9 Temmuz 2014 Çarşamba

Fenerbahçe Ülker'den ayrılan isimler belli oldu


Fenerbahçe Ülker'de coach Zeljko Obradovic'in verdiği rapor doğrultusunda yerli ve yabancı transfer çalışmaları devam ediyor. Yeni sezonda dinamik, kaliteli ve takım oyunu ile ön planda olacak şekilde yeni bir kadro yapılanmasından geçiyor Fenerbahçe Ülker. Bu doğrultuda Sarı-Lacivertli Ekipte gelen oyuncular kadar gidenlerde gündeme gelecek türden. Bu transfer sezonu takımın yarısı neredeyse yenilenmiş olacak. Bu yazımızda da takımdan gönderilen ve kiralanan oyunculara değineceğiz. 2014/2015 sezonunda çubuklu formayı giyemeyecek olan isimler şöyle:

Bo McCalebb: Simone Pianigiani döneminde coach ile birlikte Montepaschi Siena'dan transfer edilen ve Euroleague'in önemli oyun kurucularından biri olarak gösterilen Bo McCalebb ile bu sezon itibariyle yollar ayrıldı. İlk sezonunda takım olarak kötü bir performans ortaya koyan Fenerbahçe Ülker'de beklenen Bo McCalebb'ı bir türlü izleyememiştik. Mutsuz ve keyifsiz halleri sahada oynanan oyundan memnun olmadığının bir göstergesiydi. Geçtiğimiz sezon başında takımdan ayrılması dahi gündeme gelen Amerika asıllı Makedon oyuncu, takımın başına Zeljko Obradovic'in gelmesiyle gitme kararından vazgeçerek takımda kalmıştı. Özellikle bu sezon ortaya koyduğu olumlu ve keyif veren basketbol ile taraftarların sevgisini kazanan oyuncu, Obradovic'in oyun sistemine uymasa da geçtiğimiz sezonki kadro yapılanmasında coachun en fazla yararlandığı isimlerin başında geliyordu. Savunma direnci ve top çalma becerisi ile takımın savunma liderliğini üstlenmişti. Sezonun tamamlanması ile Obradovic'in yeni sezon planlamasında düşünmediği Bo McCalebb için, kulüp sözleşmedeki opsiyonunu kullanmadı ve oyuncuyu serbest bıraktı. Kendisinin Unics Kazan'a transfer olacağı yönünde ciddi bir haber var. Büyük olasılıkla gelecek sezon Rusya'da mücadele edecek. Kişisel olarak çok özleyeceğim bir oyuncu Bo. Yolu açık olsun...

Linas Kleiza: Takıma geçtiğimiz sezon dahil olan ve yapılan sözleşme ile Euroleague'de en çok kazanan oyuncu sıralamasında ilk sırada yer alan Litvanyalı yıldız ile 1 sezonluk birlikteliğin ardından yollar ayrıldı. Litvanya Milli Takımı ile geçtiğimiz yaz düzenlenen Avrupa Şampiyonasında ortaya koyduğu oyun ile turnuvanın en iyi beşine seçilmiş olması, Fenerbahçeli taraftarların kendisinden beklentilerini de çok arttırdı. Ancak NBA'de sakatlığından dolayı uzun süre forma giyememiş olması, antrenman eksiğini çokça olması ve diz sakatlığının etkilerini bir türlü üzerinden atamaması Kleiza'nın oyununu oldukça fazla geriletmişti. Sezon boyunca inişli çıkışlı bir performans ortaya koyan Kleiza, beklentilerin çokça uzağında kalmıştı. Performans olarak kötü geçen bir sezonun ardından Fenerbahçe Ülker, sözleşmedeki kulüp opsiyonunu kullanmayarak Kleiza ile de yollarını ayırdı. Oyuncu ile Real  Madrid ve Emporio Armani Milan'ın ilgilendiği yazılıyor.

Barış Ermiş: Zeljko Obradovic'in takımın başına gelmesi ve Kenan Sipahi gibi gelecek vaadeden genç bir oyuncunun kadroya katılması ile iyice gözden düşen Barış Ermiş, bu sezon başında son derece düşük sürelerde sahada kalmaya başladı. Koçun Kenan'ı hazırlamak istemesi ve bol süre vermesi Barış'ın dakikalarını çok fazla azalmasına neden oldu. Durum böyle olunca sezon ortasında daha fazla süre bulması için Royal Halı Gaziantep'e kiralık olarak gönderildi. Antep'te ortaya koyduğu iyi performans ile takımın Avrupa'da başarılı bir sezon geçirmesinde önemli rol oynadı. Fakat başarılı geçen bu dönemlere rağmen Obradovic'in oyun planına uymaması ve yaşı itibariyle ayaklarının bir oyun kurucuya göre ağırlaşması Fenerbahçe Ülker'deki kariyeri için sonun başlangıcı oldu. Yapılan görüşme ile oyuncunun sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilerek yollar ayrıldı.

