4 Ağustos 2014 Pazartesi

Neven Spahija NBA'e transfer oldu


Bir dönem Fenerbahçe Ülker'i de çalıştıran Hırvat baş antrenör Neven Spahija, NBA'in yolunu tuttu. Atlanta Hawks Genel Menajeri ve Başkanı Danny Ferry bugün yaptığı açıklama ile Neven Spahija'nın Atlanta Hawks'ta asistan koçluk görevine getirildiğini açıkladı. Kulüp politikaları gereği tecrübeli koç ile yapılan sözleşmenin detayları ise açıklanmadı.

Atlanta Hawks koçu Mike Budenholzer, Neven Spahija ile ilgili; ”Neven, Avrupa’nın en başarılı koçlarından biri ve biz onu ekibimize eklediğimiz için heyecanlıyız. Organizasyon olarak Avrupa basketboluna büyük bir saygı duyuyoruz ve onun bakış açısı ve deneyiminden yararlanacağız” dedi.

Geçtiğimiz sezonu Hırvatistan ligi takımlarından Cibona Zagreb'de geçiren Hırvat baş antrenör 30 yıllık uluslararası deneyimi ile Hırvatistan'da yılın  koçu seçilmiş bir isim. 2010/12 yılları arasında ülkemizde Fenerbahçe Ülker'i çalıştıran tecrübeli koç, Sarı-Lacivertli Ekip ile bir Türkiye Kupası Şampiyonluğu bir de Beko Basketbol Ligi Şampiyonluğu kazanmıştı. 2010/11 sezonunda Beko Basketbol Ligi normal sezonunu 27 galibiyet 3 mağlubiyet ile ilk sırada tamamlayan Fenerbahçe Ülker, play-off finallerinde Galatasaray'ı 4-2'lik seri ile geçerek şampiyonluğa ulaşmıştı.

Tecrübeli çalıştırıcı görev yaptığı 6 ülkede (Slovenya, Hırvatistan, Litvanya, İspanya, İsrail ve Türkiye) bir çok yerel lig şampiyonluğu kazandı. İspanyol temsilcisi Valencia Basket ile 2009/10 sezonunda EuroCup şampiyonluğu kazanan Spahija, 2003 yılında Sloven temsilcisi Krka Novo Mesto ile ULEB Cup finalinde, 2008 yılında İspanyol Temsilcisi Tau Ceramica ile Euroleague Final Four'un da yer alma başarısı göstermişti.

Neven Spahija 2001 yılında Hırvatistan U-22 Milli takımını, 2001/05 yılları arasında ise Hırvatistan A Milli Takımını çalıştırmıştı.

Fenerbahçe Ülker taraftarının sevdiği isimlerden biri olan Neven Spahija'ya Atlanta Hawks ile başlayacağı yeni kariyerinde başarılar dileriz...

10 Mayıs 2012 Perşembe

Kötü geçen bir sezonun ardından...


Fenerbahçe Ülker için 2011/2012 sezonu kabus gibi geçti desek yeridir. Sezon başı koyulan hedeflerin hiçbirine ulaşadık bu sezon. Yanlış transfer politikası, içinde bulunduğumuz sıkıntılı süreç, ardarda gelen talihsiz sakatlıklar ve nicelerini sayabiliriz belki sebep olarak. Ancak bunların hiçbiri son 5 yılda Türk Basketboluna ambargo koyan bir takımın bu sezon Euroleague'e Top 16'da, Türkiye Kupası ve lige çeyrek finalde veda etmesine mazeret olamaz. Taraftarın kulüp ve camia için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığı bir sezonda Erkek Basketbol'da bu kadar sönük kalınması açıkçası her taraftar gibi benide derinden üzdü. Her sene şampiyon olunacak diye bir kaide yok elbet. Ama sahada ortaya konulan bir oyunda yoktu bu sezon. Şube yönetiminin ve Sayın Nedim Karakaş'ın sürekli sakatlıklar üzerinden günü kurtarmaya yönelik açıklamaları taraftar için hiçbirşey ifade etmiyordu. Biz taraftarlar için en önemlisi belkide galibiyetten de önemlisi; sahada yüreğiyle oynayan ve akıttığı terle o çubuklu formayı sonuna kadar ıslatan sporcular görmek. Bunu sezon içerisinde yapan sporcularımızda vardı elbet. Onları tenzih ederek söylüyorum.

Neyse belki bunlar biraz duygusal yorumlardı biz gelelim real yorumlarımıza. Bu sezon öyle veya böyle bitti gitti. Şimdi önümüze bakmak lazım. Son 5 yıldaki Fenerbahçe'yi yeniden yaratmak lazım. Bunun içinde gelecek sezonun planlamalarına başlamak lazım. Şu anda burada yazacaklarım bugünün gelişmeleri. Yani Kongreden sonra yeni kurulacak yönetim ve yeni seçilecek Basketbol Şubesinden sorumlu yöneticimiz nasıl bir yol izleyecek bilemem. Ancak kongreden sonra yönetim belirlenip çalışmalar başladığında bu kez o zamanın gelişmeleriyle ilgili de bir yazı yazarım. İlk önce koç meselesine değinelim. Dün Spahija maçtan sonra yaptığı açıklamalarda gideceğinin sinyallerini verdi. Bunun aksini bekleyende yoktur zaten. Spahija belki bu sezon formunda değildi, takımı çok kötü yönetti. Bunların hepsi onun Fenerbahçe'deki sonunu hazırladı. Belki coach olarak Fenerbahçe'de yer almayacak ama dün akşam dediği gibi bir taraftar olarak her zaman bu camianın içerisinde kalacak bir isim. Şimdiden yolu açık olsun diyelim. 

