerbahçe seyircisine herkes hayran kaldı” dedi.

Lokomotiv Kuban karşısında elde edilen 85-79'luk galibiyetle ilgili Fenerbahçe Televizyonu’na konuşan Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımımızın Genel Menajer Yardımcısı Ömer Onan, “Dün akşam grubumuzdaki önemli maçlardan birini oynadık. Lokomotiv Kuban’ın ilk turda oynadıkları basketbol ortada. İyi takımlar ve gerçekten iyi oynuyorlar. Mücadeleci ve sert bir takım.  Maça da çok iyi başladılar ve açıkçası bizde iyi bir ilk yarı oynamadık. İkinci devre sanki Final Four maçı oynuyor gibi sert bir maç geçti. Mücadele o düzeye yükseldi” değerlendirmesinde bulundu. 

Taraftarın galibiyetteki rolüne vurgu yapan Ömer Onan, “Geri dönüşümüzdeki en büyük etken taraftardı. Biz bunu hep söylüyorduk. Taraftar adeta dün akşam sahadaki iki takımdan daha sert, daha agresif ve daha istekliydi. Bu taraftar bizim her zaman en büyük gücümüz. Bazen kötü oynayabilir, maç içinde istediğiniz şeyleri yapamayabilir, rakibe kendinizi kabul ettirtemeyebilirsiniz. Dün akşam o anda öyle bir seyirci ortaya çıktı ki, herkes ayaktaydı. Takıma müthiş destek verdiler” ifadelerini kullandı.

Taraftara herkesin hayran kaldığını dile getiren Onan, “Maça gelen seyircimize teşekkür ediyorum. Onlarla birlikte müthiş bir geri dönüş yaptık. Yanımızda Euroleague’den görevliler de vardı. Fenerbahçe seyircisine herkes hayran kaldı” dedi.

Euroleague’de 3’te 3 yapan tek takımın Fenerbahçe olduğunu belirten Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımımızın Genel Menajer Yardımcısı Ömer Onan, “Galibiyet bizim için iyi oldu. Top 16’da 3’te 3 yapan tek takım Fenerbahçe. Böyle bir seyirci sahip olduğumuz ve böylesine destek gördüğümüz için ayrıca mutlu olduk. Önümüzdeki maçlarda inşallah bu performansımızı devam ettiririz” diyerek sözlerini noktaladı. 

1 Ağustos 2015 Cumartesi

Fenerbahçe'de yerli rotasyon gençlere emanet


Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Sırp oyuncu Nikola Kaliniç transferi ile gelecek sezonun kadrosunu tamamlayarak transfer dönemini tamamladı. Sarı-Lacivertli Ekip kadrosunda 9 yabancı bulundururken takımın yerli rotasyonunun nasıl olacağı merak konusu olmuştu. Oğuz Savaş ve Semih Erden gibi iki tecrübeli oyuncu ile yollarını ayıran Sarı-Lacivertli Ekipte Serhat Çetin ve Can Altıntığ da ayrılık aşamasında. Takımdan 4 yerli oyuncu ayrılırken sadece Barış Hersek ve yeni sezonda yerli oyuncu statüsünde oynayacak olan Bobby Dixon'ı kadrosuna katan Fenerbahçe'nin yerli oyuncu rotasyonuyla ilgili Takım Menajeri Ömer Onan, BasketFaul sitesinden Fersu Deniz Yahyabeyoğlu'na açıklamalarda bulundu.

Basketfaul'de yer alan haberde; Takım Menajeri Ömer Onan sözleşmeleri devam eden Serhat Çetin'in Darüşşafaka Doğuş, Can Altıntığ'ın Pınar Karşıyaka ile anlaşmak üzere olduğunu, yerli rotasyonlarının genç ağırlıklı oyunculardan oluştuğunu söyledi.

Emir Preldzic'ten her yılı 1 milyon euro olmak üzere yaptıkları revize sözleşme önerisine yanıt beklediklerini, Semih Erden'in ise şuanda serbest oyuncu olduğunu ifade eden Onan; "Yerli rotasyonu büyük olasılıkla Bobby Dixon, Berk Uğurlu, Kenan Sipahi, Melih Mahmutoğlu, Egehan Arna, Barış Hersek ve Ömer Faruk Yurtseven'den oluşacak." dedi.

Ömer Onan, Emir Preldzic ile devam etmek istediklerini ve bu amaçla kendisine 4 yıllık yeni sözleşme önerdiklerini söyledi ve "Dixon 32, Emir 28 yaşında. Bu nedenle Emir'in Türk pasaportundan gelecekte de yararlanmak istiyoruz." diye konuştu.

3 Temmuz 2015 Cuma

Ömer Onan devşirme oyuncu ile ilgili açıklamalarda bulundu


Pero Antic'in imza töreninin ardından basın mensuplarının sorularını alan Ömer Onan, Emir Preldzic’in durumu, oluşacak takım kadrosu ve transfer söylentilerine ilişkin sorulan soruya “Yönetmelik çok açık. En fazla bir devşirme oyuncu oynatabiliyorsunuz. Ama şu da açık; bir devşirme oynatırken diğer oyuncuyu yabancı olarak oynatabiliyorsunuz ancak bunu sene başında bildirmeniz gerekiyor. Şu anda her şey netleşmedi. Çok süre almayan ve süre almadığından mutsuz olan oyuncularımız var. Bu oyuncularımızla konuşuyoruz. Emir Preldzic bizim 2 sene daha kontratı olan bir oyuncumuz. Siz de biliyorsunuz ki transfer dönemindeyiz ve kolay olmuyor. NBA’in maaş gücü çok yükseldi, burada oyuncu tutmak kolay olmuyor. 10-15 gün içerisinde durumlar biraz daha netleşir. Transfer marketi çok geniş değil. Walter Tavares ile belirli bir noktaya gelmiştik ancak NBA’i tercih etti. Biz durumlara bakıyoruz. Her pozisyon için farklı planlarımız var. Beklediğimiz ya da yakınlaştığımız oyuncular var. Ancak son anda tercihler olabiliyor. Şimdi diğer alternatiflerimize bakacağız. NBA’de ki serbest oyuncuların kontratları çok hızlı başladı. Elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz.” dedi.

2007 yılında Fenerbahçe'ye transfer olan ve aralıksız 8 sezon boyunca Sarı-Lacivertli formayı giyen Preldzic, geçtiğimiz sezon Final Four oynayan takımının kaptanlığını yapmıştı. 1'den 4 numaraya kadar oynayabilen ve çok yönlü olması nedeniyle Fenerbahçe'de önemli bir yere sahip olan yıldız oyuncu Türk vatandaşlığına geçerek A Milli Takımımızın da formasını giydi. Ay-Yıldızlı forma ile 2011 ve 2013 yıllarında Avrupa Şampiyonasında, 2014 yılında ise Dünya Şampiyonasında görev yapmış ve takıma ciddi katkı sağlamıştı.

Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe Ülker forması ile Euroelague'de 29 maça çıkan yıldız oyuncu; maç başına 5.8 sayı, 2.7 ribaund, 3.1 asist, 0.9 top çalma ve 8.2 verimlilik puanı istatistikleri yakalamıştı. Türkiye Basketbol Ligi'nde ise 27 maça çıkan Preldzic; 6.6 sayı, 3.4 ribaund, 3.5 asist ve 10.2 verimlilik puanı istatistikleriyle oynamıştı.

1 Temmuz 2015 Çarşamba

Fenerbahçe, Barış Hersek ile ön anlaşmaya vardı


Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, yeni sezon transfer çalışmalarına devam ediyor. Sarı-Lacivertli Ekip Kostas Sloukas ve Pero Antic transferlerini resmen açıkladı. Bobby Dixon transferi içinse Emir Preldzic'in kontratından çıkılması bekleniyor. Bu üç ismin yanı sıra Fenerbahçe dördüncü transferini de yaptı. Geçtiğimiz sezon Pınar Karşıyaka forması giyen Barış Hersek ile ön anlaşmaya varıldı. Barış Hersek transferini bugün Fenerbahçe Televizyonunda yayınlanan "Güncel" programına katılan Fenerbahçe Takım Menajeri Ömer Onan açıkladı.

Ömer Onan Barış  Hersek ile ilgili olarak; "4 numara pozisyonu için bir yerli oyuncu transfer etmek istiyorduk. Bu isimde Barış Hersek oldu. Geçtiğimiz sezon Pınar Karşıyaka'da çok iyi bir sezon geçirdi. Çok mücadeleci ve hırslı bir oyuncu. Yeni sezonda uzun rotasyonumuzun bir parçası olacak." şeklinde konuştu.

Barış Hersek, geçtiğimiz sezon Türkiye Basketbol Ligi'ni şampiyon olarak tamamlayan Pınar Karşıyaka formasıyla 28 lig maçına çıktı. Ortalama 20.39 dakika sahada kalan oyuncu; 7.8 sayı, 2.5 ribaund, 0.5 asist ve 7.5 verimlilik puanıyla oynadı. TBL playofflarında ise 12 maça çıkan Hersek; 16.58 dakika sahada kalırken; 4.3 sayı, 2.5 ribaund, 0.3 asist ve 3.3 verimlilik puanı ortalamalarıyla oynamıştı.

Anadolu Efes altyapısında yetişen ve 2006/2007 sezonu itibariyle iki sezon A takımda yer alan 1988 doğumlu oyuncu, sırasıyla Darüşşafaka, Banvit ve Antalya Bşb'nde birer sezon oynayarak 2011/2012 sezonunda Beşiktaş'a transfer oldu. 2 sezon formasını giydiği  Siyah-Beyazlı Ekip ile 2012/2013 sezonunda hem lig, hem Cumhurbaşkanlığı Kupası, hem Türkiye Kupası hem de Eurochallenge Kupası kazanan oyuncu 2013 yazında Pınar Karşıyaka'nın yolunu tuttu. 2 sezon geçirdiği İzmir temsilcisinde de bir Cumhurbaşkanlığı Kupası, bir Türkiye Kupası ve bir Lig Şampiyonluğu yaşayan Barış, yeni sezondan itibaren Fenerbahçe'nin başarısı için mücadele edecek. Barış Hersek aynı zamanda Türk Milli Takımının da formasını giyiyor.

Ömer Onan, Maurizio Gherardini ile birlikte  katıldığı "Güncel" programında ayrıca; "Pero Antic'in dışında 4 ve 5 numaralı pozisyonlar için birer tane daha yabancı oyuncu transfer etmek istiyoruz. Görüşmelerimiz devam ediyor." diyerek uzun rotasyonu için önümüzdeki günlerde yapılacak transferlerin müjdesini verdi. Bununla beraber Ömer Faruk Yurtseven'in önümüzdeki sezon 5 numara rotasyonunda da yerli genç oyuncu olarak yer alacağını açıklayan Onan, Semih Erden'in de takımdan ayrıldığını üstü kapalı açıklamış oldu.

