30 Temmuz 2014 Çarşamba

Barış Ermiş: "Obradovic kararında haklıydı"


Sezon ortasında Fenerbahçe Ülker’den ayrılıp Royal Halı Gaziantep’e giden ve adeta yeniden doğup milli takım kadrosunda yer bulan Barış Ermiş, hem geçen yıl yaşadıklarını, hem de gelecek planlarını Milliyet’ten Ümit Avcı'ya anlattı. Barış Ermiş ile gerçekleştirilen röportajın Fenerbahçe Ülker ile ilgili olan kısmı şöyle:

Fenerbahçe’de beklentileri karşılayamadın demiyorum çünkü hiç süre alamadın. Obradovic sezon başında seni düşünmediğini söylemiş miydi?
Olay tam olarak şöyle oldu. Ben milli takımdan elendiğimi kulübe bildirdiğim zaman 10 gün izin verildi bana. Ardından ilk idmana çıktığımda Obradoviç beni yanına çağırdı, ‘takımda olmayacağını bilmiyor musun, ben yönetime söylemiştim’ dedi. Ben de hayır dedim. Bana gençleri oynatma projesi olduğunu, Bo ile birlikte Kenan ve belki de Berk’i oynatacağını ifade etti, takım bulmamı istedi. Ben de saygı duyduğumu, takım bakacağımı ancak tüm takımların kadrolarını kurması nedeniyle bunun için biraz geç kalındığını anlattım. O arada takım bakmaya başlamıştım, derken bir Rixos Cup oynadık. Onun sonrasında Mirsad da, Obradovic de takım bakmama gerek kalmadığını ve benden faydalanılacağını söyledi. Ben de takımda kalmaya devam ettim ama hiç süre alamayınca karşılıklı konuşup, yolları ayırma kararı aldık.

O zaman sana karar geç söylendiği için kızgınsın ama kırgın değilsin diyebiliriz...
Kırgınlık olamaz. Sonuçta Obradoviç geldi, Kenan’ı aldı. O da çok sevdiğim bir kardeşim, devamlı konuşuyoruz, inşallah sakatlıktan çok iyi dönecektir. Objektif düşünebilen bir insanım ben. Keşke Obraovic’in yaptığı bana da yapılsaydı. Ben de gençlerde Avrupa’nın en iyi guardı seçilmişken bir antrenör bana da aynı yatırımı yapsaydı. Ender’e de bu yapılsaydı. Birisi çıkıp sizi 1. guard yapacağım, 25 dakika süre vereceğim deseydi. Belki burada olan bana oldu ama yine de helal olsun. Keşke Cedi için de Berk için de, diğer gençler için de bu düşünülse. Sonuçta bundan Türk basketbolu kazançlı çıkar. Zaten yeni yabancı kuralında oyuncu yetişmesi sıkıntı olacaktır. Bu açıdan bakınca Obradovic’in yaptığı çok doğru. Beni en sevdiğim şeyden, Fenerbahçe’den ayrılmak zorunda bıraksa da, yapılan doğru bir hamleydi.

Guard bölgesinde sakatlıklar yaşanınca, ‘şimdi orada olsaydım’ diye geçirdin mi içinden?
Tabii ki geçiriyor insan. Oyuncu olarak üst taraflarda kalmayı milli takımda ya da Türkiye’nin en iyi takımında oynamayı istiyorsunuz. Türkiye şampiyonu takımdan bu şekilde ayrılmak koymuştu bana. Şampiyondan lig sonuncusuna gitmiştim. Allah’a şükür bu konularda kuvvetliyim, yine çok etkilenmedim. Fenerbahçe’nin maçlarını çok izlememeye çalıştım ama sakatlıklar yaşanınca ben olsaydım keşke dedim. Gerçi belki yine oynatılmayacaktım. Obradovic dediğim dedik birisi. Melih’i guard olarak kullanıyordu. Ben zaten idmanlarda elimden geleni yapmıştım ve kenarda formayı bekliyordum, olmadı.

Milli Takım’daki guardların hepsi formda gözüküyor. Formayı kapabilecek misin?
“Ben yine elimden gelen çabayı göstereceğim. Yapabileceklerini biliyorum. Sonuçta genç bir oyuncu değilim, zaten genç guard yok. Teknik ekip de hepimizden ne alabileceğini biliyor. Ben en iyi şekilde hazırlanacağım. İdmanlar ve hazırlık maçlarında formayı almaya çalışacağım. Oynarsam da en iyisini yaparım.”

Antep bana iyi geldi
Obradovic takımdan ayrıldığım dönemde bana çok yardımcı oldu, büyüklüğünü gösterdi. Antep konusunda kafamda soru işaretleri vardı, sonuçta o sırada 3 galibiyeti bulunan bir takımdı. Bana coach Zdovc’u tanıdığını, iyi bir sisteminin olduğunu ve basketboluma fayda sağlayacağımı söyledi, oraya yönlendirdi. Sonuçta oynatmıyordu, beğenmiyor olabilirdi ama yardım etti. Her işte bir hayır vardır diyelim. Antep’in bana iyi geldiğini düşünüyorum.

Yeniden dönersem mutlu olurum
Fenerbahçe’ye tekrar gitmek isterim. Orayı yaşadıktan sonra başka yerlerin zor olacağı kesin. Salona çıktığınızda 10 bin kişinin desteğiyle oynamak müthişti. İlk senemde kötü bir yıl geçirdik ama Türkiye Kupasını kazanmıştık. O zamana kadar her şey kötü giderken, antrenör hastalandı, takım birbirine kenetlendi ve kupa geldi. Bu tamamen kenetlenmek işi zaten. Yeniden Fenerbahçe de oynama şansı bulursam mutlu olurum.