İlkan Karaman: Fenerbahçe Ülker'e gelişi olaylı bir şekilde olmuştu İlkan'ın. Fenerbahçe ile Galatasaray'ı karşı karşıya getiren bu transferde kazanan Fenerbahçe Ülker olmuş ve oyuncuyla 3 yıllık bir kontrat imzalanmıştı. Pianigiani yönetimindeki ilk sezonunda başarılı bir performans ortaya koymuş olsa da yaşadığı diz sakatlığı İlkan için üzerine gelecek kara bulutların habercisiydi. Diz sakatlığı sonrası ameliyat olmuş ve yaklaşık 6 ay sahalardan uzak kalacağı açıklanmıştı. Sezon başında İlkan'ın sahalara dönüş tarihi olarak 2014'ün Şubat veya Mart ayı öngörülürken bu tarihlerde geçip ve sezon sona erdi. Ancak İlkan sahalara bir türlü dönmeyi başaramadı. 2013/2014 sezonunda tek bir resmi maça çıkamamasının yanı sıra tek bir takım antrenmanına dahi katılamamıştı. Bireysel antrenmanlarla sezonu tamamlamış oldu. Geçirdiği ağır diz sakatlığı ve bu sakatlık dönüşünün performansını nasıl etkileyeceği öngörülemediğinden İlkan ile de yollar ayrıldı. İlkan'ın Olin Edirne ile anlaştığı konuşuluyor.

Bojan Bogdanovic: Fenerbahçe Ülker de 3 sezon geçiren Hırvat oyuncu ile sezon ortasında yeni bir sözleşme imzalanmıştı. Ancak Bojan'ın özellikle Euroleague TOP 16 serisi ile başlayıp sezonun geri kalan kısmında gösterdiği kötü performans kafalarda soru işaretleri oluşmasına neden oldu. Bojan'ın kritik maçlarda yaşadığı kırılganlık ve skor katkısının düşmesi Obradovic'in sisteminde kabul edilebilir bir durum değil. Özellikle takımın 1 numaralı skorerinin bu kırılganlığı ciddi anlamda bir zaaf olabilir. Tüm bunları göz önüne alan Fenerbahçeli yöneticiler Bojan ile yolların ayrılmasını istiyorlar. Ancak sezon ortasında yapılan sözleşme ellerini bağlamışken NBA'den gelen haber herkesin gönlünü ferahlattı. Bojan'ın haklarını elinde bulunduran Brooklyn Nets, Bojan'ı gelecek sezon kadroda görmek istediğini açıkladı ve oyuncu ile görüşmelere başlandı. Amerikadan gelen son haberlere göre Bojan ile 3 yıllık toplam 10.3 milyon $'a her konuda anlaşma sağlandı. Resmi imzaların ise en kısa zamanda atılacağı konuşuluyor. Fenerbahçe sözleşmeli oyuncusu olmasına rağmen Bojan'ın, Brooklyn'e transferi için buy-out bedeli talep etmeyecek. Bojan'ın NBA'e gitmesi ile Fenerbahçe Ülker için kadroda bir yabancı oyuncu kontenjanı daha açılmış olacak.

Ömer Onan: Fenerbahçe Ülker'in emektar kaptanı... Taraftarın en çok sevdiği isimlerin başında geliyor. Sahadaki azmi, hırsı, ve direnci ile taraftarların gönlünde taht kurmuş bir isim. 2013/2014 sezonu kaptanın Fenerbahçe formasıyla geçirdiği son sezon olacak. Fenerbahçe Ülker'in yeni kadro planlamasında yer verilmeyen isimlerden biri olan kaptan için, Fenerbahçe Ülker Mirsad Türkcan'da izlediği yolu izleyecek. Kaptana jübile teklifinde bulunacak olan yönetim kendisine kulüpte idari bir görevde verecek. Kaptanın bu teklifi kabul etmesi durumunda Mirsad Türkcan'da olduğu gibi sezon başında bir jübile maçı organize edilecek. Ancak kaptan idari kadroda görev yapmak istemez ve basketbol kariyerini sonlandırmayı düşünmezse kendisine teşekkür edilerek yollar ayrılacak. Kişisel görüşüm kaptanın gönül verdiği renkler altında jübile yapmasının daha olağan olduğu.

Blagota Sekulic ve Gasper Vidmar'ın da sözleşmeleri sona erdi. Sekulic ile kesin olarak yollar ayrıldı ancak Vidmar için yapılacak uzun transferi bekleniyor. İstenen isimlerden birinin alınamaması durumunda Sarı-Lacivertli Ekip Gasper ile bir sezon daha yola devam edebilir.

GENÇLER KİRALANIYOR

Berkay Candan: Fenerbahçe Ülker altyapısında yetişen gen oyuncu son 3 sezondur kiralık olarak ligin farklı takımlarında forma giyiyordu. Olin Edirne'de 2 yıl kiralık oynadıktan sonra geçtiğimiz sezon TED Ankara Kolejlilere kiralanan Berkay, burada gösterdiği performansla beğeni toplamıştı. Ted Ankara Kolejliler ile EuroCup'da da forma giyen ve Avrupa deneyimi de yaşayan genç oyuncu için bir sezon daha kiralama kararı çıktı. Bu kez ise gideceği takım ligin güçlü ekiplerinden Banvit. İyi bir sistem takımı olan Bandırma temsilcisinde Berkay çok önemli tecrübeler kazanabilir. Avrupa'da EuroCup oynayan bir takımın parçası olacak olan genç oyuncu burada göstereceği performans ile son kez kiralık sözleşmesini yaparak gelecek sezondan itibaren Fenerbahçe Ülker'deki yerini alabilir. Şans yanında olsun...

