10 Mayıs 2012 Perşembe

Mirsad:"En az 2 yıl daha basketbol oynayacağım"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızda kötü giden sezon sonunda ciddi bir revizyon olması bekleniyor. Bu revizyonun bir parçası olarakta bugün bazı gazeteciler yönetimimizin 2. Kaptanımız Mirsad Türkcan'a jubile önerdiğini iddia etmişti. Mirsad'ta trtspor.com.tr'ye verdiği röportajda böyle bir durumun söz konusu olmadığını ve en az 2 yıl daha basketbol oynayacağını söyledi.

Yönetimden kendisine böyle bir teklifin gelmediğini ve Şube Genel Koordinatörümüz Aydın Örs ile de konuşmalarında ortak fikirlerinin en az 2 yıl daha oynayabileceğinin olduğunu anlatan Mirsad, “Çok ciddi bir sakatlık geçirdim ve sezonun ortasında takıma katıldım.Tam fizik olarak iyi bir duruma geldiğim dönemde, takım arkadaşım Kaya idmanda ayağımın üzerine düştü ve bu kez farklı bir yerden sakatlandım. Ancak bu sakatlık önceki kadar ciddi değil. En kısa sürede çalışmalara başlayacağım ve yeni sezona hazırlanacağım. Şimdi sadece bunun planını yapıyorum. Aydın Örs ile de defalarca konuştum. Kendisi de benim en az 2 yıl daha sahalarda olacağımı söylüyor. Dolayısıyla jubile düşüncem yok” dedi.

Kendisine böyle bir teklifin ilerleyen dönemlerde gelmesi durumunda da yolunu çizeceğini belirten yıldız oyuncu, “Benim hayalim basketbolu Fenerbahçe Ülker’de bırakmak. Çünkü Fenerbahçeliyim ve bu formayı seviyorum. Ancak benimle yola devam edilmeyeceği söylenirse o zaman da profesyonellik gereği yolumu çizerim. En az 2 yıl daha üst düzey basketbol oynayacak gücümün olduğunu biliyorum. Kariyerimi bu şekilde sonlandırmam mümkün değil” ifadesini kullandı.

Takımın bu sezonki durumunun kendilerini de çok üzdüğünü belirten Mirsad, “Ben sakatlık nedeniyle çok fazla katkı sağlayamadım. Benim dışımda da çok önemli sakatlıklar yaşandı. Takım bir maça bile tam kadro çıkamadı. Bu hepimizi etkiledi. Yine de daha iyi olabilirdi ama bu sezon bir türlü ritmimizi bulamadık. Şimdi gelecek sezona bakmalıyız. Biz Fenerbahçe’ysek ayağa kalkıp, bizden beklenen başarıları yakalamalıyız. Bu kulüpte Aydın Örs gibi usta bir isim var. O böyle krizlerden nasıl çıkılacağını bilir ve gerekeni yapar. Ben de sakatlığım düzelir düzelmez çalışmalara başlayarak, yeni sezona en hazır şekilde gireceğim. Bu seneyi telafi edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.

Kendi kişisel görüşümü de belirtmem gerekirse; Ben Mirsad'a böyle bir teklif götürüleceğine inanmak istemiyorum. Forması için kanını dökmekten çekinmeyen, sahadaki duruşuyla genç oyunculara örnek olan, hırsı ve kazanma arzusu ile Fenerbahçe Ülker'e daha çok şeyler katacak bir oyuncudan bahsediyoruz. Mirsad bu takımın ruhudur. Bu ruh bu takımdan koparılamaz..

Kötü geçen bir sezonun ardından...


Fenerbahçe Ülker için 2011/2012 sezonu kabus gibi geçti desek yeridir. Sezon başı koyulan hedeflerin hiçbirine ulaşadık bu sezon. Yanlış transfer politikası, içinde bulunduğumuz sıkıntılı süreç, ardarda gelen talihsiz sakatlıklar ve nicelerini sayabiliriz belki sebep olarak. Ancak bunların hiçbiri son 5 yılda Türk Basketboluna ambargo koyan bir takımın bu sezon Euroleague'e Top 16'da, Türkiye Kupası ve lige çeyrek finalde veda etmesine mazeret olamaz. Taraftarın kulüp ve camia için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığı bir sezonda Erkek Basketbol'da bu kadar sönük kalınması açıkçası her taraftar gibi benide derinden üzdü. Her sene şampiyon olunacak diye bir kaide yok elbet. Ama sahada ortaya konulan bir oyunda yoktu bu sezon. Şube yönetiminin ve Sayın Nedim Karakaş'ın sürekli sakatlıklar üzerinden günü kurtarmaya yönelik açıklamaları taraftar için hiçbirşey ifade etmiyordu. Biz taraftarlar için en önemlisi belkide galibiyetten de önemlisi; sahada yüreğiyle oynayan ve akıttığı terle o çubuklu formayı sonuna kadar ıslatan sporcular görmek. Bunu sezon içerisinde yapan sporcularımızda vardı elbet. Onları tenzih ederek söylüyorum.