Barış Ermiş ile yapılan röportajın tamamını okumak için; tıklayınız

9 Temmuz 2014 Çarşamba

Fenerbahçe Ülker'den ayrılan isimler belli oldu


Fenerbahçe Ülker'de coach Zeljko Obradovic'in verdiği rapor doğrultusunda yerli ve yabancı transfer çalışmaları devam ediyor. Yeni sezonda dinamik, kaliteli ve takım oyunu ile ön planda olacak şekilde yeni bir kadro yapılanmasından geçiyor Fenerbahçe Ülker. Bu doğrultuda Sarı-Lacivertli Ekipte gelen oyuncular kadar gidenlerde gündeme gelecek türden. Bu transfer sezonu takımın yarısı neredeyse yenilenmiş olacak. Bu yazımızda da takımdan gönderilen ve kiralanan oyunculara değineceğiz. 2014/2015 sezonunda çubuklu formayı giyemeyecek olan isimler şöyle:

Bo McCalebb: Simone Pianigiani döneminde coach ile birlikte Montepaschi Siena'dan transfer edilen ve Euroleague'in önemli oyun kurucularından biri olarak gösterilen Bo McCalebb ile bu sezon itibariyle yollar ayrıldı. İlk sezonunda takım olarak kötü bir performans ortaya koyan Fenerbahçe Ülker'de beklenen Bo McCalebb'ı bir türlü izleyememiştik. Mutsuz ve keyifsiz halleri sahada oynanan oyundan memnun olmadığının bir göstergesiydi. Geçtiğimiz sezon başında takımdan ayrılması dahi gündeme gelen Amerika asıllı Makedon oyuncu, takımın başına Zeljko Obradovic'in gelmesiyle gitme kararından vazgeçerek takımda kalmıştı. Özellikle bu sezon ortaya koyduğu olumlu ve keyif veren basketbol ile taraftarların sevgisini kazanan oyuncu, Obradovic'in oyun sistemine uymasa da geçtiğimiz sezonki kadro yapılanmasında coachun en fazla yararlandığı isimlerin başında geliyordu. Savunma direnci ve top çalma becerisi ile takımın savunma liderliğini üstlenmişti. Sezonun tamamlanması ile Obradovic'in yeni sezon planlamasında düşünmediği Bo McCalebb için, kulüp sözleşmedeki opsiyonunu kullanmadı ve oyuncuyu serbest bıraktı. Kendisinin Unics Kazan'a transfer olacağı yönünde ciddi bir haber var. Büyük olasılıkla gelecek sezon Rusya'da mücadele edecek. Kişisel olarak çok özleyeceğim bir oyuncu Bo. Yolu açık olsun...

Linas Kleiza: Takıma geçtiğimiz sezon dahil olan ve yapılan sözleşme ile Euroleague'de en çok kazanan oyuncu sıralamasında ilk sırada yer alan Litvanyalı yıldız ile 1 sezonluk birlikteliğin ardından yollar ayrıldı. Litvanya Milli Takımı ile geçtiğimiz yaz düzenlenen Avrupa Şampiyonasında ortaya koyduğu oyun ile turnuvanın en iyi beşine seçilmiş olması, Fenerbahçeli taraftarların kendisinden beklentilerini de çok arttırdı. Ancak NBA'de sakatlığından dolayı uzun süre forma giyememiş olması, antrenman eksiğini çokça olması ve diz sakatlığının etkilerini bir türlü üzerinden atamaması Kleiza'nın oyununu oldukça fazla geriletmişti. Sezon boyunca inişli çıkışlı bir performans ortaya koyan Kleiza, beklentilerin çokça uzağında kalmıştı. Performans olarak kötü geçen bir sezonun ardından Fenerbahçe Ülker, sözleşmedeki kulüp opsiyonunu kullanmayarak Kleiza ile de yollarını ayırdı. Oyuncu ile Real  Madrid ve Emporio Armani Milan'ın ilgilendiği yazılıyor.

Barış Ermiş: Zeljko Obradovic'in takımın başına gelmesi ve Kenan Sipahi gibi gelecek vaadeden genç bir oyuncunun kadroya katılması ile iyice gözden düşen Barış Ermiş, bu sezon başında son derece düşük sürelerde sahada kalmaya başladı. Koçun Kenan'ı hazırlamak istemesi ve bol süre vermesi Barış'ın dakikalarını çok fazla azalmasına neden oldu. Durum böyle olunca sezon ortasında daha fazla süre bulması için Royal Halı Gaziantep'e kiralık olarak gönderildi. Antep'te ortaya koyduğu iyi performans ile takımın Avrupa'da başarılı bir sezon geçirmesinde önemli rol oynadı. Fakat başarılı geçen bu dönemlere rağmen Obradovic'in oyun planına uymaması ve yaşı itibariyle ayaklarının bir oyun kurucuya göre ağırlaşması Fenerbahçe Ülker'deki kariyeri için sonun başlangıcı oldu. Yapılan görüşme ile oyuncunun sözleşmesi karşılıklı olarak feshedilerek yollar ayrıldı.

