2 Ağustos 2013 Cuma

Fenerbahçe Ülker'den ayrılan isimler


Fenerbahçe Ülker, yeni sezon öncesi kadrosunu güçlendirirken geçtiğimiz sezon kadrosunda yer alan bir çok oyuncu ile de yollarını ayırdı. Büyük hedeflerle başlanılan sezonda yaşanan hayal kırıklığı sonrası sezon ortasında J.R. Bremer takımdan ayrılmış, sezonun ikinci yarısında ise baş antrenör Simone Pianigiani takımdaki görevinden ayrılarak ülkesine dönmüştü. Sezonun geri kalan kısmında Ertuğrul Erdoğan'ın yönetiminde başarısız çizgisini sürdüren Sarı-Lacivertli Ekibimiz Euroleague'e Top 16'da, lige ise play-off ilk turunda veda etmişti.

Yeni sezonda Fenerbahçe Ülker'de özellikle yabancı oyuncuların büyük bir bölümü değişti. işte sizler için hazırladığımız ve bu sezon takımda yer almayacak oyuncuların listesi:

1- Mike Batiste
Geçtiğimiz sezon takıma dahil olan ve 1 yıllık sözleşme imzalanan Mike Batiste ile gelecek sezon için yeni bir sözleşme imzalanmadı. Panathinaikos'ta geçirdiği 9 sezonda elde ettiği başarılar, Obradovic'in oyun sistemindeki önemi ve Avrupa'da P&R oyununu en iyi oynayan uzun olarak kabul edilen Batiste, Simone Pianigiani'nin Fenerbahçesinde pek bir varlık gösteremedi. Sezon boyunca takımın en çok eleştirilen oyuncularından biri olan Batiste, vasatı bile aşamadan sezonu tamamladı. Fenerbahçe Ülker tecrübesinde kariyerine bir Türkiye Kupası şampiyonluğu da eklemesine karşın gelecek sezon için Fenerbahçe Ülker'in kadro planlamasına dahil olamadı ve takımdan ayrıldı.

2- David Andersen
NBA patentli oyuncu geçtiğimiz sezon Simone Pianigiani'nin çalıştırdığı Montepaschi Siena'dan transfer edilmişti. Kendisi için ödenen buy-out bedeli, takıma yapacağı katkılar için de taraftarı büyük bir beklenti içerisine soktu. Ayrıca sistemini yakından bildiği Pianigiani ile çalışmaya devam edecek olması hep bir artı olarak düşünüldü. Ancak yaz döneminde eşinin doğumu sebebiyle takıma geç dahil olması ve bu dönemde de dizinden ameliyat geçirmiş olması Andersen'in Fenerbahçe Ülker'de geçirdiği tek sezonda beklenilen performansın çok uzağında kalmasına neden oldu. Savunmada yumuşak kalması ve kolay geçilmesinin yanı sıra hücum performansı bakımından da eski Andersen'e bir türlü yaklaşamaması, ilk geldiğinde taraftarlar üzerinde oluşan algının da kırılmasına neden oldu. Bir yıllık Fenerbahçe Ülker macerasında Türkiye Kupası şampiyonluğu ve finalin MVP'si olma unvanını kariyer defterine eklemesine rağmen devam eden sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilerek sonlandırıldı.

3- Uros Tripkovic
Geçtiğimiz sezon devre arasında takıma dahil edilen Uros Tripkovic, kulüp tarafından "Avrupa'nın en önemli oyun kurucularından biri olarak" taraftarlara tanıtılmıştı. Basketbol kariyerine iyi başlamış ancak beklenen sıçramayı bir türlü yapamamış olan Tripkovic, Fenerbahçe Ülker'in kendisi için bir şans olduğunu söylemişti. Ancak sezon ortasında -destek kuvvet- olarak takıma dahil edilen bu oyuncuyu yarım sezon boyunca neredeyse hiç kullanmadık. Ne ligde ne de Euroleague'de uzun süreler aldığını görmedik. Benchte havlu sallayarak takıma destek olunabiliyorsa keşke bunun için İspanyalardan oyuncu getirmeselerdi. Bu görevi seve seve hem de hiçbir ücret almadan yapabilecek 25 milyon  Fenerbahçeli zaten var. Neyse, oynamadığı için performansını bir türlü göremediğimiz Uros Tripkovic ile de 1 yıllık opsiyon hakkı kullanılmadı ve takımdan ayrıldı.

