5 Temmuz 2015 Pazar

Nikos Zisis'in yeni durağı ya Atina ya da Milano


Geçtiğimiz sezonun ortasında Unics Kazan'dan Fenerbahçe Ülker'e transfer olan ve Sarı-Lacivertli Ekip ile Euroleague'de Final Four oynayan Yunan oyun kurucu sözleşmesinin sona ermesiyle takımdan ayrıldı. Zeljko Obradovic'in yeni sezon planlamasında yer vermediği tecrübeli oyuncu için transfer teklifleri artıyor.

Profesyonel basketbol kariyerine ilk adım attığı kulüp olan AEK tarafından ciddi bir şekilde istenen tecrübeli oyuncuya bir başka Yunan temsilcisi Olympiacos'ta talip olmuştu. Kırmızı beyazlı ekip ile birkaç görüşme yapan Zisis, bu görüşmelerin neticesinde bir sonuca ulaşamamıştı.

Eurohoops haber sitesinden Nikos Varlas'ın haberine göre; Yunan Milli Takımının kaptanlığını da yapan Zisis'e bir başka Yunan takımı Panathinaikos ve İtalya'dan EA7 Emporio Armani Milan da talip oldu. Her iki takım da başarısız geçen bir sezonun ardından yeniden yapılanmaya gitmiş ve Nikos Zisis tecrübesinde bir oyun kurucunun hem sahada hem de soyunma odasında oldukça faydalı olabileceğini düşünüyorlar. 

Takımın başına Sırp Milli Takımının Başantrenörü Sasha Djordjevic'i getiren Yeşil Yoncalar, Zisis ile ilk görüşmelerini gerçekleştirdi. Panathinaikos'un transfer listesinin ilk sırasında yer alan tecrübeli oyun kurucu koç Djordjevic'in de öncelikle takıma katmak istediği isim olarak dikkat çekiyor.

İtalyan temsilcisi EA7 Emporio Armani Milan’da da, Luca Banchi yerine takımın başına getirilen koç Jasmin Repesa Yunan combo guardı transfer edip Amerikalı bir skorerle oynatmak istiyor, Zisis'in yanında Amerikalı skorer olarak Jeter veya Draper ikilisinden birini düşünen İtalyanlar tecrübeli oyuncuya ilk tekliflerini sundu.

Olympiacos ile yaptığı görüşmelerden sonuç alamayan Nikos Zisis'in, kariyerinin son döneminde de Euroleague'de forma giymek istemesinden dolayı EA7 Emporio Armani Milan veya Panathinaikos arasında seçim yapması bekleniyor.

18 Temmuz 2014 Cuma

Euroleague öncesi Final Eight; Rixos Cup 7


Rixos Oteller zincirinin organize ettiği ve geleneksel bir hale gelen Rixos Cup Uluslararası Basketbol Hazırlık Turnuvası bu yıl 7. kez düzenlenecek. Her yıl Euroleague ve EuroCup'ın önemli takımlarını sezon öncesi hazırlık döneminde karşı karşıya getiren bu prestijli turnuvaya bu yıl Euroleague'in en iddialı takımları katılacak.

Euroleague'in en iddialı takımlarını karşı karşıya getirecek olan Rixos Cup 7'de sahaya çıkacak olan takımlar; ülkemizden Fenerbahçe Ülker ve Anadolu Efes, İspanyol temsilcileri FC Barcelona ve Unicaja Malaga, Sırbistan temsilcisi Kızılyıldız, Yunan ekibi Olympiacos ve Rus temsilcisi CSKA Moskova olacak.

Rixos Cup 7 bu yıl 23-26 Eylül tarihlerinde İstanbul'da düzenlenecek. Gruplarında ilk sırayı alacak takımların final oynamaya hak kazanacağı turnuvada, ikinci ve üçüncü sıraları alacak ekipler karşılıklı eşleşerek klasman maçlarını oynayacak.

Turnuvadaki gruplar şu şekilde:
A Grubu: Anadolu Efes, Olimpiacos, Unicaja Malaga
B Grubu: Fenerbahçe Ülker, CSKA Moskova, Kızılyıldız

Fenerbahçe Ülker’in fikstürü ise şu şekilde:
24.09.2014: Kızılyıldız - Fenerbahçe Ülker
25.09.2014: Fenerbahçe Ülker - CSKA Moscow
26.09.2014: Final ve Klasman Maçları

Turnuvada yer alacak olan 8 takımda ülkelerini gelecek yıl Euroleague'de temsil edecek. Bu turnuva, takımların Euroleague'de kendi kalitelerindeki takımlarla oynayacakları maçlar öncesinde kendileri için önemli bir test fırsatı olacak. 