İlkan Karaman: Fenerbahçe Ülker'e gelişi olaylı bir şekilde olmuştu İlkan'ın. Fenerbahçe ile Galatasaray'ı karşı karşıya getiren bu transferde kazanan Fenerbahçe Ülker olmuş ve oyuncuyla 3 yıllık bir kontrat imzalanmıştı. Pianigiani yönetimindeki ilk sezonunda başarılı bir performans ortaya koymuş olsa da yaşadığı diz sakatlığı İlkan için üzerine gelecek kara bulutların habercisiydi. Diz sakatlığı sonrası ameliyat olmuş ve yaklaşık 6 ay sahalardan uzak kalacağı açıklanmıştı. Sezon başında İlkan'ın sahalara dönüş tarihi olarak 2014'ün Şubat veya Mart ayı öngörülürken bu tarihlerde geçip ve sezon sona erdi. Ancak İlkan sahalara bir türlü dönmeyi başaramadı. 2013/2014 sezonunda tek bir resmi maça çıkamamasının yanı sıra tek bir takım antrenmanına dahi katılamamıştı. Bireysel antrenmanlarla sezonu tamamlamış oldu. Geçirdiği ağır diz sakatlığı ve bu sakatlık dönüşünün performansını nasıl etkileyeceği öngörülemediğinden İlkan ile de yollar ayrıldı. İlkan'ın Olin Edirne ile anlaştığı konuşuluyor.

Bojan Bogdanovic: Fenerbahçe Ülker de 3 sezon geçiren Hırvat oyuncu ile sezon ortasında yeni bir sözleşme imzalanmıştı. Ancak Bojan'ın özellikle Euroleague TOP 16 serisi ile başlayıp sezonun geri kalan kısmında gösterdiği kötü performans kafalarda soru işaretleri oluşmasına neden oldu. Bojan'ın kritik maçlarda yaşadığı kırılganlık ve skor katkısının düşmesi Obradovic'in sisteminde kabul edilebilir bir durum değil. Özellikle takımın 1 numaralı skorerinin bu kırılganlığı ciddi anlamda bir zaaf olabilir. Tüm bunları göz önüne alan Fenerbahçeli yöneticiler Bojan ile yolların ayrılmasını istiyorlar. Ancak sezon ortasında yapılan sözleşme ellerini bağlamışken NBA'den gelen haber herkesin gönlünü ferahlattı. Bojan'ın haklarını elinde bulunduran Brooklyn Nets, Bojan'ı gelecek sezon kadroda görmek istediğini açıkladı ve oyuncu ile görüşmelere başlandı. Amerikadan gelen son haberlere göre Bojan ile 3 yıllık toplam 10.3 milyon $'a her konuda anlaşma sağlandı. Resmi imzaların ise en kısa zamanda atılacağı konuşuluyor. Fenerbahçe sözleşmeli oyuncusu olmasına rağmen Bojan'ın, Brooklyn'e transferi için buy-out bedeli talep etmeyecek. Bojan'ın NBA'e gitmesi ile Fenerbahçe Ülker için kadroda bir yabancı oyuncu kontenjanı daha açılmış olacak.

Ömer Onan: Fenerbahçe Ülker'in emektar kaptanı... Taraftarın en çok sevdiği isimlerin başında geliyor. Sahadaki azmi, hırsı, ve direnci ile taraftarların gönlünde taht kurmuş bir isim. 2013/2014 sezonu kaptanın Fenerbahçe formasıyla geçirdiği son sezon olacak. Fenerbahçe Ülker'in yeni kadro planlamasında yer verilmeyen isimlerden biri olan kaptan için, Fenerbahçe Ülker Mirsad Türkcan'da izlediği yolu izleyecek. Kaptana jübile teklifinde bulunacak olan yönetim kendisine kulüpte idari bir görevde verecek. Kaptanın bu teklifi kabul etmesi durumunda Mirsad Türkcan'da olduğu gibi sezon başında bir jübile maçı organize edilecek. Ancak kaptan idari kadroda görev yapmak istemez ve basketbol kariyerini sonlandırmayı düşünmezse kendisine teşekkür edilerek yollar ayrılacak. Kişisel görüşüm kaptanın gönül verdiği renkler altında jübile yapmasının daha olağan olduğu.

Blagota Sekulic ve Gasper Vidmar'ın da sözleşmeleri sona erdi. Sekulic ile kesin olarak yollar ayrıldı ancak Vidmar için yapılacak uzun transferi bekleniyor. İstenen isimlerden birinin alınamaması durumunda Sarı-Lacivertli Ekip Gasper ile bir sezon daha yola devam edebilir.

GENÇLER KİRALANIYOR

Berkay Candan: Fenerbahçe Ülker altyapısında yetişen gen oyuncu son 3 sezondur kiralık olarak ligin farklı takımlarında forma giyiyordu. Olin Edirne'de 2 yıl kiralık oynadıktan sonra geçtiğimiz sezon TED Ankara Kolejlilere kiralanan Berkay, burada gösterdiği performansla beğeni toplamıştı. Ted Ankara Kolejliler ile EuroCup'da da forma giyen ve Avrupa deneyimi de yaşayan genç oyuncu için bir sezon daha kiralama kararı çıktı. Bu kez ise gideceği takım ligin güçlü ekiplerinden Banvit. İyi bir sistem takımı olan Bandırma temsilcisinde Berkay çok önemli tecrübeler kazanabilir. Avrupa'da EuroCup oynayan bir takımın parçası olacak olan genç oyuncu burada göstereceği performans ile son kez kiralık sözleşmesini yaparak gelecek sezondan itibaren Fenerbahçe Ülker'deki yerini alabilir. Şans yanında olsun...

Metecan Birsen: Fenerbahçe Ülker'in genç oyuncularından biri olan Metecan'da yeni sezonda kiralanan oyuncular arasında yer alıyor. Geçtiğimiz sezon Euroleague'de dahil olmak züere ligde coach Obradovic tarafından süre verilen genç oyuncu yeni sezonda tecrübe kazanması ve oyununu geliştirmesi amacıyla Olin Edirne'ye kiralandı. Genç bir kadro kuran Olin'in kilit oyuncularından biri olabilecek mi bunu bekleyip göreceğiz. Şans bu genç kardeşimizin de yanında olsun... 