4-Romain Sato
Batiste ile birlikte Panathinaikos'tan takıma dahil edilen Romain Sato'da gelecek sezon ki Fenerbahçe Ülker rotasyonunda yer alamayacak olan isimlerden biri. Görev adamı olarak bilinen ve hücumdan çok savunma yönüyle anılan Sato, Fenerbahçe Ülker'in gönderilen oyuncular içerisinde geçen sezon en büyük katkı yapan isimdi aslında. Her ne kadar skorer bir kimliği olmasa da oynanan lig ve Euroleague maçlarında savunmaya yaptığı katkı çok değerliydi. Ancak oturmamış bir sistemde, Romain Sato'nun yaptığı bu faydalı işler hiç fark edilmedi. Ttakımın başına getirilen Zeljko Obradovic'in gelecek sezon ki kadro planlamasında yer vermediği Romain Sato ile devam eden sözleşme karşılıklı olarak feshedilerek takımdan ayrıldı. Sato gelecek sezon İspanya Ligi takımlarından Valencia Basket'te forma giyecek. Her ne kadar takımdan gönderilmiş olsa da geçtiğimiz sezon yaptığı katkılar için teşekkür etmek istediğim tek oyuncudur Sato. Hakkını teslim etmek boynumuzun da borcudur.

5-Kaya Peker
Sezon başı kalacak, gidecek söylentileri arasından henüz tam olarak kesinleşmiş bir ayrılma haberinin olmamasına rağmen bana göre bu listeye dahil olacak son oyuncuda Kaya Peker'dir. İzzet Türkyılmaz'ın transferi ile İlkan Karaman'ın 5 numaraya çekileceğini tahmin ediyorum. Bu durumda da Kaya için gelecek sezon Fenerbahçe Ülker kapısı kapanmış olacak. Aslında sözleşmesi biten bir oyuncu Kaya. Şu anda serbest. Daha önce yeni sözleşme önerilebileceği konuşuluyordu ancak son gelen haberler takımdan ayrıldığı yönünde. Fenerbahçe Ülker'de geçirdiği 3 sezon boyunca istikrarlı bir görüntü çizemeyen, çoğu maçta vasatı dahi aşamayan Kaya'nın eksikliği elbette hissedilmeyecektir.Hücum yönünde eski Kaya'dan uzak bir görüntü çizen ve takıma zararı, faydasından çok daha fazla olan bir oyuncunun 3 sezon gibi ciddi bir zaman diliminde bu takımda yer alması ise yöneticilik anlamında tam bir rezalet. Neyse ki zoraki de olsa doğru yol bulunmuş oldu. Kaya'nın da gelecek sezon Türk Telekom da oynayabileceği konuşuluyor. Yolu açık olsun...

12 Eylül 2012 Çarşamba

Transfer 2012: David Andersen


Fenerbahçe Ülker'in Olimpiyat Oyunları'ndan sonra resmen açıkladığı bir diğer transferde David Andersen oldu. 2.11'lik dev oyuncu, basketbola ülkesi Avustralya'da başladı. Gençlik yaşlarında çeşitli basketbol takımlarında oynadı. Kendi yaşıtlarına oranla Andersen'in uzun boyu kendisine genç yaşlarda büyük avantaj sağladı. Profesyonel basketbol kariyerine, Avustralya Basketbol Ligi ekiplerinden Wollongong Hawks'da başladı. Burada sadece bir sezonda gösterdiği performans ile İtalya'nın yolunu tuttu. Dönemin en iyi basketbol takımlarından biri olan Kinder Bologna ile Avrupa macerasına başladı. Bologna'da ki ilk senesinde Avrupa basketboluna alışma süreci yaşayan Andersen, daha sonraki üç sezonda adını Avrupa basketbolunda duyurmayı başardı. 2001 yılında Bologna'nın elde ettiği Euroleague şampiyonluğunda pay sahibi oldu. Kinder Bologna'da geçirdiği 4 sezon boyunca 2001 ve 2002 yıllarında İtalya Kupası şampiyonluğu ve 2001'de de İtalya Ligi şampiyonluğu yaşadı. Bu dört yıllık süreçte 2002 yılında NBA Draft'ına girerek Atlanta Hawks tarafından draft edildi. 2003 yılının transfer döneminde ise bir başka İtalyan takımı Montepaschi Siena ile sözleşme imzaladı. Siena'da geçirdiği bir sezon boyunca Siena'nın ilk lig şampiyonluğunu kazanmasında büyük rol oynadı. Aynı sezon İtalya Ligi Finallerinin En değerli oyuncusu ödülünün sahibi oldu. Bu Andersen'in kariyerindeki ilk MVP ödülüydü.