Metecan Birsen: Fenerbahçe Ülker'in genç oyuncularından biri olan Metecan'da yeni sezonda kiralanan oyuncular arasında yer alıyor. Geçtiğimiz sezon Euroleague'de dahil olmak züere ligde coach Obradovic tarafından süre verilen genç oyuncu yeni sezonda tecrübe kazanması ve oyununu geliştirmesi amacıyla Olin Edirne'ye kiralandı. Genç bir kadro kuran Olin'in kilit oyuncularından biri olabilecek mi bunu bekleyip göreceğiz. Şans bu genç kardeşimizin de yanında olsun... 

Berk Uğurlu: Berk ile ilgili henüz kesin bir karar verilmemiş durumda. Çünkü genç oyuncu basketbol yaşamında olduğu kadar eğitim hayatında da son derece başarılı bir isim. Lise son sınıfa geçen ve eğitimini tamamlamakta kararlı olan Berk için, bir sezon daha Fenerbahçe Ülker kadrosunda yer alması olası bir durum.

Mirsad TÜRKCAN Menajerlik Şirketi kurdu

Fenerbahçe Ülker'in efsane isimlerinden Mirsad Türkcan'da yeni sezonda kulüpte ayrılan isimler arasında. Kendi menajerlik şirketini kuran Mirsad, oyuncu menajerliği yapacak olması nedeniyle kulüpten ayrıldı. Mirsad ile ilgili Olin Edirne kulübünü satın almak istediği de konuşuluyor. Ancak bunun ne kadar doğru olduğu ilerleyen günlerde netlik kazanacak.

*** Fenerbahçe Ülker Basket tarafından derlenmiş bir haberdir....

28 Eylül 2013 Cumartesi

Obradovic'in Gençleri 1. Bölüm


Fenerbahçe Ülker, yeni sezon hazırlıkları kapsamında bu yıl İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Rixos Cup 6 Basketbol Turnuvasına katıldı. Zeljko Obradovic önderliğindeki Sarı-Lacivertli Ekip, ciddi rakiplerin yer aldığı bu turnuvaya EuroBasket nedeniyle takıma dahil olmayan 5, sakatlığı bulunan 3 olmak üzere toplamda 8 as oyuncusundan yoksun olarak, genç ağırlıklı bir kadroyla katılmak zorunda kaldı. Bu yeni sezon için takımı izleme fırsatını elimizden alırken belki de çok daha önemli bir fırsatı bizlere sundu; Geleceğin Fenerbahçesini izleme fırsatına sahip olduk. 95-96-98 jenerasyonlarından ağırlıklı genç kadroda en tecrübeli oyuncular Bo McCalebb, Emir Preldzic ve Barış Ermiş'ti. Geri kalan 8 oyuncu 90 ve sonrası doğumluydular. Fizik olarak kendilerinden çok daha iyi durumdaki oyunculara karşı sahada mücadele veren Fenerbahçe Ülker'in genç yıldız adayları oynanan üç maçıda kaybetti belki ama taraftarın ve basketbol otoritelerinin gözünde turnuvanın asıl kazanan takımı oldular.

Bu yazımı çok uzun olacağından üç parçaya bölüp yazmaya karar verdim. Bu ilk bölümde takımımızın genel olarak turnuva performansını, baş antrenörümüz Zeljko Obradovic'in ve forma şansı bulan tecrübeli oyuncularımızdan Bo McCalebb'ın değerlendirmelerini, turnuvada yaptıkları olumlu ve olumsuz hareketleri sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Umarım bu mini yazı dizisini beğeniyle okursunuz.

Takımın Genel Değerlendirmesi

Çok genç ağırlıklı bir kadroyla sahaya çıktığımızı, turnuvayı takip eden her basketbolsever gördü. Belki as takımı izleyemedik ama as takımın nasıl bir oyun anlayışıyla oynayacağını bu turnuvada az da olsa gördüğümüz kanaatindeyim. Öncelikle altını çizmemiz gereken en önemli husus; oyun setleri... 

