9 Temmuz 2014 Çarşamba

Fenerbahçe Ülker'den ayrılan isimler belli oldu


Fenerbahçe Ülker'de coach Zeljko Obradovic'in verdiği rapor doğrultusunda yerli ve yabancı transfer çalışmaları devam ediyor. Yeni sezonda dinamik, kaliteli ve takım oyunu ile ön planda olacak şekilde yeni bir kadro yapılanmasından geçiyor Fenerbahçe Ülker. Bu doğrultuda Sarı-Lacivertli Ekipte gelen oyuncular kadar gidenlerde gündeme gelecek türden. Bu transfer sezonu takımın yarısı neredeyse yenilenmiş olacak. Bu yazımızda da takımdan gönderilen ve kiralanan oyunculara değineceğiz. 2014/2015 sezonunda çubuklu formayı giyemeyecek olan isimler şöyle:

Bo McCalebb: Simone Pianigiani döneminde coach ile birlikte Montepaschi Siena'dan transfer edilen ve Euroleague'in önemli oyun kurucularından biri olarak gösterilen Bo McCalebb ile bu sezon itibariyle yollar ayrıldı. İlk sezonunda takım olarak kötü bir performans ortaya koyan Fenerbahçe Ülker'de beklenen Bo McCalebb'ı bir türlü izleyememiştik. Mutsuz ve keyifsiz halleri sahada oynanan oyundan memnun olmadığının bir göstergesiydi. Geçtiğimiz sezon başında takımdan ayrılması dahi gündeme gelen Amerika asıllı Makedon oyuncu, takımın başına Zeljko Obradovic'in gelmesiyle gitme kararından vazgeçerek takımda kalmıştı. Özellikle bu sezon ortaya koyduğu olumlu ve keyif veren basketbol ile taraftarların sevgisini kazanan oyuncu, Obradovic'in oyun sistemine uymasa da geçtiğimiz sezonki kadro yapılanmasında coachun en fazla yararlandığı isimlerin başında geliyordu. Savunma direnci ve top çalma becerisi ile takımın savunma liderliğini üstlenmişti. Sezonun tamamlanması ile Obradovic'in yeni sezon planlamasında düşünmediği Bo McCalebb için, kulüp sözleşmedeki opsiyonunu kullanmadı ve oyuncuyu serbest bıraktı. Kendisinin Unics Kazan'a transfer olacağı yönünde ciddi bir haber var. Büyük olasılıkla gelecek sezon Rusya'da mücadele edecek. Kişisel olarak çok özleyeceğim bir oyuncu Bo. Yolu açık olsun...

Linas Kleiza: Takıma geçtiğimiz sezon dahil olan ve yapılan sözleşme ile Euroleague'de en çok kazanan oyuncu sıralamasında ilk sırada yer alan Litvanyalı yıldız ile 1 sezonluk birlikteliğin ardından yollar ayrıldı. Litvanya Milli Takımı ile geçtiğimiz yaz düzenlenen Avrupa Şampiyonasında ortaya koyduğu oyun ile turnuvanın en iyi beşine seçilmiş olması, Fenerbahçeli taraftarların kendisinden beklentilerini de çok arttırdı. Ancak NBA'de sakatlığından dolayı uzun süre forma giyememiş olması, antrenman eksiğini çokça olması ve diz sakatlığının etkilerini bir türlü üzerinden atamaması Kleiza'nın oyununu oldukça fazla geriletmişti. Sezon boyunca inişli çıkışlı bir performans ortaya koyan Kleiza, beklentilerin çokça uzağında kalmıştı. Performans olarak kötü geçen bir sezonun ardından Fenerbahçe Ülker, sözleşmedeki kulüp opsiyonunu kullanmayarak Kleiza ile de yollarını ayırdı. Oyuncu ile Real  Madrid ve Emporio Armani Milan'ın ilgilendiği yazılıyor.

Barış Ermiş: Zeljko Obradovic'in takımın başına gelmesi ve Kenan Sipahi gibi gelecek vaadeden genç bir oyuncunun kadroya katılması ile iyice gözden düşen Barış Ermiş, bu sezon başında son derece düşük sürelerde sahada kalmaya başladı. Koçun Kenan'ı hazırlamak istemesi ve bol süre vermesi Barış'ın dakikalarını çok fazla azalmasına neden oldu. Durum böyle olunca sezon ortasında daha fazla süre bulması için Royal Halı Gaziantep'e kiralık olarak gönderildi. Antep'te ortaya koyduğu iyi performans ile takımın Avrupa'da başarılı bir sezon geçirmesinde önemli rol oynadı. Fakat başarılı geçen bu dönemlere rağmen Obradovic'in oyun planına uymaması ve yaşı itibariyle ayaklarının bir oyun kurucuya göre ağırlaşması Fenerbahçe Ülker'deki kariyeri için sonun başlangıcı oldu. Yapılan görüşme ile oyuncunun sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilerek yollar ayrıldı.

İlkan Karaman: Fenerbahçe Ülker'e gelişi olaylı bir şekilde olmuştu İlkan'ın. Fenerbahçe ile Galatasaray'ı karşı karşıya getiren bu transferde kazanan Fenerbahçe Ülker olmuş ve oyuncuyla 3 yıllık bir kontrat imzalanmıştı. Pianigiani yönetimindeki ilk sezonunda başarılı bir performans ortaya koymuş olsa da yaşadığı diz sakatlığı İlkan için üzerine gelecek kara bulutların habercisiydi. Diz sakatlığı sonrası ameliyat olmuş ve yaklaşık 6 ay sahalardan uzak kalacağı açıklanmıştı. Sezon başında İlkan'ın sahalara dönüş tarihi olarak 2014'ün Şubat veya Mart ayı öngörülürken bu tarihlerde geçip ve sezon sona erdi. Ancak İlkan sahalara bir türlü dönmeyi başaramadı. 2013/2014 sezonunda tek bir resmi maça çıkamamasının yanı sıra tek bir takım antrenmanına dahi katılamamıştı. Bireysel antrenmanlarla sezonu tamamlamış oldu. Geçirdiği ağır diz sakatlığı ve bu sakatlık dönüşünün performansını nasıl etkileyeceği öngörülemediğinden İlkan ile de yollar ayrıldı. İlkan'ın Olin Edirne ile anlaştığı konuşuluyor.

Bojan Bogdanovic: Fenerbahçe Ülker de 3 sezon geçiren Hırvat oyuncu ile sezon ortasında yeni bir sözleşme imzalanmıştı. Ancak Bojan'ın özellikle Euroleague TOP 16 serisi ile başlayıp sezonun geri kalan kısmında gösterdiği kötü performans kafalarda soru işaretleri oluşmasına neden oldu. Bojan'ın kritik maçlarda yaşadığı kırılganlık ve skor katkısının düşmesi Obradovic'in sisteminde kabul edilebilir bir durum değil. Özellikle takımın 1 numaralı skorerinin bu kırılganlığı ciddi anlamda bir zaaf olabilir. Tüm bunları göz önüne alan Fenerbahçeli yöneticiler Bojan ile yolların ayrılmasını istiyorlar. Ancak sezon ortasında yapılan sözleşme ellerini bağlamışken NBA'den gelen haber herkesin gönlünü ferahlattı. Bojan'ın haklarını elinde bulunduran Brooklyn Nets, Bojan'ı gelecek sezon kadroda görmek istediğini açıkladı ve oyuncu ile görüşmelere başlandı. Amerikadan gelen son haberlere göre Bojan ile 3 yıllık toplam 10.3 milyon $'a her konuda anlaşma sağlandı. Resmi imzaların ise en kısa zamanda atılacağı konuşuluyor. Fenerbahçe sözleşmeli oyuncusu olmasına rağmen Bojan'ın, Brooklyn'e transferi için buy-out bedeli talep etmeyecek. Bojan'ın NBA'e gitmesi ile Fenerbahçe Ülker için kadroda bir yabancı oyuncu kontenjanı daha açılmış olacak.

Ömer Onan: Fenerbahçe Ülker'in emektar kaptanı... Taraftarın en çok sevdiği isimlerin başında geliyor. Sahadaki azmi, hırsı, ve direnci ile taraftarların gönlünde taht kurmuş bir isim. 2013/2014 sezonu kaptanın Fenerbahçe formasıyla geçirdiği son sezon olacak. Fenerbahçe Ülker'in yeni kadro planlamasında yer verilmeyen isimlerden biri olan kaptan için, Fenerbahçe Ülker Mirsad Türkcan'da izlediği yolu izleyecek. Kaptana jübile teklifinde bulunacak olan yönetim kendisine kulüpte idari bir görevde verecek. Kaptanın bu teklifi kabul etmesi durumunda Mirsad Türkcan'da olduğu gibi sezon başında bir jübile maçı organize edilecek. Ancak kaptan idari kadroda görev yapmak istemez ve basketbol kariyerini sonlandırmayı düşünmezse kendisine teşekkür edilerek yollar ayrılacak. Kişisel görüşüm kaptanın gönül verdiği renkler altında jübile yapmasının daha olağan olduğu.

Blagota Sekulic ve Gasper Vidmar'ın da sözleşmeleri sona erdi. Sekulic ile kesin olarak yollar ayrıldı ancak Vidmar için yapılacak uzun transferi bekleniyor. İstenen isimlerden birinin alınamaması durumunda Sarı-Lacivertli Ekip Gasper ile bir sezon daha yola devam edebilir.

GENÇLER KİRALANIYOR

Berkay Candan: Fenerbahçe Ülker altyapısında yetişen gen oyuncu son 3 sezondur kiralık olarak ligin farklı takımlarında forma giyiyordu. Olin Edirne'de 2 yıl kiralık oynadıktan sonra geçtiğimiz sezon TED Ankara Kolejlilere kiralanan Berkay, burada gösterdiği performansla beğeni toplamıştı. Ted Ankara Kolejliler ile EuroCup'da da forma giyen ve Avrupa deneyimi de yaşayan genç oyuncu için bir sezon daha kiralama kararı çıktı. Bu kez ise gideceği takım ligin güçlü ekiplerinden Banvit. İyi bir sistem takımı olan Bandırma temsilcisinde Berkay çok önemli tecrübeler kazanabilir. Avrupa'da EuroCup oynayan bir takımın parçası olacak olan genç oyuncu burada göstereceği performans ile son kez kiralık sözleşmesini yaparak gelecek sezondan itibaren Fenerbahçe Ülker'deki yerini alabilir. Şans yanında olsun...

Metecan Birsen: Fenerbahçe Ülker'in genç oyuncularından biri olan Metecan'da yeni sezonda kiralanan oyuncular arasında yer alıyor. Geçtiğimiz sezon Euroleague'de dahil olmak züere ligde coach Obradovic tarafından süre verilen genç oyuncu yeni sezonda tecrübe kazanması ve oyununu geliştirmesi amacıyla Olin Edirne'ye kiralandı. Genç bir kadro kuran Olin'in kilit oyuncularından biri olabilecek mi bunu bekleyip göreceğiz. Şans bu genç kardeşimizin de yanında olsun... 

Berk Uğurlu: Berk ile ilgili henüz kesin bir karar verilmemiş durumda. Çünkü genç oyuncu basketbol yaşamında olduğu kadar eğitim hayatında da son derece başarılı bir isim. Lise son sınıfa geçen ve eğitimini tamamlamakta kararlı olan Berk için, bir sezon daha Fenerbahçe Ülker kadrosunda yer alması olası bir durum.