1 Kasım 2014 Cumartesi

Fenerbahçe Ülker'de Yıldırım zirve


Sezona yedi oyuncu transferi yaparak başlayan ve bu sezon asıl hedefini Euroleague'de Final Four olarak belirleyen Fenerbahçe Ülker'de, Euroleague'in 3. haftasında Atina deplasmanında oynanan kötü oyun ve alınan ağır mağlubiyet sonrası hareketli saatler yaşandı.

Dün (31 Ekim) öğle saatlerinde İstanbul'a dönen Sarı-Lacivertli kafile sürpriz bir gelişme ile karşılaştı. Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım; baş antrenör Zeljko Obradovic, Genel Menajer Maurizio Gherardini ve Takım Menajeri Ömer Onan'ı toplantı yapmak üzere kulüp binasına çağırdı.

Başkan Aziz Yıldırım, koç ve idari kadro ile gerçekleştirdiği bu toplantıda, Baş antrenör Zeljko Obradovic'e olan güvenini yineleyerek, kendisiyle uzun seneler çalışmak istediğini ve her durumda tam destek verdiğini iletti. Toplantıda takımın şu anki durumu ve transfer gerekmesi durumunda ek bütçenin yaratılabileceği de konuşuldu.

23 Ağustos 2014 Cumartesi

Ömer Onan: "Obradovic nokta atışlar yaptı"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın yeni takım menajeri Ömer Onan, kulübümüzde menajerlik görevine başladığı için mutlu olduğunu ifade ederek, "Kupamızı aldığımız gece, aynı zamanda benim basketbola veda gecem olacak. Fenerbahçe seyircisi ile hiçbir zaman ayrılmayacağız, kalplerimizin ayrılması ihtimali de yok" dedi.

Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın yeni takım menajeri Ömer Onan, Fenerbahçe Televizyonu’nda yayınlanan "Güncel" programında önemli açıklamalarda bulundu.

Öncelikle bir yıllık oyuncu kontratı olmasına rağmen menajerlik görevine nasıl geldiğini anlatan Ömer Onan, ardından her zaman yanında olup kendisine destek veren Fenerbahçe taraftarına teşekkür etti. Yeni sezon transferlerini de değerlendiren Takım Menajerimiz Ömer Onan, jubile konusuna da açıklık getirdi.

Fenerbahçe'de menajerlik görevine başladığı için mutlu olduğunu ifade eden Ömer Onan, "Zaten basketbolu bıraktıktan sonra işin bu tarafında olmak istiyordum. İlk adımını attım. Beni mutlu eden de Fenerbahçe’de bu göreve başlamam oldu. Kulübümde basketbolu bırakıp, bu yeni işime başladım. Artık yeni bir başlangıç var" ifadelerini kullandı.

Menajerlik sürecine değinen Ömer Onan, "Basketbolu Fenerbahçe’de bırakmak istediğimi zaten her yerde denklare etmiştim. Açıkçası başka takımda oynamak istemiyordum. Mirsad Türkcan’ın ayrılması ile birlikte bu görevde bir boşluk oluştu. Hoca ile de konuştum. Sağolsunlar, Başkanımız Aziz Yıldırım,  Asbaşkanımız Ahmet Özokur, Mahmut ağabey (Genel Sekreterimiz ve Basın Sözcümüz) herkes artık bu işe başlamam gerektiğini söyledi. Bu süreçte devam eden 1 yıllık oyuncu kontratım vardı. Onlara da, yine teşekkür ediyorum, kontratımın arkasında durdular. Ben de 1 sene basketbolu erken bırakıp, bu işe girdim" diye konuştu.

Genel Menajerimiz Maurizio Gherardini ile çalışacak olmanın kendisine çok şey katacağını ifade eden Ömer Onan, "Bu işe girmemde beni çok cezbeden şey de Genel Menajerimiz Maurizio Gherardini’nin çok tecrübeli ve bu işin duayenlerinden bir tanesi olmasıdır. Hem Amerika’da hem de Avrupa da müthiş kontakları ve saygın bir konumu var. Bu açıdan da asıl takım menajerliğinden ziyade onun yardımcısı gibi, aynı zamanda onun asistanıyım da. Onun yardımcısı gibi işe başlamak, takım menajerliği yapmak. Tek takım menajerliğinden ziyade orada her şeyi tek tek işin mutfağında öğreneceğim. Benim açımdan ilerisi içinde önemli. Çünkü kafamda 4-5 sene içinde basketbolu yönetenlerden biri olmak istiyorum. Kendimi geliştirme açısından da çok önemli" ifadelerini kullandı.

Yeni sezon öncesi takıma transfer edilen oyuncuları ve antrenörümüz Obradovic’in oynatmak istediği oyun sistemi ile ilgili Ömer Onan, "Bence hoca ilk sene baktı ve nerede eksikler olduğunu gördü ve ona göre nokta atışlar yaptı. Hocanın oynamak istediği bir sistem var. O sistemde de topa yön veren oyuncuların saha görüşleri, pozisyona göre oyunu okuyabilmeleri önemli. Takıma dahil olan kısa oyunculara baktığımız zaman, Ricky Hickman, Andrew Goudelock, Bogdan Bogdanovic hepsi de pick’n roll oynamayı seven, şutu olan, asist özelliği olan ve sonuna kadar gidebilen oyuncular. Pick’n roll oynamayı seven oyuncuları aldı" dedi.

Taraftarlarımıza verdikleri destek ve gösterdikleri sevgiden dolayı teşekkür eden Ömer Onan, "Bugüne kadar bana verdikleri destekten ve bana verdikleri sevgiden dolayı, ki en önemlisi oydu. Nereye gitsem bunu gördüm. Çok teşekkür ediyorum. Buna hep layık olmaya çalıştım, elimden geldiğince o formayı sonuna kadar terletmeye çalıştım. Güzel günlerimiz oldu, kötü günlerimiz oldu ama hep birbirimize destek olduk. Seyirci ile aramda müthiş bir bağ var ve bu hiçbir zaman da kopmadı" ifadelerini kullandı.

Ömer Onan, Şampiyonluk Kupası ve jubilesi ile ilgili sorulara ise şu yanıtları verdi:

"Daha şampiyonluk kupamızı almadık. Jubile yapmaktan daha ziyade, Fenerbahçe seyircisinin ve camiamızın olacağı bir maçta, formamı çıkaracağım. Bütün seyircimiz, camiamız kupayı bekliyor. Bunun konuşmalarını yapıyoruz ama daha net değil. İlk lig maçımız olabilir. Kupamızı aldığımız gece aynı zamanda benim basketbola veda gecem olacak. Onu da ayarlayacağız. Fenerbahçe seyircisi ile hiçbir zaman ayrılmayacağız, kalplerimizin ayrılması ihtimali de yok."

20 Ağustos 2014 Çarşamba

TBL'de yeni sezon fikstürü çekildi


Türkiye Basketbol Ligi 2013-2014 sezonunu şampiyon olarak tamamlayan Fenerbahçe Ülker’in, yeni sezon fikstürü ve Türkiye Kupası grup elemelerindeki rakipleri belli oldu.

Abdi İpekçi Spor Salonu’nda gerçekleştirilen kura çekimine, TBF Genel Sekreteri Celal Arısan, TBF Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Akar, TBF Organizasyonlar Direktörü ve Merkez Hakem Kurulu Başkanı Emin Balcı, TBF Ligler Koordinatörü Ayhan Özgümüş, TBF yetkilileri ve TBL’de mücadele eden takımların temsilcileri katıldılar. Fikstür çekiminde Fenerbahçe Ülker’i ise Takım Menajerimiz Ömer Onan temsil etti.

Ömer Onan kura çekimi sonrasında yaptığı konuşmada, "Bütün takımlara başarılar dilerim. Rekabeti yüksek bir lig olmasını dilerim. Sadece basketbolun konuşulmasını isterim. İlk hafta hazır bir takımla oynayacağız. Kolay bir deplasman olmayacak. Beş yabancılı lig çok keyifli olacak ama tüm takımlardan gençlerden vazgeçmemelerini dilerim" dedi.

Fenerbahçe Ülker, 2014-2015 sezonunu deplasmanda oynayacağı Türk Telekom maçıyla açacak.

Fenerbahçe Ülker’in ilk yarı fikstürü şu şekilde oluştu:
1. Hafta (11.10.2014)Türk Telekom - Fenerbahçe Ülker
2. Hafta (18.10.2014) Fenerbahçe Ülker - Royal Halı Gaziantep
3. Hafta (25.10.2014) Trabzonspor MP - Fenerbahçe Ülker
4. Hafta (01.11.2014) Fenerbahçe Ülker - Tofaş
5. Hafta (08.11.2014) Pınar Karşıyaka - Fenerbahçe Ülker
6. Hafta (15.11.2014) Fenerbahçe Ülker - Galatasaray
7. Hafta (22.11.2014) İBB - Fenerbahçe Ülker
8. Hafta (29.11.2014) Fenerbahçe Ülker - Rönesans TED Ankara Kolejliler
9. Hafta (06.12.2014) Uşak Sportif - Fenerbahçe Ülker
10. Hafta (13.12.2014) Fenerbahçe Ülker - Banvit
11. Hafta (20.12.2014) Edirne Basket - Fenerbahçe Ülker
12. Hafta (24.12.2014) Fenerbahçe Ülker - Torku Konya Selçuk Üniversitesi
13. Hafta (27.12.2014) Anadolu Efes - Fenerbahçe Ülker
14. Hafta (03.01.2015) Fenerbahçe Ülker - Darüşşafaka Doğuş
15. Hafta (10.01.2015) Fenerbahçe Ülker - Beşiktaş Integral Forex

11-12 Ekim tarihlerinde oynanacak ilk haftanın programı ise şöyle:
Türk Telekom - Fenerbahçe Ülker
Darüşşafaka Doğuş - Beşiktaş Integral Forex
İBB - Rönesans TED Ankara Kolejliler
Galatasaray LH - Uşak Sportif
Pınar Karşıyaka - Banvit
Tofaş - Edirne Basket
Trabzonspor MP - Selçuk Üniversitesi
Royal Halı Gaziantep - Anadolu Efes

Türkiye Basketbol Ligi'nde 2014/2015 sezonunun ilk devre fikstürü ise şöyle oluştu:

Fikstürü yüksek çözünürlükte görmek için üzerine tıklayınız

12 Ağustos 2014 Salı

Fenerbahçe Ülker'in yeni menajeri Ömer Onan!


Fenerbahçe Ülker'de sezonun sona ermesiyle birlikte takım içerisindeki en önemli görevlerden biri olan Takım Menajerliği görevine kimin getirileceği merakla bekleniyordu. Geçtiğimiz sezon takım menajerliği görevini üstlenen Mirsad Türkcan, kendi menajerlik şirketini kurması nedeniyle bu görevinden ayrılmıştı. Bu ayrılığın ardından yerine bir diğer Fenerbahçe efsanesi olan Ömer Onan getirildi. Fenerbahçe Ülker'de 9 sezon basketbol oynayan ve son 4 sezonda da takım kaptanlığı görevini yerine getiren tecrübeli oyuncu geçtiğimiz sezon sonu itibariyle aktif basketbolculuk kariyerini noktaladı. 