Geçtiğimiz yıllardaki belki de en büyük eksiğimiz buydu. Spahija'nın son senesinden, Simone Pianigiani döneminde de devam eden sistemsizlik ve sahada setlere bağlı kalınarak oynanmayan, bireyselliğin ön planda olduğu bir oyun anlayışından tamamen kurtulmuş bir takım gördük. Sahada belki as oyuncularımız yoktu ancak Obradovic, yine sihrini yapmıştı. Genç oyuncular bile Obradovic'in çizdiği oyun setlerine bağlı kalarak sahada mücadele ettiler. Top paylaşımları ile boş adamı bulmaya çalışan, takımın skorer oyuncularına saha içerisinde pozisyon yaratan, saha içi yerleşimine büyük önem veren bir takım seyrettik. Geçtiğimiz sezon ciddi düşük oranda olan asist ortalamamızı bu turnuvada oldukça yüksek tutarak bireysellik yerine takım oyununa olan bağlılığımızı gösterdik. Her ne kadar tecrübesizlikten değerlendirememiş olsak da yaptığımız olumlu top paylaşımları ile kolay sayılar bulma şansını sıkça yakaladık. Fiziki olarak bizden çok daha iyi durumda olan rakip oyunculara karşı sürekli adam değişerek yaptığımız savunma ile rakiplerimizin oyun düzenini bozduk. Yardım savunmasını doğru yaparak pota altındaki fiziki açığımızı iyi kapattık. 

Ancak bir durum var ki belki de bizi en mutlu eden gelişmelerden biri. Geçtiğimiz sezon 10 sayı bile geriye düştüğünde pes eden takımın bu sezon 24 sayılardan geri gelen bir takıma dönüştüğüne gözlerimizle tanık olduk. Maçın son dakikalarına kadar kafa kafaya oynayan genç yüreklere şahit olduk. Tüm bunları ele aldığımızda genel olarak takımın turnuvada ortaya koyduğu reaksiyon Fenerbahçe taraftarı için oldukça olumluydu. 

Takım oyunu için olumsuz anlamda söyleyebileceğimiz bir şey yok aslında. Tecrübesiz bir takım olarak basit tercih hataları yaptık. Top kaybı sayımız biraz fazlaydı. Özellikle ribauntlarda fiziki eksikliğimizden dolayı her maç bu istatistikte geride kaldık. Ancak bunlar genç oyuncuların tecrübesizliği ve fiziki yetersizliklerinden kaynaklanıyor. Onlar için bu turnuvada yapılan hatalar gelecek dönemler için yol gösterici olacak. Dedik ya üç maçı da skor tabelasında kaybetmiş olsak da aslında biz geleceğimizi kazandık. Bu turnuva özelinde önemli olan da buydu. 

Zeljko Obradovic

Eğitim alanında en yüksek kademe ordinaryüs profesördür ya, hani çalıştığı alanda en iyisi olan akademisyenlere verilir bu unvan. İşte bahsedeceğimiz kişide basketbolun ordinaryüs profesörü. Geçmişte yaptıkları dillere destan olmuş durumda Obradovic'in. Ancak bizim için önemli olan Fenerbahçe Ülker'de neleri yapabileceğiydi. Her sene büyük isimleri kadrosuna katan ancak istenilen başarıyı bir türlü yakalayamayan bu takımı düzeltebilecek miydi? Aklımızdaki tek soru işareti buydu. Ancak gördük ki Obradovic'in sihirli değneğinin ufak bir dokunuşu bile takımın tamamen değişmesini sağlamış. Bu yazıda Obradovic'i bençte gençlere olan davranışlarıyla değerlendirelim. Takıma kazandırdığı mantaliteyi genel değerlendirmede zaten belirttim.

Obradovic, yıldızları yönetme konusundaki ustalığının yanı sıra gençleri yetiştirme konusunda da oldukça başarılı bir antrenör. Boşuna basketbolun ordinaryüs profesörü demedim koça. Sert görüntüsünün aksine gençlere eğitim vermeyi seven, hatalarını sürekli onlara samimiyetle söyleyip, yapmaları gerekeni bir öğretmen edasıyla anlatan babacan bir adam. Bu turnuvada buna canlı şahit olduk. Rotasyondaki tüm gençleri kullanmaya çalışan, onlara süre veren bir Obradovic vardı bençte. Oyunda yapılan bir hatayı bençe dönüp, eline kalemi ve taktik tahtasını alarak gençlere hatalı hareketin aslında nasıl yapılması gerektiğini anlattığına tanıklık ettik. Kenan gibi, Metecan gibi, Berk gibi bu sezon A Takımda süre alacak olan oyunculara hep sahadaki hatalarını söyleyip, neler yapmaları gerektiğini anlattığını gördük. Oyun içerisinde hazırlanan pozisyonda şutu kaçıran oyuncusuna şutunun doğru olduğunu söyleyip, moralini yerine getirdiğini ve onlara duyduğu güveni oyuncularına hissettirdiğini gördük. 

Obradovic, bu turnuvada kenarda bir antrenörden ziyade bir öğretmen gibiydi. Kimi zaman kızdı, kimi zaman alkışladı, gençlere duyduğu güveni onları en kritik anlarda sahaya sürerek gösterdi. Obradovic, sadece Fenerbahçe Ülker için değil, Türk basketbolu ve milli takımı içinde büyük bir fırsat. Geleceğin Milli Takımı Zeljko Obradovic gibi bir antrenörün elinde şekillenecek.