Mirsad TÜRKCAN Menajerlik Şirketi kurdu

Fenerbahçe Ülker'in efsane isimlerinden Mirsad Türkcan'da yeni sezonda kulüpte ayrılan isimler arasında. Kendi menajerlik şirketini kuran Mirsad, oyuncu menajerliği yapacak olması nedeniyle kulüpten ayrıldı. Mirsad ile ilgili Olin Edirne kulübünü satın almak istediği de konuşuluyor. Ancak bunun ne kadar doğru olduğu ilerleyen günlerde netlik kazanacak.

*** Fenerbahçe Ülker Basket tarafından derlenmiş bir haberdir....

4 Ağustos 2013 Pazar

Mirsad Türkcan: "Teodosic transferi gerçekleşmedi"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızda takım menajerliği görevine getirilen eski oyuncumuz Mirsad Türkcan, Sırbistan'ın zurnal.rs adlı internet sitesine hem Obradovic ile çalışacağı için duyduğu mutluluğu hem de gündemi uzun süre meşgul eden Milos Teodosic transferiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Mirsad'ın zurnal.rs'de yayınlanan röportajında yaptığı açıklamalar şöyle:

- Fenerbahçe Ülker olarak sonunda kulübün büyüklüğüne ve saygınlığına yakışır bir hamle yaparak, Obradovic'i takımın başına getirdik. Benim için Obradovic dünyanın en iyi teknik direktörü. Ancak Obradovic'in varlığı Fenerbahçe için çok şey ifade ediyor. Transfer döneminde Obradovic ile çalışmak isteyen oyuncuların bizi tercih ettiğini görüyoruz.

- Obradovic'in Avrupa basketbolu için ne anlam ifade ettiğini herkes biliyor. Onun gelişi ile Fenerbahçe Ülker'in de saygınlığı büyük oranda artacak. Fenerbahçe bu konuda ne yazık ki uzun yıllar bir arayış içerisindeydi ancak sonunda üst düzey bir iş çıkartarak Obradovic'i takımın başına geçirdik.

- Milos Teodosic ile ilgilendiğimiz bir sır değil. Ancak CSKA, Milos Teodosic gibi kaliteli bir oyuncuyu bırakmak istemedi. Bu sebeple olası bir imza hikayesi de son buldu. Transfer gerçekleşmedi..

31 Temmuz 2013 Çarşamba

Fenerbahçe Ülker'in yeni menajeri; Mirsad Türkcan


Fenerbahçe Ülker'de yeni sezon öncesi yönetim kademesinde de ciddi bir revizyon yaşanıyor. Geçtiğimiz sezon değiştirilen yönetim kademesi bu sezonda değişikliğe uğradı. Basketbol Şubesi Genel Koordinatörlüğü görevini yapan Kemal Dinçer, önümüzdeki sezon görevini yerine getirmeyecek. Dinçer, 1 yıl sürdürdüğü genel koordinatörlük görevinden istifa etti. Fenerbahçe Ülker'de yeni sezon için, Kemal Dinçer'den boşalan Genel Koordinatörlük görevine yeni bir isim getirilmeyecek. 

Kemal Dinçer'in bu kararı sezonun sonlarına doğru aldığı konuşuluyordu ancak bugün resmen açıklanan bir yönetim değişikliği büyük bir sürprizi de beraberinde getirdi. Kemal Dinçer gibi yine geçtiğimiz sezon başında Fenerbahçe Ülker Takım menajerliği görevine getirilen Serdar Apaydın'ın yerine önümüzdeki sezon bu görevi Mirsad Türkcan'ın yapacağı duyuruldu. Fenerbahçe Ülker'in twitter hesabında (@FBahceUlker_) yapılan açıklamada "Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızda, "Takım Menajerliği" görevine geçtiğimiz sezon jübile yapan efsane oyuncumuz Mirsad Türkcan getirildi" denildi.

Takımın başına getirilen Zeljko Obradovic, Fenerbahçe Ülker  Sports Arena'da düzenlenen imza töreninde, Mirsad'ın Fenerbahçe Ülker'e gelmesinde büyük pay sahibi olduğunu, takımı ve hedeflerini anlattığını söylemiş ve kendisine teşekkür etmişti. Obradovic'in hem aynı dili konuşabilen hem de iyi bir dostluklarının olduğu bilinen Mirsad Türkcan'ı yeni sezonda teknik heyette görmek istediği daha öncede dile getirilmişti. Mirsad'ta Obradovic'in bu isteğini geri çevirmeyerek "Takım Menajerliği" görevini kabul etti.

Fenerbahçe Ülker'in bu sezon bench kadrosu Mirsad'ın gelişiyle oldukça agresif bir hal aldı. Zeljko Obradovic'in yanı sıra, yardımcılığını yapacak olan Bulgar antrenör Konstantin ‘Titi’ Papazov ve Mirsad Türkcan'ın agresif kişilikleri Fenerbahçe Ülker bench'inin bu sezon çok hareketli olacağının da bir göstergesi. 

Mirsad ve Fenerbahçe Ülker adına çok yerinde bir görevlendirme olduğunu düşünmekle birlikte Mirsad'a yeni görevinde başarılar diliyorum. Hem kendi adına hem de kulübümüz adına hayırlı olması dileğiyle...

15 Eylül 2012 Cumartesi

Mirsad'ın jübile maçı FB TV'de!


16 Eylül 2012 Pazar günü (yarın) Fenerbahçe Ülker ile CSKA Moskova arasında oynanacak özel maç ile jübilesini yapacak olan Mirsad Türkcan'ın bu özel gününde sadece salonu dolduran taraftarların değil, milyonların bu özel geceye tanık olabilmesi için Fenerbahçe Televizyonu'ndan sevindirici bir haber geldi. Bu sabah yapılan açıklamayla; 16 Eylül Pazar günü saat 19:00'da Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena'da oynanacak Fenerbahçe Ülker - CSKA Moskova maçının -canlı- olarak Fenerbahçe Televizyonu'ndan yayınlanacağı duyuruldu.

Bu zamana kadar Fenerbahçe Ülker'in hazırlık maçlarını yayınlamıyor diye sürekli eleştirdiğimiz Fenerbahçe TV'yi bu kez kutlamak gerekiyor. Mirsad'ın jübilesini milyonlara canlı yayınlayacak olmaları yerinde bir karar.

Fenerbahçe Televizyonu yayın platformları:


Digitürk 76. Kanal
Dsmart 83. Kanal
Kablolu TV C39

Fenerbahçe Televizyonu yeni uydu frekansları:

Türksat 2A 42 Derece Doğu Uydusu
Alış Frekans: 11.957 MHZ
Alış Polarizasyonu: Vertica (Dikey)
Symbol Rate: 27.500 Ksym/s
Fec: 5/6

Mirsad Türkcan: "Ben Fenerbahçeli Mirsad'ım"


Jübile yapmaya hazırlanan Mirsad Türkcan'a medyadan ve taraftar gruplarından röportaj için büyük bir ilgi var. Mirsad son olarak Fenerbahçe taraftar gruplarımızdan 1907 ÜNİFEB'e verdiği röportajında basketbolu bırakma kararını nasıl aldığından, taraftarla arasındaki bağa; seyircinin maça etkisinden, jübile maçına kadar yine birçok farklı konuda samimi açıklamalarda bulundu.

Mirsad'ın 1907 ÜNİFEB ile yaptığı röportaj şöyle:

1907 ÜNİFEB: İlk sorumuz şöyle, siz her zaman taraftarın çok sevdiği oyunculardan biri oldunuz gerek sahadaki savaşmanızla gerek mücadelenizle. Tabi bu formanın ve bu renklerin de bu mücadelede sizin için bir anlamı olmalı. Fenerbahçe sizin için ne ifade ediyor?

Mirsad Türkcan: Tabi, ben Türkiye’de doğmadım. Sırbistan’da Novi Pazar’da doğdum. Zaten siz Novi Pazar’ı çok iyi biliyorsunuz. Türkiye’ye ilk geldiğim zaman 1992’de birçok Boşnak oyuncu Fenerbahçe futbol takımında forma giyiyordu. Tabi gurbette olduğumuz için topraklara hasret var, bu sebeple Fenerbahçe renklerine olan sevdam başladı. O zamanlar Efes Pilsen’de forma giyiyordum. O zamanlar Fenerbahçe’yi takip etmeye çalıştım fakat basketbolda Fenerbahçe bir türlü başarılı olamadı. Sponsor desteği de yoktu. Ben de futbol takımını takip ediyordum çünkü futbolu seven bir adamım. Ayrıca Efes Pilsen yıllarında koçumuz olan Aydın Örs de hasta Fenerbahçeli idi. Fenerbahçe’ye olan aşkım o zamanlar başladı diyebilirim özetle. Allah’a şükür Allah da bize nasip etti ki bu camia altında, Fenerbahçe forması ile 6 sene basketbol oynadım ve şimdi bu camiada emekli oluyorum. Bu camianın içinde bulunmak, bu camiada emekli olmak benim için ayrı bir şereftir. 1992 yılından beri bu güne kadar, ben hiçbir zaman rüyamda göremezdim; Fenerbahçe bana böyle bir jest yapacak, benim 6 sene boyunca terlettiğim 6 numarayı emekliye ayıracak ve aile içinde kalmayı teklif edecek. Tabi ki başkanımız Sayın Aziz Yıldırım ve yöneticilerimize teşekkür ediyorum. Bu paradan, kariyerden her şeyden önemlidir. Yarın öbür gün benim oğlum Fenerbahçe Ülker Arena’ya geldiğinde benim 6 numaralı formamı orada asılı olarak görecek. Yani bu dediğim gibi paradan, kariyerden her şeyden daha önemli. Bundan sonra sahanın dışında Fenerbahçe için elimden geleni yapacağım. İnşallah basketboldaki gibi başarılı olurum.

“BEN FENERBAHÇELİ MİRSAD’IM”

1907 ÜNİFEB: Efsanelerin basketbolu, futbolu bırakması hep sancılı olmuştur dünya üzerinde, bunun örneklerini Fenerbahçe’de de gördük. O formayı bırakmak zor olur ve genelde yönetimlerle problemler yaşanır. Sizin basketbola vedanız gerçekten çok güzel oldu. Taraftar olarak bizim de çok içimize sindi. Siz basketbola veda sürecinde neler düşündünüz?

Mirsad Türkcan: Oyuncuların egoları acayip derecede güçlüdür. Her insanın egosu var ama yıldız oyuncuların egoları çok daha büyük oluyor. Çünkü sürekli ilgi görüyorsunuz, nereye gitseniz ilgi çekiyorsunuz. Yemek için bir yere gidiyorsunuz, garsonlar bile bir başka ilgileniyor sizinle. Ben de şöyle düşündüm; 36 yaşındayım, kazanamadığım tek şey bir Euroleague kupası. Final Four’a gittim, Avrupa Kupası kazandım, Rusya ve İtalya liglerinde en iyi ribaunt alan oyuncu seçildim. Top16 MVP ödülüm, normal sezon MVP ödülüm var. Rusya, İtalya ve Türkiye liglerinde ribaunt kralıyım, hatta Euroleague ribaunt kralıyım. Avrupa’da en iyi genç oyuncu seçildim. Kendi kendime sordum "ne eksik" diye. Tek eksiğim basketbolu efsane olarak bırakmaktı, onu da çok sevdiğim Fenerbahçe’de bırakayım dedim. Bana Galatasaray’dan teklif geldi önümüzdeki sezon için. Bana yakışmaz ki yani Galatasaray forması giymek. Ben, Fenerbahçeli Mirsad, 36 yaşında Galatasaray forması giyecek. Bana bir milyon dolar da verse Galatasaray bir saniye bile düşünmem, ben Fenerbahçeli Mirsad’ım. Onun için dedim ki Fenerbahçe seyircisi beni her zaman Mirsad olarak hatırlasın; mücadele eden, forma için her şeyini veren. Bu sebeplerden dolayı 3 dakika içinde emekli olma kararını verdim. Sezon bitti, play off’larda elendikten sonra Erkan Abi’ye söyledim. Erkan Abi var kendisi bizim malzemecimiz, ona söyledim “ben basketbolu bırakıyorum” diye ama o bırakmamı istemedi. Ama ben basketbolu bırakmak istedim. Bu kararı 3-4 ay önce aldım yani.