Fenerbahçe Ülker formasıyla son sezonunda şampiyonluk yaşayan ve deyim yerindeyse kariyerini zirve noktasında sonlandıran tecrübeli oyuncu, yeni sezonda da çok sevdiği Fenerbahçesi ile yeni görevinde takımın hedeflerine ulaşabilmesi için çaba sarf edecek. Fenerbahçe taraftarının çok sevdiği isimlerden biri olan kaptana yeni görevinde başarılar dileriz...

Fenerbahçe Ülker taraftarının Ömer Onan için açtığı pankart
Fenerbahçe Ülker'den konu ile ilgili yapılan resmi açıklama şöyle:

"Yeni sezon öncesi, mücadele edeceği tüm kulvarlarda hedeflerine ulaşabilmek için kadrosunu güçlendiren ekibimiz Fenerbahçe Ülker’de, Takım Menajerliği pozisyonunda değişikliğe gidilmiştir.

Fenerbahçe Ülker formasını 2006-2012 yılları arasında başarıyla terleten, aktif basketbolculuk kariyerini sonlandırmasının ardından sarı lacivertli renklere 2012-2013’te Dış İlişkiler Sorumlusu, 2013-2014’te de Takım Menajeri olarak hizmet eden Mirsad Türkcan, kariyerine farklı bir yön verme kararı almıştır. Mirsad Türkcan’a bugüne kadar kulübümüze verdiği emeklerden dolayı teşekkür eder, bundan sonraki kariyerinde kendisine sonsuz başarılar dileriz.

Takımımız Fenerbahçe Ülker’de, Mirsad Türkcan’dan boşalan Takım Menajerliği görevine, formamızı yıllarca özveriyle terletmiş ve Fenerbahçe taraftarının sevgilisi olmuş Ömer Onan getirilmiştir.

Sarı lacivertli formayı tam dokuz sezon boyunca giyen Ömer Onan, bu süre zarfında beş Türkiye Basketbol Ligi şampiyonluğu, üç Türkiye Kupası ve iki de Cumhurbaşkanlığı Kupası şampiyonlukları elde etmiştir. Ömer Onan, son dört sezondur takım kaptanlığı görevini de başarıyla yerine getirmiş, hırsı ve tecrübesiyle takımına liderlik etmiştir.

Ömer Onan, Beko Basketbol Ligi’nde 500 maç ve 4500 sayı barajlarını aşmış, ligimizin en kariyerli oyuncularından biri olmuştur.

Ülke basketboluna Milli Takım seviyesinde de yıllarca başarıyla hizmet etmiş olan Onan, 2001 yılında Avrupa ikincisi, 2010 yılında da Dünya ikincisi olan A Milli Takım kadrolarında yer almıştır.

Takım Menajerliği’ne getirilen Ömer Onan’a, Fenerbahçe Ülker ile sayısız başarılar kazanacağını umduğumuz yeni kariyerinde sonsuz başarılar dileriz.

Fenerbahçe Ülker"

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Fenerbahçe Ülker'den ayrılan isimler belli oldu


Fenerbahçe Ülker'de coach Zeljko Obradovic'in verdiği rapor doğrultusunda yerli ve yabancı transfer çalışmaları devam ediyor. Yeni sezonda dinamik, kaliteli ve takım oyunu ile ön planda olacak şekilde yeni bir kadro yapılanmasından geçiyor Fenerbahçe Ülker. Bu doğrultuda Sarı-Lacivertli Ekipte gelen oyuncular kadar gidenlerde gündeme gelecek türden. Bu transfer sezonu takımın yarısı neredeyse yenilenmiş olacak. Bu yazımızda da takımdan gönderilen ve kiralanan oyunculara değineceğiz. 2014/2015 sezonunda çubuklu formayı giyemeyecek olan isimler şöyle:

Bo McCalebb: Simone Pianigiani döneminde coach ile birlikte Montepaschi Siena'dan transfer edilen ve Euroleague'in önemli oyun kurucularından biri olarak gösterilen Bo McCalebb ile bu sezon itibariyle yollar ayrıldı. İlk sezonunda takım olarak kötü bir performans ortaya koyan Fenerbahçe Ülker'de beklenen Bo McCalebb'ı bir türlü izleyememiştik. Mutsuz ve keyifsiz halleri sahada oynanan oyundan memnun olmadığının bir göstergesiydi. Geçtiğimiz sezon başında takımdan ayrılması dahi gündeme gelen Amerika asıllı Makedon oyuncu, takımın başına Zeljko Obradovic'in gelmesiyle gitme kararından vazgeçerek takımda kalmıştı. Özellikle bu sezon ortaya koyduğu olumlu ve keyif veren basketbol ile taraftarların sevgisini kazanan oyuncu, Obradovic'in oyun sistemine uymasa da geçtiğimiz sezonki kadro yapılanmasında coachun en fazla yararlandığı isimlerin başında geliyordu. Savunma direnci ve top çalma becerisi ile takımın savunma liderliğini üstlenmişti. Sezonun tamamlanması ile Obradovic'in yeni sezon planlamasında düşünmediği Bo McCalebb için, kulüp sözleşmedeki opsiyonunu kullanmadı ve oyuncuyu serbest bıraktı. Kendisinin Unics Kazan'a transfer olacağı yönünde ciddi bir haber var. Büyük olasılıkla gelecek sezon Rusya'da mücadele edecek. Kişisel olarak çok özleyeceğim bir oyuncu Bo. Yolu açık olsun...

Linas Kleiza: Takıma geçtiğimiz sezon dahil olan ve yapılan sözleşme ile Euroleague'de en çok kazanan oyuncu sıralamasında ilk sırada yer alan Litvanyalı yıldız ile 1 sezonluk birlikteliğin ardından yollar ayrıldı. Litvanya Milli Takımı ile geçtiğimiz yaz düzenlenen Avrupa Şampiyonasında ortaya koyduğu oyun ile turnuvanın en iyi beşine seçilmiş olması, Fenerbahçeli taraftarların kendisinden beklentilerini de çok arttırdı. Ancak NBA'de sakatlığından dolayı uzun süre forma giyememiş olması, antrenman eksiğini çokça olması ve diz sakatlığının etkilerini bir türlü üzerinden atamaması Kleiza'nın oyununu oldukça fazla geriletmişti. Sezon boyunca inişli çıkışlı bir performans ortaya koyan Kleiza, beklentilerin çokça uzağında kalmıştı. Performans olarak kötü geçen bir sezonun ardından Fenerbahçe Ülker, sözleşmedeki kulüp opsiyonunu kullanmayarak Kleiza ile de yollarını ayırdı. Oyuncu ile Real  Madrid ve Emporio Armani Milan'ın ilgilendiği yazılıyor.

Barış Ermiş: Zeljko Obradovic'in takımın başına gelmesi ve Kenan Sipahi gibi gelecek vaadeden genç bir oyuncunun kadroya katılması ile iyice gözden düşen Barış Ermiş, bu sezon başında son derece düşük sürelerde sahada kalmaya başladı. Koçun Kenan'ı hazırlamak istemesi ve bol süre vermesi Barış'ın dakikalarını çok fazla azalmasına neden oldu. Durum böyle olunca sezon ortasında daha fazla süre bulması için Royal Halı Gaziantep'e kiralık olarak gönderildi. Antep'te ortaya koyduğu iyi performans ile takımın Avrupa'da başarılı bir sezon geçirmesinde önemli rol oynadı. Fakat başarılı geçen bu dönemlere rağmen Obradovic'in oyun planına uymaması ve yaşı itibariyle ayaklarının bir oyun kurucuya göre ağırlaşması Fenerbahçe Ülker'deki kariyeri için sonun başlangıcı oldu. Yapılan görüşme ile oyuncunun sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilerek yollar ayrıldı.

İlkan Karaman: Fenerbahçe Ülker'e gelişi olaylı bir şekilde olmuştu İlkan'ın. Fenerbahçe ile Galatasaray'ı karşı karşıya getiren bu transferde kazanan Fenerbahçe Ülker olmuş ve oyuncuyla 3 yıllık bir kontrat imzalanmıştı. Pianigiani yönetimindeki ilk sezonunda başarılı bir performans ortaya koymuş olsa da yaşadığı diz sakatlığı İlkan için üzerine gelecek kara bulutların habercisiydi. Diz sakatlığı sonrası ameliyat olmuş ve yaklaşık 6 ay sahalardan uzak kalacağı açıklanmıştı. Sezon başında İlkan'ın sahalara dönüş tarihi olarak 2014'ün Şubat veya Mart ayı öngörülürken bu tarihlerde geçip ve sezon sona erdi. Ancak İlkan sahalara bir türlü dönmeyi başaramadı. 2013/2014 sezonunda tek bir resmi maça çıkamamasının yanı sıra tek bir takım antrenmanına dahi katılamamıştı. Bireysel antrenmanlarla sezonu tamamlamış oldu. Geçirdiği ağır diz sakatlığı ve bu sakatlık dönüşünün performansını nasıl etkileyeceği öngörülemediğinden İlkan ile de yollar ayrıldı. İlkan'ın Olin Edirne ile anlaştığı konuşuluyor.

Bojan Bogdanovic: Fenerbahçe Ülker de 3 sezon geçiren Hırvat oyuncu ile sezon ortasında yeni bir sözleşme imzalanmıştı. Ancak Bojan'ın özellikle Euroleague TOP 16 serisi ile başlayıp sezonun geri kalan kısmında gösterdiği kötü performans kafalarda soru işaretleri oluşmasına neden oldu. Bojan'ın kritik maçlarda yaşadığı kırılganlık ve skor katkısının düşmesi Obradovic'in sisteminde kabul edilebilir bir durum değil. Özellikle takımın 1 numaralı skorerinin bu kırılganlığı ciddi anlamda bir zaaf olabilir. Tüm bunları göz önüne alan Fenerbahçeli yöneticiler Bojan ile yolların ayrılmasını istiyorlar. Ancak sezon ortasında yapılan sözleşme ellerini bağlamışken NBA'den gelen haber herkesin gönlünü ferahlattı. Bojan'ın haklarını elinde bulunduran Brooklyn Nets, Bojan'ı gelecek sezon kadroda görmek istediğini açıkladı ve oyuncu ile görüşmelere başlandı. Amerikadan gelen son haberlere göre Bojan ile 3 yıllık toplam 10.3 milyon $'a her konuda anlaşma sağlandı. Resmi imzaların ise en kısa zamanda atılacağı konuşuluyor. Fenerbahçe sözleşmeli oyuncusu olmasına rağmen Bojan'ın, Brooklyn'e transferi için buy-out bedeli talep etmeyecek. Bojan'ın NBA'e gitmesi ile Fenerbahçe Ülker için kadroda bir yabancı oyuncu kontenjanı daha açılmış olacak.

