1 Ağustos 2014 Cuma

Fenerbahçe Ülker'in hazırlık kamp programı açıklandı


Fenerbahçe Ülker'in yeni sezon açılışı ve hazırlık maçlarının programı, kulübün resmi internet sitesinden açıklandı. Yapılan açıklamaya göre; Sarı-Lacivertli takım; Ağustos ayının son haftasında, milli takımlarda forma giyen oyuncularının dışında, sağlık kontrolleri için toplanacak ve 1 Eylül'de antrenmanlara başlayacak.

Fenerbahçe Ülker Sports Arena'da başlanacak olan antrenmanlara daha sonra Fenerbahçe SK Resort & Sport Topuk Yaylası Tesislerinde devam edilip edilmeyeceği henüz açıklanmadı. Geçtiğimiz sezon başında hazırlık kampı için gidilecek denilen Topuk Yaylası'na gidilmemiş ve hazırlıklar İstanbul'da devam ettirilmişti.

Sarı-Lacivertli Ekip, antrenman döneminin ardından ilk olarak 18-21 Eylül tarihlerinde Hırvatistan'ın Zadar kentinde düzenlenecek hazırlık turnuvasına katılacak. Zadar Turnuvası'nda karşılaşmalar, 10.000 seyirci kapasiteli Kresimir Cosic Salonu'nda oynanacak. Zadar Hazırlık Turnuvası'na katılacak takımlar, oluşan gruplar ve maç takvimi ise şöyle:

Gruplar:
A Grubu: Fenerbahçe Ülker, Zadar, Darüşşafaka Doğuş
B Grubu: Cedevita Zagreb, Brose Baskets Bamberg, Galatasaray

Fikstür:
18.09.2014 Fenerbahçe Ülker - Zadar
20.09.2014 Fenerbahçe Ülker - Darüşşafaka Doğuş
21.09.2014 Final ve Klasman Maçları

Zadar'daki turnuvanın ardından Fenerbahçe Ülker, 23-26 Eylül tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecek Rixos Cup'ta mücadele edecek. Rixos Cup'a katılacak takımlar, oluşan gruplar ve maç takvimi ise şöyle:

Gruplar:
A Grubu: Anadolu Efes, Olimpiakos, Unicaja Malaga
B Grubu: Fenerbahçe Ülker, CSKA Moskova, Kızılyıldız

Fikstür:
24.09.2014 Fenerbahçe Ülker - Kızılyıldız
25.09.2014 Fenerbahçe Ülker - CSKA Moskova
26.09.2014: Final ve Klasman Maçları

18 Temmuz 2014 Cuma

Euroleague öncesi Final Eight; Rixos Cup 7


Rixos Oteller zincirinin organize ettiği ve geleneksel bir hale gelen Rixos Cup Uluslararası Basketbol Hazırlık Turnuvası bu yıl 7. kez düzenlenecek. Her yıl Euroleague ve EuroCup'ın önemli takımlarını sezon öncesi hazırlık döneminde karşı karşıya getiren bu prestijli turnuvaya bu yıl Euroleague'in en iddialı takımları katılacak.

Euroleague'in en iddialı takımlarını karşı karşıya getirecek olan Rixos Cup 7'de sahaya çıkacak olan takımlar; ülkemizden Fenerbahçe Ülker ve Anadolu Efes, İspanyol temsilcileri FC Barcelona ve Unicaja Malaga, Sırbistan temsilcisi Kızılyıldız, Yunan ekibi Olympiacos ve Rus temsilcisi CSKA Moskova olacak.

Rixos Cup 7 bu yıl 23-26 Eylül tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecek. Gruplarında ilk sırayı alacak takımların final oynamaya hak kazanacağı turnuvada, ikinci ve üçüncü sıraları alacak ekipler karşılıklı eşleşerek klasman maçlarını oynayacak.

Turnuvadaki gruplar şu şekilde:
A Grubu: Anadolu Efes, Olimpiacos, Unicaja Malaga
B Grubu: Fenerbahçe Ülker, CSKA Moskova, Kızılyıldız

Fenerbahçe Ülker’in fikstürü ise şu şekilde:
24.09.2014: Kızılyıldız - Fenerbahçe Ülker
25.09.2014: Fenerbahçe Ülker - CSKA Moscow
26.09.2014: Final ve Klasman Maçları

Turnuvada yer alacak olan 8 takımda ülkelerini gelecek yıl Euroleague'de temsil edecek. Bu turnuva, takımların Euroleague'de kendi kalitelerindeki takımlarla oynayacakları maçlar öncesinde kendileri için önemli bir test fırsatı olacak. 

İlk olarak Antalya'da düzenlenmeye başlanan Rixos Cup Hazırlık Turnuvası, geçtiğimiz yıl İstanbul'a alınmıştı. Akatlar Spor Salonu'nda düzenlenen turnuvada Fenerbahçe Ülker, Anadolu Efes, Beşiktaş İntegral Forex, Olympiacos, Budivelnik Kiev ve Zalgiris Kaunas takımları yer almıştı. Olympiacos final maçında Beşiktaş İntegral Forex'i 87-86 mağlup ederek turnuvayı şampiyon tamamlamıştı.

29 Eylül 2013 Pazar

Obradovic'in Gençleri 2. Bölüm


"Obradovic'in Gençleri" adlı mini yazı dizimizin ikinci bölümünde Emir Preldzic, Barış Ermiş, Kenan Sipahi, Metecan Birsen ve Berk İbrahim Uğurlu'nun Uluslararası Rixos Cup 6 Basketbol Turnuvasındaki bireysel performanslarını, artılarını ve eksilerini bulabileceksiniz. İlk olarak Emir Preldzic ile değerlendirmemize başlayalım.

Emir Preldzic

Fenerbahçe Ülker'e geldiği ilk günden beri sahip olduğu Allah vergisi yeteneklerini kullanarak ha parladı ha parlıycak diye diye koca bir 6 sene heba oldu. Emir'de ki basketbol yeteneklerini, sahip olduğu basketbol zekasını daha önce hem ben buradan sizlerle paylaştım hem de tüm basketbol otoritelerinin söylediğine tanıklık etmişsinizdir. Ancak işin Emir tarafına baktığımızda sahip olduğu bu inanılmaz yeteneklere ihanet edercesine bir görüntü çizdiğini görüyorduk. Hep şunu iddia ettim. Bu çocuğu adam edecek iki tane antrenör var; Ya Zeljko Onradovic ya da Dusan Ivkovic. İki koçtan birisinin elinin değmesi bile Emir'i doğru yola sokacak, beklediğimiz Bodiroga patlamasını yaptırabilecektir. Bunu eminim ki sizlerde aklınızdan mutlaka geçirmişsinizdir. Artık ortaya yaydığımız pozitif etkiden midir bilmem ama sonunda hayallerimiz gerçek oldu. Emir'in başnda şimdi, onu adam edebilecek iki koçtan biri olan Zeljko Obradovic var.