İlk olarak Antalya'da düzenlenmeye başlanan Rixos Cup Hazırlık Turnuvası, geçtiğimiz yıl İstanbul'a alınmıştı. Akatlar Spor Salonu'nda düzenlenen turnuvada Fenerbahçe Ülker, Anadolu Efes, Beşiktaş İntegral Forex, Olympiacos, Budivelnik Kiev ve Zalgiris Kaunas takımları yer almıştı. Olympiacos final maçında Beşiktaş İntegral Forex'i 87-86 mağlup ederek turnuvayı şampiyon tamamlamıştı.

26 Ocak 2012 Perşembe

Ülker Sports Arena'ya galibiyetle "Merhaba" dedik


Dün akşam Turkish Airlines Euroleague Top 16 G Grubu 2. Hafta maçında Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, İtalyan temsilcisi EA7 Emporio Armani Milano ile yeni salonumuz Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena'da karşılaştı. Fenerbahçe Ülker Sports Arena'nın açılış maçı olma özelliği taşıyan bu önemli gecede Sarı-Lacivertli Ekibimiz baştan sona kafa kafaya giden maçı 65-63'lük skorla kazanarak Top 16 gruplarındaki ilk galibiyetini aldı. Salonun açılışını sizlere ayrı bir yazı olarak aktarmak istiyorum. Bu nedenle bu yazıma salonun açılışını eklemek istemedim. Bu yazıda maçın değerlendirmesini yapmak daha doğru olacaktır.

Öncelikle maçın düşük skorlu geçmesinden başlamak istiyorum. EA7 Emporio Armani için bu çok büyük bir handikap olmasa da normal sezonu 78.5 sayı ortalamasıyla oynayan Fenerbahçe Ülker için bu epey düşük bir skor oldu. Elbetteki bunun bazı nedenleri vardı. Öncelikle yeni salon bu konuda ilk sırayı almakta. Yeni bir salon, yeni tribünlere karşı, taraftarında ilk kez organize olduğu bir maçta çok yüksek bir skor beklemek açıkçası çok ütopik olurdu. Üstelik salonun yeni açılmış olmasından dolayı potalarında oldukça sert olmasıda bu duruma sebep oldu. Diyeceksiniz ki; "potanın serti, yumuşağı mı olur?" Evet, olur efendim. Özellikle yeni potalarda çember hiçbir darbeye (smaç vb.) maruz kalmadığı için oldukça serttir ve atılan her topta çemberde esneme olmaz. Ancak zamanla bu potada basketbol oynandıkça, çember esnemeye başlar. Esneklikten kasıt atılan toplar çembere her çarptığında çemberde belli bir miktar esneme olacağından skor üretmek kolaylaşır. Ancak dünkü maçta potalar oldukça sert olduğundan bir çok top normalde pota önüne düşmesi gerekirken potadan oldukça uzak ve kenarlara düştü. Çemberde esneme olmadığı içinde çembere çarpan her top hız kaybedeceğini sertliğin etkisiyle hız kazanıp potadan geri döndü. Elbetteki oyuncularımızında henüz potalara tam olarak alışık olmamasıda skorun düşük kalmasında önemli bir rol oynadı.

Gelelim maçın değerlendirmesine. Tüm bu etkenleri göz önüne aldığımızda maçın dengeli ve başabaş başlaması beklenen bir durumdu. EA7 Emporio Armani belkide şu anda Euroleague'deki takımlar arasında CSKA Moskova'nın ardından en çok kariyere ve yıldız oyuncuya sahip olan takım olmasına karşın çok dağınık ve takımdaşlıktan uzak bir görüntü çiziyordu. Ancak dün akşamki maçta biraz olsun kendilerini toparlamış olarak gördüm. Ancak şu çok açık ki coach Sergio Scariolo ile takımın yıldızları arasında ciddi bir güvensizlik sorunu var. Bu takımın olması gereken seviyesinden çok daha gerilerde gözükmesine neden oluyor. Biz ise maça yeni salonun vermiş olduğu moral ve istekle hızlı başladık. Ama hücumda topu bir türlü öldüremedik. Karşılıklı basketlerle geçen maçın ilk periyodunu Bojan Bogdanovic'in serbest atışlardan bulduğu sayılarla 2 sayı önde tamamladık.