Ömer Onan: Fenerbahçe Ülker'in emektar kaptanı... Taraftarın en çok sevdiği isimlerin başında geliyor. Sahadaki azmi, hırsı, ve direnci ile taraftarların gönlünde taht kurmuş bir isim. 2013/2014 sezonu kaptanın Fenerbahçe formasıyla geçirdiği son sezon olacak. Fenerbahçe Ülker'in yeni kadro planlamasında yer verilmeyen isimlerden biri olan kaptan için, Fenerbahçe Ülker Mirsad Türkcan'da izlediği yolu izleyecek. Kaptana jübile teklifinde bulunacak olan yönetim kendisine kulüpte idari bir görevde verecek. Kaptanın bu teklifi kabul etmesi durumunda Mirsad Türkcan'da olduğu gibi sezon başında bir jübile maçı organize edilecek. Ancak kaptan idari kadroda görev yapmak istemez ve basketbol kariyerini sonlandırmayı düşünmezse kendisine teşekkür edilerek yollar ayrılacak. Kişisel görüşüm kaptanın gönül verdiği renkler altında jübile yapmasının daha olağan olduğu.

Blagota Sekulic ve Gasper Vidmar'ın da sözleşmeleri sona erdi. Sekulic ile kesin olarak yollar ayrıldı ancak Vidmar için yapılacak uzun transferi bekleniyor. İstenen isimlerden birinin alınamaması durumunda Sarı-Lacivertli Ekip Gasper ile bir sezon daha yola devam edebilir.

GENÇLER KİRALANIYOR

Berkay Candan: Fenerbahçe Ülker altyapısında yetişen gen oyuncu son 3 sezondur kiralık olarak ligin farklı takımlarında forma giyiyordu. Olin Edirne'de 2 yıl kiralık oynadıktan sonra geçtiğimiz sezon TED Ankara Kolejlilere kiralanan Berkay, burada gösterdiği performansla beğeni toplamıştı. Ted Ankara Kolejliler ile EuroCup'da da forma giyen ve Avrupa deneyimi de yaşayan genç oyuncu için bir sezon daha kiralama kararı çıktı. Bu kez ise gideceği takım ligin güçlü ekiplerinden Banvit. İyi bir sistem takımı olan Bandırma temsilcisinde Berkay çok önemli tecrübeler kazanabilir. Avrupa'da EuroCup oynayan bir takımın parçası olacak olan genç oyuncu burada göstereceği performans ile son kez kiralık sözleşmesini yaparak gelecek sezondan itibaren Fenerbahçe Ülker'deki yerini alabilir. Şans yanında olsun...

Metecan Birsen: Fenerbahçe Ülker'in genç oyuncularından biri olan Metecan'da yeni sezonda kiralanan oyuncular arasında yer alıyor. Geçtiğimiz sezon Euroleague'de dahil olmak züere ligde coach Obradovic tarafından süre verilen genç oyuncu yeni sezonda tecrübe kazanması ve oyununu geliştirmesi amacıyla Olin Edirne'ye kiralandı. Genç bir kadro kuran Olin'in kilit oyuncularından biri olabilecek mi bunu bekleyip göreceğiz. Şans bu genç kardeşimizin de yanında olsun... 

Berk Uğurlu: Berk ile ilgili henüz kesin bir karar verilmemiş durumda. Çünkü genç oyuncu basketbol yaşamında olduğu kadar eğitim hayatında da son derece başarılı bir isim. Lise son sınıfa geçen ve eğitimini tamamlamakta kararlı olan Berk için, bir sezon daha Fenerbahçe Ülker kadrosunda yer alması olası bir durum.

Mirsad TÜRKCAN Menajerlik Şirketi kurdu

Fenerbahçe Ülker'in efsane isimlerinden Mirsad Türkcan'da yeni sezonda kulüpte ayrılan isimler arasında. Kendi menajerlik şirketini kuran Mirsad, oyuncu menajerliği yapacak olması nedeniyle kulüpten ayrıldı. Mirsad ile ilgili Olin Edirne kulübünü satın almak istediği de konuşuluyor. Ancak bunun ne kadar doğru olduğu ilerleyen günlerde netlik kazanacak.

*** Fenerbahçe Ülker Basket tarafından derlenmiş bir haberdir....

7 Ekim 2013 Pazartesi

Kaptan Ömer Onan: "... İşte bu yıl o sezon!"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın kaptanı Ömer Onan 2013-2014 sezonunun bir anlamda taraftara borçlarını ödeyecekleri bir sezon olacağını belirterek, "Tabii ki her zaman dostluk, centilmenlik ve fair play anlayışı içinde olacağız ancak artık arenayı (Ülker Sports Arena) rakip takımlar için kabusa çevirmemiz gerekiyor" dedi

Başantrenör Zeljko Obradovic yönetiminde yeniden yapılanma süreciyle 2013-2014 sezonuna başlayan sarı-lacivertli ekibimizin Kaptanı, Euroleague Medya Gününde açıklamalarda bulundu.

A Milli Basketbol Takımı'yla Avrupa Şampiyonası için bulundukları Slovenya'da sakatlanan kaptan, 10 günlük bir tedavi sürecinin ardından kondisyon çalışmalarına başlayacağını belirterek, "Bir an önce takıma sağlam bir şekilde dönmek istiyorum" ifadesini kullandı.

Ülker Sports Arena'da rakipleri karşısında her zaman üstün oynayabilecek bir takım olma konusuyla ilgili, "Taraftara bir borcunuz olduğunu düşünüyor musun?" sorusuna verdiği yanıtta Onan, "İşte bu yıl o sezon... 7 yıldır bu formayı giyiyorum. Abdi İpekçi Spor Salonu'nu, Sinan Erdem Spor Salonu'nu seyircimizle yıktığımız zamanları, yaşadığımız şampiyonlukları biliyorum. Salonların tıklım tıklım olduğunu, rakip takım için kabusa dönüştüğünü unutmadım. Dürüst konuşmak gerekirse Ülker Sports Arena'da daha böyle bir şey yaşamadık. Bu da son iki sezonda istediğimiz sonuçları alamamamızdan kaynaklanıyor. Seyircinin de güveni gitti, çok normaldir. O sene, bu sene" diye konuştu.

Obradovic yönetiminde büyük bir değişim geçiren takımda, yeni sezon hazırlık dönemindeki havayı değerlendiren tecrübeli oyuncu, ünlü çalıştırıcının takıma müthiş bir güven aşıladığını ifade etti.

Sırp antrenörün yeni bir takım yaratmaya çalıştığını hatırlatan kaptan Ömer, Obradovic'in en büyük özelliğinin, sistemini saha içinde uygulatabilmesi olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Hocamız isim farketmeden, ayrım yapmadan, saha içinde ne istiyorsa, her oyuncudan bunu gerçekleştirmesini istiyor. Biraz zaman alacaktır. Ancak sistem uydukça da bu takım daha iyi yerlere gelecektir. Hocamızın kendisi de başlangıçta sorun yaşayabileceğimizi söylüyor. Yeni bir takımız, sakatlıklar var, milli takımlardan dolayı sezon başında bir araya gelemedik. Takım halinde iki antrenmanla Türkiye Kupası maçlarına çıktık. Önümüzdeki bir aylık dönemde çok zorlu maçlara çıkacağız. Kolay olmayacak ancak inanıyorum ki ilerleyen süreçlerde bu takım oturacaktır, herkese zevk veren, güven veren, tam hocanın istediği bir takım haline gelecektir."

Ömer Onan, hedeflerinin uzağında kaldıkları geçen sezonun kariyerlerindeki en kötü sezon olduğunu ifade etti. Sezona başladıkları başantrenör Simone Pianigiani'nin Türk oyunculara güvenmediği ve oynatmak istemediği yönünde yorumlar yapıldığının hatırlatılması üzerine Fenerbahçe Ülker kaptanı, şöyle konuştu:

"Bir takımda Türk, yabancı veya yaşlı, genç ayrımlarına katılmıyorum. Bir takım iyi gidiyorsa zaten her şey iyidir. Geçen yıl hakkımızda herkes bir sürü şeyler yazdı. Bu da normaldir. Kötü gittiği zaman illa ki fatura çıkacaktı. Yok oyuncularla antrenör kavga etti, yok hoca Türk oyuncuları istemedi.... Böyle bir şey yok. Her gelen oyuncu geçen sezon kariyerinin belki de en kötü sezonunu geçirdi. Bu sadece oyunculardan kaynaklanan bir şey olamaz. Hocanın kurduğu sistemin takıma uymaması... Bir şey kötüyse hepimiz kötüyüz. Bunun içinde oyuncular da, yönetim de, antrenör de var. Hepimiz bundan nasibimizi alırız.

Nasıl ki bir kupa fotoğrafına 40 kişi giriyorsa, kötü gittiğinde de kimsenin bir yerlere kaçmaması lazım. Antrenör sorumluysa, ardından oyuncular içinde en büyük sorumlu benim, çünkü ben kaptanım. Hepimiz kötüydük, kötü bir sezon geçirdik ve kurtaramadık. Hepimiz çabaladık. Döndürmeye çalıştık ama olmadı. Öz güvenimizi kaybettik, umudumuz kayboldu. Avrupa Ligi'ne erken havlu attık. Bu sefer her maç ızdırap olmaya başladı. Yapılan transferlerle birbirini tamamlayan oyuncular olamadık. Ama bunun sorumluluğu bizde, camiayı da çok üzdük. Böyle bir sezon bir daha yaşamak istemem. Çok zordu. "

Ömer Onan, Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda Galatasaray ile yapacakları derbi maç öncesi centilmenlik mesajları verdi.

Sarı-kırmızılı ekibin ezeli rakip ancak ebedi dostları olduğunu vurgulayan sarı-lacivertli oyuncu, "Saha içinde gerginlikler olabilir çünkü herkes kazanmak için oynayacak. Maçın Samsun'da oynayacak olması iki taraf için de güzel bir test. Hep 'rakip takım seyircisi gelmesin' deniliyor ya... Şimdi iki takımın taraftarı da yan yana olacak. Taraftarlar takımlarını sonuna kadar destekleyecek. Kavgasız, gürültüsüz, hak edenin kazandığı güzel bir maç olsun. Fenerbahçe Ülker olarak da maçı sonuna kadar kazanmak isteyeceğiz" şeklinde konuştu.

27 Ağustos 2013 Salı

VİDEO: Hidayet FBTV'nin canlı yayınına katıldı

Fenerbahçe Ülker'in transfer gündeminde yer alan Hidayet Türkoğlu, geçtiğimiz haftalarda Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu'nda oynanan Fenerbahçe-Red Bull Salzburg Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu maçının ardından takım kaptanı Ömer Onan ve yeni transferlerimizden Melih Mahmutoğlu ile Fenerbahçe TV'nin canlı yayın konuğu olmuştu.

Keyifli bir ortamda geçen röportaja ve Takım Kaptanımız Ömer Onan'ın, Hidayet'in Fenerbahçe Ülker'e transferine ilişkin yaptığı esprili konuşmalar damgasını vurmuştu. 