Rixos Cup, bize Emir'de o beklediğimiz değişimin yaşanıp yaşanmadığı yönünde bir takım ip uçları verdi. Öncelikle Obradovic'in Emir üzerindeki etkisine değinelim. İlk olarak Obradovic, takımda patronun kendisi olduğunu Emir'e hissettirmiş. Geçmiş sezonlarda hocalarla yaşadığı sorunları göz önüne aldığımızda artık karşısında değil tartışacak, sesini dahi yükseltmeye cesaret edemeyeceği bir koçun olduğunu anlamış. Bu konuyla ilgili turnuva boyunca dikkatimi çeken en önemli detay Emir'in kaybettiği toplarda yada yaptığı yanlış tercihlerinden sonra yaşandı. Top kaybı yaptığında yada tercihini yanlış kullandığında dönüşte mutlaka Obradovic'e fazla çaktırmadan baktığını gördüm. "Acaba koç bir şey der mi?" diye o anda aklından geçirdiğini eminim. Bu da Emir'in 6 sezon boyunca saha içi disiplininde eksik kalan çok önemli bir boşluğu dolduracak bu sezon. Çünkü artık kafasına göre bırakın top kullanmayı, oyun setinin dışına dahi çıkamayacak. Emir için bunlar oldukça olumlu gelişmeler. Bu sezon stuff ile takışmak yerine işine bakacak. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi sahada istediği gibi at süremeyecek. Obradovic'in oyun anlayışından dışarı çıkamayacak. Bu da kendisinin sistem içinde kalmasını ve oynamasını sağlayacak. 

Olumsuz anlamda söyleyebileceğimiz tek husus, son yıllarda asist üzerinden oynaması nedeniyle dış şutunun son derece bozulması. Takıma geldiği ilk 3 sezon dış şut performansı oldukça yüksekti. Ancak zamanla oyun kurucu pozisyonuna kayması, takımda asistleri yapan oyuncu konumuna gelmesi dış şutunu köreltmiş. Bunu yapacağı ekstra şut çalışmalarıyla giderebilir ancak ekstra antrenmanlar konusunda pek istekli olmadığını biliyoruz. Bakalım kafa yapısını ve oyun içerisindeki rolünü bu kadar kısa sürede değiştirtmeyi başaran Obradovic, bu konuda da etkisini gösterebilecek mi? Bunu da önümüzdeki günler gösterecek.

Barış Ermiş

Turnuva öncesinde takımda kalıp kalmayacağı merak konusu olan oyuncu konumundaydı Barış. Obradovic, en azından ilk devreyi Bo-Kenan-Berk üçlüsüyle geçmek istediğini belirtip, Barış'a takımda fazla şans veremeyeceğini iletmiş ve kendisine takım bulması halinde ayrılabileceğini söylemişti. Bu nedenle Rixos Cup, Barış için kendini ispat etme adına çok önemli bir fırsattı. Bu fırsatı kendi adına oldukça iyi kullandığını söyleyebiliriz. Genç ağırlıklı kadroda sorumluluk alan, skor üreten ve asistleri ile gençlere skor ürettiren bir Barış izledik. 

Ayak yavaşlığından çokça şikayet edilir Barış'ın. Çok hantal bir oyun kurucu olduğu söylenir hep. Bir bakıma bu eleştiri haksızda sayılmaz. Ancak özellikle bu turnuvada çok hızlı hareket eden, takımı hızlı bir şekilde hücuma çıkartan, savunmada da oldukça hareketli ve istekli bir Barış seyretik. Olması gerekende buydu aslında. Çünkü Obradovic'in kararını gözden geçirebilmesi için Barış'tan bu performansın gelmesi gerekiyordu. Sahada olduğu anlarda gençlere liderlik de yaptığını atlamayalım. Koç Barışta ki bu değişimi görmüş olacak ki turnuvanın son maçında Bo McCalebb ve Emir dururken Barış'ı ilk beş başlattı. Bu sıradan bir tercih değildi. Bu hareket ile Obradovic, Barış'ın turnuva performansını ödüllendirmiş oldu. 

Kendisi için kritik bir eşikte, Obradovic'in aldığı kararı tekrardan gözden geçirmesini sağlamış oldu. Koç, Barış ile ilgili son kararını ne şekilde verecek bunu ilerleyen günlerde göreceğiz. Ancak şahsi görüşüm, Barış'ın takımda kalmasının faydalı olacağı yönünde. Yaşı ilerlemiş olan kaptanın sezon içerisinde inişli çıkışlı bir grafik yakalaması durumunda iki numarada da oynayabileceğini göz önüne aldığımızda kısıtlı sayıdaki kaliteli yerli guard rotasyonunda çok faydalı olacağını düşünüyorum.

Kenan Sipahi

Türk Basketbolunun ve Fenerbahçe Ülker'in geleceği... Yaz transfer döneminin en çok konuşulan ismi. Genç Milli Takımda gösterdiği performans ile A Milli Takıma yükselmiş ve Obradovic'in dikkatini çekerek alınması yönünde istekte bulunmuş bir oyuncu. Henüz yaşı 18. Ancak sahip olduğu yetenekler yaşının çok ötesinde. Fenerbahçe'ye transferinde Obradovic kendisine "oynatma" sözü vermişti. Bu sezon oyun kurucu rotasyonunda sıkça süre alacak. Bu turnuvada da Obradovic tarafından sıkça sahaya sürüldü. Ligin orta sınıf takımından Euroleague'de şampiyonluk hedefleyen bir takıma gelmiş olması ve bu yükün altında nasıl oynayacak olması kafalarda soru işaretleri oluşturuyordu.

Bu turnuvada gördük ki, Kenan basketbol karakteri olarak bu seviyede oynayabilecek bir oyuncu. Ancak fiziki açıdan bu yükü henüz kaldırabilecek bir noktada değil. Önceliğini; fiziksel gelişimine vermeli. Euroleague seviyesinde süre alacak bir oyuncu için şu anki fiziği yeterli değil. Daha sert ve rakibi karşısında durabilecek bir fiziğinin olması şart. Obradovic'te bunun farkında ki, kondisyonerlere Kenan'ın ocak ayına kadar fiziki açıdan Euroleague seviyesine getirilmesi talimatını vermiş. 

Turnuva genelinde Kenan'ın çok fazla şut kullandığını ve bunlarda da düşük bir isabet yüzdesi yakaladığını gördük. Kendini hemen ispatlamak istemesinden mi yoksa Obradovic'in ona serbestlik vermiş olmasından mı bilmiyorum ama çok fazla şut kullanması Kenan'ın da ritmini bozdu. Milli Takımlarda ve Tofaş'ta en uygun pozisyonu yakaladığında, seçerek şut kullanırdı. Eğer sezon içerisinde de bu kadar fazla şut kullanacaksa ekstra şut idmanları yapması gerekiyor.

Turnuva boyunca Kenan ile ilgili dikkatimi çeken en güzel şey; takım içerisinde yaptığı liderlikti. Sahada sorumluluk almaktan çekinmeden oynaması, takım arkadaşlarını oyun içerisinde sürekli uyarması, el yakan topları tereddüt etmeden kullanması Kenan'daki liderlik vasıflarının yüksek olduğunun birer göstergesi. Zaten oyun kurucu rotasyonunda oynayan oyuncular için bu çok önemli bir artı özelliktir. Kenan'da bu da mevcut durumda.

Metecan Birsen

Geçtiğimiz sezonu Fenerbahçe Ülker A Takım, Genç Takım ve İBB üçgeninde tamamlamıştı. Bu sezon başında da süre alamadığı için takımdan ayrılmak istediğini söylemiş ve sözleşmesinin feshi için TBF'ye başvurmuştu. Ancak Obradovic'in gelişi ile bu kararından vazgeçmiş ve hoca ile de konuşarak takımda kalmaya karar verdi. Metecan kendi yaş kategorisinde skorer bir oyuncu olarak kabul edilir. Basketbol zekası yüksek, kendi pozisyonunu yaratabilen, yüzdeli şut sokabilen ve gelecekte NBA yapabilecek gençler arasında gösteriliyor hep. Rixos Cup'ta bu saydığımız özelliklerinden bir tek şut yüzdesinde beklenen başarıyı sağlayamadı. Potaya kararlı bir şekilde giden, fiziki olarak gençler arasında en göze çarpan, ribaundları kovalayan bir Metecan seyrettik. 