Siena'da geçirdiği bir sezonun ardından Rusya'nın yolunu tuttu ve Rus Basketbolunun en önemli takımı olan CSKA Moskova'ya transfer oldu. CSKA Moskova kariyerinde Andersen çok büyük bir çıkış yakalayarak kişisel performansını da ciddi şekilde yükseltti. CSKA Moskova formasıyla geçirdiği dört sezonda 2005, 2006 ve 2007 yıllarında Rusya kupasını, 2005, 2006, 2007 ve 2008 yıllarında Rusya Lig Şampiyonluğunu ve 2006 ile 2008 yıllarında Euroleague Şampiyonluklarını kazandı. 2005 yılında Euroleague'de, CSKA Moskova formasıyla gösterdiği başarılı performansla "Euroleague'de En iyi beşe" seçildi. Rusya'da kazandığı başarıların yanında kişisel performansında da gelişme kaydetmesi Andersen'i Avrupa'nın sayılı uzunları arasına soktu. Rusya'da geçirdiği dört sezonun ardından İspanyol devi Barcelona'ya transfer oldu. CSKA'da başladığı yüksek performansını Barcelona'da da devam ettiren Andersen takımın lig şampiyonluğunda önemli rol oynadı. Barcelona'da geçirdiği bir sezonun ardından ise NBA'i denemek istedi. Atlanta haklarını Houston'a devredince NBA'e de Houston Rockets formasıyla adım attı. NBA'de geçirdiği iki yıl boyunca sırasıyla Houston Rockets, Toronto Raptors ve New Orleans Hornets formaları giydi. NBA'de istediği başarıyı yakalayamayınca tekrardan Avrupa'ya dönme kararı aldı. Daha öncede formasını giydiği Siena ile anlaşan Andersen burada Lig şampiyonluğu, İtalya Kupası şampiyonluğu ve İtalya Süper Kupa şampiyonluğunu tekrar kazandı. Ardından da 2012 transfer döneminden kendisini Sarı-Lacivertli yapan imzayı attı. Andersen, Avustralya Milli Takımında da oynamaya devam ediyor.

Yukarıda bahsettiğimiz kariyerinde de göreceğimiz gibi, Avrupa'nın üst düzey takımlarında oynamış, birçok şampiyonluklar kazanmış ve büyük bir Euroleague tecrübesine sahip Andersen. Takıma birçok konuda büyük katkı vereceği aşikar. Şmdi Andersen'in takımımıza vereceğine inandığımız katkılara değinelim.

Öncelikle yukarıda da bahsettiğimiz gibi inanılmaz bir tecrübeye ve kariyere sahip. Avrupa'nın üst düzey takımlarında, üst düzey liglerinde oynamış, NBA tecrübesi yaşamış, onlarca şampiyonluk kazanmış bir oyuncu. Öncelikle takıma bu tecrübesiyle bile çok büyük değer katacağı kesin. Her sporda olduğu gibi basketbolda da kariyer ve tecrübenin oyuna etkisinin yüksek olduğunu düşünürsek bu sene Andersen'den hem gençlere iyi bir öğretmen hem de sahada iyi bir yol gösterici olacağını söyleyelim. 

2.11'lik bir oyuncu için serbest atış çizgisinde oldukça başarılı bir oyuncu. Özellikle Euroleague'de geçirdiği son altı sezondaki %81.7'lik serbest atış isabet yüzdesi bir uzun oyuncu için oldukça yüksek bir rakam. Ayrıca üç sayılık isabet oranıda bir uzun oyuncu için oldukça iyi. Euroleague'de %45.3'lük bir isabet oranına sahip. Oynadığı yerel liglerde ise bu isabet oranı daha da yükseğe çıkıyor. Kolay kolay hiçbir rakibin boş bırakamayı göz önüne alamayacağı bir oyuncu.

Bir oyun kurucu kadar olmasada iyi bir oyun zekasına sahip. Düzen içerisinde oyunu iyi okuyup gerektiği zaman gerektiği yerde olmasını bilen bir uzun. Üstelik fundamentalı'da üst seviyede. Bununla birlikte iyi de bir pasör. Skor katkısı yaptığı kadar takım arkadaşlarına da oldukça fazla asist yapabiliyor. Hücumda çok yönlü oynaması; yüzü dönük yada sırtı dönük şutlarda başarılı bir yüzdeyle oynaması onu hücumda büyük bir silaha dönüştürüyor. Özellikle CSKA'daki son iki sezonunda geliştirdiği şutunu bu yaşına kadar aynı seviyede tutmayı başardı. Rakipler için korkulu bir hücum oyuncusu. Rakibinin bir anlık zaafından sayı üretebilme potansiyeline sahip.

En önemli artılarından biride coach Simone Pianigiani ve Bo McCalebb'ı çok iyi tanıması. Coach'un oyun sistemine alışkın olması Fenerbahçe Ülker'deki adaptasyon süresinin de kısa olacağının işareti. Ayrıca Bo McCalebb ile de oynamış olması ve onun saha içerisinde neler yapmak istediğini anlayabiliyor olması hücumda yapacağı ikili oyunlarda büyük fayda sağlayacak. Yeni bir oyun kurucuyla oynamaktansa, tanıdığı bir oyun kurucuyla oynayacak olması Andersen'in sahada daha verimli olmasında büyük rol oynayacak.

Oyunun hücum yönünde gösterdiği başarıyı açıkçası savunmada çok fazla gösterdiğini söyleyemeyiz. Emir Preldzic'ten alışkın olduğumuz gibi çok fazla savunma yapmayı seven bir oyuncu değil. Zaten savunmada da aynı Oğuz Savaş gibi çok yumuşak kalıyor. Bu zaaflarını Kaya gibi, Batiste gibi sağlam, sert savunmacı olan uzunlarımızın kapatması halinde savunmada da çok fazla aksamayacaktır.

David Andersen'e bir kez daha Fenerbahçe Ülker'e hoşgeldin diyor, takımımızda başarılar diliyorum.