Berk Uğurlu: Berk ile ilgili henüz kesin bir karar verilmemiş durumda. Çünkü genç oyuncu basketbol yaşamında olduğu kadar eğitim hayatında da son derece başarılı bir isim. Lise son sınıfa geçen ve eğitimini tamamlamakta kararlı olan Berk için, bir sezon daha Fenerbahçe Ülker kadrosunda yer alması olası bir durum.

Mirsad TÜRKCAN Menajerlik Şirketi kurdu

Fenerbahçe Ülker'in efsane isimlerinden Mirsad Türkcan'da yeni sezonda kulüpte ayrılan isimler arasında. Kendi menajerlik şirketini kuran Mirsad, oyuncu menajerliği yapacak olması nedeniyle kulüpten ayrıldı. Mirsad ile ilgili Olin Edirne kulübünü satın almak istediği de konuşuluyor. Ancak bunun ne kadar doğru olduğu ilerleyen günlerde netlik kazanacak.

*** Fenerbahçe Ülker Basket tarafından derlenmiş bir haberdir....

29 Eylül 2013 Pazar

Obradovic'in Gençleri 2. Bölüm


"Obradovic'in Gençleri" adlı mini yazı dizimizin ikinci bölümünde Emir Preldzic, Barış Ermiş, Kenan Sipahi, Metecan Birsen ve Berk İbrahim Uğurlu'nun Uluslararası Rixos Cup 6 Basketbol Turnuvasındaki bireysel performanslarını, artılarını ve eksilerini bulabileceksiniz. İlk olarak Emir Preldzic ile değerlendirmemize başlayalım.

Emir Preldzic

Fenerbahçe Ülker'e geldiği ilk günden beri sahip olduğu Allah vergisi yeteneklerini kullanarak ha parladı ha parlıycak diye diye koca bir 6 sene heba oldu. Emir'de ki basketbol yeteneklerini, sahip olduğu basketbol zekasını daha önce hem ben buradan sizlerle paylaştım hem de tüm basketbol otoritelerinin söylediğine tanıklık etmişsinizdir. Ancak işin Emir tarafına baktığımızda sahip olduğu bu inanılmaz yeteneklere ihanet edercesine bir görüntü çizdiğini görüyorduk. Hep şunu iddia ettim. Bu çocuğu adam edecek iki tane antrenör var; Ya Zeljko Onradovic ya da Dusan Ivkovic. İki koçtan birisinin elinin değmesi bile Emir'i doğru yola sokacak, beklediğimiz Bodiroga patlamasını yaptırabilecektir. Bunu eminim ki sizlerde aklınızdan mutlaka geçirmişsinizdir. Artık ortaya yaydığımız pozitif etkiden midir bilmem ama sonunda hayallerimiz gerçek oldu. Emir'in başnda şimdi, onu adam edebilecek iki koçtan biri olan Zeljko Obradovic var.

Rixos Cup, bize Emir'de o beklediğimiz değişimin yaşanıp yaşanmadığı yönünde bir takım ip uçları verdi. Öncelikle Obradovic'in Emir üzerindeki etkisine değinelim. İlk olarak Obradovic, takımda patronun kendisi olduğunu Emir'e hissettirmiş. Geçmiş sezonlarda hocalarla yaşadığı sorunları göz önüne aldığımızda artık karşısında değil tartışacak, sesini dahi yükseltmeye cesaret edemeyeceği bir koçun olduğunu anlamış. Bu konuyla ilgili turnuva boyunca dikkatimi çeken en önemli detay Emir'in kaybettiği toplarda yada yaptığı yanlış tercihlerinden sonra yaşandı. Top kaybı yaptığında yada tercihini yanlış kullandığında dönüşte mutlaka Obradovic'e fazla çaktırmadan baktığını gördüm. "Acaba koç bir şey der mi?" diye o anda aklından geçirdiğini eminim. Bu da Emir'in 6 sezon boyunca saha içi disiplininde eksik kalan çok önemli bir boşluğu dolduracak bu sezon. Çünkü artık kafasına göre bırakın top kullanmayı, oyun setinin dışına dahi çıkamayacak. Emir için bunlar oldukça olumlu gelişmeler. Bu sezon stuff ile takışmak yerine işine bakacak. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi sahada istediği gibi at süremeyecek. Obradovic'in oyun anlayışından dışarı çıkamayacak. Bu da kendisinin sistem içinde kalmasını ve oynamasını sağlayacak. 

Olumsuz anlamda söyleyebileceğimiz tek husus, son yıllarda asist üzerinden oynaması nedeniyle dış şutunun son derece bozulması. Takıma geldiği ilk 3 sezon dış şut performansı oldukça yüksekti. Ancak zamanla oyun kurucu pozisyonuna kayması, takımda asistleri yapan oyuncu konumuna gelmesi dış şutunu köreltmiş. Bunu yapacağı ekstra şut çalışmalarıyla giderebilir ancak ekstra antrenmanlar konusunda pek istekli olmadığını biliyoruz. Bakalım kafa yapısını ve oyun içerisindeki rolünü bu kadar kısa sürede değiştirtmeyi başaran Obradovic, bu konuda da etkisini gösterebilecek mi? Bunu da önümüzdeki günler gösterecek.

Barış Ermiş

Turnuva öncesinde takımda kalıp kalmayacağı merak konusu olan oyuncu konumundaydı Barış. Obradovic, en azından ilk devreyi Bo-Kenan-Berk üçlüsüyle geçmek istediğini belirtip, Barış'a takımda fazla şans veremeyeceğini iletmiş ve kendisine takım bulması halinde ayrılabileceğini söylemişti. Bu nedenle Rixos Cup, Barış için kendini ispat etme adına çok önemli bir fırsattı. Bu fırsatı kendi adına oldukça iyi kullandığını söyleyebiliriz. Genç ağırlıklı kadroda sorumluluk alan, skor üreten ve asistleri ile gençlere skor ürettiren bir Barış izledik. 