1907 ÜNİFEB: Yeni görevinizden bizlere biraz bahsedebilir misiniz?

Mirsad Türkcan: Tabi ki ben 20 sene hem Avrupa’da hem de Amerika’da oynamış bir adamım. Avrupa’da da değişik ülkelerde oynadım. Kemal Bey ve Aziz Başkan benim kulüp içinde olmamı istediler. Ben de onlardan stressiz bir iş istedim. Çünkü 20 sene boyunca stres altındaydım. O stresi taraftar olarak siz de biraz verdiniz bize. Ama tabi bu çok pozitif bir stres. Basketbol camiasını yurtdışında tanıyan bir kişiyim bu yüzden dış ilişki sorumlusu, Euroleague sorumlusu görevini üstlendim. Bundan sonra beni saha kenarında göreceksiniz. Taraftar ile diyalog halinde olmaya çalışacağım. Fenerbahçe’ye elimizden geldiğince hizmet etmeye çalışacağız. Ne mutlu bana bu aile içinde kaldım.

1907 ÜNİFEB: Basketbolda birçok ilkleri başardınız. NBA’e giden ilk Türk basketbolcu oldunuz. Özellikle ribaunt konusunda soru sormak istiyoruz. Avrupa’da "ribaunt" denince akla siz geliyorsunuz. Bu başarınızın sırrı nedir sizce?

Mirsad Türkcan: Bu başarının sırrı istek, başka hiçbir şey değil. Bana soruyorlar “nasıl başarıyorsun” falan diye ama istek tek söyleyebileceğim şey "istek". Yetenek değil, sadece istek. Sürekli hedefe koşmak çok önemli. Bir tane hedefe ulaştım diye hiçbir zaman durmadım. Bunu yaptım şimdi bir daha ki hedef nedir diye baktım hep. Ayrıca Fenerbahçe forması altında bin ribaunt aldığım için çok gururluyum. Efes Pilsen’de, CSKA Moskova’da, Ülker’de şampiyonluklarım var ama Fenerbahçe forması ile 1000 ribaunt almak benim için çok daha farklı, en güzel anlarımdan biri. Onun için bu ribaunt olayı istek işi. Yetenek de değil çalışmak da değil. Tabi ki yani Allah vergisi bir durum var ama istek çok önemli.

1907 ÜNİFEB: Hedef demişken, ileride koçluk gibi bir hedefiniz var mı?

Mirsad Türkcan: Yok!

1907 ÜNİFEB: Çok net bir cevap verdiniz (Gülüşmeler).

Mirsad Türkcan: Koç olmayı düşünmüyorum çünkü beni tanıyan bilir ben her zaman heyecanla basketbol oynadım. Maç içinde de her zaman koçlarla diyalog halinde oldum, bazen kötü diyaloglar da oldu tabi. Bunun yanı sıra kendi taraftarımla, rakip taraftarlarla sürekli bir etkileşim halindeydim. Sadece kazanmak benim için önemli. Kendi oyuncunla kavga edebilirsin, koçla kavga edebilirsin. Ama maçta galibiyet aldıktan sonra soyunma odasına giderken ben her şeyi unutuyorum. Koç olmayı istemiyorum çünkü ben stresli bir hayat istemiyorum. 20 sene boyunca sürekli stres ile yaşadım. Tabi ki 36 yaşındayım herkes “gençsin” diyor ama öyle değil, çünkü ben kaç gece maçları düşünmekten uyuyamadım. Final Four’dan önce, Playoff’lardan önce, Türkiye kupası, şampiyonluk maçları öncesi kaç gece uyuyamadım. Hep maçları düşünüyordum, rakipleri düşünüyordum, nasıl sayı atacağımızı, nasıl ribaunt alacağımı hepsini düşünüyordum. Aslında basketbol bir takım sporu ama eğer sen lidersen, oturup düşünmen lazım.

“SİZİNLE BERABER YAVAŞ YAVAŞ YÜRÜYECEĞİZ”

1907 ÜNİFEB: Bu seneki kadromuz heyecan veren, Avrupa’nın en iddialı kadrolarından biri. Bu sene takımımız için hedefler ve beklentiler neler?

Mirsad Türkcan: Yeni takımın bu sene Final Four yapması lazım diye düşünüyorum. Çok iyi ve çok kariyerli oyuncuları kadromuza kattık. Bu birincisi. İkincisi İlkan Karaman kadroya dahil oldu. Aslında birincisi koçumuz. Simone çok kariyerli bir hoca. İtalya dışındaki ilk serüveni ve bu yüzden başarıya aç. Avrupa’ya kendi kanıtlamak isteyecektir, "ben sadece İtalya’da kral olmadım, ben Avrupa’nın kralıyım" demek isteyecektir. Başarı için her şey var; Arena var, oyuncular var, para var, koç var, taraftar var, her şey var. Ben Simone’yi tanıyorum, Siena’da beraber çalıştık. Çok akıllı, çok hırslı bir koç. Zaten bize de hırslı bir koç lazımdı, Simone ile tam aradığımız koçu bulduk diyebilirim. Yeni oyuncular da çok iyi oyuncular, çok kariyerli oyuncular. Batiste olsun, Sato olsun, Andersen olsun, Bo Mccalebb olsun hepsi harika oyuncular. İlkan da bize geldi, bize güç kattı. Çünkü Türk statüsünde oynayacak ve kendi pozisyonunda bize çok lazım olan bir oyuncuydu İlkan. Bunun yani sıra taraftar da önemli bir güç. Biz geçen sene çok yalnız kaldık. Bizi yalnız bırakmamanız lazım. Kusura bakmayın ama geçen sene çok yalnız kaldık. Belki bizim de suçumuz var ama biliyorsunuz geçen sene takımın yarısı sakattı. Bütün sene boyunca bir kere bile tam kadro idman yapamadık. İşte eleştiriyorlar “Fenerbahçe, Spahija” falan filan, yok öyle bir şey. Spahija çok iyi antrenör, oyuncular da çok karakterli, çok iyi ama şans yanımızda değildi. Sporda biraz da şans olması lazım. Futbolda herkes Barcelona Avrupa şampiyonu olacak diyordu ama yarı finalde elendi.

Siz de bu sene bizim hep arkamızda olan çünkü sporda iyi gün de var kötü gün de var. Sporda hep iyi gün olmaz. Kötü günde siz de bizim arkamızda duracaksınız, biz de sizinle beraber yavaş yavaş yürüyeceğiz.

“YENİ SALONDAKİ TRİBÜN SORUNU ÇÖZÜLECEKTİR”

1907 ÜNİFEB: Biraz yeni salondan da bahsetmek gerekirse, mimari olarak çok güzel bir salon olduğunu görüyoruz ancak yeni salona geçildiğinden bu yana taraftar etkisinde bir azalma olduğunu görüyoruz. Buna katılıyor musunuz, bu konudaki görüşleriniz neler?

Mirsad Türkcan: Çok haklısınız. Bu konuyu ben Kemal Abi’yle de görüştüm, Kemal Abi gerekeni yapacak zaten. Uygulanması planlanan bir fikir var, o zaman bu sorun da çözülecektir diye düşünüyorum. Geçen sene konusunda haklısınız, ona ben de çok itiraz ettim ama yapılacaklar için biraz zaman gerekiyordu, o da bu sene yapılacak. Geçen sene hep birlikte biraz sıkıntılar çektik ama bu sene hallolacak inşallah.

1907 ÜNİFEB: Taraftarın önemi hakkında ne söyleyebilirsiniz? Özellikle basketbolda birçok maçta taraftarın ne denli önemli, itici bir güç olduğunu görüyoruz. Bu konudaki ve taraftarın neler yapması gerektiği konusundaki fikirlerinizi alabilir miyiz?

Mirsad Türkcan: Taraftar her zamanki gibi arkamızda olsun. Biz bir gün bile yalnız kalmadık Abdi İpekçi’deyken. Bakın Euroleague’den elendik, Top16’ya giremedik ama bir gün bile yalnız kalmadık. Abdi İpekçi nerede, bu salon nerede? Bu salon Fenerbahçe’nin göbeğinde. Kadıköy 10 dakika, Ataşehir zaten %90 Fenerbahçeli. Yani geçen sene burada 1000-1500 taraftara oynadık biz, ayıp. Mesela 100. yılda Abdi İpekçi’de ortalama 7000'di. Bu ne demek biliyor musunuz? Çok önemli bir sayıdır, 6800 küsür işte. Taraftar orada bizi bırakmadı, çünkü hedefe kilitlenmişti. Ona rağmen Top16’ya giremedik bakın, şubat ayında elendik. Ama işte hedefe kilitlenme vardı, biz de ondan sonra 12 galibiyet tak tak tak alıp şampiyon olduk. O yüzden bu sene de aynı şeyi yapalım, bu sene bu takım daha da iyiye gidecek. Bakın Final Four hedefi var ama siz arkamızda olduğunuz sürece hiçbir şey olmaz bize.

“OYUNU TAKİP EDECEKSİN, ONA GÖRE TEZAHÜRAT YAPACAKSIN. BU KADAR BASİT.”

1907 ÜNİFEB: Taraftardan konu açılmışken şunu da soralım; basketbol seyircisi - futbol seyircisi diye bir ayrım vardır ya hani, bu ayrımı sağlayan en önemli faktörler nelerdir? Örneğin; bir basketbol maçında sürekli tezahürat yapılması olumsuz bir şey midir, bunun sahaya etkisi nasıl olur?

Mirsad Türkcan: Şöyle diyeyim; basketbol seyircisi belli bir seyircidir ama oyunun gidişatını anlayan bir seyircidir. Yani maç esnasında hiç kimseye telefon edip de “şunu yapın, bunu yapın” diyemezsin, seyirci anlar ne yapması gerektiğini. Mesela 14 sayı gerideyiz diyelim, susuyorlar. Islık, hakeme baskı, rakibe baskı, top kendi takımına geçtiğinde biraz duraksama, ara verme, basket atınca bir coşma, ondan sonra yine bir ıslık… Bunlar çok önemli şeyler. Mesela geçen yıl Emir Preldzic faul atıyor, tribünler şarkı söylüyor. 2’de 1 attı çocuk, gitti o maç mesela yani. Böyle farklar var işte. Basketbolu bileceksin ve oyunu takip edeceksin, ona göre tezahürat yapacaksın. O kadar basit, başka bir şey değil.

1907 ÜNİFEB: 1907 ÜNİFEB hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

Mirsad Türkcan: Tabi şimdi bütün üniversitelerde olduğunuz için özellikle deplasmanlarda fark ediliyor. Mesela iki sene önce bir elemeler oynadık Konya’da, bilmiyorum ama 1000 kişi falan geldi ya. Hani belki 800-900, bilemem tam sayıyı ama 1000 civarı diyorum ve orada 4 gün boyunca bizi çok güzel ağırladılar. Otele de geldiler, konuştuk; sohbet, kahve. İşte bunlar çok güzel şeyler. O yüzden ben de sizi çok takdir ediyorum.

“JÜBİLENİN GELİRLERİ NOVİ PAZAR’DAKİ OTİSTİK HASTANESİNE”

1907 ÜNİFEB: Peki Novi Pazar’la ilgili ne söylemek istersiniz? Orada doğduğunuzu biliyoruz, Fenerbahçe’nin de kurduğu bir dostluk var bildiğiniz gibi.