İşte sizlere Fenerbahçeli Hidayet Türkoğlu'nun, Fenerbahçe Televizyonu canlı yayınında verdiği keyifli röportaj:


13 Temmuz 2013 Cumartesi

Kaptan 2 yıl daha Fenerbahçe'de, sıradaki isim İzzet Türkyılmaz


Fenerbahçe Ülker'de yeni sezon öncesi transfer hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Obradovic'in transferler konusunda tüm yetkiyi üzerine almasıyla Avrupa'da birçok yıldız isimle transfer görüşmeleri sürdürülüyor. Listenin başında ise İspanya'da Bilbao forması giyen Nemanje Bjelica var. Yabancı transferinde bu gelişmeler yaşanırken iç transferde ise sözleşmesi sona eren takım kaptanı Ömer Onan ile 2 yıllık yeni sözleşme imzalandı.

Obradovic'in de onay vermesiyle 2006 yılından bu yana Sarı-Lacivertli formayı giyen 35 yaşındaki tecrübeli Basketbolcu ile yeni sözleşme imzalandı. Ömer Onan, özellikle kötü geçen son iki sezonda ortaya koyduğu basketbol ile eleştiri oklarının hedef olmuştu.

Milli Basketbolcu, Fenerbahçe Ülker forması altında 4 lig şampiyonluğu ( 2006-07, 2007-08, 2009-10, 2010-11), 3 Türkiye Kupası şampiyonluğu (2010, 2011, 2013) ve bir Cumhurbaşkanlığı Kupası (2007) sevinci yaşadı.

İmzaların atılmasının ardından Basketfaul sitesine konuşan Ömer; "Kulübümde kaldığım için elbette çok mutluyum. Geçmiş yıllarda kaçırdığımız hedefleri bu sezon Obradovic ile yakalamaya çalışacağız. Obradovic herkes üzerinde çok etkili bir isim." dedi.

İç transferde Fenerbahçe Ülker'in gündeminde olan bir diğer isim ise Bandırma Banvit forması giyen 1990 doğumlu İzzet Türkyılmaz. Türk basketbolunun gelecekteki önemli isimleri arasında gösterilen İzzet'in transferinde de mutlu sona yaklaşıldığı ifade edildi. İzzet ile her konuda anlaşan Fenerbahçe Ülker, oyuncunun kulübü Banvit ile görüşmelere devam ediyor. İzzet transferinin önümüzdeki hafta içi sonlandırılması ve resmen açıklanması bekleniyor.

23 Ekim 2012 Salı

Kaptan: "Sato'nun olayı bizi çok üzdü"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın Kaptanı Ömer Onan, dün gece Mesaj TV’de yayınlanan Basketbol Aktüel programına son günlerde yaşanan olaylar ve takımın son durumu ile ilgili önemli açıklamalar yaptı.

Ömer Onan, Slovenya deplasmanı öncesi Sato'nun yaşadığı sıkıntıdan çok etkilendiklerini belirterek şöyle konuştu:

"Sato’nun olayı bizi çok üzdü. Bildiğiniz gibi Sato Orta Afrikalı ve onun ülkesine normalde gidip gelmek bile çok zor. Onun pasaportlarıyla o Amerika’ya ve Avrupa`nın her yerine gidiyordu fakat Sloven polisi pasaportu inandırıcı bulmadı. Çünkü iki tane pasaportu vardı ve birisinin süresi bittiği için diğeri yanındaydı. Ama tabiki Sato’nun bizle olmayışı bizi çok üzdü. Sonuçta o takımın önemli bir parçası ve böyle bir muameleye maruz kalması da çok üzücüydü. O gece polis nezaretinde kaldı ama Sato’nun iyi olduğunu ve Türkiye’ye döneceğini duyduğumuzda hepimiz rahatladık. Sato’nun olmayışı saha içinde bizi etkiledi ama yinede galip gelmeyi bildik."

Euroleague maçları dönüşünde takımın performans düşüklüğü olduğunun sorulması üzerine ise;

"
Avrupa`dan döndüğümüzde ligde son toplarda kazandık bunu yorgunluk olarak tabi görebiliriz fakat bu bir bahane olmamalı. Sonuç olarak doğru bir tespit yapmak gerekirse bizim bu takımlara karşı maçı daha erken koparmamız gerekiyor. Mücadele başa baş gittiği zaman maçı koparmak içinde çok yoğun çaba sarfediyoruz. Eurolig`de önümüzde bir Real Madrid maçı var, onu yenip sonra ligde Mersin`e karşı da aynı şekilde oynamalıyız ki bir ivme yakalayıp takımın kendine gelmesi gerekir. Sahada kendi gücünüzü ortaya koymadığınız zaman her rakip kuvvetli. Ayrıca karşınızdaki takım sizin iyi oynamadığınızı anladığı zaman daha iyi oynamaya calışıyor ve özgüvenleri artıyor sonrasında da her takım bize karşı zorluk çıkartabiliyor."

Takıma yeni katılan oyuncuların adaptasyon sürecine değinen kaptan şunları söyledi:


"
Sezonun çok başındayız her geçen gün daha iyi olacağız. Takımın yabancıları tamamen değişti Bogdanovic dışında, yerli oyunculardan yeni transferler var ve adaptasyon süreci olucaktır. Tabiki Ted Kolej maçı için bunun bahanesini yapamayız ama basketbolumuz daha da gelişecektir. Mike Batiste ve Andersen`in geç katılmaları sebebiyle hem 3 haftadır bizimle birlikteler hemde sezon başı antrenmanlarını kaçırdılar o açıdan da onlarında her geçen gün form grafiği artacaktır."

Euroleague'de perşembe akşamı çıkacağımız önemli Real Madrid maçı ile ilgili olarakta konuşan Ömer;

"Real Madrid maçı bayramın 1. günü. Ben bayramı hep birlikte salonda kutlamayı çok istiyorum. Taraftarımız gelsin, biz de güzel bir mücadeleyle Real Madrid gibi bir takıma karşı dolu salon önünde kazanırız."

12 Ekim 2012 Cuma

Basın Odası: Fenerbahçe Ülker-BC Khimki Moskova


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın, Turkish Airlines Euroleague normal sezon A Grubu ilk maçında Khimki ile karşılaştığı maçın ardından Baş antrenörümüz Simone Pianigiani, takım kaptanımız Ömer Onan ve Milli oyuncularımız Emir Preldzic ile Oğuz Savaş açıklamalarda bulundu. Takımımızın 92-80'lik galibiyetiyle biten maçın ardından yapılan açıklamalar şöyle:

Baş antrenörümüz Simone Pianigiani: "Euroleague’in çok önemli bir organizasyon olduğunu herkes biliyor. Bu akşamki atmosfer çok iyiydi. Şu an için fizik olarak iyi değiliz. Ama oyuncularımız ilk maça çok iyi baktılar ve olması gerektiği gibi davrandılar. İyi mücadele ettiler. Sahayı iyi koştuk, tempomuzu bir dakika bile düşürmedik. Çünkü Takımımızın mantalitesi bu.. Tüm enerjimizi sahaya yansıtmak zorundaydık. Son çeyrekte bazı eksiklerimiz vardı. Topu çok fazla paylaşmadık ama biz bu enerjimizi tamamen sahaya yansıtırsak, her maçı kazanacağız ve taraftarımızın desteğini alacağız."

Khimki karşısında Takımımızın, 80 sayı yemesine de değinen Pianigiani, "Özellikle ilk çeyrekte ve son çeyrekte fazla sayı yedik. Belki bunun nedeni yeni kurulan bir takım olmamız olabilir. Yeni bir takımla, Avrupa Ligi’nde mücadele etmenin heyecanı vardı. Bunun yanı sıra Khimki, birbirini daha iyi tanıyan sporculardan kurulu, yani geçen seneki takımlarıyla devam ediyorlar. Son çeyrekte ise yorgunluktan dolayı istenilen seviyede değildik. Ancak bu tempoda oynadığımız zaman daha da fazla sayı yememiz normaldir" dedi.

Baş antrenörümüz Simone Pianigiani, oyuncularımızın savunma ve hücum açısından iyi işler yaptığını, hakemlerin de iyi maç yönettiğini belirterek, 20 sayıyla maçın en skorer ismi olan Emir Preldzic’in de maçın ritmini değiştirdiğini söyledi.

Takım Kaptanımız Ömer Onan ise, Khimki karşısında tam bir takım oyunu oynadıklarını belirterek, "Bu sene arzuladığımız sayıları bulmak istiyoruz. Ama kendi evimizde yediğimiz 80 sayı çok. Herkesin hızlı oynaması ve zevk alması önemliydi." dedi.

Ömer Onan, "Khimki karşısında iyi mücadele ettik. Khimki de tempolu oyandı ve 80 sayı yedik. Bizim bu rakamları 60’lara çekmemiz gerekir." şeklinde konuştu.

Final-Four’a kalmak için sert bir savunma anlayışının yerleştirilmesi gerektiğine de değinen Onan, "Genel oyuncu yapısı gerektiği gibi savunma yapan, sert bir savunma yapan şekilde olmalı. Bunu her zaman hocamız da söylüyor. Rakibe şans vermeyen kazanan bir takım yaratmak zorundayız. Final-Four’a da gitmek için sert savunma ve mücadelemizi bırakmamalıyız." açıklamasında bulundu.

Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena’yı dolduran binlerce Fenerbahçe taraftarının da desteğinin son derece etkileyici olduğunu dile getiren Ömer Onan, "Seyirci bize çok destek oldu. Onlara sonsuz teşekkürler. Hep yanımızdalar ve bundan sonra da yanımızda olacaklardır. Maç boyunca desteklerini bir dakika bile eksik etmediler. Bütün Fenerbahçe taraftarına teşekkürler." dedi.

Karşılaşmanın en skorer ismi olan oyuncumuz Emir Preldzic ise, "Umarım daha çok sayı üretirim. Bugün fiziksel olarak iyi değildik ama iyi savaştık. Özellikle ilk çeyreğin ardından iyi bir oyun oynadık. Bu akşam fiziksel olarak yorgunduk ama sahaya bunu yansıtmadık. Bundan sonraki süreçte daha da iyi olarak ilerleyeceğiz. Bu akşamki galibiyete katkı yapan takımdaki herkesi tebrik ediyorum. Khimki karşısında 92 sayı kaydettik. Ama 80 sayı yedik. Khimki iyi ve önemli bir takım. Ama kendi evimizde 80 sayı yememiz kötü. Savunmamızı bundan sonraki süreçte daha da iyi yerlere çıkaracağız" açıklamasında bulundu.

Bir diğer oyuncumuz Oğuz Savaş ise; "Galibiyet önemliydi. Aslında tam hazır değiliz. Bu maç çok önemliydi, daha doğrusu Avrupa Ligi’ne galibiyetle başlamak önemliydi. Bu hafta Beko Basketbol Ligimiz de başlıyor ve bundan sonra da kendi sahamızda oynadığımız maçları kaybetmeyeceğimize inanıyorum. Kendi evimizde çok sayı yedik.Bu sayıları hücumda bulduğumuz sayılarla telefi ettik ama daha iyi savunma yapmamız gerekir. Yavaş yavaş toparlanacağız. Galibiyet almaya devam edeceğimize inanıyorum." dedi.