İkinci periyot son periyoda oranla daha skorlu geçti. Ancak şunu göz ardı etmek olmaz; ilk yarı boyunca yanlış hatırlamıyorsam sadece 3-4 tane asist yaptık. Milano 7-8 tane olması lazım. Bu kendi evimizde oynadığımız bir maçta yapılmaması gereken çok düşük bir yüzde. Özellikle bu sezon guard pozisyonundan çok fazla katkı alamıyoruz asistlerde. Curtis'ın oyun kurma gibi bir opsiyonu ne yazıkki yok. Topu eline aldı mı kendine bire bir yaratıp potaya gitmeyi seven bir oyuncu. Roko'da keza aynı şekilde çok fazla topla oynamayı seven bir guard. Ancak Roko için ufak bir parantez açmakta fayda var. Dün akşam asist ve serbest atışlarda kötü olsada çok akıllı bir oyun oynadı. Sakatlık dönüşü skor anlamında iyi verim vermesi sevindiriciydi. Hakkını yememek lazım. İkinci periyoda tekrardan dönecek olursak maç boyunca olduğu gibi yine karşılıklı basketlerle ve hücumdan karşılıklı boş dönmelerle geçti. Ancak periyot sonunda Kaya'nın dışarı çıkan topu uçarak oyuna sokması ve atağın sonunda Ukic'in bulduğu üçlükle soyunma odasına önde gitmemiz dün akşamın en güzel hareketiydi. Kaya belki çok fazla skor katkısı vermiyor ama savunmada Vidmar ile birlikte çok büyük efor sarfediyor ve yüreğini koyuyor.

Üçüncü periyotta ne hikmetse ilk yarıda olduğu gibi yine Marko Tomas'ın turnikesiyle başladı.. Ancak bu periyotta Mancinelli-Fotsis ve (nedense her rakibimizin skor anlamında en kötü oyuncusu hep bize karşı yıldızlaşır :S) Mason Rocca ile sayılar bulan Milano bizim skoru açmamıza bir türlü izin vermedi. Taraftar desteğinide arkasına alan takımımız sonraki bölümde savunma direncini artırıp arka arkaya isabetlerle farkı 6’ya çıkardı ancak yukarıda saydığımız oyunculardan gelen skor katkısı farkın açılmasına engel olunca üçüncü periyodu sadece üç sayılık farkla önde tamamladık.

Maçın final periyodunun ilk dakikalarında Bojan Bogdanovic ve Emir Preldzic ile üstünlüğümüzü koruduk. Kaya'nın hücumda bitirdiği sayı ile farkı 6’ya yükselttik. Bu dakikadan itibaren yine sert savunmaya başlayan takımımıza karşı İtalyan temsilcisinin Fotsis’in uzak mesafeli atışı ile bulduğu sayı maça tutunmalarını sağladı. Ancak Kaya ve Emir ikilisini hücumda da iyi kullanıp farkı 8 sayıya kadar açmıştık. Tam artık bu iş burada bitiyor. Vurup geçeriz diye düşünürken arka arkaya yediğimiz 5 sayı ve kontrolsüz hücumlarımız farkın yine erimeinde önemli rol oynadı. Maçın son anlarında yine klasik Fenerbahçe izledik. Koç Spahija'nın molada çizdiği oyunu gerçekleştiremedik. Emir'in topu alması gerekirken Tomas'a verdik topu. Tomas zamanı eritip içeriye yüklendiğinde ise çok ama çok yanlış bir tercihle topu potaya atmak yerine Kaya'ya pas vermeyi seçti ve atış kullanmadan süre doldu. Bu şu demek oluyordu: EA7 Emporio Milano'ya on hücum için 3.7 saniye süre verdik. Son topu yine iyi savunamadık, boş atışı verdik rakibe ama artık yeni salonun açılışından olsa gerek şans bu gecelik bizden yanaydı ve top çemberi dolaşıp çıkınca 2 sayılık farkla sahadan galibiyetle ayrıldık. Spahija'nın maç sonlarındaki etkisizliği artık sabır taşırmaya başladı. Yine çok kritik bir hücumu değerlendiremeyip, rakibe son topta boş atışı verdik. Bu maçta canımız yanmadı ama Top 16'dan ilerisini hedefliyorsak özellikle maç sonlarını daha iyi oynamamız gerekiyor.