Mirsad Türkcan: Abicim Novi Pazar memleketimiz, doğdumuz yer; çok seviyoruz. Sizinle de taraftarlar olarak böyle bir kardeşlik ortamı olduğu için çok mutlu oldum. Yani Novi Pazarlıyım, Fenerbahçe’de oynuyorum. Ne güzel böyle bir karışım. Tabi orada durumlar biraz zor ekonomik olarak ama biz de elimizden geldiğince yardım etmeye çalışıyoruz. Mesela bu jübile maçının bütün gelirleri Novi Pazar’da yapılan ama yarım kalmış bir otistik hastanesine gidecek. 8 sene önce, iki çocuğundan biri otistik olan bir baba başlatmış bu inşaatı. İşte oradan üç almış, buradan beş almış ama hala inşaat bitmemiş, yapamamışlar. Biz de böyle bir karar aldık, bütün gelirleri oraya gönderip inşallah Allah nasip ederse o inşaatı bitireceğiz. Onun için bütün taraftarları da bu maça bekliyorum, salonda boş yer kalmasın istiyorum.

Kızlar da gelsin ama. Mersin maçını doldurun ama buna da gelin, bakın son maç. Zaten 3 aydır koşmuyorum, nasıl oynayacağım bilmiyorum valla kara kara düşünüyorum. Bugün idman yapacağım diye ayakkabı aldım, yapamıyorum. Bir sayı atsam, bir ribaunt çeksem tamam işte (Gülüşmeler).

MİRSAD TÜRKCAN'LA KISA KISA

1907 ÜNİFEB: Birlikte oynadığınız en iyi basketbolcu kimdi?

Mirsad Türkcan: Petar Naumoski.

1907 ÜNİFEB: Peki birlikte oynamak isteyip oynayamadığınız bir basketbolcu var mı?

Mirsad Türkcan: NBA’den Carmelo, Avrupa’dan David Rivers. Tofaş’ta da oynamıştı.

1907 ÜNİFEB: Unutmadığınız bir galibiyet var mı?

Mirsad Türkcan: Hırvatistan – Türkiye çeyrek final. 2001’deki maç. Bir de Fenerbahçe – Napoli maçı, Euroleague’de. 3 tane uzatma olmuştu. Ama Hırvatistan – Türkiye maçı için kariyerimdeki dönüm noktası diyebilirim.

1907 ÜNİFEB: Çalıştığınız en iyi koç kimdi sizce?

Mirsad Türkcan: Aydın Örs ve Ergin Ataman.

1907 ÜNİFEB: Fenerbahçe’den ayrılmayı hiç düşündünüz mü?

Mirsad Türkcan: Yok, düşünmedim. Bir ara bir şey olmuş ama Başkan arkamda durdu o dönem, ondan sonra her şey halloldu bir günde.

1907 ÜNİFEB: NBA’ya giden ilk Türk basketbolcu olarak NBA maceranız hakkında ne söylemek istersiniz?

Mirsad Türkcan: NBA’de doğru zamanda, doğru yerde olmak lazım. Ben ne doğru zamanda gittim, ne doğru yerde bulundum açıkçası. Houston tarafından seçildim, ondan sonra New York’a gittim ben ve o da tarih boyunca kurulmuş en pahalı takımıydı NBA’in.

1907 ÜNİFEB: İbrahim Kutluay da benzer bir durum yaşamıştı. Seattle’a gitmişti ancak inanılmaz bir çıkış yakalamıştı o yıl Seattle ve şans bulamamıştı.

Mirsad Türkcan: Evet, şans işte bir yerde. Mesela Hidayet’in şansı var. Çok iyi bir oyuncu zaten ve şansı da yanında oldu. Mehmet Okur’un aynı şekilde çok büyük şansları oldu. İyi oyuncular zaten, kulüp de arkalarında durduğu zaman başarı geliyor.

1907 ÜNİFEB: Basketbolseverlerin hep tartıştığı bir konu vardır: “NBA basketbolu mu, Avrupa basketbolu mu?” Sizce verdiği zevk bakımından hangisi daha önde geliyor?

Mirsad Türkcan: Avrupa daha zevkli. Çünkü Avrupa’da maçlar hep çekişmeli, hep kıran kırana. Diğer tarafta sadece Play Off var.

1907 ÜNİFEB: Röportajımızın sonuna geldik, bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz.

Mirsad Türkcan: Rica ederim, ben teşekkür ederim.

Röportajın 1907 ÜNİFEB sitesinde yayınlanan tam metni için; tıklayınız

6 Eylül 2012 Perşembe

Mirsad: "Fenerbahçeli Mirsad olarak anılacağım"


16 Eylül'de Fenerbahçe Ülker ile CSKA Moskova arasında oynanacak özel maç ile jübilesi yapılacak olan Türk Basketbolunun ve Fenerbahçe'nin efsane ismi Mirsad Türkcan bugün düzenlenen basın toplantısından önce Hürriyet Gazetesi'nden Fatih Sabovic'e önemli açıklamalarda bulundu. Fenerbahçe sevgisinden, basketbol kariyerine, jübilesinden, taraftara duyduğu sevgiye kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulunan Mirsad'ın o özel röportajı şöyle:

Basketbolu 'Fenerbahçeli Mirsad' olarak bırakacaksın. Bu sana ne hissettiriyor?
Bir gün Dereağzı Tesisleri'nde, ben, Başkan Aziz Yıldırım, Cemil Turan ve Fenerbahçeli yöneticilerle birlikteydim. Cemil Turan, 'Fenerbahçeli Cemil' olarak basketbolu bıraktı. Başkan da bana, "Mirsad bak, Cemil basketbolu 'Fenerbahçeli Cemil' olarak bıraktı. Ben de kendisine, "Bir gün inşallah ben de, 'Fenerbahçeli Mirsad' olarak parkelerden ayrılırım" diye temennide bulundum. Ve şimdi bu gerçekleşeceği için çok heyecanlıyım.

GALATASARAY'I REDDETTİM ÇÜNKÜ... FENERBAHÇELİ MİRSAD'IM...
- Kariyerinde önemli pay sahibi olan Ergin Ataman'la ilgili ne düşünüyorsun?
Ergin Ataman, Aydın Örs'le birlikte benim en sevdiğim abilerim arasındadır. Onlarla çok şeyler paylaştım. Farklı ülkelerde benim antrenörlüğümü yaptı. Efes'te, Ülker'de ve Siena'da birlikte çalıştık. Ergin Abi nereye gidiyorsa beni hep almaya çalıştı. O nedenle ona çok teşekkür ediyorum. Bana her zaman güvendi. Benim için bu şereftir. Bu sene beni Galatasaray istedi ama gidemedim. Nedeni çok basit... Beni herkes Fenerbahçeli Mirsad olarak tanıyor. Benim böyle bir şey yapmaya karakterim müsait değil. Bana Türkiye içinde Fenerbahçe formasından başka bir forma giymek yakışmaz. Ergin Abi yurt dışında bir takım çalıştırıyor olsa ve beni çağırsa 1 sene daha oynardım. Ama Türkiye'de böyle bir şey söz konusu olamaz. Ergin Abi'yi kırmazdım. Galatasaray'da başarılı olacağına inanıyorum.

- Türk Milli Takımı'yla ilgili düşüncelerin nelerdir? Tanjevic ve şu anda elemelerde mücadele eden kadro yeterli mi?
EuroBasket 2013 elemelerini turnuva gibi görmek lazım... Geçtiğimiz günlerde Emir Preldzic'le konuştum. "Bir maç daha kaybedersek, Allah korusun eleniyoruz" diyor. Türk basketbolu için büyük bir şok olur. Çünkü sen iki sene önce dünya ikincisi oluyorsun. Sonra Avrupa Şampiyonası'na gidemiyorsun. Çok genç ve tecrübesiz oyuncular var kadroda... Milli takım formasını taşımak kolay değildir. Çok büyük bir sorumluluk alıyorsun, hem insan hem sporcu olarak. Onun için bence şu anda kadroda bulunan özellikle 3-4 oyuncu, sadece sorumluluk açısından o formayı taşıma konusunda eksiklik yaşar. Bunun tek nedeni tecrübesizlik... Şimdi bakıyorsun son 2-3 dakika top hep Semih'in Emir'in elinde... Şafak'ı çok beğeniyorum mesela... İleride inanılmaz bir oyuncu olacak. Ama şu anda milli takıma hazır değil... Sinan, Semih, Emir... Kerem Gönlüm sakatlıktan yeni çıktı o nedenle onu sayamıyorum. İnşallah kalan maçların tamamını kazanır seneye daha güçlü, kuvvetli ve tecrübeli bir takımla Avrupa Şampiyonası'na gideriz. 

- TBF başkanlık seçimleriyle alakalı neler düşünüyorsun?
Turgay Demirel, ilk 10 sene çok büyük işler yaptı. Ve hakikaten basketbolumuzu çok iyi yerlere getirdi. Ama 1992-2012 arası 20 sene, çok uzun bir mesafe… Şimdi gazetelerde gördüğüm gibi Ali Doğan ve Doğan Hakyemez aday oldu. İkisini de iyi tanırım. Ali Abi, Ülker’de benim başkanlığımı yapmıştı. Türk basketbolu için hayırlısı neyse o olsun. Ama Ali Doğan için söyleyeceğim şu… Benim Ülker’de oynadığım dönemde çok büyük bir lider, çok büyük bir vizyoncu olduğunu gördüm. Seçimler gösterecek sonucu ama Ali Doğan göreve gelirse en iyi şekilde bunun altından kalkar ve ileri götürür.

- Fenerbahçe’nin UEFA Avrupa Ligi’ndeki şansını nasıl değerlendiriyorsun? Alex ve Kocaman arasında yaşananlarla ilgili düşüncelerin neler?
Aykut Kocaman ve Alex’in arasındaki olaylar hem futbol hem basketbolda yaşanabilecek şeyler… Bir hocayla oyuncunun ilişkisinde böyle dönemler olabilir. Alex, lider bir oyuncu. Umarım çok yakın zamanda sorunlar hallolacak. Fenerbahçe geçen sene çok zor günler yaşadı. Ama o zor günleri Fenerbahçe Spor Kulübü karakterini ortaya koyarak atlattı. Bence Fenerbahçe’de Krasic ve diğer futbolcular uyum sağladığı takdirde, yarı final ve final dahi gelebilir.

- Senin Fenerbahçe’de giydiğin 6 numaralı forma emekliye ayrılacak. Yönetimin o yaptığı hareket sana ne hissettirdi?
İlk önce ben Fenerbahçe Ülker'e ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Belki jübile yapacağız ama kimsenin formasını asmayız derlerdi. Ama onlar bana böyle teklif ettiler. Başkan Aziz Yıldırım ve Kemal Dinçer'e çok teşekkür ederim. Yarın öbür gün çocuklarım salona gidince benim formamı görecekler. Ve ben gururlanacağım. İnanın ayın 16'sı benim için çok zor geçecek. Çünkü 20 seneden sonra böyle bir maçta tüm sevdiklerim benimle olacak. Nereye koştuğumu, ne yaptığımı bilemeyeceğim eminim. Özel otobüsler kaldırılacak benim jübilem için Novi Pazar’dan… İnşallah herkes gelecek. Gelirim tamamını Yeni Pazar’daki engelli çocuklara bağışlayacağım.

Jübilemin gelirini Novi Pazar’daki engelli çocuklara bağışlayacağım

Gelirini Novi Pazar'daki engelli çocuklara bağışlayacağım jübile maçımda bana Türk Hava Yolları sponsorluk yapacak. Başta THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı olmak üzere tüm THY ailesine bunun için teşekkür ediyorum.  2-3 sene rahatça basketbol oynayabilirdim ama zirvede bırakmak istedim.