Neyse belki bunlar biraz duygusal yorumlardı biz gelelim real yorumlarımıza. Bu sezon öyle veya böyle bitti gitti. Şimdi önümüze bakmak lazım. Son 5 yıldaki Fenerbahçe'yi yeniden yaratmak lazım. Bunun içinde gelecek sezonun planlamalarına başlamak lazım. Şu anda burada yazacaklarım bugünün gelişmeleri. Yani Kongreden sonra yeni kurulacak yönetim ve yeni seçilecek Basketbol Şubesinden sorumlu yöneticimiz nasıl bir yol izleyecek bilemem. Ancak kongreden sonra yönetim belirlenip çalışmalar başladığında bu kez o zamanın gelişmeleriyle ilgili de bir yazı yazarım. İlk önce koç meselesine değinelim. Dün Spahija maçtan sonra yaptığı açıklamalarda gideceğinin sinyallerini verdi. Bunun aksini bekleyende yoktur zaten. Spahija belki bu sezon formunda değildi, takımı çok kötü yönetti. Bunların hepsi onun Fenerbahçe'deki sonunu hazırladı. Belki coach olarak Fenerbahçe'de yer almayacak ama dün akşam dediği gibi bir taraftar olarak her zaman bu camianın içerisinde kalacak bir isim. Şimdiden yolu açık olsun diyelim. 

Gelelim yerine getirilecek isime..Benim en büyük beklentim bu sezon takımlarından ayrılacakları konuşulan Ivkovic ve Obradovic ikilisinden birinin takımın başına getirilmesi. Hatta Avrupa basınında da özellikle Obradovic'le Fenerbahçe Ülker'in adı çok sık anılır olmuştu. Ancak bugün gelen haberler açıkçası beni hayal kırıklığına uğrattı. Takımın başına Ertuğrul Erdoğan'ın getirilmesi yönünde bir düşünce varmış. Bundan Ertuğrul Hoca'ya güvenmediğim şeklinde anlaşılmasın. Ben şu şartlarda yerli hocaya pek sıcak bakmıyorum. Diyeceksiniz ki neden? Bir kere ülkemizdeki taraftar profili belli. Başarıya endeksli bir yapımız var. Bu her takım için geçerli. Ertuğrul Hoca takımın başındayken ardarda alınacak sonuçlar hemen gitmeli mi kalmalı mı yorumlarına ve eleştirilere yol açacak. Ülkemizde şu gerçek varki; yerli hocaya yabancılar kadar şans tanınmıyor.. Bu nedenle ben sezon içerisinde yaşanacak en ufak bir başarısızlıkta hemen Ertuğrul Hoca'nın taraftar tarafından baskı altına alınacağını düşünüyorum. (Orhun Ene'nin Milli Takım başında geçirdiği Avrupa Şampiyonası'nın ardından çıkan eleştiriler gibi) Tabiki şu varsayımıda göz ardı etmeyelim. Ertuğrul Hoca takımın başında başarılı olursa ne olur? Bu hepimizin gerçekleşmesini en çok istediğim şey olur. Kendisine taraftar olaraz bizler ekstra şans verebilirsek belki ilk sezonunda olmayabilir ama gelecek yıllarda Fenerbahçe Ülker'de büyük işler başarabileceğine inanıyorum. Bekleyip göreceğiz. İnşallah Ertuğrul Hoca içinde yabancı gelecekse yabancı hoca içinde hayırlı olsun..