Oyuncu performanslarına gelecek olursak; ilk önce Bojan Bogdanovic ile başlamak gerekiyor. Normal sezonda iç sahada 8.4 deplasmanda ise 16.1 sayı ortalaması ile mücadele etmişti. Dün akşam yeni salonda oynamanın vermiş olduğu heyecan ve hırsla Bojan deplasmanlarda gösterdiği performansı bu kez ev sahibi olduğumuz maçta gösterdi. Maçta attığı her sayıdan sonraki hareketleri bu maça çıkarken kendini ne kadar iyi hazırladığının ve hırsının bir göstergesiydi. 17 sayıyla maçın ve takımımızın en skorer oyuncusu oldu. Daha da önemlisi takımımız adına hücumda sorumluluk alınması gereken zamanlarda o sorumluluğu aldı ve çok kritik basketlere imza attı. Dün akşamın bir diğer başarılı ismi Roko Ukic oldu. Yukarıda kısa olarak bahsettiğim gibi asist ve serbest atışlar dışında gayet başarılı bir maç çıkardı. Hücumda çok akıllı hamlelerle potaya gitti. Rakibi faul sıkıntısına soktu. 16 sayıyla çift haneli sayılara ulaşan son oyuncumuz oldu. Bu maçla ilgili coach'a da değinmek istiyorum. İkinci yarı Oğuz ve Vidmar'a bir saniye bile süre vermedi. Oğuz ilk yarıda bana göre gayet iyi bir performans ortaya koymuştu. Belki bu maç için savunmada iyi bir ikili olan Kaya-Gist kombinasyonunu bozmak istemedi ama bu oyunculara da yer vermesi gerektiğini düşünüyorum. Dün akşam unutkanlıkla ilgili coach'u eleştireceğim en önemli konu Engin Atsür meselesi. Ukic'in yorulduğu zamanlarda oyuna giren Curtis'ın hücum anlamında hiçbirşey üretmemesine rağmen Engin gibi bir oyuncuyu sahaya sürmemek anlatılabilir bir durum değil. Üstelik Roko ve Curtis'ten hiçbir asist katkısı da alınmamışken kenarda asist potansiyali ve oyun kurma zekası üst düzey olan bir oyuncuyu oturtmak izah edilebilir bir durum olamaz. Ancak sakatlığı varsa o zaman bu eleştirim için özür de dilemesini bilirim ama maç boyunca Engin'le ilgili hiç bir sakatlık haberi duymadım. Maç önceside ısınırken hiçbir problemi yoktu. Spahija'nın artık takımdaki oyuncuları iyi tanımasının vakti geldi de geçiyor bile. Curtis'le hücum kuramadığımızı gördüğü halde Engin'i kenarda oturtması bana göre Spahija'nın Engin'i tanımadığı anlamına geliyor.. Potansiyali yüksek olan bir oyuncuyu sakatlık sorunu yoksa sahada oynamaması zarardır.

İyisiyle kötüsüyle bir maçı daha kazandık ve Top 16'daki ilk galibiyetimizi aldık. Oynanan oyun genel olarak pek tatmin etmesede herşeyin ilklerinin yaşandığı bir akşamda bunu doğal karşılamalıyız. Dün akşam @FBahceUlker_ twitter adresinden yayınlanan maçın ilklerini ben de buraya ekleyip yazımı tamamlamak istiyorum. Yeni salonla ilgili yazımı daha sonra yazacağım. Hepinize basketbolla dolu günler diliyorum.

- Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena'da ilk basketi oyuncumuz Marko Tomas attı. (İlk Periyot, 09:45)
- Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena'da ilk serbest atıştan basketi Takım Kaptanımız Ömer Onan attı (İlk Periyot, 01:32)
- Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena'da ilk üç sayılık basketi EA7 E.Armani'den Drew Nicholas attı. (İkinci Periyot, 09:35)

30 Aralık 2011 Cuma

Top 16 G Grubu değerlendirmesi


Bu yıl İstanbul'da Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenecek olan Turkish Airlines Euroleague Final Four'una kalabilmek için 16 takımın kıyasıya mücadele edeceği ve Top-8'e yükselip Final Four yolunda önemli bir basamağı atlamaya çalışacağı kuralar geçtiğimiz günlerde çekilmişti. Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, Turkish Airlines Euroleague Top 16'da G Grubu'nda mücadele edecek. Takımımızın grubunda son Euroleague şampiyonu Panathinaikos Athens, Rus temsilcisi Unics Kazan ve İtalyan temsilcisi EA7 Emporio Armani yer alıyor.

Takımları tek tek değerlendirmeye geçmeden önce grubumuzla ilgili kısa bir genel değerlendirme yapmak istiyorum. Bu grup bana göre normal sezonda olduğu gibi son hafta maçlarına kadar mücadelenin devam edeceği bir grup olmayacaktır. Sarı-Lacivertli Ekibimizin içerde oynayacağı Panathinaikos maçının sonucuna göre ben grup liderliği şansımızında oldukça yüksek olduğuna inanıyorum. Bunu gerçekleştirmek içinde çok iyi bir fikstüre sahip olduğumuzu düşünüyorum. Fikstüre göre ilk hafta deplasmanda oynayacağımız Unics ve sonra ard arda iki hafta içeride oynayacağımız Pana ve Emporio Armani maçlarını kazanıp 3/0 ile başladığımız taktirde bu grubu ilk 2 içerisinde hatta lider olarak bitirebiliriz. Bunu gerçekleştirmek içinde elbette takımımızdaki eksiklerin giderilmesi de gerekiyor. Takımların detaylarına ise şimdi tek tek değinelim.

Fenerbahçe Ülker


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız normal sezonda A Grubu'nu ilk sırada tamamladı ve Top 16 kuralarına seri başı olarak katıldı. Sarı-Lacivertli Ekibimiz grupta oynadığı 10 maçta, 6 galibiyet, 4 mağlubiyet aldı. Bu mağlubiyetlerden iki tanesi (hem içerde hem dışarda) Caja Laboral'den, birer tane de içerde Gescrap Bilbao ve deplasmanda Olympiacos yenilgileriydi. Sezona çokta iyi bir başlangıç yapamayan takımımız ilk iki maçını kaybettikten sonra oynadığı 8 maçta 6 galibiyet almayı başardı. Grubun son haftasında ise deplasmanda Bennet Cantu'yu yenen takımımız grubunu ilk sırada bitirmeyi başardı. Ancak Final Four istiyorsak normal sezonda göze batan eksiklerimizi bir an önce gidermemiz lazım.

Özellikle pota altımızdaki istikrarsızlığı bir an önce çözmeliyiz. Oğuz her maç Cantu maçında oynadığı oyuna yakın bir maç çıkarmalı artık. Bundan 2-3 sene önce olsa daha tecrübesiz bu dalgalanmalar olabilir derdik ama artık Oğuz o krediyi atladı. Her maç performansını birbirine eş değer tutmak zorunda. Gasper Vidmar'ın ise en büyük problemi erken faul problemi. Geçtiğimiz günlerde Aydın Örs bu durumun Vidmar'da psikolojik olduğunu ve bunu gdermek için çalışacaklarını söylemişti. Umarım bunu bir an önce başarırlar. Vidmar pota altındaki sertliğimizin sigortası konumunda. Erken faul problemini atlattığı anda çok ama çom büyük katkılar sağlayacak. Kaya için artık söylenecek çok fazla söz yok. Yaşı ilerledi ama ne yazıkki oyunu her geçen gün geriliyor. Hücumda şut yüzdesi 0. Sadece kendi kendine oluşturduğu enteresan bir atış şekliyle düşük yüzdeyle de olsa sayılar buluyor. Savunmada önemli işler yapmıyor mu, yapıyor. Ancak
Top 16 maçlarında hücumda uzunlarımızıda etkili kullanmalıyız.