Turnuva genelindeki düşün isabet performansına çok fazla anlam veremedim. Çünkü genç takım maçlarını da sıkça canlı izlediğim için ne kadar iyi bir şutör olduğunu biliyorum. Bu performansı beni çok fazla şaşırttı. Artık A Takımda oynamanın vermiş olduğu heyecan mı desek, tecrübesizlik mi desek bilmiyorum ama bildiğim tek şey turnuvadaki şut yüzdesinin benim tanıdığım Metecan'ın kinden çok daha düşük olduğuydu. Ayrıca oyunun savunma bölümünde çok fazla faul yapmış olması belki kafalarda soru işaretleri yaratmıştır, ancak bu faullerin fiziki açıdan kendisinden çok daha iri olan, tecrübeli oyunculara karşı yapıldığını unutmayalım. Rakibi ya faulle durduracaksın ya da basket atmasına izin vereceksin. Bu bağlamda doğru olanı yaptı. Faul tercihleri bir iki pozisyon dışında doğruydu. Sezon içerisinde özellikle lig maçlarında kendisine süre bulacağı düşüncesindeyim.

Berk İbrahim Uğurlu

Fenerbahçe Ülker alt yapısının yetiştirdiği önemli genç oyunculardan biri olan Berk, Metecan, Kenan ve Ayberk'e oranla turnuvada çok daha az süre aldı. Ancak sahada süre aldığı dakikalarda ortaya koyduğu yürek görülmeye değerdi. Rakibi bire bir savunmada bunaltan, atletik yapısının vermiş olduğu avantaj ile rakip sahaya hızlı geçen ve topu baskı altından çok hızlı bir şekilde çıkartabilen bir oyuncu Berk. Yapması gereken tek şey şut mekaniğini değiştirmesi. Çünkü şu anda kullandığı şut mekaniği basketboldaki en sıkıntılı türlerden biri. İleride büyük bir oyuncu olmak istiyorsa öncelikle şut tehdidinin yüksek olması önemli. 

Oyun kurucu pozisyonu için ülkemizin Kenan ile birlikte en iyisi olduğu aşikar. Sadece şutunu geliştirmesi Berk'i Kenan'ın bir adım önüne bile taşıyabilir. Çünkü her iki oyuncu arasında çok ince bir çizgi var. Her ikisininde birçok alanda birbirlerine üstünlükleri var. Şutunu geliştirmeyi başaran forma yarışında bir adım öne geçmiş olacak. Berk'te ilerisi için umut veren bir turnuva oynadı. Ancak diğer gençlerde de olduğu gibi halen bazı eksikleri var. Bunları gidermek için de Obradovic'in dediğini yapmaları lazım; "Genç oyuncuların bireysel antrenmanlara da önem vermesi lazım." Onlar için şimdi daha çok çalışma zamanı...

Not: Yazı dizimizin yarın ki üçüncü ve son bölümünde; Melih Mahmutoğlu, İzzet Türkyılmaz, Ayberk Olmaz, Ömer Faruk Yurtseven'in bireysel turnuva performanslarını ve tüm takımın istatistiki bilgilerini bulabilirsiniz...

28 Eylül 2013 Cumartesi

Obradovic'in Gençleri 1. Bölüm


Fenerbahçe Ülker, yeni sezon hazırlıkları kapsamında bu yıl İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Rixos Cup 6 Basketbol Turnuvasına katıldı. Zeljko Obradovic önderliğindeki Sarı-Lacivertli Ekip, ciddi rakiplerin yer aldığı bu turnuvaya EuroBasket nedeniyle takıma dahil olmayan 5, sakatlığı bulunan 3 olmak üzere toplamda 8 as oyuncusundan yoksun olarak, genç ağırlıklı bir kadroyla katılmak zorunda kaldı. Bu yeni sezon için takımı izleme fırsatını elimizden alırken belki de çok daha önemli bir fırsatı bizlere sundu; Geleceğin Fenerbahçesini izleme fırsatına sahip olduk. 95-96-98 jenerasyonlarından ağırlıklı genç kadroda en tecrübeli oyuncular Bo McCalebb, Emir Preldzic ve Barış Ermiş'ti. Geri kalan 8 oyuncu 90 ve sonrası doğumluydular. Fizik olarak kendilerinden çok daha iyi durumdaki oyunculara karşı sahada mücadele veren Fenerbahçe Ülker'in genç yıldız adayları oynanan üç maçıda kaybetti belki ama taraftarın ve basketbol otoritelerinin gözünde turnuvanın asıl kazanan takımı oldular.

Bu yazımı çok uzun olacağından üç parçaya bölüp yazmaya karar verdim. Bu ilk bölümde takımımızın genel olarak turnuva performansını, baş antrenörümüz Zeljko Obradovic'in ve forma şansı bulan tecrübeli oyuncularımızdan Bo McCalebb'ın değerlendirmelerini, turnuvada yaptıkları olumlu ve olumsuz hareketleri sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Umarım bu mini yazı dizisini beğeniyle okursunuz.

Takımın Genel Değerlendirmesi

Çok genç ağırlıklı bir kadroyla sahaya çıktığımızı, turnuvayı takip eden her basketbolsever gördü. Belki as takımı izleyemedik ama as takımın nasıl bir oyun anlayışıyla oynayacağını bu turnuvada az da olsa gördüğümüz kanaatindeyim. Öncelikle altını çizmemiz gereken en önemli husus; oyun setleri... 

Geçtiğimiz yıllardaki belki de en büyük eksiğimiz buydu. Spahija'nın son senesinden, Simone Pianigiani döneminde de devam eden sistemsizlik ve sahada setlere bağlı kalınarak oynanmayan, bireyselliğin ön planda olduğu bir oyun anlayışından tamamen kurtulmuş bir takım gördük. Sahada belki as oyuncularımız yoktu ancak Obradovic, yine sihrini yapmıştı. Genç oyuncular bile Obradovic'in çizdiği oyun setlerine bağlı kalarak sahada mücadele ettiler. Top paylaşımları ile boş adamı bulmaya çalışan, takımın skorer oyuncularına saha içerisinde pozisyon yaratan, saha içi yerleşimine büyük önem veren bir takım seyrettik. Geçtiğimiz sezon ciddi düşük oranda olan asist ortalamamızı bu turnuvada oldukça yüksek tutarak bireysellik yerine takım oyununa olan bağlılığımızı gösterdik. Her ne kadar tecrübesizlikten değerlendirememiş olsak da yaptığımız olumlu top paylaşımları ile kolay sayılar bulma şansını sıkça yakaladık. Fiziki olarak bizden çok daha iyi durumda olan rakip oyunculara karşı sürekli adam değişerek yaptığımız savunma ile rakiplerimizin oyun düzenini bozduk. Yardım savunmasını doğru yaparak pota altındaki fiziki açığımızı iyi kapattık. 

Ancak bir durum var ki belki de bizi en mutlu eden gelişmelerden biri. Geçtiğimiz sezon 10 sayı bile geriye düştüğünde pes eden takımın bu sezon 24 sayılardan geri gelen bir takıma dönüştüğüne gözlerimizle tanık olduk. Maçın son dakikalarına kadar kafa kafaya oynayan genç yüreklere şahit olduk. Tüm bunları ele aldığımızda genel olarak takımın turnuvada ortaya koyduğu reaksiyon Fenerbahçe taraftarı için oldukça olumluydu. 