Gelelim yerine getirilecek isime..Benim en büyük beklentim bu sezon takımlarından ayrılacakları konuşulan Ivkovic ve Obradovic ikilisinden birinin takımın başına getirilmesi. Hatta Avrupa basınında da özellikle Obradovic'le Fenerbahçe Ülker'in adı çok sık anılır olmuştu. Ancak bugün gelen haberler açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattı. Takımın başına Ertuğrul Erdoğan'ın getirilmesi yönünde bir düşünce varmış. Bundan Ertuğrul Hoca'ya güvenmediğim şeklinde anlaşılmasın. Ben şu şartlarda yerli hocaya pek sıcak bakmıyorum. Diyeceksiniz ki neden? Bir kere ülkemizdeki taraftar profili belli. Başarıya endeksli bir yapımız var. Bu her takım için geçerli. Ertuğrul Hoca takımın başındayken ardarda alınacak sonuçlar hemen gitmeli mi kalmalı mı yorumlarına ve eleştirilere yol açacak. Ülkemizde şu gerçek varki; yerli hocaya yabancılar kadar şans tanınmıyor.. Bu nedenle ben sezon içerisinde yaşanacak en ufak bir başarısızlıkta hemen Ertuğrul Hoca'nın taraftar tarafından baskı altına alınacağını düşünüyorum. (Orhun Ene'nin Milli Takım başında geçirdiği Avrupa Şampiyonası'nın ardından çıkan eleştiriler gibi) Tabiki şu varsayımıda göz ardı etmeyelim. Ertuğrul Hoca takımın başında başarılı olursa ne olur? Bu hepimizin gerçekleşmesini en çok istediğim şey olur. Kendisine taraftar olaraz bizler ekstra şans verebilirsek belki ilk sezonunda olmayabilir ama gelecek yıllarda Fenerbahçe Ülker'de büyük işler başarabileceğine inanıyorum. Bekleyip göreceğiz. İnşallah Ertuğrul Hoca içinde yabancı gelecekse yabancı hoca içinde hayırlı olsun..

Oyuncularla ilgili ise henüz bir transfer gelişmesi yok. Bu büyük ihtimalle yine kongre sonrasında gerçekleşecektir. Ancak şubeden gelen haberlerde mevcut kadromuzdan bazı oyuncularla yola devam etmeme kararı alındığı söyleniyor. Sözleşmeleri biten Kaya Peker, Morris Finley ve Hakan Demirel ile yeni sözleşme imzalanmayacak. Ayrıca James Gist, Marko Tomas ve Gasper Vidmar ile de yolların ayrılacağı konuşuluyor. Ben Vidmar'ın tecrübeli bir coach ile tekrardan takıma kazandırılabileceğini düşünüyorum. Buna en güzel örnek Tanjevic'in son sezonundaki Vidmar performansı gösterilebilir. Vidmar çok çabuk faul problemi yaşayan ve hücumda istikrarsız bir görüntü çiziyor olsada iyi işlendiğinde ben takıma oldukça faydalı olabileceğini düşünüyrum. Tomas'ta aynı şekilde; çok iyi bir savunmacı ve gününde olduğu zaman yüzdeli şut sokabilen bir şutör. Yeterki sakatlığı kronik olmasın. Eğer kronik bir sakatlık durumu varsa bu bizim işimize gelmez. Diğer oyuncuların gönderilmesinde kimsenin itirazı olacağını sanmıyorum. Henüz kesinleşmiş bir durum olmasada bu sezon takımdan ayrılacak tüm oyunculara bir Fenerbahçe taraftarı olarak teşekkür ediyorum. 

Kongreden sonra yeni gelişmeleri değerlendirmek üzere bir yazı daha yazmak istiyorum. İsmet Abi'nin dediği gibi o zamana kadar; hayatınızdan basketbol hiç eksik olmasın. :) Futbol Takımımıza da Cumartesi ve Çarşamba günleri çıkacağı iki final maçında başarılar diliyorum. Çifte kupayla sezonu bitireceklerine inancımız tam.

15 Şubat 2012 Çarşamba

Sabır taşı çatladı coach!!


Sezon başından beri ortaya konulan oyun ortada. Her yeni gün "hadi bu sefer olacak" diye diye bu günlere geldik. Taraftar bu güne kadar sabretti. Her ne olursa olsun takımının yanında, belki kötü oyun oynanacağını tahmin etse bile sırf "Fenerbahçe Arması"nı yalnız bırakmamak için deplasman, iç sahaya falan dinlemedi, koştu salonlara. Hepsinin tek bir isteği, arzusu vardı. O da; "Sahaya çıkan her oyuncunun taşıdığı formayı hakeden bir oyun sergilemesi" Bu çok zor bir şey mi? Bence değil.. Oyuncuya değinmişken ya coach'tan beklenti neydi? Kiğılı marka takım elbisesinin, ceketindeki armaya en iyi şekilde hizmet etmek değil mi? Peki bu hizmeti bu zamana kadar görebildik mi? Ne yazıkki Hayır..

Kötü gidişat sezon öncesinden belliydi. Hazırlık dönemi de dahil olmak üzere takımda uyum probleminin olduğu, maç içerisinde çok fazla inişler çıkışlar yaşandığı herkes tarafından görülüyordu. Peki ya coach bunu görebiliyor muydu? Bence hayır.. O, diline dolandırmış bir tane "sakat oyuncularımız var" lafını hep bunun arkasına saklandı. Kendi deyimiyle "kontratının son senesinde olmasından dolayı" oyuncuların onu kaale almadığını, hiçbirinin kendisini takmadığını söyledi. Nasıl oluyorda mesleği basketbol oynamak olan, bu işten para kazanıp, evine ekmeğini götüren oyuncular; "Hop hoca, sen kimsinki bize taktik veriyosun? Zaten sezon sonu yolcusun." misali hocanın sözlerini dinlemiyor. Böyle birşeyin olması mümkün mü? Oyuncu koçu sevmek zorunda değildir ama ekmek yediği, parasını kazandığı takıma aldığı paranın karşılığını vermek durumundadır. Üstelikte bu şubenin başında Aydın Örs gibi Türkiye'nin en otoriter ve en disiplinli bir ismi varken, böyle olaylar yaşanacak ve buna Aydın Örs sessiz kalacak öyle mi? Kimse kusura bakmasın ama bu gülünç bir durumdan başka bir şey değil. Coach'un arkasına saklandığı bahanelerin hiçbirinin akılla örtüşür bir yanı yok.