Normal sezonda göze batan bir diğer sıkıntımızda yeni transferlerin takıma henüz tam katkı veremiyor olmasıydı. Ancak son maçlarda gördüğümüz üzere hem Curtis, hem Gist, hemde Bojan Bogdanovic takıma daha da ısındılar ve her geçengün performansları artıyor. Engin ve Hakan'ın da süre aldıkları dakikalarda verimli oyunları bizim için çok değerli. O nedenle her zaman bu iki yerli guardımızı da hazır tutmakta fayda var. Ukic sakatlığın izlerini tam atlatmış derken, dünkü idmanda sakatlanmış ve parmağı kırılmış. 1 ay sahalardan uzak kalacak ve büyük ihtimalle de Top 16'daki ilk iki maçımızı kaçıracak. Ukic'in yokluğu takımı büyük oranda etkileyecektir. Ama burada da görev Curtis, Engin ve Hakan'a düşüyor. Onların görevide Ukic'in yokluğunu hissettirmemek. Sakatlıktan yeni çıkan Mirsad ve Tomas Top 16 maçlarına kadar hazır hale gelecektir. Özellikle bu iki oyuncumuzunda iyi bir şekilde geri dönmesi Top-8 yolunda bize önemli güç katacak. O nedenle Top 16 maçlarına kadar ligde süre alıp, performanslarına yavaş yavaş ulaşmaları sağlanmlı. 7 Ocak'tan itibaren maçlarımızı oynayacağımız Fenerbahçe Ülker Sports Arena'nın da takıma ekstra motivasyon ve güç katacağını düşünüyorum. Daha öncede dediğim gibi bu gruptan lider olarak çıkacak güce fazlasıyla sahibiz. Yeterki elimizdeki bu oyuncuları doğru yerde ve doğru zamanda kullanabilelim. Normal sezonda yaşadığımız sıkıntıları bir an önce halledip, oyuncularımızın tam performanslarını sergileyebilmelerini sağlayabilelim.

Panathinaikos Athens


Pana, son Euroleague şampiyonu ünvanıyla bu sezon mücadele ediyor. Sezon öncesi Yunanistan'da başlayan ekonomik kriz nedeniyle bu yıl maddi anlamda küçülmeye gidilip, takımdan önemli bazı oyuncularını göndermek durumunda kalsa da şu anda grubumuzun hem en tecrübelisi hemde mutlak favorisi konumunda bulunuyor. Ayrıca en büyük kozlarıda Avrupa'nın efsanevi koçu konumunda bulunan Obradovic'in takımın başında olması. 1999'dan beri takımın başında olan Obradovic, Pana'nın bu süreçte yakaladığı yüksek başarı ivmesinin bir numaralı mimarı. Pana, normal sezon grubunu 7 galibiyet 3 mağlubiyet ile ikinci sırada tamamladı. Kaybettiği üç maçın ikisi (hem içerde hem dışarda) CSKA Moskova'ya karşı. Diğer mağlubiyetini ise Brose Baskets deplasmanında aldı. Takımın sahadaki 1 numaralı beyni (aynı zamanda Avrupa'nın en iyi savunmacılarından biri olan) Dimitris Diamantidis.. Yunan guard hem oyun zekasıyla hemde sahadaki liderlik özellikleriyle takımın en etkili oyuncusu. Yunanistan'da kriz olmasına rağmen; Romain Sato, Mike Batiste, Nick Calathes, David Logan ve Sarunas Jasikevicius gibi Avrupa'da kendini kanıtlamış ve üst düzey yıldızları hala bünyesinde barındırıyorlar. Sezon başı takımdan ayrılan Fotsis'in boşluğunu bir türlü kapatamadılar. Ancak iç saha maçlarında O.A.C.A.'da taraftarlarının yarattığı muhteşem atmosferle birlikte yenilmesi çok zor olan bir rakip. Fakat bana göre 2. torbadan çekebileceğimiz en iyi kura oldu bu. Maccabi ve Siena'ya oranla bu sezon daha kolay baş edebileceğimiz bir rakip Pana. Grubun açık favorisi olmalarına rağmen, Fenerbahçe Ülker Sports Arena'da oynayacağımız maç grubun şekillenmesi açısından büyük önem taşıyacak. Pana'yı içerde yendiğimiz taktirde grup liderliği için çok büyük bir avantaj yakalamış oluruz. Geçtiğimiz sezonki gücünde olmamasına rağmen yine de son Euroleague şampiyonuyla oynayacağımızı ve bu kupayı 6 kez kazanmış olduklarını unutmamalıyız.