Oyuncularla ilgili ise henüz bir transfer gelişmesi yok. Bu büyük ihtimalle yine kongre sonrasında gerçekleşecektir. Ancak şubeden gelen haberlerde mevcut kadromuzdan bazı oyuncularla yola devam etmeme kararı alındığı söyleniyor. Sözleşmeleri biten Kaya Peker, Morris Finley ve Hakan Demirel ile yeni sözleşme imzalanmayacak. Ayrıca James Gist, Marko Tomas ve Gasper Vidmar ile de yolların ayrılacağı konuşuluyor. Ben Vidmar'ın tecrübeli bir coach ile tekrardan takıma kazandırılabileceğini düşünüyorum. Buna en güzel örnek Tanjevic'in son sezonundaki Vidmar performansı gösterilebilir. Vidmar çok çabuk faul problemi yaşayan ve hücumda istikrarsız bir görüntü çiziyor olsada iyi işlendiğinde ben takıma oldukça faydalı olabileceğini düşünüyrum. Tomas'ta aynı şekilde; çok iyi bir savunmacı ve gününde olduğu zaman yüzdeli şut sokabilen bir şutör. Yeterki sakatlığı kronik olmasın. Eğer kronik bir sakatlık durumu varsa bu bizim işimize gelmez. Diğer oyuncuların gönderilmesinde kimsenin itirazı olacağını sanmıyorum. Henüz kesinleşmiş bir durum olmasada bu sezon takımdan ayrılacak tüm oyunculara bir Fenerbahçe taraftarı olarak teşekkür ediyorum. 

Kongreden sonra yeni gelişmeleri değerlendirmek üzere bir yazı daha yazmak istiyorum. İsmet Abi'nin dediği gibi o zamana kadar; hayatınızdan basketbol hiç eksik olmasın. :) Futbol Takımımıza da Cumartesi ve Çarşamba günleri çıkacağı iki final maçında başarılar diliyorum. Çifte kupayla sezonu bitireceklerine inancımız tam.

4 Mayıs 2012 Cuma

Play-off'lar da uygulanacak yeni statü



Beko Basketbol Ligi'nde 2011-2012 sezonu Play Off mücadeleleri, 5 Mayıs Cumartesi günü oynanacak maçlarla başlayacak. Çeyrek Final'in ilk maçları 5-6 Mayıs tarihlerinde, ikinci maçları ise 8-9 Mayıs tarihlerinde oynanacak.

Basketbolu yakından takip edenlerin bildiği üzere bu sezon çeyrek finaller 3 maç (kazanılmış 2 maç) üzerinden oynanacak. Diğer turlardaki maç sayısında geçmiş yılların aksine herhangi bir bir değişiklik yapılmayacak. Yarı Final'ler 5 maç (kazanılmış 3 maç) ve Final serisi de 7 maç (kazanılmış 4 maç) üzerinden oynanacak.

Bir diğer değişiklik ise eşleşmelerde sağlanan avantajla ilgili. Yine bilindiği üzere geçtiğimiz sezonlarda, normal sezonu üst sırada bitiren takım play-off turlarındaki saha avantajını elde ediyordu. Bunun yanı sıra, eşleşmedeki rakibine normal sezon maçlarında iki kez üstünlük sağlayan takım seriye 1-0 önde başlıyordu. Bu sezondan itibaren artık tüm play-off serileri, normal sezondaki üstünlük durumuna bakılmadan 0-0 eşitlikle başlayacak.

Ancak üst sıradaki takımların saha avantajı geçtiğimiz senelerde olduğu gibi yine korunacak. Buna göre 3 maç üzerinden oynanan serilerde birinci ve gerekirse oynanacak üçüncü maç normal sezonu üst sırada bitirmiş bulunan takımın sahasında oynanacak. Saha avantajı açısından yarı final ve final serilerinde bir değişiklik olmayacak. Eskiden olduğu gibi 5 maçlık seride ilk iki ve beşinci maç, 7 maçlık seride ise ilk iki ve gerekirse oynanacak beşinci ve yedinci maçlar normal sezonu üst sırada bitirmiş bulunan takımların sahasında oynanacak.

Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, ligi Beşiktaş Milangaz'ın gerisinde 5. sırada tamamlamış ve Play-off çeyrek final serisinde saha avantajını rakibine kaptırmıştı. Çeyrek Final serisinde 6 Mayıs ve gerekirse 12 Mayıs tarihlerinde oynanacakmaçlar Akatlar Spor Salonu'nda oynanacak. Bizim sahamızda karşılaşacağımız tek maç ise 9 Mayıs Çarşamba günü oynanacak.

Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız çeyrek final serisinde tur atlaması durumunda, üst turlardaki muhtemel rakipleri olan Galatasaray Medical Park ve Anadolu Efes'e karşı saha avantajına sahip olamayacak.