Takım oyunu için olumsuz anlamda söyleyebileceğimiz bir şey yok aslında. Tecrübesiz bir takım olarak basit tercih hataları yaptık. Top kaybı sayımız biraz fazlaydı. Özellikle ribauntlarda fiziki eksikliğimizden dolayı her maç bu istatistikte geride kaldık. Ancak bunlar genç oyuncuların tecrübesizliği ve fiziki yetersizliklerinden kaynaklanıyor. Onlar için bu turnuvada yapılan hatalar gelecek dönemler için yol gösterici olacak. Dedik ya üç maçı da skor tabelasında kaybetmiş olsak da aslında biz geleceğimizi kazandık. Bu turnuva özelinde önemli olan da buydu. 

Zeljko Obradovic

Eğitim alanında en yüksek kademe ordinaryüs profesördür ya, hani çalıştığı alanda en iyisi olan akademisyenlere verilir bu unvan. İşte bahsedeceğimiz kişide basketbolun ordinaryüs profesörü. Geçmişte yaptıkları dillere destan olmuş durumda Obradovic'in. Ancak bizim için önemli olan Fenerbahçe Ülker'de neleri yapabileceğiydi. Her sene büyük isimleri kadrosuna katan ancak istenilen başarıyı bir türlü yakalayamayan bu takımı düzeltebilecek miydi? Aklımızdaki tek soru işareti buydu. Ancak gördük ki Obradovic'in sihirli değneğinin ufak bir dokunuşu bile takımın tamamen değişmesini sağlamış. Bu yazıda Obradovic'i bençte gençlere olan davranışlarıyla değerlendirelim. Takıma kazandırdığı mantaliteyi genel değerlendirmede zaten belirttim.

Obradovic, yıldızları yönetme konusundaki ustalığının yanı sıra gençleri yetiştirme konusunda da oldukça başarılı bir antrenör. Boşuna basketbolun ordinaryüs profesörü demedim koça. Sert görüntüsünün aksine gençlere eğitim vermeyi seven, hatalarını sürekli onlara samimiyetle söyleyip, yapmaları gerekeni bir öğretmen edasıyla anlatan babacan bir adam. Bu turnuvada buna canlı şahit olduk. Rotasyondaki tüm gençleri kullanmaya çalışan, onlara süre veren bir Obradovic vardı bençte. Oyunda yapılan bir hatayı bençe dönüp, eline kalemi ve taktik tahtasını alarak gençlere hatalı hareketin aslında nasıl yapılması gerektiğini anlattığına tanıklık ettik. Kenan gibi, Metecan gibi, Berk gibi bu sezon A Takımda süre alacak olan oyunculara hep sahadaki hatalarını söyleyip, neler yapmaları gerektiğini anlattığını gördük. Oyun içerisinde hazırlanan pozisyonda şutu kaçıran oyuncusuna şutunun doğru olduğunu söyleyip, moralini yerine getirdiğini ve onlara duyduğu güveni oyuncularına hissettirdiğini gördük. 

Obradovic, bu turnuvada kenarda bir antrenörden ziyade bir öğretmen gibiydi. Kimi zaman kızdı, kimi zaman alkışladı, gençlere duyduğu güveni onları en kritik anlarda sahaya sürerek gösterdi. Obradovic, sadece Fenerbahçe Ülker için değil, Türk basketbolu ve milli takımı içinde büyük bir fırsat. Geleceğin Milli Takımı Zeljko Obradovic gibi bir antrenörün elinde şekillenecek.

Bo McCalebb

Fenerbahçe Ülker'e geçtiğimiz sezon Avrupa'nın en iyi üç oyun kurucusundan biri unvanıyla gelen yıldız oyuncu, Union Olimpija maçında geçirdiği sakatlığın ardından form düşüklüğü yaşamış, üstüne bir de takımın ortaya koyduğu kötü performansta eklenince silik bir görüntü vermişti. Potansiyeli yüksek olan, kolay skor üretebilen bir oyuncu olan Bo, Obradovic'in bu sezon beklentisinin büyük olduğu oyunculardan biri. Hazırlık turnuvasında Kenan ve Barış'ın oyunda olduğu anlarda genellikle 2 numarada oynayan, 1 numaraya seyrek geçen yıldız oyuncu yeni sezonda sıkça 2 numaraya kayabileceğinin sinyallerini verdi. Aslında Bo için en verimli pozisyonun 2 olduğunu daha önce bir çok yazımda yazmıştım. 

Turnuvada gençlere fazla şans verilmesinden ötürü beklenenden daha az süre aldı. Ancak sahada olduğu dakikalarda özellikle deliciliğini çok iyi kullandı ve rakip savunmaları bozup, hem arkadaşlarına şut pozisyonları yarattı hem de kendi şutunu buldu. Obradovic'in gelmesiyle ve kendisine gösterdiği pozitif yaklaşım ile özgüveni tamamen yerine gelmiş bir Bo McCalebb izledik. Obradovic'in sisteminin dışına çıkmadan, sistem içerisinde kendisine verilen rolü oynadı. Bu senenin yeni transferi olabileceğinin sinyallerini verdi. Özellikle uzun sıkıntısı yaşadığımız turnuva boyunca ribaundlara yaptığı katkı, tuttuğu oyuncuya nefes aldırmadan savunma yapması, rakibin pas kanallarına girmesi Bo için bu turnuva özelinde söyleyebileceğimiz pozitif hareketler. Tek olumsuz kısım, hepimizin malumu dış şutunun olmaması. Ancak yeni kurulan takımda bu çok fazla sıkıntı olmayacaktır. Çünkü Bjelica, Bogdanovic, Kleiza ve Melih gibi dış şut tehtidi yüksek olan oyuncularla oynayacak. Bo'nun yapması gereken sadece boyalı alana penetre edip, pozisyonu varsa skor üretmek yoksa savunma dengesini bozup topu bu dört oyuncudan biriyle buluşmak. 

Bu sezon gerçek Bo McCalebb'ı izleyebileceğimizi düşünüyorum. Bunun sinyalini ben aldım. Umarım göstereceği performans ile yanıltmaz beni. Çünkü Bo McCalebb, Fenerbahçe Ülker'in ve Obradovic'in sisteminin önemli bir parçası.

Not: Yazı dizimizin yarın ki 2. bölümünde; Emir Preldzic, Barış Ermiş, Kenan Sipahi, Berk İbrahim Uğurlu ve Metecan Birsen'in bireysel turnuva performanslarını bulabilirsiniz...

17 Eylül 2013 Salı

Rixos Cup 6'da devler sahneye çıkıyor

Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, 24-27 Eylül tarihleri arasında Beşiktaş Akatlar Integral Arena’da düzenlenecek olan 6. Uluslararası Rixos Cup Basketbol Turnuvası’na katılacak.

Turnuvada Fenerbahçe Ülker'in yanı sıra; Yunan temsilcisi Olympiacos Piraeus, ülkemizden Anadolu Efes ve Beşiktaş Integral Forex, Uukrayna temsilcisi Budivelnik Kiev ve Litvanya temsilcisi Zalgiris Kaunas, sezonun ilk maçlarında nefes kesen mücadelelere imza atacak. NTV Spor’da canlı olarak yayınlanacak turnuvanın biletleri ise biletix’ten satışa sunuldu. Biletler fiyatları ise 10 TL olarak açıklandı.

Rixos Hotels Markadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Başak Erel, bugüne kadar Antalya’da düzenlenen Rixos Cup’ın yoğun talep sebebiyle İstanbul’a transfer olduğunu belirtti. Erel, "Her geçen yıl sınırlarını aşarak Türk Basketbolu için önemli bir turnuva haline gelen Rixos Cup’ı bu yıl dünya başkentlerinden biri olan İstanbul’a taşıdık. Yeni transferleriyle daha da güçlenen Turkish Airlines Euroleague ve Eurocup takımlarına sezonun ilk maçlarında ev sahipliği yapmanın gururunu yaşıyoruz" dedi.