Ayak yavaşlığından çokça şikayet edilir Barış'ın. Çok hantal bir oyun kurucu olduğu söylenir hep. Bir bakıma bu eleştiri haksızda sayılmaz. Ancak özellikle bu turnuvada çok hızlı hareket eden, takımı hızlı bir şekilde hücuma çıkartan, savunmada da oldukça hareketli ve istekli bir Barış seyretik. Olması gerekende buydu aslında. Çünkü Obradovic'in kararını gözden geçirebilmesi için Barış'tan bu performansın gelmesi gerekiyordu. Sahada olduğu anlarda gençlere liderlik de yaptığını atlamayalım. Koç Barışta ki bu değişimi görmüş olacak ki turnuvanın son maçında Bo McCalebb ve Emir dururken Barış'ı ilk beş başlattı. Bu sıradan bir tercih değildi. Bu hareket ile Obradovic, Barış'ın turnuva performansını ödüllendirmiş oldu. 

Kendisi için kritik bir eşikte, Obradovic'in aldığı kararı tekrardan gözden geçirmesini sağlamış oldu. Koç, Barış ile ilgili son kararını ne şekilde verecek bunu ilerleyen günlerde göreceğiz. Ancak şahsi görüşüm, Barış'ın takımda kalmasının faydalı olacağı yönünde. Yaşı ilerlemiş olan kaptanın sezon içerisinde inişli çıkışlı bir grafik yakalaması durumunda iki numarada da oynayabileceğini göz önüne aldığımızda kısıtlı sayıdaki kaliteli yerli guard rotasyonunda çok faydalı olacağını düşünüyorum.

Kenan Sipahi

Türk Basketbolunun ve Fenerbahçe Ülker'in geleceği... Yaz transfer döneminin en çok konuşulan ismi. Genç Milli Takımda gösterdiği performans ile A Milli Takıma yükselmiş ve Obradovic'in dikkatini çekerek alınması yönünde istekte bulunmuş bir oyuncu. Henüz yaşı 18. Ancak sahip olduğu yetenekler yaşının çok ötesinde. Fenerbahçe'ye transferinde Obradovic kendisine "oynatma" sözü vermişti. Bu sezon oyun kurucu rotasyonunda sıkça süre alacak. Bu turnuvada da Obradovic tarafından sıkça sahaya sürüldü. Ligin orta sınıf takımından Euroleague'de şampiyonluk hedefleyen bir takıma gelmiş olması ve bu yükün altında nasıl oynayacak olması kafalarda soru işaretleri oluşturuyordu.

Bu turnuvada gördük ki, Kenan basketbol karakteri olarak bu seviyede oynayabilecek bir oyuncu. Ancak fiziki açıdan bu yükü henüz kaldırabilecek bir noktada değil. Önceliğini; fiziksel gelişimine vermeli. Euroleague seviyesinde süre alacak bir oyuncu için şu anki fiziği yeterli değil. Daha sert ve rakibi karşısında durabilecek bir fiziğinin olması şart. Obradovic'te bunun farkında ki, kondisyonerlere Kenan'ın ocak ayına kadar fiziki açıdan Euroleague seviyesine getirilmesi talimatını vermiş. 

Turnuva genelinde Kenan'ın çok fazla şut kullandığını ve bunlarda da düşük bir isabet yüzdesi yakaladığını gördük. Kendini hemen ispatlamak istemesinden mi yoksa Obradovic'in ona serbestlik vermiş olmasından mı bilmiyorum ama çok fazla şut kullanması Kenan'ın da ritmini bozdu. Milli Takımlarda ve Tofaş'ta en uygun pozisyonu yakaladığında, seçerek şut kullanırdı. Eğer sezon içerisinde de bu kadar fazla şut kullanacaksa ekstra şut idmanları yapması gerekiyor.

Turnuva boyunca Kenan ile ilgili dikkatimi çeken en güzel şey; takım içerisinde yaptığı liderlikti. Sahada sorumluluk almaktan çekinmeden oynaması, takım arkadaşlarını oyun içerisinde sürekli uyarması, el yakan topları tereddüt etmeden kullanması Kenan'daki liderlik vasıflarının yüksek olduğunun birer göstergesi. Zaten oyun kurucu rotasyonunda oynayan oyuncular için bu çok önemli bir artı özelliktir. Kenan'da bu da mevcut durumda.

Metecan Birsen

Geçtiğimiz sezonu Fenerbahçe Ülker A Takım, Genç Takım ve İBB üçgeninde tamamlamıştı. Bu sezon başında da süre alamadığı için takımdan ayrılmak istediğini söylemiş ve sözleşmesinin feshi için TBF'ye başvurmuştu. Ancak Obradovic'in gelişi ile bu kararından vazgeçmiş ve hoca ile de konuşarak takımda kalmaya karar verdi. Metecan kendi yaş kategorisinde skorer bir oyuncu olarak kabul edilir. Basketbol zekası yüksek, kendi pozisyonunu yaratabilen, yüzdeli şut sokabilen ve gelecekte NBA yapabilecek gençler arasında gösteriliyor hep. Rixos Cup'ta bu saydığımız özelliklerinden bir tek şut yüzdesinde beklenen başarıyı sağlayamadı. Potaya kararlı bir şekilde giden, fiziki olarak gençler arasında en göze çarpan, ribaundları kovalayan bir Metecan seyrettik. 