Gelelim günümüze.. İki Panathinaikos mağlubiyeti ile tekrardan alevlenen, Bandırma Kırmızı mağlubiyeti ile tavan yapan ve dün akşam Anadolu Efes ile oynanan Türkiye Kupası maçıyla sabır taşlarını çatlatan gerilim hattına. Peki, neler yaşandı bu süreçte onlara değinelim. İçerde ve dışarda oynadığımız Panathinaikos maçlarında hiçbir varlık gösteremeden farklı kaybettik. Ligimizin son sırasında yer alan ve sadece 1 galibiyeti bulunan Bandırma Kırmızı maçında şok bir yenilgi aldık. Bunun akabinin de Anadolu Efes ile, son şampiyon ünvanıyla çıktığımız Türkiye Kupası Çeyrek final maçında son periyottaki yıkımla sahadan farklı mağlubiyetle ayrıldık. Peki bu mağlubiyetlerin Spahija gözündeki sorumlusu kimdi? Cevap: Sakat Oyuncular!! Sezon başından beri ağzından düşürmediği bu söz yine çıktı karşımıza.. Efes maçının ardından düzenlenen basın toplantısında "maç içinde devamlılığımızın düşük olduğunu, şu anda içinde bulunduğumuz durum, sakatlıklar, yorgunluk ve "kötü basketbolun" tam olarak gerçek oyunumuzu oynamamıza izin vermediğini söyledi Spahija.

Durumdan şikayet etmiş. İyide durumu bu hallere getiren kişi kendisi. Zamanında gereken hamleleri yapabilseydi bu durumlara bu takım gelmeyecekti. Tedbirleri zamanında alsaydı bu sıkıntılar yaşanmayacaktı. Sakatlıklara da değinmeden bir toplantıyı daha tamamlamamış. Evet, çok önemli sakatlarımız var. Ama bu takım ilk defa sakatlıklarla boğuşmuyor hocam. Bunu sende çok iyi biliyorsun. Geçen sene bu takım sakatlıklarına rağmen Euroleague'de Top 8'in kapısından döndü, lig ve kupada şampiyon oldu. O zamanki sakatlıklar etkilemedi mi oyunu? Bu seneye özgü bir şey mi bu sakatlıklar? Yorgunluk konusunda yorum yapmak bile istemiyorum. Çünkü sezon öncesi derin kadro kurmanın en büyük nedenidir bu yorgunluklar. Peki, sezon öncesi bu düşünülerek kadroya yapılan takviyeler ne durumda.. Görüyoruz Curtis ve Gist'in durumlarını.. Biri kadroya alınmadı ki ona da birazdan değineceğim. Diğeri ise, sahada basketbol zekasından yoksun sadece şova yönelik hareketler peşinde koşan Gist. Bojan'a fazla yüklenmek istemiyorum çünkü coach onu oyun içerisinde en verimli kullanacak opsiyonları bir türlü yaratamadı. Kötü oyuna gelince orası tam bir muamma. Neden muamma dedim onu açıklayayım. Sezon başından beri belli olan bu durumu coach sanırım yeni fark ediyor ki, sezonun yarısının tamamlanmış olmasına rağmen hala kötü oyun diyebiliyor. Sormazlar mı adama bu zamana kadar neredeydin diye? Üzülerek görüyorum ki, koskoca Fenerbahçe Basketbol Şubesinde bunu soran da yok!

Curtis konusuna gelecek olursak, bu zamana kadar alınan tüm olumsuz sonuçların, kötü oyunların, sakatlıkların, içinde bulunduğumuz durumun, yorgunluğun faturası bu Ameikalı arkadaşa kesildi. Niye kesildi? Çünkü sabırların taştığı bu ortamda mutlaka ortaya bir suçlu atılmalıydı. O da Curtis'e fatura edildi. Sezon öncesi Curtis'i takıma aldıran kim? Spahija. Sözümü dinlemiyor deyip, tüm olayların sorumlusunu Curtis ilan eden kim? Spahija. "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?" demezler mi adama? Kendi getirdiğin adama söz geçiremiyorsan niye aldın arkadaş? Niye takımın boşu boşuna bir yabancı hakkını gasp ettin. Hiç mi izlemedin Curtis'i? Hadi canlı izlemedin, aç interneti Adriyatik ligini izleyebileceğin birçok link var. Aç izle!! Ama transferde olduğu gibi, sahada da yaptığın hataların faturasını tek bir adama kesme!! Onu taraftarın önüne atma!!

Neden mi? Hırvatları bilmiyorum ama biz Türkler o hamleleri yemeyiz hoca. Türkiye'de kötü giden işlerin faturası her zaman baştakine kesilir.. Şunu da söyleyim, bunca taraftarı sakın salak yerine koyma.. Sende olduğu gibi bu taraftarda da iki tane göz var. Neyin ne olduğunu görebiliyorlar. Bizde bir söz vardır hoca.. "İnsan onuruyla yaşar" diye. Sende onurunla; başaramadım, tüm camiadan özür diliyorum diyip istifanı ver. Bu olanların ardından hiç yoksa seni "Spahija onurlu bir adamdı" diye analım.

Artık sabır taşı çatladı coach... Geri dönülemez noktaya geldik...