Bo McCalebb

Fenerbahçe Ülker'e geçtiğimiz sezon Avrupa'nın en iyi üç oyun kurucusundan biri unvanıyla gelen yıldız oyuncu, Union Olimpija maçında geçirdiği sakatlığın ardından form düşüklüğü yaşamış, üstüne bir de takımın ortaya koyduğu kötü performansta eklenince silik bir görüntü vermişti. Potansiyeli yüksek olan, kolay skor üretebilen bir oyuncu olan Bo, Obradovic'in bu sezon beklentisinin büyük olduğu oyunculardan biri. Hazırlık turnuvasında Kenan ve Barış'ın oyunda olduğu anlarda genellikle 2 numarada oynayan, 1 numaraya seyrek geçen yıldız oyuncu yeni sezonda sıkça 2 numaraya kayabileceğinin sinyallerini verdi. Aslında Bo için en verimli pozisyonun 2 olduğunu daha önce bir çok yazımda yazmıştım. 

Turnuvada gençlere fazla şans verilmesinden ötürü beklenenden daha az süre aldı. Ancak sahada olduğu dakikalarda özellikle deliciliğini çok iyi kullandı ve rakip savunmaları bozup, hem arkadaşlarına şut pozisyonları yarattı hem de kendi şutunu buldu. Obradovic'in gelmesiyle ve kendisine gösterdiği pozitif yaklaşım ile özgüveni tamamen yerine gelmiş bir Bo McCalebb izledik. Obradovic'in sisteminin dışına çıkmadan, sistem içerisinde kendisine verilen rolü oynadı. Bu senenin yeni transferi olabileceğinin sinyallerini verdi. Özellikle uzun sıkıntısı yaşadığımız turnuva boyunca ribaundlara yaptığı katkı, tuttuğu oyuncuya nefes aldırmadan savunma yapması, rakibin pas kanallarına girmesi Bo için bu turnuva özelinde söyleyebileceğimiz pozitif hareketler. Tek olumsuz kısım, hepimizin malumu dış şutunun olmaması. Ancak yeni kurulan takımda bu çok fazla sıkıntı olmayacaktır. Çünkü Bjelica, Bogdanovic, Kleiza ve Melih gibi dış şut tehtidi yüksek olan oyuncularla oynayacak. Bo'nun yapması gereken sadece boyalı alana penetre edip, pozisyonu varsa skor üretmek yoksa savunma dengesini bozup topu bu dört oyuncudan biriyle buluşmak. 

Bu sezon gerçek Bo McCalebb'ı izleyebileceğimizi düşünüyorum. Bunun sinyalini ben aldım. Umarım göstereceği performans ile yanıltmaz beni. Çünkü Bo McCalebb, Fenerbahçe Ülker'in ve Obradovic'in sisteminin önemli bir parçası.

Not: Yazı dizimizin yarın ki 2. bölümünde; Emir Preldzic, Barış Ermiş, Kenan Sipahi, Berk İbrahim Uğurlu ve Metecan Birsen'in bireysel turnuva performanslarını bulabilirsiniz...

7 Kasım 2012 Çarşamba

Bo McCalebb: "Final Four'a kalacak potansiyelimiz var"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız'ın bu sezon başında Montepaschi Siena'dan transfer ettiği yıldız basketbolcumuz Lester Bo McCalebb, Alman spor sitesi Spox'un sorularını yanıtladı. Sitede yayınlanan Bo McCalebb röportajı şöyle:
 
Spox: Ekim ayının başlarında Boston Celtics'i devirdiniz. Oldukça sansasyonel bir galibiyetti. Sen de Rajon Rondo'ya karşı forma giymiştin. Bu başarılarla dolu yeni dönemin bir habercisi mi?

Bo McCalebb: Bunu söylemek çok güç. Celtics maçından sadece 3-4 gün önce toparlanıp, çalışmalara başlamıştık. Takım olarak nasıl oynayabileceğimizi kestirmeye çalıştık. Öncelikle bir takım gibi uyumlu oynamayı öğrenmemiz gerekiyor.

 
Spox: Partizan ve Siena ile Euroleague'de Final Four oynamıştın. Sence Fenerbahçe'de bu başarıyı tekrarlayabilecek misin? Romain Sato, David Andersen ve coach Simone Pianigiani ile birlikte Avrupa'nın en iyi 4 takımı arasına girebilecek misiniz?

Bo McCalebb: Kesinlikle bunu yapabilecek bir potansiyelimiz var ancak bunları konuşmak ve bu tip beklentiler içine girmek için henüz çok erken. Öncelikle neler yapabileceğimizi keşfetmeliyiz.
 
Spox: Fenerbahçe Ülker'e Pianigiani ile birlikte geldin. Bu senin kararında etkili oldu mu?

Bo McCalebb: Pianigiani kesinlikle İstanbul'a gitmem için büyük bir sebep oldu. Siena'dayken sadece oyun olarak değil, kişisel olarak da gelişimime büyük katkısı olmuştu. Son iki yılda kendimi çok fazla geliştirdim. O gerçekten harika bir insan.
 
Spox: İnanılmaz yeteneklerine karşın 1.83'lük boyun seni NBA'den uzak tuttu. Bu konuda ne düşünüyorsun?