6. Uluslararası Rixos Cup’ın programı şöyle:

24 Eylül Salı
18:00 Olympiacos Piraeus - Budivelnik Kiev
20:15 Fenerbahçe Ülker - Beşiktaş Integral Forex

25 Eylül Çarşamba
18:00 Budivelnik Kiev - Anadolu Efes
20:15 Beşiktaş Integral Forex - Zalgiris Kaunas

26 Eylül Perşembe
18:00 Anadolu Efes - Olympiacos Piraeus
20:15 Zalgiris Kaunas - Fenerbahçe Ülker

27 Eylül Cuma
15:45 A GRUBU 3. - B GRUBU 3. (5. - 6. maçı)
18:00 A GRUBU 2. - B GRUBU 2. (3. - 4. maçı)
20:15 A GRUBU 1. - B GRUBU 1. (Final)

23 Ağustos 2013 Cuma

Fenerbahçe Ülker, Rixos Cup 2013'e katılacak


Daha önce Antalya'da düzenlenen ve Rixos Otellerinin isim sponsorluğuyla oynanan Rixos Cup bu yıl İstanbul'da düzenlenecek. Her geçen sene daha da önemli hale gelen ve ciddi takımların katılım gösterdiği Rixos Cup 2013'e bu yıl üçü yabancı beş Euroleague takımı katılacak. Euroleague seviyesinde, üst düzey mücadeleye sahne olacak karşılaşmalar, katılacak takımların yeni sezon öncesi ciddi bir sınav vermesine olanak sağlayacak.

Turnuvaya bu sene Türkiye'den Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız'ın yanı sıra Anadolu Efes ve Beşiktaş ile Euroleague takımlarından son iki sezonun şampiyonu Olympiacos Piraeus, Zalgiris Kaunas ve Budivelnik Kiev katılacak.

24-27 Eylül tarihlerinde Beşiktaş Akatlar Spor Salonu'nda organize edilecek olan turnuvayı NTV Spor naklen yayınlayacak. 


Eurobasket'in finali 22 Eylül'de oynanacağı için çeşitli milli takımlarda yer alan oyuncuların, Slovenya'da oynayacakları son maçın tarihine göre turnuvaya yetişmesi bekleniyor.

20 Eylül 2011 Salı

Rixos Cup 2011'in Ardından...


4. Uluslararası Rixos Cup Basketbol Turnuvası dün gece oynanan Fenerbahçe Ülker-Antalya Büyükşehir Belediye Finali ile son buldu. Sarı-Lacivertli Ekibimiz maçın büyük bölümünde önde götürdüğü skoru, son dakikalarda Antalya Büyükşehir Belediye'ye kaptırınca ve son hücumda da yanlış bir hamleyle top kaybı yapınca sahadan 83-79 mağlubiyet ile ayrıldı. Bu sonucun ardından Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, Rixos Cup Basketbol Turnuvasını 2. sırada tamamlamış oldu.

Turnuva geneline bakacak olursak, çok verimli bir turnuva geçirdiğimizi söyleyebiliriz. Takımda birçok genç oyuncu vardı ve bu genç kadroda parlayan tecrübelilere, bu gençlerden de 1-2 kişi eklendi. Turnuva genelinde ana kadronun önemli isimleri olan Vidmar-Kaya ikilisi muazzam bir turnuva geçirdi. Savunmada ve hücumda çok başarılı oynadılar. Ayrıca kendilerinde basketbol yorumcuları tarafından görülen eksikleride gidermeyi başarmışlar. Bu iki oyuncudan bu sene büyük katkı beklediğimizde bir gerçek. O nedenle sezona iyi başlamaları bizim için büyük bir artı değer. Bojan Bogdanovic yeni transfer olmasına rağmen takıma çok kısa sürede uyum sağlamış. Turnuvadaki en skorer oyuncumuz oldu. Üç sayı çizgisi gerisinden çok rahat atış yapabiliyor. Kendine güveni yüksek olan bir oyuncu. Bu sene Euroleague'de Final-Four hedefimiz doğrultusunda büyük katkısı olacak. Curtis Jerrells nedense bende iyi izlenim uyandıramadı. Fenerbahçe Ülker'in guardı gibi oynamıyor.Büyük hedefleri olan bir takımda final maçı hariç bu kadar sönük kalması beni şaşırttı. Çok top kaybı yapıyor. Bir guard için en büyük dez avantajlardan biridir bu. Umarım sezon açılmadan önce kendini toparlar. Çünkü Avrupa hedefimiz için tek Ukic'in performansı yetmez!

Gençlerden parlayan iki isim vardı turnuva boyunca: Erbil Eroğlu ve Luka Drezga. Erbil geçtiğimiz sezonun üstüne koyarak inanılmaz bir değişim göstermiş. Fiziksel olarakta güçlenmiş. Sahada Jerrells'tan daha yapılı duruyor. Bu sene kendine güvenide tam. Koç Spahija'da ona çok güveniyor ve ilgileniyor. Final maçının kritik son dakikalarınıda Erbil ile oynaması koçun oyuncusuna duyduğu güvenin en büyük göstergesi. En büyük dezavantajı Ukic-Jerrells-Hakan üçlüsüne Engin'in de ekleneceğini düşündüğümüzde süre almakta zorluk yaşayacağı. Kariyeri ve gelişimi açısından bir takıma kiralanması belkide önümüzdeki sezonlarda onu takımın önemli isimlerinden biri haline getirir. Çünkü bu ışığı bizlere yansıtıyor. Ülkemizde oyun kurucuların az yetiştiği bir ortamda Erbil gibi gelecek vaad eden bir oyuncuyu en iyi şekilde geleceğe hazırlamalıyız.

Luka Drezga, turnuva boyunca ışık saçan gençlerden biriydi. Hücumda çok etkili. Soğuk kanlı bir şekilde mücadele ediyor. Atışlarda eli titremiyor ve kendine güveni sayesinde en karanlık pota altına bile korkusuzca girebiliyor. 24 yaşında olması en büyük dezavantajı. Şu açıdan dezavantaj; takımla kontrat imzalamaya kalksa eğer kiralanacak olsa ve en az 2 sene kiralık olarak gönderilse 26-27 yaşında A takımda oynamaya başlayacak. Burada o yaştaki bir oyuncuya Spahija'nın bakış açısının ne olacağı önemli. Dün öğrendiğim kadarıyla Drezga-Poscic ve Uluğ takımdan gönderileceklermiş. Yani Luka ile de sözleşme yapılmayacak. Ama şunu söylemekte fayda var. Ülkemizde orta sıralardaki bir basketbol takımında çok rahat oynayabilecek ve katkı sağlayabilecek bir oyuncu.

Hakan Demirel'de yeni transferlerimizden birisi. Daha önce de formamızı giymiş ve bu sezon başında transfer edilmişti. Henüz Hakan'la ilgili bir düşünce kafamda oluşmadı. Çünkü kendini gösterecek bir hamle yapmadı. Sorumluluk almadı, topu etkili kullanmadı ve en önemlisi ise çok zaman almadı. Erbil, Hakan'dan çok daha fazla süre aldı turnuva boyunca! O nedenle Hakan ile ilgili şimdiden olumlu veya olumsuz bir yorum yapmak istemiyorum. Mahalbasic, turnuvada etkili olan oyuncularımızdandı. Şutunu çok geliştirmiş. Turnuva boyunca çok yüzdeli atışlar kullandı. Bunların çoğu daha öncesinde yaptığı faul veya stepsler nedeniyle basket olarak sayılmasada hücumda etkiliydi. Oyununun savunma yönünüde epey bir geliştirmiş. Bana göre bu sezon ligde ve Türkiye Kupası'nda takıma katkı sağlayacak bir kapasiteye gelmiş fakat dün yine öğrendiğime göre bu sezonda başka bir takıma kiralanacakmış. Umarım bu sezonda basketbolunun üstüne koyar ve Fenerbahçe Ülker, Emir-Vidmar örneklerinde olduğu gibi genç yaşta takıma kattığı bir ismi daha parlatır. Üstelik daha 22 yaşında.