4 Aralık 2011 Pazar

Taraftarlarımız Spahija'dan memnun


Bu sezona beklediğimiz başlangıcı yapamayan, istediği oyunu sahaya yansıtamayan takımımızda sezonun ilk haftalarıyla birlikte Baş Antrenörümüz Neven Spahija'nın durumu tartışma konusu olmuştu. Geçtiğimiz sezon takıma kazandırdığı sert savunma ile taraftarların ve basketbol otoritelerinin tam desteğini alan Spahija, bu sezon ise geçtiğimiz sezondan uzak bir görüntü çiziyordu. Son 2 haftaya kadar takım oyununun sıkışıklığı ve maçların büyük bir çoğunluğunu son topa bırakmak zorunda kalan takımımız neyseki biraz olsun düzeldi. Son Olympiacos maçında ortaya konan oyun ve galibiyetde takımın düzelme yolunda ilerlediğinin açık bir göstergesiydi..

Bir ayı geçen süredir sizlere blogumuz üzerinden bir anket sorusu yöneltmiştik. Anketimiz bugün itibariyle son buldu. Sizlere sorduğumuz "Neven Spahija'yı Başarılı Buluyor musunuz?" sorusuna 260 basketbolsever ve Fenerbahçe Ülker taraftarı oy kullandı. "Evet, başarılı" seçeneğine oy kullanan taraftarlarımızın oranı 74% olurken, "Hayır, başarılı değil" seçeneğine oy kullananların oranı %26 oldu. Bu anket sonucundan da anlayabileceğimiz gibi Fenerbahçe Taraftarının Baş Antrenörümüz Neven Spahija'ya olan güveni ve desteği devam ediyor. Takımımızın geçtiğimiz sezonki oyun anlayışına ve performansına ulaşacağına inancımız tam. Bizlere geçen sezon yaşattığı gururu bu sezon daha da büyülterek yaşatacağına inanıyor ve kendisine sonuna kadar güveniyoruz.

Anketimizin Detaylı Sonuçları şöyle:
Neven Spahija'yı Başarılı Buluyor musunuz?
Evet, başarılı ------------ 193 oy - 74% oran
Hayır, başarılı değil ---- 67 oy - 26% oran
-------------Toplam Oy: 260 oy - 100% oran

10 Ekim 2011 Pazartesi

Spahija: Hedefimiz Final Four


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın Baş Antrenörü Neven Spahija, Cumhurbaşkanlığı Kupa Finali öncesi, NTV Spor'dan İsmail Şenol'un sorularını yanıtladı. Yeni sezondaki takımımızın hedeflerinden, oyuncu performanslarına, yeni salonumuzdan, NBA'deki lokavt ve transfer konusuna kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Spahija'nın röportajının tamamı şöyle:

Fenerbahçe Ülker’in bu sezonki transferleri arkasında nasıl bir mantık vardı?
Geçen yıl çok sorun yaşadık. Sezonu sistemimiz için en önemli oyuncularımızdan birkaçından yoksun bitirdik. Yeni transferlerimizle birlikte Fenerbahçe Ülker'in çok daha derin bir kadrosu var. Bu, kalitemiz ve oyun felsefemizle çok daha istikrarlı basketbol oynayacağımız anlamına geliyor. Sistemimizin esas amacı istikrarı sağlamaktı.

Geçen sezona Lynn Greer ile başlamıştınız. Şimdi Curtis Jerrells takımda. Ayrıca Darjus Lavrinoviç yerine James Gist değişikliklerini yaptınız. Bu değişiklikleri açıkar mısınız?
Curtis Jerrells'ı Sarunas Jasikevicius'un yerine aldık. Geçen sezon başında Lynn Greer'ın oyun kurucu değil de, daha çok skorer bir oyuncu olduğunu düşünerek yollarımızı ayırmıştık. Engin Atsür de sakatlık yaşayınca Jasikevicius'u transfer etmiştik. Sezon ortasında transfer yapmak zorunda kalmıştık çünkü kadromuzda büyük bir açık vardı. Sezon ortasında en iyi oyuncular çoktan imzalamış olurlar. Curtis Jerrells geçen sezon Partizan formasıyla Avrupa'nın en üst seviyesinde oynayabileceğini gösterdi. Roko Ukiç, Hakan Demirel ve Engin Atsür ile birlikte takıma yardımcı olacağını düşünüyorum. Sistemimizin önemli bir parçası olacaktır. James Gist ile Darjus Lavrinoviç'i kıyaslarsak, Darjus'un özellikle beşe beş basketbolda çok daha tecrübeli olduğunu söylemek lazım. Ancak James Gist'in potansiyeli ve geleceği çok daha parlak. Biz tüm yıl boyunca o pozisyon için araştırma yaptık. James Gist'in atletizmi ve yeteneği bizim çalışmalarımızla birleşince iki tarafın da bu transferden karlı çıkacağını düşünüyorum.

Bojan Bogdanoviç NBA Draftı’nda ikinci turun hemen başından seçilmiş, Avrupa’nın en potansiyelli genç oyuncularından biri. Ocak ayından itibaren onu almak için transfer girişimlerine başlamıştınız ve sezon sonunda imzayı attırdınız. Bize biraz Bogdanoviç’ten bahseder misiniz?
Bojan Bogdanoviç transferine ne zaman başladığımızı söyleyemem. Ancak Bojan Bogdanoviç kendi pozisyonunda Avrupa'nın en büyük yeteneklerinden biri. Belki de Avrupa'nın en iyi hücum oyuncularından biri. Fizikli, yeteneği var, iki ve üç numaralı pozisyonda oynayabiliyor. Sırtı dönük hücum ediyor, dış şutu var. Bence hazırlık maçları Bojan'ın kim olduğunu gösterdi. Tabii ki bazı eksikleri var. Ancak tıpkı James Gist'te olduğu gibi onun da bizim çalışma tempomuzla kendisini geliştireceğini düşünüyorum. Biz ona, o da bize yardımcı olacak.