Taraftarımız, beni en zor günümde iyi ve kötü günde hep destekledi. Ben eğer bir şeyi yanlış yaptıysam haklarını helal etsinler. Ama yanlış yaptığımı da düşünmüyorum. O nedenle tüm taraftarları 16 Eylül'deki jübileme bekliyorum.

Fenerbahçe’de yakın dönemde yöneticiliğe başlayabilirim
Yakın dönemde Fenerbahçe'de yöneticilik yapmayı düşünüyorum. Bunu masaya yatıracağız Kemal Dinçer ağabeyle... Ben yönetimde olmasam da Fenerbahçe'ye hizmet için buradayım. Mutlaka kulüpte olması şart değil ama ben Fenerbahçe'ye hizmet ederim. Yeter ki onlar istesinler. Fenerbahçe ve Novi Pazar’ın hazırlık maçı oynaması için elimden geleni yapacağım Fenerbahçe taraftarlarıyla Novi Pazar'ın kardeşliği için bir Novi Pazarlı olarak elimden geleni yapmaya çalışıyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde futbol takımları arasında bir hazırlık maçı yapılır. Ben de bu konuda gerekli çabayı harcayacağım. Ancak her şeyin zamanında olması en güzelidir. Bu konuda iki kulübün taraftarlarının da içi rahat olsun. Önemli olan kardeşliğin nasıl başladığı değil. Nereye kadar götürülebileceğidir.

Novi Pazar'da bir Boşnak toplum var. Orada insanlar Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor'u değil, tüm Türkiye'yi seviyor. Benim akrabalarımın büyük bölümü burada... Böyle bir bağ zamanla oluştu iki kulüp arasında... Ben de Fenerbahçe'ye hizmet ettim. Fenerbahçe Novi Pazar'da fenomen durumunda... Torcida Sandzak ve Ekstremi gruplarıyla Fenerbahçe taraftarları arasında bir bağ oluştu. Ben iki takımı da canımdan çok seviyorum. Novi Pazar doğduğum yerin Fenerbahçe'si benim için... Fenerbahçe de, aşkımız her şeyimiz. Bu kardeşliğin nereye götürüleceği önemli. Partizan ve PAOK arasında da var. Bu seyirciye bağlı. İnşallah daha kuvvetli bir bağ oluştururlar.

- Fenerbahçe'nin THY Euroleague'de bu sezonki şansını nasıl değerlendiriyorsun?
Fenerbahçe Ülker bu sezon çok kaliteli oyuncular transfer etti. Basketbolda her takımın zamana ihtiyacı var. İnşallah yeni gelen yabancılar çabuk adapte olur. Ve uzun yıllarda Avrupa'da beklenen başarı gelir. Geçen sezonla ilgili konuşacak olursam, başarının gelmemesinin sebebi takımın yarısından fazlasının sakat olmasıydı. Herkes ya ameliyattan çıkıyor, ya sakatlık dönemine giriyordu. Bence bu yıl Fenerbahçe Ülker ve Anadolu Efes'in Avrupa'daki şansları çok yüksek... Bu sene taraftardan ötürü Fenerbahçe'yi bir adım daha önde görüyorum. Bizim en büyük gücümüz taraftarımız. Bu takım ve bu transferlerle Fenerbahçe'nin büyük işler yapması gerekiyor. Bir atmosfer yakalandığında her türlü başarı gelir.  Tuncay Özilhan'ın Anadolu Efes’teki yatırımları karşılığını verir

- Anadolu Efes'in Euroleague'deki şansı da azımsanmayacak kadar çok... Tuncay Özilhan, Anadolu Grubu'yla basketbola müthiş yatırımlar yapıyor. Ve bunun karşılığını da alacaktır. Oktay Mahmudi de çok iyi bir koç... İyi de bir takım kurdular. Ben artık sık sık Final Four'da Türk takımlarını görmek istiyorum. 

- Geçen sene üç kupa alan Beşiktaş, bu sezon neleri başarabilir?
- Beşiktaş'ın bu sezon özellikle Euroleague'de zorlanacağına inanıyorum. Çünkü geçen yılki kadrodan çok isim gitti. Ama yine de iyi transferler yaptılar. Erman Kunter de çok iyi bir antrenör. Takıma, Vidmar, Christopher gibi önemli isimleri katmayı başardı. Euroleague'de başarı zor ama Türkiye'de zirveye oynarlar.


- Bir Efes Pilsen maçında burnunun kırıldığı kan akan bir fotoğraf var. Taraftarlar seni o fotoğrafla hatırlıyor adeta... O anda tam olarak neler hissetmiştin?
- Zaten benim Fenerbahçe'de her 3 maçımdan birinde bir yerimden kan akıyordu (gülüyor). Yani Fenerbahçe'de 6 senedir oynuyorum. En az 6-7 kez burnum kırıldı. Tabii ki maç esnasında hissetmiyorsun. Bir yerden patlıyor. Hiçbir zaman başkalarının cesaret edemeyeceği hareketleri yaptığım, toplara uzandığım için pişman olmadım. Ama bu sadece Fenerbahçe için geçerli. Kariyerimde diğer tüm takımlarda profesyonellik ve para kazanmak için oynadım. Ama formamın hakkını oralarda da verdim. Yine de Fenerbahçe'de işin içine aşk girince, her şey bambaşka oldu. Hep Allah'a jübilem için dua ettim. Fenerbahçe'de oynayıp, taraftarların beni, benim de onları hissedeceğim bir jübile istedim. Umarım bunu en iyi şekilde gerçekleştireceğim.  

Beko Basketbol Ligi bu sezon, Süper Lig’den daha kaliteli olabilir

- Kulüplerimiz çok kaliteli yabancı basketbolcuları kadrosuna kattı. Bu nedenle rekabet Süper Lig’den dahi fazla olabilir. Yine de yabancıların yanı sıra altyapıya da yönelmek gerekiyor. Milli takımın geleceği oradan oluşacak. Yatırım yapılmazsa bunu nasıl başaracağız?
Kadın basketbolcular Türkiye’ye para için geliyorlar. Kadın basketbolcuların Türkiye'yi tercih etme sebebi büyük ihtimalle paradır. Fakat bizim kadın takımlarımız da çok başarılı. Genç kızlarımız şampiyon oldu. Olimpiyatlarda da müthiş bir mücadele sergilendi. Türkiye'nin sporla ilgili ne kadar yükseldiğine dair bir örnek vereyim. Sırbistan'da üst düzey bir antrenörle yaptığım sohbette hoca bana, "Geçmişte Türkler bizden set alamazdı. Şimdi biz onlardan set alamaz olduk" dedi.

Başkalarının ayağını koyamadığı yere, Fenerbahçe için kafamı koyarım

- Fenerbahçe taraftarları arasında basketbolu bırakmanı istemeyen çok kişi var. Her zaman alın terini ve savaşçı ruhunu sahaya en iyi yansıtan oyuncu olarak görüldün...

Ben her oynadığım kulüpte taraftarla hep yakın oldum. Mesela CSKA Moskova'da oynadım. Çok seneler geçmesine rağmen taraftarlar hala beni hatırlıyor. İki sene önce Moskova'da maça gittik. Ve adım anons edildiğinde o 'soğuk' olarak nitelendirilen Rus taraftarlar beni ayakta alkışladı. Sadece Fenerbahçe için değil, oynadığım her kulüpte elimden gelenin en iyisini yaparım. Ama Fenerbahçe ayrı bir aşktır benim için... O nedenle Fenerbahçe formasıyla, bir çok basketbolcunun maçta ayak dahi koyamadığı yere, ben seve seve kafamı koyarım. Fenerbahçe son 6 senedeki 4 şampiyonluğunu, para için değil kulübe duyduğu aşk için oynayan basketbolcular sayesinde kazandı.

BİR ANI
5 mekik için binlerce kilometre

18 yaşımdayken, Efes Pilsen’le Bormio’da kamptaydık. İdmanda gergin anlar yaşadım. Daha sonra Aydın Abi (Örs), mekik çekmemi söyledi. 40 mekik çekmemi söyledi. Ben 35 mekik çektim. Beni Bormio’dan trenle Milano’ya oradan da uçakla İstanbul’a yolladı. Yıldız takımla 10 gün idman yaptım ve hayatımın dersini aldım diyebilirim.
Jübilem her şeyden önemli

Artık 36 yaşıma geldim. Geçen sene çok büyük bir sakatlık yaşadım. Ama iyi geri döndüğüme inanıyorum. Hayatınızda her şey planladığınız gibi gitmiyor. Hem özel hayatta, hem sporda... Her zaman pürüzler var. İnsan ne kadar çabuk toparlanırsa, o kadar iyi geri dönüyor. Ben de sakatlıkları atlattım. Özel hayatta problem yaşadım. Fakat ailem ve arkadaşlarım bana çok güzel destek verdiler. Ne mutlu bana ki böyle bir jübile yapabiliyorum. Benim için önemli olan Fenerbahçe'nin böyle bir organizasyona el atması. Bu paradan ve diğer şeylerden önemli...

Fenerbahçe'de oynamak ayrıcalıktır 
2006'dan bu yana 6 sene bu formayı elimden geldiğince hakkını vererek terlettim. Fenerbahçe'de oynamak ayrı bir zevktir. Hem sevdiğin takımı profesyonel olarak temsil ediyorsun, hem de sevdiğin takımda oynuyorsun. Bunlar apayrı şeyler... Kariyerimde çok sayıda büyük takımlarda, hatta NBA'de bile forma giydim. Ama tek bir şey öğrendim o da; Fenerbahçe'de oynamanın ayrıcalık olduğuydu.
Ribauntlardaki sırrımı açıklayamam

Ribauntlardaki yeteneğim Allah vergisi… Benim sırrımı NBA koçları dahil herkes merak etti. Ama bunu anlatamam mümkün değil. Topu son ana kadar takip ediyorum ve idmanlarda bile en çok ribaunt alan oyuncu olmaya çalışıyorum. Doğuştan gelen bir yetenek…

Kitap yazmayı düşünebilirim
20 sene yaz-kış demeden çalıştım. Ve gerçekten kariyerimde çok zor dönemler yaşadım. Artık biraz istirahat etmem gerekiyor. Buna ihtiyacım var. Daha sonrasında belki anılarımı bir kitap haline getirmeyi düşünebilirim. Çünkü az değil tam 20 senemi basketbola adadım.
 
Bugün 'Mirsad Türkcan'sam Efes sayesinde...
- 1992 senesinde Türkiye'ye ilk geldiğimde Anadolu Efes forması giydim ve önemli başarılara imza attım. Ben bugün Mirsad Türkcan'sam bunu Anadolu Efes'te geçirdiğim kariyere borçluyum. Ve kariyerimin hemen başında 'Efes'li Mirsad' olarak anıldım. Bu geleceğim için çok önemliydi. 8 sene önce Fenerbahçe’de oynayacağıma dair söz vermiştim

- Kariyerinde 6 sene Fenerbahçe'de oynadın. En uzun süreli formasını giydiğin Fenerbahçe'ye seni ne bu kadar bağladı?
- Herkesin gönlünde bir tutkusu vardır. Ben de Türkiye'ye ilk geldiğimde, Fenerbahçe'nin ne kadar büyük olduğunu gördüm. Fenerbahçe'ye sempati duymamda Aydın (Örs) Abi'nin de payı çok büyüktür. Çünkü o da Anadolu Efes'te bizi çalıştırıyordu ama çok iyi bir Fenerbahçeli'ydi. Futbolu da çok seven biri olarak, Fenerbahçe'yi sevip desteklemeye başladım. Tutkum sarı lacivert oldu. Hayat da beni Efes'ten sonra başka yollar attı. Hep arka arkaya başarılar yaşadım. Yurtdışında Türkiye'yi temsil ettim. Başkanımız Aziz Yıldırım'la 2004 senesinde yaptığı bir Moskova ziyaretinde şans bulup yemek yedik. O zaman başkan da bana, 'Mirsad bana bir söz ver. Yüzüncü yılda Fenerbahçe'desin' dedi. Ben de Aziz başkana söz verdim. Ve o sözümü de tuttum.