Uluğ ve Poscic'i turnuva boyunca pek beğenmedim. Poscic çok güvenilir bir şutör değil. Pota altında da yüzdeli oynayan bir oyuncu değil. Bire bir adam savunmasında çok kolay geçiliyor ve buda onun erken faul almasına neden oluyor. Uluğ ise denenmek üzere takıma dahil edilen oyuncular arasında en az süreyi alan isimdi. Çok fazla oynamadı. Oynadığı sürelerde de çok verimli işler yapamadı. Bu oyuncularlada bu hafta içi yollar ayrılacak.

Genel olarak turnuvada oyuncularımızın performansları bu şekildeydi. Yarın Milli Takımdan dönmüş olan Ömer Onan, Emir Preldzic ve Oğuz Savaş'ın da takıma katılmasıyla ana kadromuza biraz daha yakın bir şekilde antrenmalara devam edeceğiz. 24-25 Eylül tarihlerinde de, Takımımız, CSKA Moskova’nın evsahipliğinde yapılacak olan ve CSKA Moskova, Panathinaikos ile Zalgiris Kaunas'ın da yer alacağı Aleksandr Gomelsky Turnuvası'na katılacak. Bu turnuvada Emir, Ömer ve Oğuz'da mücadele edecek. Onların Milli Takım dönüşü sonrasındaki performanslarını görmek içinde önemli bir turnuva olacak. En azından Rixos Cup tecrübeli oyuncularımızın yeni sezona oldukça hazır olduğunun sinyallerini verdi.

19 Eylül 2011 Pazartesi

Muhteşem üçlü iş başında


4. Uluslararası Rixos Cup Basketbol Turnuvasında dün Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, Antalya Atatürk Spor Salonu'nda Union Olimpija ile karşılaştı. Sloven Ekibi karşısında maçın büyük bölümünü önde getiren takımımız sahadan 82-78 galibiyet ile ayrıldı. Sarı-Lacivertli Ekibimiz almış olduğu bu galibiyet ile adını Rixos Cup Finali'ne yazdırdı. Final'de bugün saat 19:30 Antalya Büyükşehir Belediyesi ile karşılaşacağız.

İlk maçta olduğu gibi bu maçtada genç ağrılıklı bir kadroyla sahaya çıktık. Kadromuzda, normal ilk beşte oynayabilecek düzeyde sadece Curtis, Bogdanovic, Kaya ve Vidmar vardı. Geri kalan sekiz oyuncu henüz ilk beş seviyesinden uzakta. Alt yapımızdan yetişen Erbil, Metecan ve Berkay, yaz dönemi antrenmanlarında denenmek üzere takıma dahil edilen Luka Drezga, Uluğ ve Poscic, 2 senedir takımımızın oyuncu olan fakat gelişmesi için her sene kiralanan Rashid Mahalbasic, daha öncede formamızı giymiş olan ve sezon başı transfer ettiğimiz Hakan Demirel bu turnuvada kadromuzu oluşturan isimler.

Dünkü maçta ilk beşte oynama potansiyaline sahip oyuncularımızdan Kaya-Vidmar-Bogdanovic üçlüsü muazzam bir performans gösterdi. Pota altında Kaya-Vidmar uyumu gerçekten harikaydı. Birbirlerine savunmada yaptıkları yardımlar, rakip oyuncuyu sıkıştırmalar savunmamızın ne kadar sert olacağının bir göstergesiydi. Hücumda da gayet başarılı olan bu ikiliden Kaya geçtiğimiz sezonki performansından sıyrılmış bu sene adeta gümbür gümbür geliyor hissiyatı uyandırıyor. Vidmar ise geçtiğimiz sezon yaşadığı talihsiz sakatlığın etkilerini üstünden atmış ve yeni sezona yeniden doğmuş gibi giriyor. Daha önceki sezonlarda pota altında kendisine atılan topları elinden çok kaçıran Vidmar, şimdi ise bunu tamamen ortadan kaldırmış. Pota altında kendi yer açtığında teke tek hücumda gayet başarılı oluyor. Atışlarının yüzdesi oldukça arttmış. Sert bir takım olan Union Olimpija karışında bizimde savunma sertliğimiz Kaya-Vidmar önderliğinde hiç azalmadı.

Bogdanovic'e ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Henüz 22 yaşında olan bir oyuncunun bu kadar kendine güvenip ve kullandığı atışlarda aşrı soğukkanlı olması beni çok şaşırtıyor. Maçın ilk çeyreğinde attığı iki tane üçlük var. Her ikisinde de önünde el gösteren ve neredeyse temas mesafesinde olan oyuncuya karşı iğne deliğinden topu geçirerek attığı üçlükler tek bir şeyi ifade eder: Kendine olan güveni! Ayrıca birçok hücumda da topu kendisi rakip sahaya getirdi. Özellikle topu savunmada alıp, rakip potaya kadar taşıyıp, önündeki oyuncunun adeta başını döndürerek bastığı smaç ise tamamen korkusuzca yapılmış bir hamle. Savunmadali iki uzunun blog tehtidine karşı o smaça gitmesi ayakta alkışlanacak bir durum. Maçı 21 sayıyla tamamlayarak hem takımımızın hemde maçın en skorer ismi oldu. Bogdanovic'in maç istatistikleride şu şekilde:

21 sayı (2s: 2/5, 3s: 2/6, SA: 11/12, 5 rib, 1 as, 3 tk, 1 blk)

Bu üç önemli oyuncumuzun performanslarını gördükten sonra Milli Takımdan dönen ve sakat olan oyuncularımızında takıma katılacağını düşünürsek sezon başında biraz karamsarlığı kapıldığımız Turkish Airlines Euroleague Final Four'unun en büyük adaylarından biri konumuna geliriz. Ki bana göre, bu gerçekleşemeyecek bir hayal değil, bu sene Euroleague'in favorisi olan 5-6 takımdan biride Fenerbahçe Ülker!!

Takımdaki genç oyuncuların performanslarına geçtiğimizde benim hazırlık dönemi boyunca hayranlıkla izlediğim genç oyuncuların başında gelen Luka Drezga'nın bu maçtada iyi bir mücadele ortaya koyduğunu söyleyebilirim. İlk yarı pekbi varlık gösteremesede ikinci yarıda çok kritik noktalarda bulduğu iki üçlük ve turnike ile maçınkontrolünün tekrardan bize geçmesini sağladı. Maçı 13 sayıyla tamamladı. Hala ben Drezga ile kontrat yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bakalım koç benimle aynı görüştemi olacak onu önümüzdeki hafta içi göreceğiz. Erbil, geçtiğimiz sezonun üstüne çok iyi koymuş. Jasikevicius gibi bir tecrübeden birçok şey kapmış. Sahada geçtiğimiz sezona oranla çok daha sakin ve rahat oynuyor. Jasikevicius vari asistleride gözümden kaçmadı. :) Bu sene pek şans bulacağını düşünmüyorum. O nedenle bir seneliğine bir takıma kiralansa Erbil için çok yararlı olacağını düşünüyorum.