Kadroyu oluştururken birçok genç oyuncuya yer verdiniz. Bu sezonki yapılanmada kilit kelimelerden biri de “sabır” olacak gibi. Katılır mısınız?
Kesinlikle sabretmek çok önemli. Bu işte sabretmeden başarılı olmanız mümkün değil. Ancak başarılı olmuş tüm takımlara bakarsanız yaptıkları en önemli iş tecrübeli oyuncularla genç oyuncular arasındaki kimyayı yakalamak. Bizim takımımızda hepsi var. Şimdi çalışma zamanı. Çok çalışıp gün be gün daha iyi olacağız. Umarım şans da yanımızda olur ve geçen sezonki kadar çok sakatlık yaşamayız.

Geçen sezon Euroleague’de ve Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda gördük ki birçok takım aynı anda birden fazla oyun kurucuyla oynuyor. Fenerbahçe Ülker de bu sezon geniş bir guard rotasyonuna sahip. Takımı bu sezon aynı anda iki ya da üç guard ile oynarken görecek miyiz?
Euroleague'in başlamasına 10 gün kaldı. Ne yapmak istediğimiz konusunda bir fikrimiz var, ancak nasıl bir basketbol oynayacağımızı görebilmek için önümüzdeki maçları da değerlendirmek istiyorum. Şimdi nasıl bir sistemle oynayacağımızı ve oyuncularımızı nasıl kullanacağımızı söylemek için biraz erken.

Bu sezon Fenerbahçe Ülker’in takım felsefesi ne olacak?
Felsefemiz aynı. Sadece geçen yıldan bu yana değil. Ülker basketbol şubesine geldiği zamandan bu yana aynı felsefeye sahibiz. Biz en iyi olmak istiyoruz. Biz yer aldığımız tüm kupalarda son ana kadar yer almak için çok çalışacağız. Cumhurbaşkanlığı Kupası, Euroleague ve ligde en iyi yere gelmek için çok çalışacağız. Yani Fenerbahçe Ülker'de değişen bir şey yok. Belki benim gelmem o hedefe gidiş şeklimizde bir değişiklik yaratmış olabilir ama Fenerbahçe Ülker'in felsefesi her zaman aynıdır. Fenerbahçe Avrupa'nın en büyük takımlarından biri ve buna yakışır bir basketbol sergilemeliyiz.

Kadronuzda birden fazla pozisyonda oynayabilen oyuncular var. Sahada değişik şeyler yapabilirsiniz. Bu sezon parke üzerinde nasıl bir Fenerbahçe Ülker göreceğiz?
Çok farklı şeyler yapabiliriz. Savunmada sert bir takım yaratmak istiyoruz. Beşe beş set hücumu yerine açık alan basketbolunu tercih etmek istiyoruz. Oyuncularımızı farklı şekilde kullanabiliriz. Avrupa'nın en uzun takımlarından biriyiz. En büyük avantajımız kısa pozisyonunda uzun oyunculara sahip olmamız. Ancak dediğim gibi birlikte antrenman yapmaya ihtiyacımız var. Henüz sezonun başı ve sakatlıklar yüzünden tam kadro çalışma fırsatı bulamadık. Sabırlı olmalıyız. Eksik oyuncularımız yavaş yavaş takımımıza katıldığında Avrupa'nın en iyi takımlarından biri olduğumuzu düşünüyorum.

NBA’de lokavt devam ediyor ve birçok takım NBA’den oyuncularla sözleşme imzaladı. Oyuncu menajerleri size farklı isimler için teklifte bulundu, ancak siz böyle bir transfer tercihinde bulunmadınız. Neden bu yolu tercih etmediniz?
NBA'deki durum hepimizi şaşırttı. Dengeler çok değişti. Şöyle bir sorum var: Eğer o pozisyonda bir oyuncum varsa, nasıl NBA'den bir oyuncu transfer edebilirim ki? Bunu kulüp yönetimine nasıl açıklayabilirim? Aynı pozisyonda iki oyuncuya para harcayıp neden birini taraftarın önüne atayım? Bence bu ciddi bir iş değil. Ancak farklı bir durum var. Mesela Mirsad Türkcan ve Marko Tomas şu anda sakat oldukları için takıma katkı sağlayamıyorlar. Belki onların pozisyonuna bir oyuncu alabiliriz. Ancak sadece sakatlıkları bitene kadar.

Berkay Candan ve Erbil Eroğlu gibi genç oyuncularınız hazırlık maçlarında çok süre buldu. Onları nasıl değerlendiriyorsunuz? Fenerbahçe Ülker’in genç oyuncularında Euroleague’de oynayabilme potansiyeli var mı?
Bence NBA'deki Yaz Ligi ve normal sezon ayrımına çok benziyor. Şimdi çalışmalarını tamamladılar ve başka bir takımda oynama tecrübesi edinecekler. Tabii ki kulübümüzün bir parçası olmaya devam edecekler. Tabii ki içlerinde Euroleague oyuncuları var ama isimlerinden bahsetmeyeceğim.

Rakipleriniz Anadolu Efes ve Galatasaray, yaptıkları transferlerle şampiyonluk için iddialı takımlar kurdular. Bu sezon ligi nasıl buluyorsunuz?
Bence Türkiye Ligi ACB'den sonra Avrupa'nın en güçlü ikinci ligi. Çok fazla yatırım yapan takım var. Birçok NBA oyuncusu burada yer alıyor. Bence şu anda hiçbir Avrupa ligi Türkiye kadar fazla yıldıza sahip değil. Ancak bu sadece Beşiktaş, Galatasaray ve Efes ile alakalı değil. Tabii ki onlar çok güçlü ancak küçük takım gibi görünen fakat hiç de küçük olmayan takımlar var. İyi antrenörler ve iyi basketbolculardan oluşan takımlar, eğer %100 ile oynamazsanız sizi rahatlıkla yeniyorlar. Geçen sene Banvit örneği ortada. Harika oynadılar ve sezonu ikinci bitirdiler. Olin mükemmel bir iş çıkardı. Karşıyaka harika basketbol oynuyor. Bu takımlar ligin ne kadar kuvvetli olduğunun bir göstergesi bence.