6 Ekim 2012 Cumartesi

Basın Odası: Fenerbahçe Ülker-Boston Celtics


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın Başantrenörü Simone Pianigiani, NBA’nin efsanevi takımlarından Boston Celtics ile oynadığımız maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, basketbolseverlere özel bir gece yaşattıklarını belirterek, "Böyle özel bir gece yaşamaktan büyük bir gurur duydum’’ dedi.
 
Başantrenörümüz Simone Pianigiani, "Türk basketbolu adına, Kulübümüz adına çok özel bir geceydi. NBA’nin efsanevi takımlarından Boston Celtics ile karşılaştık. Böyle bir gece yaşamaktan büyük bir gurur duydum" dedi.

Karşılaşmada atmosferin çok iyi olduğunu da kaydeden Pianigiani, "Ülker Sports Arena, basketbol oynamak için müthiş bir salon. NBA’deki salonlara benzer bir salon. Buraya gelen basketbolseverler; özel oyuncuları, şampiyon takımları izleme fırsatı buluyor" açıklamasını yaptı.

Şu an için hem Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın, hem de Boston Celtics’in en iyi formunda olmadığını da kaydeden Başantrenörümüz Simone Pianigiani, "Boston Celtics sezon öncesi en iyi formunda değil. Biz de en iyi formumuzda değiliz. Bu akşam, bu salonda, Avrupa’daki tüm salonlarda görmek istediğimiz bir tabloyu gördük. Pek çok çocuk, pek çok basketbolsever vardı. Benim açımdan çok güzel bir geceydi’’ diyerek konuşmasını tamamladı.

Simone Pianigiani'nin yanı sıra basın toplantısına katılan takım kaptanımız Ömer Onan ve yıldız oyun kurucumuz Lester Bo McCalebb'ta basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
 
Ömer Onan, "Boston Celtics gibi bir NBA takımının gelmesi, Türkiye’de de çok seveni olan bir takımın burada olması bizim için önemli. Sezon başı olması nedeniyle iki takım da tam hazır değil. Ancak güzel bir maç oldu. Bugün her şey mükemmeldi. Basketbolseverlere özel bir gece yaşattığımızı düşünüyorum" diye konuştu.

Salondaki atmosferin çok güzel olduğunu da kaydeden Ömer Onan, ’’İnşallah önümüzdeki senelerde bu anlayış devam eder. Biz de oraya gideriz, oradan da diğer takımlar gelir maç yaparız" dedi.

Öte yandan Boston Celtics karşısında 21 sayıyla oynayan yıldız oyun kurucumuz Lester Bo McCalebb ise kendisine yöneltilen ’’Maçı ABD’deki basketbolseverlerin de izlediğini düşünerek mi oynadın?’’ şeklindeki soruya, ’’Hayır, bunu düşünerek oynamadım, kendi oyunumu sahaya yansıtmaya çalıştım.
İyi oyunculara karşı oynarken performansım artıyor. Karşımda Rondo olmasının bir önemi yoktu. Dün aldığımız bir mağlubiyet var. Dünkü mağlubiyetten sonra bu maça çıktık. Ben de kendi oyunumu sahaya yansıtmaya çalıştım’’ yanıtını verdi.

8 Şubat 2012 Çarşamba

Ömer Onan: "Sakatlıklar bizi çok yaraladı"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın Kaptanı Ömer Onan, Sarı-Lacivertli Ekibimizin bu seneki hedeflerinden, olaylı 2009 final serisine; Aziz Yıldırım'dan, basketbol sonrası kariyerine kadar pek çok konuda Eurosport.com Türkiye'ye çok özel açıklamalarda bulundu. Takım Kaptanımız Ömer Onan'ın röportajı şöyle:

Euroleague final-four için Fenerbahçe Ülker’in şansını nasıl değerlendiriyorsun?
Bu yolculuğa adım adım bakmak lazım. Son 8’e kaldıktan sonra final-four’u telaffuz etmemiz lazım. Sezon öncesi tabi ki herkesin hedefi orada olmak. Türkiye’de olması da bize ekstra motivasyon oluyor. Ama bunu başarmak kolay değil. Çok güçlü takımlar var. Sekiz takım arasına kalalım. Diğer ekipler kimler olacak görmemiz lazım. Ondan sonra daha net konuşabiliriz.

Unics Kazan mağlubiyeti sadece bir yenilgi değildi. Psikolojik olarak da çok yıprattı sizi. Nasıl aştınız bunu?
Çok kısa zamanda çok maç oynuyoruz. Hiçbir karşılaşmaya takılmamamız lazım. Lig usulü olduğu için çok önemli değil deplasmanda kaybetmek. Bizi üzen, çok iyi oynadığımız, rakibi tamamen sahadan sildiğimiz ilk yarının ardından bize yakışmayan bir mücadele ortaya koymamız. Ne kadar kötü oynasak da oradan kazanarak dönmemiz gerekiyordu. Baştan rakip 10-15 sayı öne geçip yenilseydik çok üzülmezdik. İyi bir takımı sahasında sıkıştırmıştık. 17 sayı öndeydik. Oradan kaybetmek bizi çok etkiledi.

Fenerbahçe bu sıkıntıyı daha önceki maçlarda da yaşadı. Farkı açtıktan sonra kapıyı kapatamıyor. Bunun nedeni ne?
Bu sezon maç içinde çok iniş çıkış yaşıyoruz. Bizi en çok yaralayan nedenlerin başında bu geliyor. Bunun da nedeni sezon başından beri tam takım olarak idman yapamadık. Bu da takımın kimyasının oluşmasında, rollerin belirlenmesinde büyük sorun yaşatıyor bize. Sakatlıklar çok oldu, gelen giden oldu. Bizi çok yaralıyor bu.

Ligde bu sene beklentilerin altında kaldınız. Bunu neye bağlıyorsun?
Ligde play-off avantajınız var. Tanjevic senelerine bakarsanız, 10 maç kazandık, 11 maç kaybettik. Ama play-off zamanı Avrupa’da bitince tüm konsantrasyonla oynadık ve şampiyon olduk. Dördüncü bitirdiğimiz senede şampiyonluğa biz ulaştık. Belki takım içinde bu da vardır. Nasıl olsa play-off var diye. Kimse sahaya yenilmek için çıkmaz.

Geçen ay Ergin Ataman ile yaptığımız röportajda senin için en çok gelişme kaydeden oyuncu demişti. Hücum opsiyonlarını nasıl geliştirdin?

Efes Pilsen’de hep savunma yönümle ortaya çıktım. Çok top kullanmadım. O biraz da üstüme yapıştı. Aydın Örs Fenerbahçe’ye geldiği zaman takımda benden başka sayı opsiyonu yoktu. Ben de çok çalıştım. Özgüvenim arttı. Oradan başlayıp bugünlere gelen bir ilerleme var. Geçen sezon en iyi yılımdı. Bunun nedeni de Neven Spahija’nın çok sistemli ve hızlı hücum etmemizi sağlaması. Bu sene istediğim gibi gitmiyor. Belimde bir sakatlık var. Bu da beni çok etkiliyor. Zaten belli bir yaşa geldikten sonra önemli olan takıma yaptığınız katkı. İlla sayı atayım diye üstümde bir baskı yok. Benim birinci işim hala rakibin en güçlü hücumcusunu durdurmak.

Savunma demişken, kariyerinde tutmakta en çok zorlandığın isim kimdir?
Kariyerim boyunca çok oyuncuyu savundum. Maçtan maça da değişen bir şey. Savunma zaten takım olarak yapılan bir şey. Basketbolun %80’i pick’n roll’e döndü. Onda da pivotun yardıma gelmesi çok önemli. Ama isim olarak Navarro diyebilirim. Gerçi Avrupa Şampiyonası’nda çok iyi savundum onu.

Savunmada şut atan oyuncuları mı yoksa top kullanan oyuncuları mı tutmak daha kolay senin için? Final serisinde Drew Nicholas gibi skorer bir şutörü çok düşük ortalamada tutmuştun.
Benim en büyük yeteneğim açık alanda süratli olmam. Bunu savunmaya da yansıtıyorum. Şutör oyuncular perdeden çıkarken onlarlar beraber hareketlendiğim için rahat pozisyon bulamıyorlar. Navarro gibi, Spanoulis gibi ikili oyun da yapabilen isimleri tutmak çok daha zor.

Avrupa’dan hiç teklif aldın mı?
Efes’te bir dönem süre alamadım. Sıkıntılı bir dönemdi. Ergin Ataman Siena’ya giderken beni de götürmek istedi. 22-23 yaşındaydım. Çok gençtim, çok kötü olabilirdi ama içimde kaldı. Zaman zaman gitseydim acaba bu geldiğim noktadan daha iyi bir yerde olabilir miydim diye sorguluyorum. Avrupa’yı denemek isterdim. Daha sonra Asvel teklif yaptı. Oktay Mahmuti sen bu takımın kaptanısın bırakmam seni dedi. Onları da geri çevirdim. Oynadığım takımlar, Efes, Ülker ve Fenerbahçe Euroleague’nin üst düzey takımları. Bu saatten sonra daha alt bir lige gitmem.

En rahat hangi koçun sisteminde hissediyorsun?
Spahija ve Aydın Örs ile… Aydın Örs Fenerbahçe’ye geldiğinde her şey belliydi. Aynı şey Spahija’da da var. Geçen sezon sakatlıklar olmasaydı final-four hedefine rahat ulaşabilirdik. Ukic’in yokluğu, Marko Tomas ve Mirsad’ın sakatlıkları. Türkiye Kupası bitirdi bizi.

2009 finali hakkında ne düşünüyorsun? Doping iddiaları seriye damga vurmuştu.
Biz 2-0 öne geçmiştik onları evlerinde yenip. Üçüncü maçta da 15 sayıdan verdik. O karşılaşmada Kerem Gönlüm ve Kasun’da çıktı. Gerçi Kasun’da sınırın altındaydı. Bu çok acı bir şey. Etik bir şey değil ve bunun olmaması lazım. Bilmeden aldılarsa bir şey diyemem ama bunu takım halinde çıkması mide bulandırıcı. Bu olmadan da Efes şampiyon olabilirdi. Şunu söyleyebilirim. Biz atlet değiliz. 11 ay performans vermek zorundayız. Psikolojik işler de devreye girdi orada. Bilinçsizce verilmiş bazı şeyler olabilir. Kerem Gönlüm milli takımdan arkadaşım. Bu yaşa kadar almamış bir insanın, o yaşta bunu yapması abes. Daha çok pivotlarda 17-18 yaşında streoid tarzı şeyler ne yazık ki oluyor. Ama doping işi bana çok mantıklı gelmiyor. İhtiyaçları olduğunu da düşünmüyorum. Kerem’in bilinçli aldığını düşünmüyorum. Sadece Kerem’de çıkmadı ama. Öbür oyuncu da altında çıktı. Ama bu genetik bir olay. Bir takımın şampiyonluk için bu yollara girmesini etik bulmuyorum, yakışık bulmuyorum.