Bo McCalebb: Zamanla bu problemi aşmayı öğrendim. Boyutlarının küçüklüğünü, tutkunun büyüklüğüyle örtebilirsin.

Spox: 2008 yılında Sacramento Kings ile Yaz Ligi'ne katılmıştın ancak sürekli benchte kaldın?
 
Bo McCalebb: Benim için oldukça zor zamanlardı. Bu tecrübenin ardından kendi kendime bir daha Yaz Ligi'ne gitmeyeceğime dair söz verdim. NBA'den minimum kontrat almak için kesinlikle değmez.

Spox: Avrupa'da yaşamak senin için neler ifade ediyor? Dünyayı dolaşmak senin için bir çocukluk hayali miydi?


Bo McCalebb: Avrupa'da yaşayacağımı hiç düşünmemiştim. Neredeyse bütün hayatımı New Orleans'da harcadım. Sonra birden Sırbistan'da oynamaya başladım. İlk haftalar gerçekten çok zordu ancak daha sonra kendimi rahat hissetmeye başladım. Sırbistan, İtalya, Türkiye derken Avrupa benim evim haline geldi.

Röportajın orijinal metni için; tıklayınız

6 Ekim 2012 Cumartesi

Basın Odası: Fenerbahçe Ülker-Boston Celtics


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın Başantrenörü Simone Pianigiani, NBA’nin efsanevi takımlarından Boston Celtics ile oynadığımız maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, basketbolseverlere özel bir gece yaşattıklarını belirterek, "Böyle özel bir gece yaşamaktan büyük bir gurur duydum’’ dedi.
 
Başantrenörümüz Simone Pianigiani, "Türk basketbolu adına, Kulübümüz adına çok özel bir geceydi. NBA’nin efsanevi takımlarından Boston Celtics ile karşılaştık. Böyle bir gece yaşamaktan büyük bir gurur duydum" dedi.

Karşılaşmada atmosferin çok iyi olduğunu da kaydeden Pianigiani, "Ülker Sports Arena, basketbol oynamak için müthiş bir salon. NBA’deki salonlara benzer bir salon. Buraya gelen basketbolseverler; özel oyuncuları, şampiyon takımları izleme fırsatı buluyor" açıklamasını yaptı.

Şu an için hem Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın, hem de Boston Celtics’in en iyi formunda olmadığını da kaydeden Başantrenörümüz Simone Pianigiani, "Boston Celtics sezon öncesi en iyi formunda değil. Biz de en iyi formumuzda değiliz. Bu akşam, bu salonda, Avrupa’daki tüm salonlarda görmek istediğimiz bir tabloyu gördük. Pek çok çocuk, pek çok basketbolsever vardı. Benim açımdan çok güzel bir geceydi’’ diyerek konuşmasını tamamladı.

Simone Pianigiani'nin yanı sıra basın toplantısına katılan takım kaptanımız Ömer Onan ve yıldız oyun kurucumuz Lester Bo McCalebb'ta basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
 
Ömer Onan, "Boston Celtics gibi bir NBA takımının gelmesi, Türkiye’de de çok seveni olan bir takımın burada olması bizim için önemli. Sezon başı olması nedeniyle iki takım da tam hazır değil. Ancak güzel bir maç oldu. Bugün her şey mükemmeldi. Basketbolseverlere özel bir gece yaşattığımızı düşünüyorum" diye konuştu.

Salondaki atmosferin çok güzel olduğunu da kaydeden Ömer Onan, ’’İnşallah önümüzdeki senelerde bu anlayış devam eder. Biz de oraya gideriz, oradan da diğer takımlar gelir maç yaparız" dedi.

Öte yandan Boston Celtics karşısında 21 sayıyla oynayan yıldız oyun kurucumuz Lester Bo McCalebb ise kendisine yöneltilen ’’Maçı ABD’deki basketbolseverlerin de izlediğini düşünerek mi oynadın?’’ şeklindeki soruya, ’’Hayır, bunu düşünerek oynamadım, kendi oyunumu sahaya yansıtmaya çalıştım.
İyi oyunculara karşı oynarken performansım artıyor. Karşımda Rondo olmasının bir önemi yoktu. Dün aldığımız bir mağlubiyet var. Dünkü mağlubiyetten sonra bu maça çıktık. Ben de kendi oyunumu sahaya yansıtmaya çalıştım’’ yanıtını verdi.

28 Eylül 2012 Cuma

Bo McCalebb: "Euroleague'de şampiyon olabilecek kadromuz var"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın bu sezon kadrosuna kattığı yıldız oyun kurucu Lester Bo McCalebb, geçtiğimiz günlerde yapılan Euroleague medya gününde AA muhabirinin sorularını yanıtladı. ABD asıllı Makedonya Milli Takımı oyuncusu McCalebb, takımımızın hedefinin Turkish Airlines Euroleague'de başarı elde etmek olduğunu bildiğini belirterek, “Kesinlikle Euroleague'de şampiyon olabilecek bir kadromuz var” dedi.