Fenerbahçe Ülker’den 2011-12 sonunda THY Euroleague’de neler beklenmeli?
Fenerbahçe taraftarı geçen sezon ne kadar ciddi olduğumuzu gördü. Kupa sonrasında yaşadığımız sakatlıkları ve Kaunas'taki o maçı kimsenin unutmadığını biliyorum. Antrenör ve bu organizasyonun bir parçası olarak bir bahaneye ihtiyacım yok. Ancak geçen sezon neyi iyi, neyi kötü yaptığımızı biliyoruz. Bu sezon aynı şekilde devam edip o büyük adımı atmak istiyoruz. Final Four'un İstanbul'da olması bizim için bir şeyi değiştirmiyor. Bizim hedeflerimiz her zaman aynı. Biz o final four'da oynamak istiyoruz.

Bu yönetimle ilgili bir soru, ancak sizin cevaplayacağınızı umuyorum. Yeni salona taşınma takviminiz belirlendi mi?
Yeni salonumuza geçeceğimiz için çok mutlu ve gururluyuz. Artık bir NBA takımı gibi olacağız. Bildiğim kadarıyla bir buçuk iki ay içinde oraya taşınacağız.

Salonu görme fırsatınız oldu mu?
Evet, salon inşaatını birkaç kez ziyaret ettim. Fenerbahçe yönetimine ve Ülker ailesine bu önemli adımı attıkları için teşekkür ediyorum. Sadece Fenerbahçe için değil, Avrupa basketbolu için de teşekkür ediyorum. Salonun standartları NBA'dekilerle aynı. Böyle bir salon yaptıkları için onlara minnettarım.

Son olarak, Fenerbahçe taraftarına bir mesajınız var mı?
Mesajım her zaman aynı. Fenerbahçe hayatım boyunca gördüğüm en büyük taraftar kitlesine sahip. Hayatım boyunca Fenerbahçe taraftarı kadar kulübünü seven bir grup görmedim. Bu takımın antrenörü olarak şunun sözünü veriyorum. Biz her maçta öncelikle onlar için performansımızın %200'ünü sahaya yansıtacağız.

Röportajın kaynağı: ntvspor.net

7 Ekim 2011 Cuma

Spahija: Takım kimyamızı oturtmaya başladık


Fenerbahçe Ülker Baş Antrenörümüz Neven Spahija, bugün Türkiye Basketbol Federasyonu'nun resmi internet sitesinden Burak Şahin ile özel bir söyleşi yaptı. Takımımızın kamp yaptığı otelde gerçekleştirilen söyleşi Türkiye Basketbol Federasyonu'nun resmi internet sitesi www.tbf.org.tr 'de yayınlandı.

Şu anda Spor Toto Türkiye Kupası Eleme maçlarını oynamak üzere Erzurum'da bulunan ve ilk maçında dün akşam Mersin Büyükşehir Belediyesi ile karşılaşan takımımız sahadan 82-77'lik galibiyet ile ayrılmış ve kupaya galibiyet ile başlamıştı. Spahija, yaptığı söyleşide Türkiye Kupası, Beko Basketbol Ligi ve Turkish Airlines Euroleague'te takımımızın hedeflerini ve beklentilerini, sezon öncesi transfer politikalarını, NBA'deki lokavtı ve takımımız ile ilgili birçok konuda önemli açıklamalarda bulunmuş.

Baş Antrenörümüz Neven Spahija'nın söyleşisinin tamamı şöyle:

Öncelikle, Spor Toto Türkiye Kupası Eleme Maçlarını oynadığınız Erzurum şehrini nasıl buldunuz?
Erzurum gerçekten çok güzel, burası beklentilerimizin çok üzerinde bir yer. Erzurum bana ABD’de Utah Eyaleti’ndeki Salt Lake City şehrini anımsattı. Temizliği, güzelliği ve yüksekliği ile bu iki şehir tamamen birbirine benziyor.

Bazen antrenörler, basketbol oynadıkları şehrin denizden yüksekliği sebebiyle oyuncularının bundan etkilendiğini dile getirirler. Erzurum’un rakımının oyuncuları etkilediğinizi düşünüyor musunuz?
Hayır, ben daha önce hiç böyle bir şey düşünmedim. Belki de dünkü maçın son dakikalarında kötü oynamamızın sebebi denizden 2200 metrede yüksekte oluşumuzdur, bilmiyorum. Fakat şartlar tüm takım ve oyuncular için aynı seviyede bu yüzden şikâyet etmeye hakkımız olduğunu düşünmüyorum.

Basketbola dönersek; Spor Toto Türkiye Kupası Elemelerindeki ilk maçınızda Mersin Büyükşehir Belediye’yi mağlup ettiniz. Genel olarak maçı ve takımınızın performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aslında durumumuz ortada; eksiklerimiz yüzünden tüm takım halinde çok fazla antrenman yapamadık. Örneğin Roko Ukic dün ilk maçına çıktı. Şu an için takımda istediğimiz kimyayı tutturabilmiş değiliz. Takımım potansiyelinin sadece %60’ını sergiliyor. İstediğimiz oyunu 40 dakika boyunca sergilemek zorundayız. Ama dün akşam gördük ki sadece 25 dakika iyi basketbol oynadık ve daha sonra tempomuz düştü. Bu durum yavaş yavaş düzelecektir. Sezonun başlamasıyla takım kimyamızı yeniden oturtacağımıza inanıyorum.