Rashid Mahalbasic ise 2 sezondan beri takımımızın oyuncusu. Genç yaşta takıma kazandırıldı. Geçtiğimiz iki sezon boyunca daha fazla süre bulabileceği ve oyununu geliştirebileceği kulüplere kiralandı. Her sene kendine güvenenleride mahçup etmedi aslında. Her gittiği takımda basketbolunun üstüne koydu. Çalışmaktan hoşlanan ve atış yüzdesi gayet iyi olan bir oyuncu. Bu sene kiralanmasına ben gerek görmüyorum. Bu haliyle özellikle ligde ve Türkiye Kupası'nda 12 kişilik kadroyu zorlayacak kapasitede. Oynadığı süreler içerisinde de gayet etkili olacaktır. Tabiki son karar Spahija'nın olacak. Hakan Demirel'le ilgili açıkçası henüz ne olumlu nede olumsuz bir izlenim oluşmadı bende. Basketbolunda gelişme var. Ama bir guard olarak bazen yapmaması gereken yanlış tercihlerde de çok bulunuyor. Önümüzde maçlarda biraz daha ön plana çıkarsa daha rahat bir değerlendirme yapabiliriz. Uluğ ve Poscic'in ise takımda kalabileceklerini sanmıyorum. Drezga'nın bende yaşattığı heyecanı ne yazıkki bu iki oyuncu yaşatamadı. Milli Takımdan dönen oyuncuların takıma dahil olmasıyla bu iki oyuncu takımdan ayrılacaklardır.

Genel olarak oyuncu ve takım performanslarımız böyleydi. Genç bir takımla mücadele etmemize rağmen, her oyuncunun takımın kurulu olan sisteminde mücade ettiğini görmek sevindirici. Önceki senelerde oyuncuya göre sistem yapılırdi ama artık son 4-5 yılda oyuncular takımın sistemine ayak uyduruyor. Bu da son 5 yılda kazandığımız 4 şampiyonluğun arkasında yatan en büyük neden. Bu akşam Antalya Bşb ile Rixos Cup Final maçına çıkacağız. Umarım sakatlık sorunu yaşamadan, son maçımızda da iyi bir mücadele ile bu turnuvayı tamamlarız.

Rixos Cup Final Maçı Detayları:
Başlama Saati: 19:30 | Antalya Atatürk Spor Salonu | Yayın: Kanal 24

16 Eylül 2011 Cuma

Gençlik ruhu bambaşka!


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız yeni sezon hazırlıkları kapsamında katıldığı, 4. Uluslararası Rixos Cup Basketbol Turnuvası'ndaki ilk maçına dün çıktı. Sarı-Lacivertli Ekibimizde sakatlar ve Milli Takımdan gelen oyunculardan oluşan 8 kişilik eksik kadrosu bu turnuvada yer almıyor. Mirsad, Ukic, Gist, Tomas, Engin sakatlıkları sebebiyle, Emir, Ömer Onan ve Oğuz ise Milli Takım dönüşü henüz takıma dahil olmamaları nedeniyle turnuvada yer almıyor. Genç ağırlıklı bir kadroyla turnuvada mücadele ediyoruz. Bu kadar eksiğe rağmen takımımız sahadan 82-65 gibi ezici bir skorla galip ayrılmasını bildi ve turnuvaya galibiyet ile başladı.

KK Zagreb geçtiğimiz yılın Hırvatistan Ligi şampiyonu.. Son yıllarda Cibona Zagreb'in arkasında kalmış olsada geçmişte çok önemli basketbolcuları Hırvat basketboluna kazandırmış, İsmet Badem'in deyişiyle Hırvat basketbolunun arka bahçesi olan bir takım. Ancak bugün sahaya çıktıkları antrenman formaları bu köklü kulübe yakışmadı. Tamam, bu bir hazırlık turnuvası olabilir ama Zagreb'in bu kadar ciddiyetsiz bir şekilde önemli takımların katıldığı bir turnuvaya çıkmasıda kabul edilemez!!

Neyse, maçı değerlendirmeye geçelim. Maça genel olarak baktığımızda KK Zagreb'ten çok daha üstün oynadık. Oyunu, baştan sona domine etmeyi başardık. Maçın başındaki ilk beş dakikanın ardından ele geçirdiğimiz skor üstünlüğünü maçın sonuna kadar koruduk. Savunmada çok istekliydik. Bugün top kapmada inanılmaz işler yaptık. Hücumda da gayet başarılıydık. Oyuncularımız biraz fazla steps ve top taşıma yapsada genel olarak hücum performansı takımın iyiydi. Sahada genç oyuncuların çokluğundan kaynaklansa gerek çok büyük bir enerji vardı. Savunmada her oyuncu pes etmiyor, hücuma üç oyuncu birden depar atarak çıkıyor, savunmada alınan bir ribaundun ardından rakip pota altına en hızlı şekilde koşma yarışı başlıyor... Genç ve dinamik bir takımın nasıl olması gerektiğini, tecrübeli isimlerle de yoğrulunca tam bir takım oyunu halinde çok iyi gösterdik.

Oyuncu değerlendirmelerine geçecek olursak, ilk önce Gasper Vidmar'dan başlamam lazım. Çok riskli bir sakatlık yaşadı. Geçen sezonun ortasından bu yana hiç oynamadı ama döünüşü muhteşem oldu. Savunmada geçen sezon bıraktığı yerden devam ediyor. Rakibine göz açtırmıyor. Hücumda ise daha skorer bir kimlik kazanmış. Pota altını inanılmaz deliyor. Bu sene Euroleague'de ve Beko Basketbol Ligi'nde vazgeçilmez oyuncumuz olacak.

Kaya Peker.. Kaya geçtiğimiz sezona oranla bu sene daha faydalı olacağının sinyallerini verdi. Yaz tatilini çok iyi geçirmiş. Savunmada Efes'teki yıllarına dönmüş. Çok daha sert ve istekli. Hücumda ise daha bilerek oynuyor. O tuhaf atış şeklini de değiştirmiş. Şimdi potaya çok daha yumuşak bırakıyor topları. Bu sezon gerçek Kaya'ya yakın bir Kaya izleyeceğimizi düşünüyorum.

Curtis Jerrells.. Oyunda kaldığı süre içerisinde oldukça istekliydi. Öncelikle çok süratli bir oyuncu. Topla beraber içeriye çok hızlı drive edebiliyor. Ağır uzunlara karşı pota altından turnikelerde çok başarılı olacaktır. Maçta dış atış fazla denemedi. Sayı atmaktan çok asist yapmayı denedi. Diğer iki maçı izleyip çok daha net ve mantıklı düşünceler edinebiliriz. Henüz tam olarak değerlendirmemiz için erken.

Bojan Bogdanovic.. Takıma çok kısa bir zaman önce dahil oldu. Çok yetenekli bir oyuncu. Maça biraz durgun başladı. Pota altı hücumları tercih etti. Maçın ikinci yarısında o çok sevdiği dış atış bölgesine geçince kalitesini konuşturdu. İnanılmaz yetenekli bir şutör. Eli çok sıcak kendisi ise bir o kadar soğukkanlı. Eli titremeden top kullanıyo. Ardarda attığı üç üçlük ne kadar düzgün bir bileği olduğunun ispatı. Savunmada da çok akıllı bir oyuncu. İkiye tek savunmada aklını kullanıp, çok şahane bir blok yaptı. Savunma yönüde hücumu kadar kuvvetli bir oyuncu. Bu sene takıma büyük katkı vereceği kesin.