KARİYERİNİN EN’LERİ
Çalıştığın en iyi koçlar: Aydın Örs ve Ergin Ataman
Aydın Abi babam gibidir. Ergin Abi’yle de çok sayıda takımda çalıştım. İkisi benim için en iyidir.
Birlikte oynadığın en iyi yerli basketbolcu: İbrahim Kutluay
Birlikte oynadığın en iyi yabancı basketbolcu: Petar Naumoski
Hayran olduğun basketbolcu: Toni Kukoc

Mirsad Türkcan: "Gurur doluyum"


Türk Basketbolunun ve Fenerbahçe Ülker’in önemli isimlerinden Mirsad Türkcan, 20 yıllık faal basketbol yaşantısına Fenerbahçe Ülker forması altında nokta koyacak olması nedeniyle gurur dolu olduğunu söyledi.

Mirsad Türkcan, tüm basketbolseverleri, 16 Eylül Pazar günü Fenerbahçe Ülker ile CSKA Moskova arasında, Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena’da, Fenerbahçe Ülker ile CSKA Moskova arasında oynanacak ve geliri hayır işlerine ayrılacak jübile maçına davet etti.

Mirsad Türkcan’ın, kendisini herkesten farklı kılan özelliklere sahip çok büyük bir basketbolcu olduğunu söyleyen Fenerbahçe Basketbol Şubesi Genel Koordinatörü Kemal Dinçer ise Mirsad’ın gelecek sezondan itibaren Fenerbahçe Ülker idari kadrosunda yer alacağını duyurdu.

Henüz faal basketbol yaşantısını sürdürürken bile Türk Basketbolunun unutulmazları arasına giren Mirsad Türkcan, jübile maçının programını ve duygularını Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena’da düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna aktardı. Toplantıda Mirsad’a, Fenerbahçe Basketbol Şubesi Genel Koordinatörü Kemal Dinçer de eşlik etti.

Kemal Dinçer: "Mirsad İdari Kadromuz içinde yer alacak"
Toplantıda ilk olarak söz alan Kemal Dinçer, "Mirsad, kendisini herkesten farklı kılan ve hep anlatılacak özelliklere sahip çok büyük bir basketbolcuydu. Sadece ülke çapında değil, global anlamda da bu böyleydi. Milli takım ve kulüplerin başarılarında Mirsad’ın büyük katkısı oldu, yurtdışında oynarken de bizi gururlandırdı. Mirsad’ın, benliğinin yüzde yüzünü vermediği, bir top için yere atlamadığı, bir ribaund için mücadele etmediği bir maça rastlayamazsınız. Bu nedenlerle, kendisine hep ayrı bir yer edindi ve çok sevildi. Kulüp ve altyapı antrenörleri oyuncularına, hep kendisini örnek verdi. Fenerbahçe Ülker forması altında yaşadığı güzel yıllardan sonra kariyerini sonlandırmaya karar verdi. Yeri doldurulamaz bir oyuncu olduğu için bu durum bizler için de üzücü ve düşündürücüdür. Tabii bundan sonra kendisine daha çok zaman ayıracak ama; Fenerbahçe Ülker camiası içinde kalması, bizim organizasyonumuza katkı yapması yönündeki talebimize olumlu cevap verdi. Kendisi, gelecek sezondan itibaren dış ilişkilerden sorumlu olarak idari kadromuzun içinde yer alacak" diye konuştu.

Sosyal olaylara duyarlılığı ve jübilesinin gelirini hayır işlerine aktaracak olması nedenleriyle de Mirsad’ın alkışlanacak bir oyuncu olduğunu belirten Kemal Dinçer, "Jübile organizasyonun en güzel ve Mirsad’a layık şekilde gerçekleştirilmesi için çalışıyoruz. Ayrıca, Mirsad’ın jübile maçının 2012-2013 sezonunda çok iddialı bir kadro kuran Fenerbahçe Ülker’in Türkiye’deki ilk maçı olması ve bu rekibin de Avrupa’nın sayılı ekiplerinden CSKA Moskova olması büyük önem taşıyor. Bu sürece katkı veren Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’a, Sayın Semih Özsy’a ve Ülker camiasına teşekkür ediyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.

Mirsad Türkcan: "16 Eylül’de hep beraber olacağız"
Mirsad Türkcan ise, "1993 yılında Efes Pilsen’de başladığım kariyerime Fenerbahçe Ülker’de son veriyorum. Kariyerime bir çok basketbolcunun yaşamak isteyeceği şeyleri yaşayarak son veriyor olmaktan gurur duyuyorum. Fenerbahçe Ülker forması ile kariyerimi sonlandırmaktan dolayı da ayrıca gurur duymaktayım. 20 sene bizi takip ettiniz. İyi ve kötü günlerim oldu. Basketbol sahalarında büyük sevinçler ve büyük üzüntüler yaşadım. Ama geriye dönüp baktığımda aklımda hep güzel anılar olduğunu görüyorum. Basketbolu ve Fenerbahçe’yi ne kadar çok sevdiğimi biliyorsunuz. İnşallah 16 Eylül’de hep beraber olacağız. Fenerbahçe seyircisi, bildiği gibi beni uğurlayacak. Sayın Başkan Aziz Yıldırım’a, Semih Özsoy’a, Ülker Ailesine teşekkür ediyorum. Gelirini, Yeni Pazar’da yarım kalmış, hasta ve engelli çocuklar için yapılan hastanenin inşaatında kullanacağımız bu maçta desteklerinizi beklemekteyiz" dedi.

Geliri, Novi Pazar’da yarım kalan zihinsel ve bedensel engelliler hastanesine bağışlanacak olan ve 16 Eylül Pazar Günü Fenerbahçe Uluslar arası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena’da oynanacak Mirsad Türkcan’ın jübile maçı, Fenerbahçe Ülker-CSKA Moskova karşılaşmasının biletleri, tüm Biletixlerden 10-20 ve 30 TL fiyatlarla satışa sunuldu.

13 Temmuz 2012 Cuma

#10 ve #12 Numarada Emekli Edilsin!!


Dün Mirsad Türkcan'ın basketbolu bırakma kararını vermesinin ardından forması olan 6 numaranında emekli edileceği ve salona asılacağı açıklanmıştı. Mirsad bu onuru yaşamayı fazlasıyla hak etmiş, Fenerbahçe Basketbol Tarihinde önemli yere sahip bir insan. Ancak bu onuru yaşamayı Mirsad kadar hak eden iki kişi daha var; İbrahim Kutluay ve Damir Mrsic...

İbrahim Kutluay, Fenerbahçe alt yapısında basketbola başlamış, Çubukluya altyapıda dahil olmak üzere yaklaşık 12 sene hizmet etmiştir. İbrahim Kutluay denildiğinde akla ilk Fenerbahçe gelecek kadar bütünleşmiştir bu camia ile. Taraftarın gözbebeğidir. "Milyon dolarlarda verseler, Galatasaray'da oynayacak kadar profesyonel değilim" diyecek kadarda doğuştan Fenerbahçelidir...

Damir Mrsic, Fenerbahçe'de 7 sezon forma giymiş ve kaptanlığını yapmış efsane skorerimiz. Türk vatandaşlığına geçerek bizden biri oldu. O ardı arkası kesilmeden attığı üçlükler hala hafızalarımızdaki yerini korumakta. 100. yılımızda şampiyonluk kupasını kaldırma şerefine erişmiş, Fenerbahçe basketboluna adını altın harflerle yazdırmış ve ölümsüzleşmiştir. Halen de Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızda Takım Menajerliği görevini yapıyor. Basketbolu bırakmış olsada kopmadı Fenerbahçesinden.

Fenerbasket'in önderliğinde diğer iki efsanemiz olan İbrahim Kutluay ve Damir Mrsic için bir kampanya başlatıldı. Bu kampanyada amaç; Mirsad'ın 6 numaralı forması ile birlikte İbrahim'in 10, Damir Mrsic'in de 12 numaralı formalarının emekli edilip, salonumuza asılması. Onlarda bu onuru yaşamayı fazlasıyla hak ettiler. Çünkü onlarda Fenerbahçeliydiler...

Bu kampanyaya destek vermek için;

Twitter hesabı olan okurlarımızın @Fenerbahce, @FBahceUlker_ ve @kemdincer hesaplarına bu istediğimizi iletmelerini rica ediyoruz

Fenerbahçe basketbolunun efsanelerini onurlandırmak için; HAYDİ GÖREVE!!

Fenerbasket'te Hakan Yaman'ın kaleme aldığı o yazı;

Mirsad'ın jübileye zorlanmasını yanlış bulsak bile formasının emekli edilecek olması bir vefa örneğidir. Ancak bu yetmez. Fenerbahçe basketboluyla özdeşleşmiş olan İbrahim Kutluay ve Damir Mrsic'in de formaları emekliye ayrılmalı... Onlar bunu en az ama en az Mirsad kadar hakediyor.

Ey Fenerbahçe basketbolunu yönetenler! Madem bir işe başladınız; günü kurtarmak için olmasın! Mirsad'ın kadroda düşünülmeyişini örtmek adına bir manevra değil, gerçek bir kadirşinaslık olsun. Bunun için önce İbrahim Kutluay ve Damir Mrsic'le başlansın! O gün jübile maçı sadece Mirsad için değil; bu iki efsanemiz içinde yapılsın!

Ve siz ey Fenerbahçeli basketbolseverler! Efsaneler sahip çıkmak kulübün geleceğine sahip çıkmaktır! Bırakalım o günün tartışmaları o günde kalsın. İbo ve Mrsic için elimizi taşın altına koyalım. Bloglarımızda, facebook ve twitter gibi ortamlarda bu isteğimizi dile getirelim; bir mesajdan ne olur demeyin, bir kibrit bir orman yakar!

Haydi göreve!

12 Temmuz 2012 Perşembe

Vee Mirsad bırakıyor


En iyi genç oyuncu…
NBA'de forma giyen ilk Türk basketbolcu…
Euroleague'de 1000 ribaunta ulaşan ilk oyuncu…
Euroleague'in tüm zamanlardaki en iyi ribaundcusu...
MVP ödüllerine doyan ender bir oyuncu…

Mirsad Türkcan...

Fenerbahçe taraftarının göz bebeği, takımın dinamosu ve ateşleyici gücü, rakiplerin asla çekemediği bir sporcu.. Basketbolu bana sevdiren insan. Belki de benimle birlikte binlere, milyonlara sevidiren sporcu. Kariyerinin her dönemi apayrı bir başarı öyküsü. Her dönemi ödüllerle, şampiyonluklarla geçmiş inanılmaz bir kariyer. Oynadığı her takımda iz bırakmayı başaran ender basketbolculardan biri.. Kendi kariyeri dışında ülkesinede birçok ilki yaşatan önder bir sporcu. 19 yılını basketbola adamış bir insan.. Ve son durak Fenerbahçe Ülker!