Hazırlık döneminde rakiplerinizin yaptığı transferleri takip etmişsinizdir. Fenerbahçe Ülker’i daha zorlu bir sezonun beklediğini söyleyebilir miyiz?
Evet, karşımızda NBA’den transferler yapmış olan çok güçlü rakipler olacak. Geçtiğimiz sezon hem Spor Toto Türkiye Kupası’nda hem de Beko Basketbol Ligi’nde şampiyon olduk fakat bu sene karşımızda daha güçlü bir Galatasaray, Beşiktaş Milangaz, Anadolu Efes ve Banvit var. Burada oynadığımız Mersin BŞB, bugün ve yarın karşılaşacağımız Olin Edirne ve Tofaş’ın performansları da bu sezonun ne kadar zorlu ve çekişmeli geçeceğinin kanıtı.

Bu sezon Beko Basketbol Ligi’nde forma giyecek NBA yıldızları hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz böyle bir hamle yapmaktan kaçındınız…
Benim bu konudaki düşüncelerim bellidir. Eğer benim takımımdaki tüm oyuncularım sağlıklıysa ve onları yeterli buluyorsam, takımıma takviyede bulunmam. Ne zaman ayrılacağı belli olmayan yıldızları transfer etmemiz, benim kendi oyuncularıma yaptığım bir saygısızlık olur. Sistemimi oturttuktan sonra, bir oyuncunun sezon ortasında takımdan ayrılması herkesi zor duruma sokar. Kulüpten de bunun için para harcamasını istemek doğru gelmiyor.

Peki, şu anki kadronuzdan memnun musunuz? Yeni bir oyuncu almayı düşünüyor musunuz?
Bizim özel bir durumumuz var; Marko Tomas’ın sakatlığından dolayı 3 ay daha bizimle birlikte olamayacağını biliyoruz. Bu nedenle belki onun yerine bir oyuncu alabiliriz ama bu sadece Tomas’ın sakatlığı sırasında forma giyecek bir oyuncu olabilir. Bu konudaki çalışmalarımız sürüyor fakat Marko Tomas, sağlığına kavuştuğunda yeniden rotasyondaki yerini alacaktır.

Bu sezon transfer ettiğiniz yeni oyuncuların performansları hakkında neler söylersiniz?
Yeni oyuncularımız hazırlık maçlarında da gösterdiler ki; Fenerbahçe Ülker’de oynayacak kadar kaliteliler. James Gist, Curtis Jerrells, Bojan Bogdanovic ve Hakan Demirel gerçekten iyi oyuncular. Dün akşamki maçta ve Two Nations Cup’ta hepsi iyi performanslar sergilediler. Onlar da kısa sürede takımımızın kimyasına uyum sağlayacaklardır.

Bildiğiniz gibi bu sene Turkish Airlines Eurolegue Final Four mücadelesi İstanbul’da yapılacak. Bu durum takımda ekstra bir motivasyon yaratır mı?
Bizim hedefimiz yine aynı. Beko Basketbol Ligi’nde, Spor Toto Türkiye Kupası’nda ve Turkish Airlines Euroleague’de başarılı olmak için mücadele edeceğiz. Az önce de söylediğim gibi işimiz hiç de kolay değil. İspanya Basketbol Ligi’nden (ACB) sonra Avrupa’nın en zorlu liginde oynuyoruz. Ligde kayıp vermeden devam ederken bir taraftan da İstanbul’da düzenlenecek Euroleague’in dörtlü finallerine kalmaya çalışacağız. Umarım üç kulvarda da istediklerimizi elde edebiliriz.

Son olarak Fenerbahçe Kulübü’nde sezon başında yaşanan olayların basketbolu ne kadar etkilemiş olduğunu öğrenebilir miyiz?
Öncelikle başkanımız Aziz Yıldırım’la olan ilişkinin benim için çok değerli olduğunu söylemeliyim. Yıldırım, beni buraya getiren ve takımın başına geçmemi sağlayan kişidir. Şu an içerisinde bulunduğu durum gerçekten çok üzücü. Umarım en kısa zamanda bu olay çözülür. Futbol takımı nasıl bu sorumluluğu üzerinde hissedip ter döküyorsa benim oyuncularım da aynı hassasiyetle oynayacaktır.

** Bu söyleşinin tamamı tbf.org.tr'den alınmıştır.

7 Eylül 2011 Çarşamba

Spahija: Kulübü, kenti ve oyuncuları çok seviyorum


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın Baş Antrenörü Neven Spahija, Avrupa Şampiyonası başlamadan önce memleketi Hırvatistan'da SETimes muhabiri Zelyana Grubisiç'e röportaj verdi. Baş Antrenörümüz Neven Spahija röportajında 2011 Avrupa Basketbol Şampiyonasını, 2011-2012 Euroleague sezonunu, Fenerbahçe Ülker'i ve beklentilerini değerlendirdi.

SETimes: 2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası 31 Ağustos Çarşamba günü başlıyor. Favori kim?

Neven Spahija: Potansiyel madalya adayı ülke sayısı fazla, turnuva yaklaşık 17 günle oldukça kısa olduğu ve öngörülemeyen bir şey olabileceği için, kimin favori olduğunu söylemek bana göre zor.

Ancak basketbolda seçkin sınıfı temsil eden bir takım ülkeler var. Hepsinden önemlisi İspanya, Fransa ve -son Avrupa Şampiyonasında madalya kazanmış- Rusya var. Her durumda, sürpriz yapabilecek bazı ülkeler de var, ki Hırvatistan da bunlardan biri.

SETimes: Sizce Türkiye'nin şansı nedir?