Rasid Mahalbasic.. Oyununu çok geliştirmiş. Hücumda çok yüzdeli bir oyun oynadı. Sadece dıştan pota altına girdiği bir pozisyonda ters turnikeyi kaçırdı. Diğer denediği tüm şutlar isabetli oldu. Çok fazla sayı hanesine yazılmadı. Çünkü ya steps yaptı yada top taşıma. Sayı hanesi çok dolu değil ama isabet hanesi gerçekten muazzam. Bence artık kiralanmasına gerek yok. Bu sene kadroyu zorlayacak bir oyuncu. Ligde oynatılırsa çokta faydalı olur. Rotasyonda denenmesi gereken bir isim. Savunmasınıda Spahija gözetiminde daha da geliştirecektir.

Luka Drezga.. Denenmek üzere getirilen genç Hırvat oyuncu. Hücum yönü çok etkili olan Drezga şu ana kadarki hazırlık döneminde en çok göze batan isim oldu. Hücumda çok yönlü özelliği sayesinde kolay sayılar bulabiliyor. Savunması, genç olmasından dolayı oldukça hareketli ve rakibini bunaltan bir savunma. Topa baskıyı çok iyi yapabiliyor. Top kapma konusunda da yaşına rağmen gayet iyi. Bence kesinlikle Mahalbasic'te olduğu gibi Drezga ile de uzun süreli bir kontrat yapılmalı. Ardından oyuncuyu gelişimi için bir başka takıma kiralamalı ve Fenerbahçe Ülker'de ilk beş oynayacak seviyeye gelmesi sağlanmalı. Geleceğinin çok parlak olduğunu düşünüyorum. İnşallah Aydın Hoca ve koç Spahija bu genç yeteneği göz ardı etmezler ve takıma kazandırırlar. Çünkü istatistikleri inanılmaz!!

15 Eylül 2011 Perşembe

Rixos Cup'ın da tüm detayları belli oldu


Yarın başlayacak olan ve Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın yanı sıra ülkemizden Türk Telekom ve Antalya Büyükşehir Belediye, Yunanistan'dan PAOK, Hırvatistan'dan KK Zagreb ve Slovenya'dan Union Olimpija'nın da mücadele edeceği 4. Uluslararası Rixos Cup Basketbol turnuvasının tüm detayları bugün netlik kazandı. Antalya'da düzenlenecek olan hazırlık turnuvası Antalya Atatürk Spor Salonu'nda oynanacak.

Turnuvada maçların yayınlanacağı kanallarda belli oldu. CNN Türk, turnuvanın tüm maçlarını, FB TV ise sadece Sarı-Lacivertli Ekibimizin maçlarını canlı olarak ekranlara taşıyacak. Turnuva maçlarını kulübümüzün kendi kanalından izlemenizi sizlere tavsiye ederim. Bir başka kuruluşa reyting kazandıracağımıza kendi kulübümüzün resmi kanalına bu reytingleri kazandıralım. Bu sıkıntılı günlerde tepkimizi koymaya devam edelim. Fenerbahçe TV'nin yayını almasında da büyük ölçüde taraftarlarımızın bu görüşü yatıyordur.

Maç programıda açıklandı. Turnuvanın maç programı şöyle:

16 Eylül Cuma
17:00 TT-PAOK
19:15 KK Zagreb-Fenerbahçe Ülker

17 Eylül Cumartesi
17:00 TT-Antalya BB
19:15 KK Zagreb-Union Olimpija

18 Eylül Pazar
17:00 PAOK-Antalya BB
19:15 Fenerbahçe Ülker-Union Olimpija

19 Eylül Pazartesi
Klasman ve final maçları (15:00, 17:15 ve 19:30)

Turnuvayla ilgili birkaç ufak notta vermek istiyorum. Hırvat Milli Takımı ile Eurobasket 2011'de mücadele eden yeni transferimiz Bojan Bogdanovic, turnuvadan elenmelerinin ardından takımımıza katılmıştı. Bogdanovic bu turnuvada kadroda yer alıyor ve Fenerbahçe forması altında ilk maçlarına çıkacak. Ayrıca ufak saktlığı bulunan yeni transferlerimizden James Gist ise bu turnuvada oynamayacak.

A Milli Basketbol Takımımız ile Eurobasket 2011'de mücadele eden, Milli Oyuncularımız ise takımımızın Antalya dönüşü yani 20 Eylül Salı günü takıma katılacaklar.

11 Eylül 2011 Pazar

Takımımız, Rixos Cup'a katılacak


Bu sezona, ligde, Türkiye Kupası'nda ve Euroleague'de başarı parolasıyla başlayacak olan Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, bu bağlamda yeni sezon hazırlıklarına yüksek tempoda devam ediyor. Yeni sezon hazırlıklarına 22 Ağustos Pazartesi günü başlayan ve bu süre boyunca antrenmanlarını Fenerbahçe Spor Kulübü Lefter Küçükandonyadis Tesisleri'nde sürdüren Sarı-Lacivertli oyuncularımız, bu süre içerisinde iki hazırlık maçı yapmıştı.

İlk hazırlık maçında Fenerbahçe Spor Kulübü Lefter Küçükandonyadis Tesisleri'ndeki salonda Erdemirspor'u ağırlayan Sarı-Lacivertli Ekimiz son periyoduna yaklaşık 15 sayı geride girmesine rağmen son periyottaki sert savunması ve istekli oyunuyla mücadeleden 64-61 galip ayrılmıştı. İkinci hazırlık maçında ise Ayhan Şahenk Spor Salonu'nda 2. Lig Ekiplerinden Darüşşafaka ile karşılaşan takımımız maç boyunca üstün oyunuyla sahadan 80-52'lik galibiyetle ayrılmıştı.

Hazırlık dönemi çalışmaları devam ederken, takımımızın sezona en iyi şekilde girmesi için oynayacağı hazırlık maçları ve ara turnuvalarda netlik kazanmaya başlıyor. Bu bağlamda da sıradaki ara hazırlık turnuvamız dün netleşti. Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Uluslararası Rixos Cup Basketbol Turnuvası'na katılacak. 16-19 Eylül tarihleri arasında Antalya Atatürk Spor Salonu'nda gerçekleştirilecek 4. Uluslararası Rixos Cup Uluslararası Basketbol Turnuvası'nda 4 farklı ülkeden 6 takım yarışacak. Turnuvada Euroleague seviyesinde 4 takımda yer alacak.

Turnuvaya Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın yanı sıra, Yunanistan'dan PAOK, Hırvatistan'dan KK Zagrep, Slovenya'dan Union Olimpija, ülkemizden de Türk Telekom ve Antalya BŞB katılacak. Turnuvada takım eşleşmeleri 15 Eylül 2011 Perşembe günü yapılacak kurada belirlenecek. Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız ise 16 Eylül Cuma günü Antalya'ya gidecek.

Bizim için iyi bir turnuva olacak. Bu zamana kadar ülke içindeki takımlarla hazırlık maçı yapmıştık. Şimdi Euroleague seviyesindeki 3 takımla maç yapma fırsatımız olacak. Kadromuz her ne kadar eksik olsada sonuçta bu kadroda yer alan oyuncularımızda sezon içerisinde sahada yer alacak. Kadro her ne kadar gerçek kadromuz olmayacak olsada, kadroda yer alan oyuncularımızın kazanma alışkanlığı kazanmaları için önemli bir turnuva olacak. En büyük temennim, başımızdaki sakatlık belasının bu turnuvada yakamızı bırakması ve sakatlık sorunu yaşamadan oyuncularımızın iyi bir turnuva geçirmeleri. Bu turnuva Antalya'daki basketbolseverler içinde büyük bir şans.. Salonun her maç dolu olacağını tahmin ediyorum.