Turnuva genelindeki düşün isabet performansına çok fazla anlam veremedim. Çünkü genç takım maçlarını da sıkça canlı izlediğim için ne kadar iyi bir şutör olduğunu biliyorum. Bu performansı beni çok fazla şaşırttı. Artık A Takımda oynamanın vermiş olduğu heyecan mı desek, tecrübesizlik mi desek bilmiyorum ama bildiğim tek şey turnuvadaki şut yüzdesinin benim tanıdığım Metecan'ın kinden çok daha düşük olduğuydu. Ayrıca oyunun savunma bölümünde çok fazla faul yapmış olması belki kafalarda soru işaretleri yaratmıştır, ancak bu faullerin fiziki açıdan kendisinden çok daha iri olan, tecrübeli oyunculara karşı yapıldığını unutmayalım. Rakibi ya faulle durduracaksın ya da basket atmasına izin vereceksin. Bu bağlamda doğru olanı yaptı. Faul tercihleri bir iki pozisyon dışında doğruydu. Sezon içerisinde özellikle lig maçlarında kendisine süre bulacağı düşüncesindeyim.

Berk İbrahim Uğurlu

Fenerbahçe Ülker alt yapısının yetiştirdiği önemli genç oyunculardan biri olan Berk, Metecan, Kenan ve Ayberk'e oranla turnuvada çok daha az süre aldı. Ancak sahada süre aldığı dakikalarda ortaya koyduğu yürek görülmeye değerdi. Rakibi bire bir savunmada bunaltan, atletik yapısının vermiş olduğu avantaj ile rakip sahaya hızlı geçen ve topu baskı altından çok hızlı bir şekilde çıkartabilen bir oyuncu Berk. Yapması gereken tek şey şut mekaniğini değiştirmesi. Çünkü şu anda kullandığı şut mekaniği basketboldaki en sıkıntılı türlerden biri. İleride büyük bir oyuncu olmak istiyorsa öncelikle şut tehdidinin yüksek olması önemli. 

Oyun kurucu pozisyonu için ülkemizin Kenan ile birlikte en iyisi olduğu aşikar. Sadece şutunu geliştirmesi Berk'i Kenan'ın bir adım önüne bile taşıyabilir. Çünkü her iki oyuncu arasında çok ince bir çizgi var. Her ikisininde birçok alanda birbirlerine üstünlükleri var. Şutunu geliştirmeyi başaran forma yarışında bir adım öne geçmiş olacak. Berk'te ilerisi için umut veren bir turnuva oynadı. Ancak diğer gençlerde de olduğu gibi halen bazı eksikleri var. Bunları gidermek için de Obradovic'in dediğini yapmaları lazım; "Genç oyuncuların bireysel antrenmanlara da önem vermesi lazım." Onlar için şimdi daha çok çalışma zamanı...

Not: Yazı dizimizin yarın ki üçüncü ve son bölümünde; Melih Mahmutoğlu, İzzet Türkyılmaz, Ayberk Olmaz, Ömer Faruk Yurtseven'in bireysel turnuva performanslarını ve tüm takımın istatistiki bilgilerini bulabilirsiniz...

31 Temmuz 2013 Çarşamba

Barış Ermiş: "Avrupa'nın en iyi hocasıyla çalışacağım"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın tecrübeli oyun kurucusu Barış Ermiş, Anadolu Ajansı'na (AA) verdiği röportajda, takımımızın yeni baş antrenörü Zeljko Obradovic'in kendisine heyecan verdiğini söyledi.

2013 Avrupa Basketbol Şampiyonası'na katılacak A Milli Takım kadrosunda yer alan Barış Ermiş yaptığı açıklamada, Obradovic'in tartışmasız Avrupa'nın en büyük antrenörü olduğunu savunarak, "Avrupa'nın en iyi hocasıyla çalışacağım, ondan öğreneceğim çok şey vardır. Heyecanla bekliyorum" dedi. Kendisinin oyun kurucu olarak ikili oyunları sevdiğini vurgulayan milli oyuncu, "Topu dağıtma ve asist yapma özelliğine sahibim. Obradovic, bundan önceki sistemlerde hep iyi oyun kurucularla oynadı. Bir oyun kurucu daha olacak. Milos Teodosic'in ismi geçiyor" diye konuştu.

"Doğru kimya kurulduğunu düşünüyorum"

Fenerbahçe Ülker olarak geçen sezon da kaliteli bir kadroya sahip olduklarını kaydeden Barış Ermiş, şunları söyledi: "Ancak kimyayı oturtamadığımız için istediğimiz sonucu alamadık. Güzel sezon geçiremedik. Bütün taraftarlarımızı hayal kırıklığına uğrattık. Biz de çok üzüldük. Avrupa'nın en büyük antrenörünün gelmesiyle birlikte yeni transferler oldu. Bunlar bizi heyecanlandırıyor. Şu an için bu isimler geldi diye hemen 'final oynayacağız, şampiyon olacağız' demek hayalperestlik olur. Sporda maalesef böyle bir gerçek var. Ama Dörtlü Final oynamak ve şampiyon olmak için doğru kimya kurulduğunu düşünüyorum."

Beko Basketbol Ligi'nin de çok kalite kazandığını anlatan sarı-lacivertli oyun kurucu, "Galatasaray çok kaliteli kadroya sahip, geçen sezonun şampiyonu. Türk Telekom da ciddi transferler yaptı. Banvit istikrarını koruyor. Her sezon olduğu gibi Türkiye ligi çok kaliteli geçecek" ifadelerini kullandı.