Daha güzel günlere dönelim. 2010 Dünya Şampiyonası rüya gibi geçti bizim açımızdan. Sen neler söylemek istersin?
Kariyerimde pek çok final oynadım, kupa kazandım. Ama bunları milli forma altında yapmak bambaşka bir his. Benim bugüne kadar kazandığım en büyük mutluluk ve başarı olarak bu şampiyonayı görüyorum. Turnuva bittikten sonra insanlarla konuşunda ne kadar büyük bir iş yaptığımızı anladım. Herkes verdiğimiz mücadeleden, oynadığımız oyundan çok mutluydu. Bu da bana büyük bir gurur verdi. 2001’de de vardım. Bu kadar sorumluluk almıyordum. 2010’da takımın en önemli parçalarından biriydim. 15 bin kişinin gelmesi, her takıma kafa tutmamız harika bir olaydı.

Savanovic ile konuştuğumuzda Kerem Tunçeri’nin son topta çizgiye bastığını söylüyor hala. Sen ne düşünüyorsun?
Bunu Sırpların dile getirmesi çok komik. Ben o zaman da söylemiştim. Yok Ömer Aşık bilerek faul atmadı. Yok çizgiye bastı. Almanya’ya karşı oynasak ve onlar itiraz etse anlarım. Sırplar bu işin üstadı. Yugoslav faulü diye bir gerçek var. Onlar kadar hakemle oynayan başka bir takım yok. Bunu suçlamak için söylemiyorum. Yıllarca finallerde onları seyrettik. Litvanya sahadan çekiliyordu. Her sene de onlar olmayacak finalde. Öyle bir mücadele verip maçın sonuna kafa kafaya gelmen lazım ki, bir düdükle avantaj sana dönsün. 15 sayıyla yenilseler bunu dillendirmeyeceklerdi. Bizim de başımıza geliyor.

Hakemlerin ev sahiplerine arka çıktığına inanıyor musun?
Avrupa ve dünya şampiyonalarında hakemler özellikle gruplarda ev sahiplerine destek çıkar. Ev sahipleri ilerlersin, bilet satılsın, organizasyon daralmasın diye. Ama gruplardan sonra böyle bir şey olmaz. Bizim de zaten gruplarda böyle bir desteğe ihtiyacımız olmadı. Yarı finalde hakem gördüğünü çalar zaten. İspanya, Sırbistan gibi takımlar her sene finalde olduğu için lobileri çok fazla. Futbolda da böyledir. Barcelona’ya karşı oynarken, her zaman bir iki düdük onların lehine çıkacaktır.

Sırbistan maçından sonra Kevin Durant’ı kim tutarsa tutsun ben tutmam demiştin.
Öyle bir maçtan çıktık ki, adrenalin üst düzeyde, beyne az oksijen gidiyor, yorgunum bana Kevin Durant dediler. Ben de tutmam dedim. Adam zaten 2 metre. Ben gene savunurum, peşinde koşarım ama şut atacaksa engelleyemem. Dirk Nowitzki’yi neden kimse tutamıyor? 2.10 bir insan, geriye çekilerek şut sokuyorsa yapacak bir şey yok. Durant da böyle biri. Şutu kaldırdıktan sonra hiçbir şey yapamazsın. Navarro’yu bozarsın, beni bozarsın ama Durant’te böyle bir şans yok.

Şampiyon olan Amerika takımı hakkında neler söylersin?
Millet hep Amerika çoluk çocukla geliyor dedi. Ben de keşke tecrübelilerle gelseler dedim. Onlar bu kadar kovalamazlardı. Diğer maçlarına baktığınızda da görürsünüz. Kendilerini ispat etmek istiyorlardı. Hepsi çok yetenekliydi ama henüz yeni parlıyorlardı. Kevin Love, Derrick Rose, Russel Westbrook gibi. Maçın başında önümde Billups vardı. Geçtim çok rahat turnike bıraktım. Onun pek umurunda değildi. Keşke daha tanınmış oyuncular gelseydi. Bizim avantajımıza olurdu.

Peki 2011 Avrupa Şampiyonası’nda neler değişti?
Sonuç olarak baktığınızda başarısız geçmiş bir turnuva. Bir sene önce final oynamışsın, Olimpiyatları çok istiyorduk. Bunu da ilk başaran takım olma hedefimiz vardı. Ömer Aşık çok geç katıldı. Ersan İlyasova’nın bir sakatlığı vardı. Semih Erden’i sakatlığı nedeniyle kaybettik. Bazı isimler formsuzdu. Bu sene ben de istediğim gibi değilim. Robot değiliz sonuç olarak. Buna rağmen Sırbistan’a iki sayıyla maç kaybettik. Fransa’ya son üçlüğü Kerem Tunçeri atsa büyük ihtimalle maçı kazanacağız. Sırbistan maçında kaçan faullerin yarısını atsaydık şu an başarılı olarak konuşulacaktık. Bizden sürekli başarı beklenmesi çok güzel. Ama sanırsın bu ülke takım sporlarında her sene final oynuyor, her yıl final-four görüyoruz gibi eleştiriliyoruz. Eskiden bu takımlara karşı 20-25 sayı fark yerdik. Hücumda formsuz olduğumuz maçlarda bile savunmada birlik olmamız gözden kaçıyor. 2010’da nasıl bizi övdülerse 2011’de de eleştirileceğiz. Bu işin doğasında var. Sonuç olarak bu takım işi. Messi Barcelona’da dünyanın en iyi oyuncusu, gidiyor Arjantin’e başarısı yok.

Koç değişikliği nasıl etkiledi?
Bogdan Tanjevic’in kanser olduğu zamanda bizi gene Orhun Ene çalıştırıyordu. Tanjevic İtalya’ya gelememişti. En önemli idmanları Orhun Ene yaptırdı. Bizim içimizden çıkmış bir antrenör. Desteklememiz lazım. Spor ülkesi değiliz sorun buradan kaynaklı. Sırbistan aynı gün içinde üç farklı branşta final oynadı. Su topunda altın aldılar, hentbolda finalde elendiler, Novak Djokovic Avustralya Açık’ı kazandı. Türkiye’de branşlaşmak çok geride kaldı. Biraz yetenekliysen ya basketbolcu ya da futbolcu yapıyorlar. Belki çok iyi bir atlet olacak kimse bilemiyor.

Euroleague şampiyonluğu için favorin kim? Final-four’da olacak dört takım kimler olur?
CSKA çok dominant bir takım. Final-four’da inşallah biri biz oluruz. Ama şu an oynadığımız basketbolun üstüne çıkmalıyız. Panathinaikos öyle bir antrenöre sahip ki her sene zirvedeler. Geçen sene Barcelona müthiş bir takımdı. Ricky Rubio’yu boş bırakarak özgüvenini öyle bir sarstılar ki, adamın kimyası bozuldu. Obradovic müthiş bir antrenör ve müthiş bir taktisyen. Barcelona bu sene de çok iyi bir takım. CSKA’yı kenara alırsak, diğerler birbirine denk. İş biraz günlük performans ve sakatlıklara bağlı. Takım sporlarında pek çok parametre var. Her şey birbirine bağlı.

Taraftarlardan gelen sorulara geçelim. Unutamadığın maçı ve atmosferi soruyorlar?
100. yılda Fenerbahçe ile yaşadığımız final serisini unutamam. Efes ile çekişiyorduk yine. Onlar favoriydi ama müthiş bir atmosferde harika bir basketbol oynayıp şampiyon olduk. Efes Pilsen ile Euroleague oynadığımız sene de unutulmaz. 2010’daki Sırbistan maçını da hayatım boyunca unutamam.

Bu sene Fenerbahçe Ülker’in en yararlı transferi de merak edilenler arasında.
Gelen herkes katkı vermeye çalışıyor. Geçen sene çok dominant bir takım vardı. Giden oyuncuların yerlerine geldikleri için biraz da şanssızlar. Gelen isimler çok gençler. Yavaş yavaş performanslarını arttırıyorlar. Bojan Bogdanovic son maçlarda özellikle ön plana çıktı.

Kariyerini nerede sonlandıracağın da sorulmuş.
Şu an 34 yaşındayım. Bir sene daha kontratım var. Ben kendime iyi baktığım sürece, kafamda 36-37 yaşına kadar oynamak var. Kulüpte ve camiada çok seviliyorum. Tabi ki burada bırakmak isterim.

Peki bıraktıktan sonra basketbolun içinde kalmak ister misin?
O konuda kafam gidip geliyor. Bu kadar yoğun kariyer geçirdikten sonra koçluk daha da zor. Ama şunu söyleyebilirim ki, eğer basketbol içinde bir görev alacaksam taşın altına elimi sokabileceğim bir yer olmalı. Beni çok seviyorlar diye bir yere oturtup maaş bağlamalarına falan gelemem ben. Antrenörlük olur, menajerlik olur, federasyonda bir görev olur. Ama sorumluluk almam lazım. Salla başını al maaşını mantalitesi bana uygun değil. Ama basketbol çok gelişti. Baktığınız zaman yorumculuk da çok gelişti. Kafamı çeliyor arada. Tam kararımı verdim diyemem.

Son olarak yeni salonu nasıl buldunuz? Çemberlere alışabildiniz mi?
Müthiş bir atmosferi var. Çok modern. Türkiye’ için büyük bir şans. Burada konserler olacak. Biz de öyle bir hale geldik ki sanki NBA takımında oynuyoruz. Harika bir soyunma odası, soğuk havuzu malzeme odası… Ben sonuna yetiştim ama genç oyuncular çok şanslı. Sağlık odaları, halter alanları. Burada çalışan gençler çok şanslı. Burası Aziz Yıldırım’ın büyük hayaliydi. İlk Aziz Yıldırım hayal ediyor bunları. Herkes olmaz diyor. Amatör sporlara yatırım işini ilk o başlattı. Sonrasında Beşiktaş ve Galatasaray takip etti. İlk başarıları o kazandı. Başkanın müthiş bir öngörüsü var. Amatör spora salon yapsan ne olur dediler. Başkana teşekkür etmemiz gerekiyor Murat Ülker ile birlikte. Çember konusunu ben de anlamadım valla. Kendi evimizde gelebilecek en sert çember geldi. Ayhan Şahenk’ten sonra en sert bu herhalde. En kötü değiştiririz sorun olacağını sanmıyorum.