Turkish Airlines Euroleague'de şampiyonluğun kolay olmadığını vurgulayan McCalebb, “Çok güçlü bir kadromuz var diye şampiyon olacağımız anlamına gelmiyor. Önemli olan doğru parçaları doğru bir şekilde birleştirerek takım kimyasını oluşturmak. Bunu yaptığımız zaman da başarılı olmamamız için hiçbir sebep yok” ifadelerini kullandı.

Bo McCalebb, Fenerbahçe taraftarının Ülker Sports Arena'da müthiş bir atmosfer oluşturduğunu kaydederek, “Arena'da oynadım, taraftar müthiş yardımcı oluyor. Yeni sezonda da bize çok büyük destek olacaklar. 10 bin kişinin bir anda sizin için çığlık çığlığa bağırması, müthiş bir motivasyon olacak” şeklinde konuştu.

Bo McCalebb, takımda yeni transferlerin çoğunun Başantrenörümüz Simone Pianigiani ile daha önce birlikte çalışmasının uyum süreci için avantaj olduğunu da söyledi. Montepaschi Siena'da kendisinin de Pianigiani ile birlikte çalıştığını hatırlatan yıldız oyun kurucumuz, “Tabii ki Pianigiani'yi tanıyor olmamız avantaj. Sistemini çok iyi biliyoruz. Takımın yarısı da bir şekilde onunla oynamış olduğu için diğer oyunculara da yardımcı olabiliyoruz” diye konuştu.

2008-2009 sezonunda Türkiye'de Mersin Büyükşehir Belediyespor'da forma giyen McCalebb, o dönemde kendisine Türkiye'den transfer teklifi gelmediğini söylemiş. Sırbistan'ın Partizan ve İtalya'nın Montepaschi Siena takımlarında başarılı bir şekilde forma giydikten sonra Fenerbahçe Ülker'e transfer olarak yeniden Türkiye'ye dönen Bo McCalebb, “Türkiye Ligi özellikle son iki senede Avrupa'nın en güçlü liglerinden biri haline geldi. Avrupa Ligi'nde oynayan 3 takım var. Diğer Avrupa kupalarında oynayan takımlar var. Türkiye Ligi, Avrupa ile rekabet edecek bir güce sahip” şeklinde konuştu.

Litvanya'daki Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda sürpriz yaparak 4. olan Makedonya Milli Takımı'nın başarısında büyük pay sahibi olan Bo McCalebb, takımda çok büyük isimler olmamasına rağmen başarıyı yakaladıklarını dile getirdi.

“Avrupa Şampiyonası'nda çok büyük sürpriz yaptık” diyen Bo McCalebb, “Takımda çok büyük isimler olmamasına rağmen şampiyonada çok başarılı olduk. Herhalde daha rahat oynadık, o yüzden başarı geldi. Çok büyük beklentiler olmadan oynayınca bazen daha rahat oluyor. Olympiacos'da geçen sezon Euroleague'de çok genç bir takımla şampiyon oldu” diyerek sözlerini tamamladı.

3 Eylül 2012 Pazartesi

Transfer 2012: Bo McCalebb


Lester Bo McCalebb... 1985, New Orleans doğumlu olan Amerikalı basketbolcu daha sonra Makedon vatandaşlığına geçerek Makedonya Milli Takımında oynamaya başladı. Son yıllarda ortaya koyduğu performans ile Avrupa'da en iyi oyun kuruculardan biri olmayı başaran Bo McCalebb, basketbol kariyerine Amerika'da kolej ligi'nde başladı. New Orleans Üniversitesi'nde sürdürdüğü kolej kariyeri boyunca 128 maça çıktı ve 20.9 sayı, 4.7 ribaund ve 3 asist ortalamalarıyla inanılması güç bir istatistik yakaladı. Bu yüksek ortalaması Bo'ya, 2007 yılında "Sun Belt Conference Player of the Year" ödülünü kazandırdı.

Günümüzün elit basketbolcularından biri olarak kabul edilen Bo McCalebb profesyonel kariyerine ise ülkemizde başladı. 2008-2009 sezonunda Beko Basketbol Ligi ekiplerinden Mersin Büyükşehir Belediye forması giyerek profesyonel basketbol kariyerine ilk adımı attı. Ligimizde oynadığı tek sezonda 17.4 sayı ve 4.7 asist ortalamalarıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Sezon sonu Fenerbahçe Ülker'in de gündemine gelmiş ancak transferden daha sonra vazgeçilmişti. Bo, ülkemizde geçirdiği bir sezonun ardından Partizan'a transfer oldu. Partizan'da oldukça başarılı bir sezon geçiren Bo McCalebb, Sırbistan Ligi ve kupası ile Adriyatik Ligi'ni kazandı. Ayrıca Euroleague'de de aynı sezon Final Four oynama başarısı gösterdi. Euroleague'de takımının Final Four oynamasında büyük katkısı olan Bo, Euroleague'in en iyi kinci beşine seçilerek kalitesinide ortaya koydu.