"Milli takımda kimyayı oturtabilirsek başarı alacak güce sahibiz"

Barış Ermiş, A Milli Takım olarak kaliteli bir kadroya sahip olduklarını ve takım kimyasını oturtmaları halinde hedeflerine ulaşabileceklerini dile getirdi. Hazırlık sürecindeki öncelikli amaçlarının takım olgusunu oluşturmak olduğunu anlatan milli oyuncu, "İyi oyuncularımız var. Ersan İlyasova ve Ömer Aşık gelecek. İyi takım kimyayla oluyor. Onu oluşturmaya çalışıyoruz. O olduktan sonra Dünya Şampiyonası'na katılma hakkını almak herkesin hedefi. İlk 6'ya girmeyi çok istiyoruz. Sonrasında bir madalya neden olmasın. Takım kimyasını oturtmamız halinde o güce sahibiz" şeklinde konuştu.

Avrupa Şampiyonası'nın en ciddi turnuvalardan biri olduğunu belirten Barış Ermiş, sözlerini şöyle tamamladı: "Avrupa Şampiyonası, Dünya Şampiyonası'nda daha ciddi turnuva. Dünya Şampiyonası'na zayıf takımlar da gelebiliyor. Avrupa Şampiyonası'nda en üst noktayı hedefleyen takımlar mücadele ediyor. Güçlü bir grupta yer alıyoruz. İlk 6'ya kalıp madalya almak istiyorsanız önce gruptan iyi şekilde çıkmalısınız. Bormio'daki ilk dönem çalışmaları zor geçti. Kondisyon ağırlıklı bir kamp oldu. Sakatlık olmaması sevindirici.İstanbul'da ağırlıklı olarak basketbol çalışmaları yapıyoruz. Önümüzde uzun bir zaman var. En iyi şekilde ve tam kadro şampiyonaya hazırlanmak istiyoruz."

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Transfer 2012: Barış Ermiş


Fenerbahçe Ülker'de lig tamamlandıktan sonra anlaşılan ancak resmi olarak üçüncü sırada açıklanan transfer Barış Ermiş oldu. Barış hamlesi yerli oyun kurucu açısından oldukça önemli. Ancak değerlendirmelere geçmeden önce kısaca Barış'ın kariyerine göz atalım. Basketbola 1991 yılında Yeşilyurt kulübün'de başlamış ardından Efes Pilsen altyapısına transfer olmuş. Efes Pilsen altyapısında geçirdiği 5 sezonun ardından, Efes'in rezerv takımı olan Pertevniyal'de iki sezon mücadele etmiş. Pertevniyel'de geçirdiği iki sezonun ardından 2003/04 sezonunda Beşiktaş'ta forma giydi. Beşiktaş'ta geçirdiği sezonunun ardından altyapısında 5 yıl mücadele ettiği Efes Pilsen'e transfer oldu. Efes Pilsen ile 2005 yılında Türkiye Basketbol Ligi şampiyonluğu kazandı. 2006/2007 sezonuna Efes Pilsen'de başlamasına rağmen devre arası Türk Telekom'a transfer oldu. Burada geçirdiği yarım sezonun ardından ise Pınar Karşıyaka'ya gitti. Burada da bir sezon mücadele ettikten sonra tekrardan Türk Telekom ile anlaştı. 

Bu ana kadar çok dalgalanmalı geçen kariyerinde 2009/2010 sezon başı milat oldu. 2009 yılına kadar neredeyse her sezon başı takım değiştiren Barış, 2009'da transfer olduğu Banvit'te üç sezon düzenli olarak forma giydi. Orhun Ene yönetimindeki Bandırma temsilcisinde önemli rol üstlenen ve takımın bir numaralı oyun kurucusu olarak mücadele eden Barış Ermiş burada gösterdiği performans ile adını en iyi yerli oyun kurucular arasına yazdırmayı başarıp kendisini kanıtladı. 2011 yılı transfer döneminde de Fenerbahçe Ülker'den teklif almasına rağmen daha fazla süre almak istediğini belirtip Banvit ile sözleşme yenilemişti. Ancak Fenerbahçe'nin kendisinden vazgeçmemesi üzerine ve yapılan görüşmeler neticesinde bir sezon rötarlı da olsa 2012 transfer döneminde kendisini Fenerbahçeli yapan sözleşmeyi imzaladı.

Kariyerine göz attıktan sonra şimdi de Barış Ermiş'in olumlu ve olumsuz yönlerine değinelim. İlk başta da dediğimiz gibi yerli oyun kurucu transferinde çok önemli bir hamle oldu Fenerbahçe Ülker için. Ülkemizde Kerem Tunçeri'den sonra şu anda form düzeyi ve istikrarı bakımından en iyi yerli guard konumunda. Engin'in yaşadığı sakatlıkların etkisinden bir türlü çıkamaması, Ender'in istikrarsız bir grafik çizmesi Barış'ı yerli guard konusunda Kerem Tunçeri'nin ardından ikinci sıraya taşıdı. Fenerbahçe'de Banvit'te oynadığı gibi dominant bir rol üstlenmeyecektir. Takımda ikinci guard olarak oynayacak ve genelde tamamlayıcı olarak, Bo McCalebb'ı desteklemek için kenardan gelerek katkı vermeye çalışacak. Fenerbahçe Dergisi'nin Ağuston sayısında yayınlanan röportajında da; "Ben de oyun kurucu bölgesi özelinde takımdaki açıkları kapatmaya yardımda bulunmayı amaçlıyorum" demişti. Öncelikle yeni takımındaki rolünü sezon başlamadan önce bilmesi ve bu doğrultuda hazırlanması Barış için büyük artı olacaktır. En azından takıma neler verebileceğini daha doğru analiz edebilecek ve bu doğrultuda tecrübelerini aktaracaktır.