Eurosport.com Türkiye
http://tr.eurosport.com/basketbol/duranti-nasil-durdurayim_sto3141587/story.shtml

5 Şubat 2012 Pazar

Tomas'tan sonra Ömer'den de kötü haber geldi


Erkek Basketbol Takımımızdan gün geçmiyor ki bir sakatlık haberi gelmesin.. Bugün oynanan ve az önce sonuçlanan Antalya Büyükşehir Belediye maçından önce yine taraftarları sarsan bir haber geldi takımdan. Uzun zamandır belindeki ağrıları devam eden ve bu ağrılara rağmen sakat sakat oynayan takım kaptanımız Ömer Onan'ın sakatlığının düzelmesi ve tedavi sürecinin daha hızlı bir şekilde ilerlemesi için en az 3 hafta takımdan ayrı kalacağı açıklandı.

Ömer Onan, bu süre zarfında en az iki Euroleague maçı, Türkiye Kupası sekizli finalleri ve ligde oynayacağımız en az dört karşılaşmayı kaçıracak. Takımımızda oyunun hem hücum hemde savunma yönünü çok iyi oynayan iki oyuncudan (Ömer Onan, Marko Tomas) bu zorlu süreçte faydalanamayacak olmamız oldukça düşündürücü. Ömer ve Tomas'ın yokluğunda Bojan ve Emir'e iki ve üç numaralarda çok iş düşecek. Bu zorlu ve yoğun süreçte takımın durumu pek parlak gözükmese de en büyük temennimiz minimum hasarla bu virajı atlamak.

Kaptanımız Ömer Onan'a da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Umarım bu tedavi süreci sonunda sakatlığından tamamen kurtulmuş olarak takıma sağlıklı bir şekilde geri döner.

8 Ocak 2012 Pazar

"4000 kere maşallah"


Kaç yıldır sarı lacivertli camianın içindesin?
"Bu sezon Fenerbahçe’de altıncı senem. İnşallah basketbolu Fenerbahçe’de bırakmak istiyorum, bu benim için büyük bir onur."

Üçlük konusunda çok başarılısın. Bu özelliğin eskiden beri gelen bir şey mi?
"Bu durum Fenerbahçe’ye geldiğimden itibaren gelişti. Önceden daha çok savunmaya yönelik oynardım, Fenerbahçe’ye geldiğimden beri şut konusunda kendimi çok geliştirdim. Çünkü daha çok top kullanmaya başladım."

Sen savunmayı da iyi yapıyorsun, hücumu da.. Bunu nasıl başarabiliyorsun?
"Şu anda futbolda da, basketbolda da en değerli oyuncular, sahanın iki tarafında iyi oynayabilen oyunculardır. Eskiden ise oyuncular tek taraflı oynarlardı. Şimdi üst düzeyde kalmak için iki tarafı da iyi kullanmak gerekir. Takım sporlarının hepsinde bu böyle oldu".

Çok hızlısın, bu nedenle fast-break’lerde başarılı oluyorsun. Merak edip hiç süratini ölçtün mü? Yani, kronometre tuttuğun oldu mu?
"Yok, hiç denemedim. Ama gençken, -yani 20’li yaşlarda- çok daha hızlıydım. 21-22 yaşımda 100 metrede rakibim yoktu. Allah vergisi bir kuvvet var sanki. Özellikle kısa mesafede oldukça iyiyim".

Milli formayı kaç kez giydiğini hatırlıyormusun?
"Sanırım 200’e yaklaşmıştır.. Hem A milli takım, hem de Ümit milli takım forması ile çok sayıda maç oynadığımı düşünüyorum".

4000’e ulaşan sayını üçlükten mi kaydettin? Fenerbahçe’nin tarihine geçmek nasıl bir duygu?
"Evet, çok ilginçtir 4000. sayım üçlükle oldu. Bu konuda maçtan hemen önce bilgim oldu, daha öncesinde haberim yoktu. ’3997 sayın var şu anda 3 sayı daha atarsan 4000 sayı atmış olacaksın’ dediler. Ben de ilk defa orada öğrendim, o güne kadar takip edipte saymamıştım. Ama güzel bir şey tabii. Hele bu üçlükle Fenerbahçe tarihine geçmek bambaşka bir duygu."

Çocukların var biliyoruz, peki onların da babaları gibi olmalarını ister misin?
"Tabii ki isterim. Ama yetenekli olmalarından ziyade çok da istemeleri gerekir.. Onlar istekli ve çalıştıkları sürece, ben de onlar için elimden geleni yaparım."

Benim bir tespitim var bu konuda. Genelde iyi futbolcuların çocukları iyi futbolcu olmayabiliyor, ancak basketbolcuların çocuklarında bu oran daha yüksek. Ne dersin?
"Evet, birçok örnekler var. Doğru da söylüyorsunuz, ama bu konuda istatistiki bir bilgim yok. Dediğim gibi burada önemli olan çocuğun istemesi. Siz ne kadar zorlarsanız zorlayın o istemedikçe çok başarılı olmayacaktır".

Günümüzde sembol oyuncuların yeri ayrı hale geldi. Örneğin futbol takımımızda Alex de Souza, Volkan Demirel kulüpleriyle sembolleşen isimler.. Sen de basketbol takımımızda sembol olan ismimiz oldun bu anlamda. Bu konuda neler söylemek istersin?
"Basketbolda bu anlamda sembol sporcu olabilmek benim için gurur verici.. Bu büyük camia da böyle anılmak, burada basketbolu sonlandırmak benim de istediğim tek şey."

Taraftar da her koşulda yanınızda, takıma çok büyük destek veriyorlar. Bu konuda neler söylemek istersin?
"Evet, şimdi yeni salonumuz da açılıyor inşallah. Orada oynamaya başladığımızda da atmosferin şimdikinden daha iyi olacağına eminim.. Orası bizim mabedimiz olacak.. Bizim için taraftar çok önemli.. Zaten Fenerbahçe seyircisi de hep destek veriyor, Böylece yenilmesi zor bir takım oluyoruz.. Ataşehirde’ki yeni salonumuzda tribün sahaya daha yakın, akustiği de çok iyi, inşallah seyirciyle bir bütün olup Fenerbahçe için başarılı sonuçlar alacağız".

Final Four için seyirci bakımından endişeleriniz var mı?
"Geçen sene biz o rekoru kırdık.. Sinan Erdem’de oynadığımız maçlarda Avrupa’da seyircisi en fazla olan takım olduk. Euro League maçları seyircinin de hoşuna gitti. Devamının geleceğine de eminim"

Sakatlar iyileşti.. Engin, Mirsad, Marko Tomas da takıma katıldı. Onların da "Final Four" yolunda katkıları olacaktır muhakkak değil mi?
"Tabii, aslına bakarsanız sezona iyi bir başlangıç yapamadık ama tabiiki sonuna kadar zorlayacağız, sakat arkadaşlar da dönünce en önemlisi de Final Four için Ocak, Şubat ve Mart aylarında formumuzu en üst düzeye çıkarmak için elimizden geleni yapacağız ve inşallah da hedefimize ulaşırız".

Sence NBA’dan gelen oyuncuların Türk oyunculara katkısı oldu mu?
"Tabii, artık NBA her ülkeden oyuncu alıyor. Çünkü NBA’in tüm dünyaya yayılması amaçlanıyor. Buradan NBA’ye giden her oyuncu oynadıkça ben çok mutlu oluyorum. Türk sporu için de. İnşallah orada kalıcı olurlar, değişmez oyuncuları olurlar. Bunun için de çok çalışmaları gerekiyor. Hidayet, Mehmet ve Ersan uzun süre oynadılar orada, şimdi Ömer Aşık yavaş yavaş oynamaya başladı. Semih inşallah biraz daha dakika alır. Yani önemli olan gidip orada kalabilmek, sahanın içinde çıkıp oynayabilmek"

Senin böyle bir isteğin oldu mu?
"Yok. Yani benim 20’li yaşlarımda NBA bu kadar çok oyuncu almıyordu Avrupa’dan. Şimdi daha çok açıldı o kapı. Şimdi daha çok gelişti her şey internet ile birlikte. Artık istediğiniz oyuncunun videolarını internet üzerinden izleyebiliyorsun, canlı izleyebiliyorsun..Önceden oyuncu kasetlerini bulmak dahi hayli zordu".

Yeni bir transfer ilave yapılacak mı kadroya?
"Bildiğim kadarıyla yok, zaten sakat oyuncularımız da düzelince kadromuz bir hayli genişleyecek".

Peki gençlerden gelecek vaad edenler var mı?
"Berkay var altyapıdan bize gelen. Metecan var o da çok yetenekli,16 yaşında daha. Onların ilerde başarılı olacaklarına yürekten inanıyorum"

Özel bir rejim yapıyor musun?
"Yok, özel bir rejim kullanmıyorum.Yani eskiden beri kendime dikkat ediyorum..Mutlu ve düzenli bir aile yaşamım var. Basketbolu kendimi bildim bileli böyle tempolu oynuyorum. Artık bu bir alışkanlık oldu.. Allah güç verdiği sürece de hep böyle devam edecektir."

Fenerbahçe Gazetesi

21 Aralık 2011 Çarşamba

Kaptan, İtalya'ya götürülmedi


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, Turkish Airlines Euroleague'de Bennet Cantu deplasmanında, ya tamam ya devam maçına çıkacak. Bu maçtan önce hepimizin kafasında bin bir türlü senaryo var. Hepimiz puan tablosunu önümüze koyup, kalemi elimize alıp acaba hangi senaryo da biz Top 16'ya kalıyoruz, hangi senaryo da eleniyoruz diye hesaplar yapmaya başladık. Bu hesapları yaparkende, karşılaşacağımız Bennet Cantu ile kendi takımımız arasındaki oyuncu ve kalite farkını da göz önüne alıyorduk. Ama ne yazıkki bugün aldığımız bir haber gerçekten çok moral bozucu cinstendi.

Geçtiğimiz hafta oynanan Gescrap Bilbao maçında sırtındaki sakatlığa rağmen büyük bir özveri ile sahaya çıkan ancak sakatlığının verdiği rahatsızlık nedeniyle çok fazla süre alamayan Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın Kaptanı Ömer Onan, yarın akşam deplasmanda oynayacağımız Bennet Cantu maçın da forma giyemeyecek. Kaptan, sakatlığı nedeniyle İtalya'ya giden kafilede yer almadı.

Ömer Onan'ın yokluğu bu kritik maçta bizi oldukça fazla etkileyecek. Son sezonlardaki gibi yine en kritik maçlarımızdan birinde çok şanssız bir sakatlık sonucu en önemli oyuncumuzdan yararlanamayacağız. Bu takımın başını bir türlü şanssızlıklar bırakmıyor!!! Kaptanın yokluğunda en büyük görev sakatlıktan yeni çıkan ve son iki resmi maçımızda coach'un görev verdiği Marko Tomas'ta olacak. Tomas bu maçta iki kişilik bir performans göstermek zorunda. Aksi halde Ömer Onan'ın yokluğunu kapatmamız neredeyse imkansız. Sakatlıktan yeni çıkmış bir oyuncudan belki bu beklenti çok yüksek ve hayal gibi geliyor ama şu anki mevcut şartlarda durum bunu gerektiriyor.