Unics Kazan


Unics geçtiğimiz sezon Eurocup şampiyonluğunu kazanmış bir takım. Bu sezon Euroleague'de ilk defa mücadele ediyorlar. Normal sezonda oynadıkları 10 maçta aldıkları 7 galibiyet ve 3 mağlubiyet ile bu sezon Euorleague'in sürpriz takımı olmayı başardılar. Grupta kendi sahasında Siena'ya ve hem içerde hemde dışarda Barcelona'ya kaybettiler. Kadrosunda ülkemizden de hatırlayacağımız gibi Lynn Greer, Terrell Lyday, Henry Domercant ve Petr Samoylenko var. Bu oyuncuların en büyük ortak yönü otuz yaş sınırını aşmış olmaları. Takımın normal sezondaki skor yükünü Domercant ve Lyday ikilisi çekti. Unics çok sert savunma yapan bir takım. Özellikle kendi sahasında oynadığı maçlarda pota altı oyuncuları adeta rakiplerine karşı duvar örüyorlar. Takıma normal sezonda sakatlığı nedeniyle hiç katkı verememiş olan Avustralyalı uzun Nathan Jawai'nin de dönecek olması özellikle pota altı rotasyonlarında Kazan'a çok daha geniş rotasyon sağlayacak. Deplasman olarak gruptaki diğer takımlara uzak olacak olması, deplasmana gidecek takımlar için de bir yorgunluk oluşturacaktır. Özellikle bizim ilk maçımızın Kazan deplasmanı olacak olması çok kritik. Bu deplasmanda ortaya konulacak oyun ve mücadele skoru bizim Top 16'daki kararlılığımızı gözler önüne serecek. Bu nedenle Unics küçük bütçeli bir takım olmasına rağmen asla küçümsenmeyecek bir rakip. Ancak şu da var ki kadro kalitesi olarak her iki maçtada Unics Kazan'ı yenebilecek güce sahip bir takımımız da mevcut.

EA7 Emporio Armani


EA7 Emporio Armani sezona flaş transferlerle başladı. Takımın başına Sergio Scariolo'nun getirilmesiyle birlikte çok yüksek paralar harcanarak silbaştan bir takım yaratılmaya çalışıldı. Ancak sezon başladığında görüldüki bu transferler takıma ne uyum sağlamış nede takım olma kimliği kazandırmış. Normal sezon grubunu 6 mağlubiyet 4 galibiyet ile dördüncü sırada tamamlayıp son anda kendilerini Top 16'ya atmayı başardılar. Yenenin bir üst tura çıkacağı son maçta Partizan'ı deplasmanda yenmeleri harcanan büyük paraların şimdilik hesabının sorulmasının üstünü örttü. Ama Milano'da gözle görülür bir uyumsuzluk var. Pota altına sezon öncesi yapılan Ioannis Bourousis, Antonis Fotsis, Leon Radosevic ve Mason Rocca ile isim bazında büyük ama performans olarak beklentilerin altında kalan bir rotasyona sahipler. NBA'deki lokavt süresi boyunca takıma dahil edilen Gallinari'nin lokavt'ın kalması sonucu NBA'e dönmesi Milano'yu çok fazla etkiledi. Geçtiğimiz hafta kadrolarına Alessandro Gentile’yi kattılar. Oyun kurucu mevkiinde ise tek alternatifleri Omar Cook konumunda bulunuyor. Ancak Cook'a yarımcı olması beklenen Jacopo Giachetti ve Ariel Filloy takımı sırtlayacak kapasitede değiller. Yıldız oyunculardan kurulu bir kadroya sahip olmalarına rağmen grubumuzun şuanki zayıf halkası konumunda bulunuyorlar.

Bu grupta çok çekişmeli ve güzel maçlar izleyeceğiz. Ayrıca çapraz gruptanda 1. sırada Barcelona ve 2. sırada Maccabi Tel Aviv'in geleceğini tahmin ediyorum. Final Four için bu grubu lider bitirip, çapraz grubun ikincisi olacağını tahmin ettiğim Maccabi ile saha avantajı bizim lehimize olacak şekilde karşılaşmamız Final Four şansımızı da oldukça fazla arttıracaktır.

Bu kura takımımıza hayırlı olsun. Umarım oynanacak altı maç sonunda da burada Final-Eight'te karşılaşacağımız takımın değerlendirmesini yaparız.. Takımımıza Top 16 maçlarında bir kez daha başarılar diliyorum. Attığınız basket olsun..