Spahija: Türk takımı çok güçlü. Şu anda Avrupa ikincisi unvanına sahipler, fakat yıllardır şu sorun yaşıyor, Türkiye'nin dışında bir turnuva olduğu zaman asla kazanamıyorlar. Şimdi başarılı olup bu bariyeri kırarlar mı? Bilmiyorum, fakat bence Türk takımı favorilerden biri değil.

SETimes: Türkiye'de şampiyon oldukları göz önüne alınırsa, Fenerbahçe Ülker'in geleceği nedir?

Spahija: Takımımdan son derece memnunum. Geçen yılın aksine, her iki birinciliği de kazandık (Türkiye Kupasınıda, Lig Şampiyonluğunuda), artık rekabet gücümüz daha fazla, yedek derinliğimiz var ve Türkiye'deki en genç ve en yetenekli takımız.

SETimes: Bu sezon takımın kimyası nasıl?

Spahija: Çok iyi, geçen yıl olduğu gibi. Takım kimyasının başarılı bir takımın en önemli ön şartlarından birisi olduğunu düşünüyorum. Fenerbahçe Ülker buna sahip bir takım ve ben başlarında olduğum sürece de sahip olmaya devam edecek.

SETimes: Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, şike soruşturması sonucunda şu anda hapiste bulunuyor. Bu durum Fenerbahçe Ülker'i ne şekilde etkiledi?

Spahija: Evet, bu kulüp ve şahsım adına büyük bir kayıp. Daha da büyük bir kayıp, çünkü ben, bana bu kadar büyük bir kulübün başına geçme şansı veren sözleşmeyi onunla imzaladım ve kendisi bana geçen sene çok destek oldu. Bu olay, şahsım için ve görebildiğim kadarıyla tüm kulüp için büyük bir handikap oldu.

SETimes: Böyle bir durum hedefleri etkileyecek mi?

Spahija: Etkilememeli, zira Yıldırım'ın başına gelenler bizim için geçen yıldan daha iyi ve daha güçlü olmamız yönünde diğer bir motivasyon oldu. Bunun hiçbir sonuca yol açmamasını gerçekten umut ediyoruz.

SETimes: Takım listesi tamamlandı mı?

Spahija: Evet. Listeyi ligin sona ermesinden bir hafta sonra tamamladık. Fenerbahçe Ülker listesini kapattı. Lakavtın kapanışına kadar iki üç aylığına gelen NBA oyuncularının tekliflerine yanıt vermedik, kabul etmedik. Bütün oyuncularımız bir veya daha fazla yıllığına sözleşme yaptı.

SETimes: Fenerbahçe Ülker ile bugüne kadarki deneyiminiz ne oldu?

Spahija: Fenerbahçe ile harika bir deneyim yaşadım. Kulübü, kenti, oyuncuları çok seviyorum ve kalabildiğim kadar fazla kalmayı hedefliyorum.

3 Haziran 2011 Cuma

Finalin basın toplantısı yapıldı


Beko Basketbol Ligi’nde Final Serisi öncesi Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız ile Galatasaray Cafe Crown’un antrenör ve oyuncuları Ataköy Sheraton Otel'de düzenlenen basın toplantısında bir araya geldi. Toplantıda her iki takım oyuncuları ve koçları sağduyu mesajları verdiler. Bu kritik seri öncesi verilecek mesajlarda bir o kadar önemliydi. İki ezeli rakibin finalinde en büyük temennimiz tabiki de üzücü olayların yaşanmaması olacak. Deplasmana rakip takım taraftarları alınmıyacak ama, ev sahibi oynayan takımın taraftarlarına burda büyük iş düşüyor.

Bizler Fenerbahçe taraftarları olarak son yıllarda bu tür olayların yaşanmaması için elimizden geleni yapıyoruz. Salonlarda küfür etmemeye, sahaya yabancı madde atmama konusunda çok fazla yol katettik. Elbetteki bu bir DERBİ. Sinirler gerilebilir, fakat bu durumlarda sadece takımımızı desteklemeli ve rakibi ıslıklarla etki altına almalıyız. Sahaya yabancı madde atarak değil. Ben sinirlerin gerildiği zamanlarda Sinan Erdem'de kötü olayların yaşanacağını tahmin etmiyorum. Fakat aynı durum ne yazıkki Abdi İpekçi için geçerli değil gibi duruyor. Umarım Galatasaray Cafe Crown taraftarlarıda ortamı germeye yol açmadan sadece kendi takımlarını desteklerler.

Toplantıda Baş Antrenörümüz Neven Spahija ve Takım Kaptanımız Ömer Onan açıklamalar yaptılar.

Neven Spahija: "İyi bir antrenöre sahip takıma karşı oynayacağız. Ancak bütün zorlukların farkındayız ve takımımıza güveniyoruz. Özellikle final serisinde en üst seviyede oynamaya devam edeceğiz. Bir kez daha şampiyon olabilmek için en iyi oyunumuzu ortaya koyacağız” diye konuştu.

Ömer Onan: "Biz basketbol ailesinin mensupları olarak mutluyuz. Bu senenin hak eden iki takımı final oynuyor. Biz iyi bir seri yakaladık ve az maç kaybettik. Galatasaray Cafe Crown’da sezon boyunca iyi bir performans sergiledi. Final serisinde güzel maçlar izlettirmeye çalışacağız. Son yıllarda şampiyonluğun en büyük adayıyız. Sanki ilk kez şampiyon olacak gibi iyi oynamaya istekli olmaya çalışacağız. Sezon içerisinde büyük sakatlık sorunları yaşadık. Ancak biz elimizden geleni yapacağız. Rakibimiz Galatasaray Cafe Crown’a da başarılar diliyorum. Basketbolseverlere iyi maçlar izlettireceğiz” diye konuştu.