Barış'ın en büyük artılarından birisi asist özelliği. Kendisinin oynamasından çok takımı oynatmayı seven ve takımdaki arkadaşlarına skor katkısı bulmalarında destek olan çok önemli bir oyuncu. Asist yapma kabiliyeti o kadar gelişmiş bir oyuncu ki, son 3 yılda Türkiye Ligi'ni bu özelliğiyle adeta domine etti diyebiliriz. Banvit'te geçirdiği 3 sezon boyunca asist ortalamasında ligde ilk üç içerisinde yer aldı. (2011'de 1., 2012'de 2., 2010'da 3. oldu) Saha içerisinde arkadaşlarının dizilişini ve oyunu çok iyi okuyabilmesi ona bu konuda çok yardımcı oluyor. Geçtiğimiz yıl ligimizi 6.07 asist ortalamasıyla tamamlamıştı. 6.07 bir oyun kurucu için oldukça iyi bir asist ortalaması. Özellikle geçtiğimiz sezon yaşadığımız asist sıkıntımızı gidermek için Barış tam bir biçilmiş kaftan. Mücadele edeceğimiz her alanda onun vereceği asist katkılarına çok ihtiyacımız olacak. Bo McCalebb ile birlikte 1 numarada güzel işler yapacaklar.

Asist kabiliyeti dışında atletik yapısıyla da önemli bir oyuncu. Özellikle hızlı hücum sayılarında Ömer Onan ile birlikte süper ikili olacaklardır. Boş olduğunda tam sahayı çok hızlı geçen bir oyuncu. Ayrıca rakip savunmayı da dağıtabilen bir isim. Deliciliği iyi seviyede. Oyun kurucularda aranan en önemli özelliklerden biridir delicilik. Barış'ta bunu ligimizde en iyi şekilde yapan yerli guardlardan biri. Bunların yanı sıra iki sayılık basketlerde oldukça yüksek bir yüzdeye sahip. Yine geçtiğimiz sezon iki sayılık basketlerde 73.20'lik bir yüzde yakaladı. Serbest atışlarda ise %75.34'lük isabet oranına sahip.

Barış, kendine güveni yüksek olan bir oyuncu. Sahada asla pes etmeyen, maç içerisinde sorumluluk alınması gereken anlarda sorumluluk almaktan korkmayan bir isim. Bu sezonki transferilerimizle birlikte sorumluluk almaktan kormayan oyuncuların yer aldığı çok geniş bir kadromuz oldu. Banvit'te bir çok maçta izledik bu yönünü. Takımın ihtiyaçları doğrultusunda sahada herşeyini verebilen bir basketbolcu. Banvit'te bu kadar ön plana çıkmasındaki en önemli etkenlerden biri de buydu. Hücumdaki katkılarını yazdık. Bize hücum gücü olarak büyük katkıda bulunacağına inanıyoruz ama savunmada takıma neler verebilir? Savunmada takıma yapacağı en büyük katkısı takip bloklarını çok iyi yapabilen bir oyuncu olması. Boyununda (1.94) kendisine getirdiği bir avantaj ile maça iyi odaklandığında takip bloklarında oldukça büyük bir katkı verecektir takıma.

Olumlu yanlarından bahsettik. Şimdi de olumsuz birkaç özelliğine değinelim; Savunmada çok basit faul yapmaktan bir türlü kurtulamadı. Özellikle karşısında hareketli bir oyuncu gördüğünde kolay geçilmesi en önemli zaaflarından biri. Serbest atış ve iki sayılık atışlarda bulduğu başarılı yüzdeyi ne yazıkki dış atışlarda bulamıyor. Üç sayılık atışlarda çok istikrarsız bir görüntü çiziyor. Yine geçtiğimiz yılın istatistiklerinden örnek verecek olursak dış atışlarda %27.40 gibi oldukça düşük bir yüzdeyle mücadele etmiş. Ayrıca dediğim gibi karşısında hareketli bir oyuncu gördüğünde topu yarı sahaya taşımakta da büyük sıkıntı çekiyor. Fakat bu sıkıntısını Fenerbahçe'de yaşayacağını tahmin etmiyorum çünkü genellikle sahada Bojan Bogdanovic ve Emir Preldzic gibi topu rakip sahaya oldukça başarılı taşıyan oyuncularla oynayacak. Bu açığını Fenerbahçe'de pek fazla göstermeyecektir. Şüphesiz bu durum kendisi içinde bu büyük bir avantaj olacak.

Engin'in takımdan ayrılmasıyla yerli oyun kurucu olarak takıma katılabilecek en iyi oyuncuyu aldı Fenerbahçe Ülker. Şu anda Türk oyun kurucular açısından en istikrarlı oyuncu olmasıda Barış'ı diğerlerinden bir adım öne çıkartıyor. Barış; kişilik olarakta, oyunculuk olarakta Fenerbahçe'ye yakışan bir sporcu. Formamızı giydiği müddetçe bizlere çok güzel maçlar izleteceğinden eminim. Kendisine çok güveniyorum. Banvit'teki kadar göz önüne çıkmayabilir burada ama bu pasif olacağı anlamına da gelmez. Takım içerisinde Bo McCalebb gibi bir yıldız ile aynı bölgede yer alacak olması hem kendi basketbolu için hemde takıma vereceği olumlu katkıları için önemli. 2 sezondur istediğimiz bir oyuncuydu. Bu sene ailemize katıldı. Umarım taraftarın beklentilerini karşılayabilecek bir performans sergiler. Bizim bu konuda hiçbir şüphemiz yok. Bu transfer de Fenerbahçe Ülker için hayırlı uğurlu olsun.