2006 yılından itibaren giymeye başladığı Fenerbahçe formasıyla arasındaki bağ çok daha eskilere dayanan bir Fenerbahçeli. Maddiyatı, Sarı-Lacivert çubuklu aşkından üstün görmeyen, getirin boş kağıdı imzayı atayım diyen cömert bir spor insanı. Kendisine transferle ilgili sorulan bir soruya "Ben Fenerbahçeliyim. İsmim Fenerbahçe ile özdeşleşti. Taraftarla bütünleştim. Teklifleri için teşekkür ederim ama bize Fenerbahçe'den başka bir takımda oynamak yakışmaz" diyebilecek kadar sıkı bir Fenerbahçeli. 

"Yaşı 36 olmuş daha ne kadar oynayacak ki?" diyenlere, 1,5 yıl sakatlık yüzünden oynamadığı dönemde "Artık dönemez" diyenlere en güzel cevabı hep sahada verdi Mirsad. Yaşıyla ilgili yorum yapanlara sahada 20 yaşındaki gençlerden daha çok koşarak, onlardan daha çok maça asılarak, onların pes ettiği anlarda ağabey vasıflarını kullanıp ayağa kaldırarak verdi cevabını. Artık dönemz diyenlere ise; Sadece 5 maçta oynadığı Euroleague Top 16 serisinde elde ettiği "Top 16'nın Ribaund Kralı" apoletiyle ve sahada akıttığı terin yanında kanla cevap verdi. 

Yıldıramamışlardı Mirsad'ı. Çünkü onun kitabında; yenilmekten öte mücadele etmeden kaybetmek yoktu, zorluklar karşısında boynunu eğip kaderine razı olmak yoktu. Onun kitabında; en ufak bir umut varsa onun peşinden gitmek, sahada 40 sayı geride de olsa mücadeleden vazgeçmemek; topu kapmak için yerlere atlayıp, ribaundlara çıkmak vardı. Taraftarın ona karşı olan sevgiside bundandı işte. Çubukluyu hakkıyla taşıdığı, arma için savaştığı, takım için oynadığı için Mirsad Türkcan tekti. Sakatlık nedeniyle oynamadığı maçlarda bu yüzden tribünler "Mirsad" diye inliyordu. Taraftar onu hep parkede; ribaunda yükselirken, attığı üçlüklerden sonra tribüne dönüp sevgisini belli ederken, kenarda olduğu anlarda benchin arkasında topla ısınırken, kenardan bir coach edasıyla arkadaşlarına taktik ve moral verirken görmek istiyordu.

Ama bugün bizler için üzücü bir haber geldi Mirsad'tan. 19 yıllık aktif basketbol kariyerini noktalayacağını açıkladı Mirsad. Benim gibi basketbolu onunla sevmiş binlerin, milyonların gözleri doldu bu habere. Eski anılar canlandı hemen gözlerde. Ve tekrar tekrar okuduk o haberi belki yanlış okuyoruz diyerekten. Ama haber doğruydu. Fenerbahçe'nin mücadeleci ruhu, ssahadaki savaşçısı, ateşleyicisi artık parkede olmayacağını açıkladı.

21 yada 22 Temmuzda düzenleyeceği basın toplantısıyla bu kararını açıklayacağını ve büyük ihtimallede bu kararından geri dönmeyeceğini söyledi Türk Basketbolunun efsanesi. "Yıllarca basketbol oynadım, arzuladığım tüm hedeflerime ulaştım. Zirvedeyken de bırakmak gerektiğini düşünüyorum. Zaten vücudum da çok yoruldu. Bu dakikadan sonra da, Türkiye’de, Fenerbahçe’den başka takımda asla oynamam, zaten bana da böyle bir şey yakışmaz. Kemal ağabeyle de (Kemal Dinçer) konuştum, aynı şeyleri ona da söyledim. O da beni tebrik etti. 1-2 sene daha oynayabilirdim ama dediğim gibi Fenerbahçe dışında bir takımda oynamam bana yakışmaz" diye de bizlerin dolan gözlerimizde daha fazla tutamadığımız damlaların akmasına neden olan sözleri de ekledi. 

Ve devam etti; "Fenerbahçe’nin bana yaptığı teklif paradan da önemli. Ben basketbolu bıraktıktan sonra 6 numaralı forma emekliye ayrılacak, forma salona asılacak. Bir daha da 6 numaralı formayı kimse giymeyecek. Bu teklif her şeyden daha önemli. 12 ya da 16 Eylül’de görkemli bir jübile maçı yapacağım. Jübile maçında rakibimiz CSKA Moskova ya da Real Madrid olacak." diyerekten.. Bu biraz gülümsetti bizleri. Çünkü efsane hakettiği gibi uğurlanacaktı. Bu gururu yaşamayı haketmişti. Bu zamana kadar eklediği ilklerinin arasına; "Forması emekli edilen ilk Türk Basketbolcu" ünvanını da ekleyecekti. Üstelik Türk Basketbol Tarihinin bu zamana kadar görmediği bir şekilde görkemli bir jübile ile gerçekleşecekti bu ilk. Salona asılacak olan forma gönül verdiği Fenerbahçesinin forması olacak. Bu takımda artık hiç kimse 6 numaralı formayı giyemeyecek, salonda asılı bir şekilde gelecek nesillere Mirsad'ı anlatacak. İlerleyen yıllarda salona gittiğimizde her o formayı gördüğümüzde Mirsad'ı hatırlayacağız ve yanımıdaki eş-dost-çocuk her kimse ona dönüp; "Bak orada asılı olan forma var ya, Türk Basketbolunun en büyük efsanelerinden birinin forması. Böyle bir onuru yaşayan ilk basketbolcunun forması. O forma adam gibi adam; Mirsad Türkcan'ın forması" diyeceğiz.

Basketbolu bıraktıktan sonra ise takımdan kopmayacağını ve Fenerbahçe'de görev alacağını açıkladı. Zaten parkeden ayrılsa bile bu kulüpten ayrılamazdı. Bırakmazdı taraftar onu. Parkede onu görmeyi hepimiz çok özleyeceğiz. 

Bize bu zamana kadar yaşattığın tüm başarılar için TEŞEKKÜRLER MİRSAD TÜRKCAN. Salonda asılı duracak olan 6 NUMARA; hep seni hatırlatacak bizlere...

27 Haziran 2012 Çarşamba

Kemal Dinçer: "Mirsad'a görkemli bir jübile önerdik"


Fenerbahçe Basketbol Şubesi Genel Koordinatörü Kemal Dinçer, Basketfaul.com sitesine takımla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kemal Dinçer’in açıklamaları şu şekilde:

‘Dün (Salı) Mirsad’ı arayarak konuştum, Fenerbahçe ve Türk basketbolu adına şükranlarımı ilettim ve kendisine Türk basketbol tarihinin en görkemli jübilesini vaad ettim. Kabul ettiği taktirde Avrupa’nın dev takımlarından birini İstanbul’a getirerek jübilesini yapacağız. Ayrıca Fenerbahçe’de bir gelenek başlatarak 6 numaralı formasını salonumuza asacağız. Mirsad teşekkür etti ve karar vermek için süre istedi.

Kaya Peker’in sözleşmesini fesh etme opsiyonumuzu kullanmayacağız. Yani Kaya Peker gelecek sezon da bizimle olacak. Alt yapıda bulunduğu günlerden beri tanıdığım Kaya Peker’in bize katkı vermeye devam edeceğinden kuşkum yok. Hem saha içinde, hem saha dışında bize çok yardımcı olacak.

Engin Atsür ile konuştum ve tutmak istediğimizi söyledim. Engin çok karakterli ve Fenerbahçe’ye çok yakışan bir isim. Parayı ön planda tutmadığını ancak daha fazla oynamak istediğini söyledi. Ben de onun bu düşüncesine saygı duydum. Gelişmelere bağlı olarak temaslarımızı sürdüreceğiz. Kalabilir de, gidebilir de..

Coach Pianigiani İtalya Milli Takımı ile birlikte olacağından kampın ilk 15 gününü kaçıracak. Bu da çok önemli değil. Bu sırada yardımcısı Ertuğrul Erdoğan, İtalya’da kendisiyle bir araya gelerek gerekli bilgileri aktaracak. Bizim için Ertuğrul Erdoğan, olmazsa olmazlardan biri. Bizim için çok değerli.’
 
Öncelikle Mirsad konusuna değinelim. Dün Mirsad'ın yapmış olduğu açıklamalarıda sizlerle paylaşmıştık. Mirsad yönetimin alacağı her karara saygı duyacağını iletmişti. Benim kendi düşüncelerime göre Mirsad daha bir sezon 10-15 dakika süre alsa bu takıma ciddi katkı sağlayabilirdi. Ciddi bir sakatlıktan çıkmasına rağmen, sakatlık dönüşü TOP 16'da oynadığı 5 maçta takıma verdiği ribaund katkısı ile TOP 16'nın ribaund kralı olmuştu. Sahada gösterdiği hırs, azim ve kazanma arzusuyla takım için kritik bir rol üstlenmişti. Açıkçası Mirsad'ın bu sezon basketbolu bırakması beni fazlasıyla üzer. Çünkü bizim jenerasyona basketbolu sevdiren isimlerin başında geliyor Mirsad Türkcan. Fakat basketbolu bırakma fikrine olumlu yaklaşırsa önerilen jübile teklifide bizde bir çığır açacak nitelikte. Özellikle 6 numaralı formasını emekliye ayırıp salona asmak Mirsad'a verilecek en büyük gurur ve mutluluk olacaktır. Mirsad bu gururu taşımayı fazlasıyla hak eden bir oyuncu. İyi bir Fenerbahçeli. Formayı emekliye ayırma fikri çok anlamlı. Mirsad'ın kabul etmesi durumunda yeni bir tarih yazılacak Türk Basketbolunda. Mirsad, bundan önce defalarca olduğu gibi yine bir ilki başaracak. 

Kaya konusuna gelecek olursak açıkçası bizde geçirdiği 2 sezon boyunca Efes Pilsen günlerinden çok uzakta bir görüntü çizdi. Oyunun savunma kısmında takıma katkı vermediğini söylersem Kaya'ya haksızlık etmiş olurum. Ama günümüz basketbolunda oyunu tek yönüyle oynayan oyuncularla da başarı ne yazıkki çok zor. Kaya hücumda kendi geliştirdiği çok enteresan bir atış stilini kullanıyor. Bunda pek başarılı olduğunu da söyleyemeyiz. Uzak mesafeden de şut yüzdesi oldukça düştü. Yani sadece savunmada sertlik kazandırmak için takımda tutulacaksa bence büyük b,r hata olur. Ama coach Pianigiani'nin sisteminde Kaya'ya da bir rol verilecekse ve bu rolün hakkını vereceğine inanılıyorsa o zaman söylenecek çok fazla şey yok. Hocanın kendi insiyatifinde olan birşeydir.
 
Engin Atsür ile daha önce görüşüldüğünün açıklanması oldukça sevindirici bir haber. Bu zamana kadar Engin konusunda hiçbir bilgi verilmemişti. Haliyle taraftarda Engin ile iplerin koptuğunu düşümeye başlamıştı. Engin yaşadığı sakatlıktan dolayı neredeyse 1,5 sezon oynama şansı bulamadı. Bu sezon takıma kazandırılan Barış Ermiş ile Engin'in takımda kalacak olması demek şu an ligimizdeki en iyi iki yerli oyun kurucunun Fenerbahçe bünyesinde bulunduğu anlamına gelecek. Alınacak yabancı bir guard ile de bu mevki de Fenerbahçe Ülker çok daha güçlü olacak. Ancak Engin daha fazla süre almak istediğini belirtmiş. Üst düzey üç oyun kurucunun olduğu bir takımda haliyle sürelerde belli bir dengede olacaktır. Engin belki o çok beklediği 20-25 dakikalık süreleri alamayacak ama kalması halinde kendisinin en verimli şekilde katkıda bulunması sağlanacak. Engin, karakterli ve düzgün bir sporcu. Fenerbahçe formasını da hakkıyla taşıyacaktır. Ama son karar Engin'in. Kalırsa iyi bir sezon geçireceğine yürekten inanıyorum.
 