Partizan'da geçirdiği başarılı sezon ile Avrupa Basketbolu'nun önemli kulüplerinin dikkatini çeken Bo McCalebb, 2010 transfer döneminde İtalyan temsilcisi Montepaschi Siena ile sözleşme imzaladı. Euroleague seviyesinde Partizan'da başlayan yükselme Siena'da adeta tavan yaptı. McCalebb, Siena forması ile ortaya koyduğu performans sayesinde tüm dünyada tanınan bir isim olmayı başardı. Siena'daki ilk senesinde Euroleague'de Final Four oynayıp, İtalya'da da tüm kupaları topladılar. İkinci sezonunda da başarılı performansını sürdüren Bo McCalebb, İtalya Ligi MVP'si olmayı başardı. 2012 transfer döneminde ise Fenerbahçe Ülker ile 3 yıllık sözleşme imzalayan McCalebb artık Sarı-Lacivertli renkler için mücadele edecek.

Bo McCalebb'ın kısa gibi görülen ama aslında başarılarla dolu kariyerine göz attık. Fenerbahçe Ülker Bo'nun profesyonel basketbol kariyerindeki dördüncü takımı. Mersin'de başlayan kariyer şimdi bir diğer Türk takımı olan Fenerbahçe Ülker'de devam edecek. Ama bu sefer daha öncekinden farklı olarak. Mersin'de bir yıldız adayı olduğunu göstermişti fakat şimdi Fenerbahçe Ülker'de yıldız oyuncu olarak görev yapacak ve takımın hedeflerinde en kilit rolü üstlenecek. Bo, bu duruma yabancı değil. Bu zamana kadar oynadığı her takımda hep kilit ve önemli roller üstlendi. Bu yükü kaldırabilecek tecrübede bir isim.

Bo'nun basketbolunu aslında çok fazla tanıtmaya gerek yok. Basketbolu az da olsa takip eden herkes Bo'nun oynayacağı takıma nasıl yarar sağlayacağını bilir. Yine de biz yıldız basketbolcunun olumlu yönlerine biraz değinelim.

Öncelikle atletik yapısının getirdiği önemli bir artısı var. Hem savunmada hem de hücumda bunun nimetlerinden fazlasıyla yararlanıyor. Yüksek zıplama kabiliyeti sayesinde ribaundlara da katkı veriyor. Tam sahayı çok hızlı geçip takımı hücuma çok hızlı taşıyabiliyor. Pota altı drive'larda da bitiriciliği çok yüksek olan bir oyuncu. İçe drive sonucu bulduğu basketler profesyonel kariyeri boyunca en iyi yaptığı işlerin başında geliyor. 

Gerektiğinde sorumluluk alabilen ve kritik anlarda önemli katkılar bekleyebileceğimiz bir isim. Top onun ellerinde olduğunda bu sezon biraz daha rahat maç izleyeceğimiz kesin. Çünkü oyunu çok iyi okuyup rakibin anlık zaaflarından çok iyi yararlanabilen bir oyuncu. 

Teke tek hücumda tutulması zor bir isim. Karşısındaki oyuncuyu zor duruma düşürebilecek kadar hareketli olması ona büyük avantaj sağlıyor. Ayak çabukluğu ve atletik yapısıda bunda büyük etken tabi ki. Ayrıca oldukça korkusuz bir isim. Önündeki oyuncunun kim olduğuna bakmadan potaya gidebilen hatta daha da zoru seçip rakibinin üzerinden smaç dahi basabilen bir isim. Bo'nun bu spektaküler hareketleri sezon boyunca taraftarı coşturacaktır. 

Bo, savunmada da teke tekte yıpratıcı bir oyuncu. Özellikle rakip alanda baskıyı iyi yapıp, rakibini top kayıplarına zorlar. Sert savunması ve rakibe yaptığı baskı ile top kapmada da oldukça başarılıdır. Savunmada kaptığı toplarla basacağı smaçları sezon boyunca izleyecek olmakta bizler için büyük bir keyif olacak.

Kariyerinin başlarındaki en büyük dezavantajı orta mesafe şutlarının iyi olmamasıydı. Ancak özellikle Siena'da bu sıkıntısını büyük ölçüde giderdi. Orta mesafe şut yüzdesini yükseltti. Bu bile Bo'nun bireysel oyun gelişimine ne kadar önem verdiğinin bir göstergesi. Çalışmayı ve kendini geliştirmeyi seven bir oyuncu Bo McCalebb. Pianigiani'nin sisteminde yine alışkın olduğu bir görev üstlenecek. Siena'da alışkın olduğu sistemi Fenerbahçe Ülker'de de sürdürecek. Geçiş döneminin sorunsuz olması için yapılan yararlı transferlerin yaratacağı sinerji ile Fenerbahçe Ülker bu sezon savunmadaki sertliği ve hücumdaki yaratıcılığı ile Avrupa'da ses getirecek bir seviyeye geldi. Bo McCalebb'ta bu kadroda en kilit rolü üstlenecek olan oyuncu olacak.

Bo, bir yıldız.. Şimdi bu yıldızı Fenerbahçe Ülker'de de parlatma zamanı... Sarı ışığına laciverti de ekleyip zirveye çıkartma zamanı... Şimdi; şampiyonluk zamanı... 

Ailemize hoşgeldin Bo...