Ertuğrul Erdoğan ise Fenerbahçe'nin emektar antrenörü. Bu zamana kadar Aydın Örs, Bogdan Tanjevic, Neven Spahija ve şimdi de Simone Pianigiani ile birlikte çalışacak.  Birlikte çalıştığı her coachtan hep birşeyler kaptığına inandığım bir isim. Tanjevic'in sağlık problemleri nedeniyle takımın başında olamadığı Efes final serisinde takımı şampiyonluğa taşımış bir isim. Kemal Dinçer'in de dediği gibi bizim için çok değerli. Ben ileride Fenerbahçe Ülker'de Baş Antrenörlük görevine getirileceğine yürekten inanıyorum. Bu sezonda takımı yeni sezona ilk o hazırlayacak. Pianigiani'nin yokluğunda onun yerine takımı idare edecek. İleride çok başarılı bir antrenör olacağına inandığım bir isim. Çünkü bu zamana kadar çok değerli coachların yanında staj yapma fırsatı buldu. Onların bilgi ve birikimlerinden fazlasıyla yararlandı. Bu da Ertuğrul hoca için en büyük şans olsa gerek.

26 Haziran 2012 Salı

Mirsad: "İsmim Fenerbahçe ile özdeşleşti"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızda, bu sezon sonu sözleşmesi biten Mirsad Türkcan'a Galatasaray'ın teklifte bulunulduğu iddia edilmişti. Ergin Ataman'ın başantrenörlüğe gelmesinin ardından, Efes ve Siena'da birlikte çalıştığı Mirsad'a teklifte bulunduğu belirtiliyordu. Basketfaul adlı internet sitesine konuşan Mirsad, kendisine gelen böyle bir teklif olduğunu doğruladı ancak kabul ettiği yönündeki haberleri ise yalanladı. Mirsad'ın konu ile ilgili yaptığı açıklamalar şöyle:

"Ergin Ataman ile Efes Pilsen'de ve Montepaschi Siena'da yıllarımız geçti. Benim için antrenörün de ötesinde bir insan, çok sevdiğim bir ağabeyim. Onunla birlikte yeniden çalışmak isteyebilirdim ama artık ismim Fenerbahçe ile özdeşleşti. Başka bir büyük takımda oynamak bize yakışmaz. Beni düşündüğü için kendisine çok teşekkür ederim ama benim açımdan doğru bir karar olmaz"

Mirsad, geçirmiş olduğu sakatlıklara karşın kendisinde en az bir yıl daha oynayacak gücü hissettiğini de belirterek; "Ancak tabii ki kararı Pianigiani verecek. Bana düşen de bu karara saygı duymak" dedi.

Türkcan, Fenerbahçe'den kendisine oyunculuk dışında bir görev önerilmesi durumundaki düşüncesiyle ilgili sorulan soruya da, "Ben Fenerbahçeliyim. 7 yılda 5 şampiyonluk kazandık. Taraftarla bütünleştim. Benle ilgili her karara uymakla zorunluyum. Oyna derler, oynarım. Oynama derler, oynamam. Şurda çalış derler, orada çalışırım. Bırak derler, bırakırım" diye yanıtladı.

Mirsad'ın kazanma azmi, hırsı, savaşçılığı ve sahadaki ağabeyliğini göz önüne alacak olursak en az bir sene daha takımımızda aktif basketbol oynamasını isterim. Mirsad'a benim bakış açım hep farklı olmuştur. Mirsad'ın "takımın ruhu" olduğuna inanıyorum. Sahada olduğu sürelerde en umutsuz anlarda umut ışığını yakan, takımı ve taraftarı ateşleyen ve galibiyete inandıran çok özel bir oyuncu. Aynı zamanda kendisininde ifade ettiği gibi iyi bir Fenerbahçeli. Benim naçizane düşüncem; Mirsad bu takımın ruhudur, bu ruh bu takımdan kopartılmamalıdır. Ama elbetteki son karar Pianigiani'nin olacak. Mirsad kadroda düşünülmeyecek bile olsa bu son açıklamasından anlayabileceğimiz üzere takım içinde kendisine verilecek her görevi yapmayada hazır. Bakalım ilerleyen günlerde nasıl bir karar verilecek. Hep birlikte bekleyip görelim...

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Nedim Karakaş: "Mirsad'a jübile teklif etmeyiz"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın Şube Direktörü Nedim Karakaş, son zamanlarda sosyal medyada çok sık gündeme getirilen konular hakkında açıklamalarda bulundu. Nedim Karakaş, Hürriyet Gazetesi'nden Ali Can Yaycıl'a verdiği kısa röportajda Mirsad Türkcan'a önerileceği iddia edilen jübile teklifine ve Kaya Peker'in takımdaki geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Nedim Karakaş'ın kısa röportajı şöyle:

Antrenör belirsizliğinde son durum nedir?
Yeni yönetim daha yeni göreve başladı. Bugün - yarın mazbatalar alınır, görev dağılımları tamamen yapılır. Antrenör değişikliği ile ilgili son durumda gelecek hafta kesinleşir. Neven Spahija ile yollarımızın ayrılması da elimizdeki ihtimallerden biri.

Mirsad Türkcan'a jübile teklifi yapıldı mı?
Mirsad'a teklif falan yapmadık, yalan haber. Kendisi bırakacak olursa bırakabilir, biz Mirsad Türkcan'ın basketbolu bırakmasını istemeyiz.

Kaya Peker ile yollar ayrılacak mı?
Hayır. Biz Kaya'yı neden gönderelim. Bunlar tamamen twitter haberleri. Sonra twitter'da bir gazeteci görüyor hemen haber yapıyor. Herkes biraz sabırlı olsun, önümüzdeki hafta her şey netleşecek.

Röportajın kısa bir değerlendirmesini yapacak olursak; Neven Spahija ile yeni yönetimin devam kararı almayacağını söyleyebiliriz. Zaten buna kulüpte ve taraftar forumlarında herkes kesin gözüyle bakıyor. Mirsad ile ilgili açıklamalar çok önemli. Bu iddiaların gündeme geldiği gün yazmış olduğum yazımın sonunda şöyle demiştim; "Mirsad bu takımın ruhudur. Bu ruh bu takımdan koparılamaz.." Nedim Karakaş'ta bu iddiaları kısa ve net bir şekilde yalanlamış. Mirsad, ben bırakıyorum diyene kadar bu takımda kalması gereken bir oyuncu. Hem tecrübesiyle hem takımdaki ağabeyliği ve otoritesiyle gençlere çok fazla örnek teşkil eden bir isim. Mirsad'la ilgili ortaya atılan spekülasyon haberde bu şekilde ortadan kalkmış oldu. Açıkçası benim yüreğime su serpti diyebilirim bu açıklama için.

Kaya konusunda benim düşüncelerim net; 2 sezondur formamızı giymesine rağmen Efes'teki eski günlerini seyrettiremedi bize. Önümüzde Mirsad ve Ömer Onan gibi iki örnek olduğu sürece yaşı ilerledi diye bir bahaneyide ben açıkçası kabul etmiyorum. Hücum performansı bakımından çok kötü 2 sezon geçirdi. Nedense son yıllarda kendisine özgü çok enteresan bir atış stili geliştirdi ancak bunda da pek başarılı olduğu söylenemez. Dönem dönem savunmada katkı sağlamış olsada ben Kaya'yı Euroleague'de Final Four hedefleyen bir takımın kadrosunda şu haliyle düşünemiyorum.

Bu röportaja paralel olarak son bir bilgi vermek istiyorum. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Özokur twitter'dan transfer çalışmalarıyla ilgili birkaç tweet attı:
-   Bu sene yapmaya başlanılan takım herkesin ağzını açık bırakacak.
- İnşallah bu sene hem taraftarlarımızın beklentilerini karşılayan hem de Final Four oynayabileceğimiz kadromuz olacak.

Yukarıdaki tweetlerden de anlayacağınız gibi çok heyecanlı bir transfer dönemi geçireceğiz. :) İlerleyen günlerde şubede büyük gelişmeler olacak. Takipte kalın.. ;)

10 Mayıs 2012 Perşembe

Mirsad:"En az 2 yıl daha basketbol oynayacağım"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızda kötü giden sezon sonunda ciddi bir revizyon olması bekleniyor. Bu revizyonun bir parçası olarakta bugün bazı gazeteciler yönetimimizin 2. Kaptanımız Mirsad Türkcan'a jubile önerdiğini iddia etmişti. Mirsad'ta trtspor.com.tr'ye verdiği röportajda böyle bir durumun söz konusu olmadığını ve en az 2 yıl daha basketbol oynayacağını söyledi.

Yönetimden kendisine böyle bir teklifin gelmediğini ve Şube Genel Koordinatörümüz Aydın Örs ile de konuşmalarında ortak fikirlerinin en az 2 yıl daha oynayabileceğinin olduğunu anlatan Mirsad, “Çok ciddi bir sakatlık geçirdim ve sezonun ortasında takıma katıldım.Tam fizik olarak iyi bir duruma geldiğim dönemde, takım arkadaşım Kaya idmanda ayağımın üzerine düştü ve bu kez farklı bir yerden sakatlandım. Ancak bu sakatlık önceki kadar ciddi değil. En kısa sürede çalışmalara başlayacağım ve yeni sezona hazırlanacağım. Şimdi sadece bunun planını yapıyorum. Aydın Örs ile de defalarca konuştum. Kendisi de benim en az 2 yıl daha sahalarda olacağımı söylüyor. Dolayısıyla jubile düşüncem yok” dedi.

Kendisine böyle bir teklifin ilerleyen dönemlerde gelmesi durumunda da yolunu çizeceğini belirten yıldız oyuncu, “Benim hayalim basketbolu Fenerbahçe Ülker’de bırakmak. Çünkü Fenerbahçeliyim ve bu formayı seviyorum. Ancak benimle yola devam edilmeyeceği söylenirse o zaman da profesyonellik gereği yolumu çizerim. En az 2 yıl daha üst düzey basketbol oynayacak gücümün olduğunu biliyorum. Kariyerimi bu şekilde sonlandırmam mümkün değil” ifadesini kullandı.

Takımın bu sezonki durumunun kendilerini de çok üzdüğünü belirten Mirsad, “Ben sakatlık nedeniyle çok fazla katkı sağlayamadım. Benim dışımda da çok önemli sakatlıklar yaşandı. Takım bir maça bile tam kadro çıkamadı. Bu hepimizi etkiledi. Yine de daha iyi olabilirdi ama bu sezon bir türlü ritmimizi bulamadık. Şimdi gelecek sezona bakmalıyız. Biz Fenerbahçe’ysek ayağa kalkıp, bizden beklenen başarıları yakalamalıyız. Bu kulüpte Aydın Örs gibi usta bir isim var. O böyle krizlerden nasıl çıkılacağını bilir ve gerekeni yapar. Ben de sakatlığım düzelir düzelmez çalışmalara başlayarak, yeni sezona en hazır şekilde gireceğim. Bu seneyi telafi edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.

Kendi kişisel görüşümü de belirtmem gerekirse; Ben Mirsad'a böyle bir teklif götürüleceğine inanmak istemiyorum. Forması için kanını dökmekten çekinmeyen, sahadaki duruşuyla genç oyunculara örnek olan, hırsı ve kazanma arzusu ile Fenerbahçe Ülker'e daha çok şeyler katacak bir oyuncudan bahsediyoruz. Mirsad bu takımın ruhudur. Bu ruh bu takımdan koparılamaz..