23 Ekim 2012 Salı

Kaptan: "Sato'nun olayı bizi çok üzdü"


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın Kaptanı Ömer Onan, dün gece Mesaj TV’de yayınlanan Basketbol Aktüel programına son günlerde yaşanan olaylar ve takımın son durumu ile ilgili önemli açıklamalar yaptı.

Ömer Onan, Slovenya deplasmanı öncesi Sato'nun yaşadığı sıkıntıdan çok etkilendiklerini belirterek şöyle konuştu:

"Sato’nun olayı bizi çok üzdü. Bildiğiniz gibi Sato Orta Afrikalı ve onun ülkesine normalde gidip gelmek bile çok zor. Onun pasaportlarıyla o Amerika’ya ve Avrupa`nın her yerine gidiyordu fakat Sloven polisi pasaportu inandırıcı bulmadı. Çünkü iki tane pasaportu vardı ve birisinin süresi bittiği için diğeri yanındaydı. Ama tabiki Sato’nun bizle olmayışı bizi çok üzdü. Sonuçta o takımın önemli bir parçası ve böyle bir muameleye maruz kalması da çok üzücüydü. O gece polis nezaretinde kaldı ama Sato’nun iyi olduğunu ve Türkiye’ye döneceğini duyduğumuzda hepimiz rahatladık. Sato’nun olmayışı saha içinde bizi etkiledi ama yinede galip gelmeyi bildik."

Euroleague maçları dönüşünde takımın performans düşüklüğü olduğunun sorulması üzerine ise;

"
Avrupa`dan döndüğümüzde ligde son toplarda kazandık bunu yorgunluk olarak tabi görebiliriz fakat bu bir bahane olmamalı. Sonuç olarak doğru bir tespit yapmak gerekirse bizim bu takımlara karşı maçı daha erken koparmamız gerekiyor. Mücadele başa baş gittiği zaman maçı koparmak içinde çok yoğun çaba sarfediyoruz. Eurolig`de önümüzde bir Real Madrid maçı var, onu yenip sonra ligde Mersin`e karşı da aynı şekilde oynamalıyız ki bir ivme yakalayıp takımın kendine gelmesi gerekir. Sahada kendi gücünüzü ortaya koymadığınız zaman her rakip kuvvetli. Ayrıca karşınızdaki takım sizin iyi oynamadığınızı anladığı zaman daha iyi oynamaya calışıyor ve özgüvenleri artıyor sonrasında da her takım bize karşı zorluk çıkartabiliyor."

Takıma yeni katılan oyuncuların adaptasyon sürecine değinen kaptan şunları söyledi:


"
Sezonun çok başındayız her geçen gün daha iyi olacağız. Takımın yabancıları tamamen değişti Bogdanovic dışında, yerli oyunculardan yeni transferler var ve adaptasyon süreci olucaktır. Tabiki Ted Kolej maçı için bunun bahanesini yapamayız ama basketbolumuz daha da gelişecektir. Mike Batiste ve Andersen`in geç katılmaları sebebiyle hem 3 haftadır bizimle birlikteler hemde sezon başı antrenmanlarını kaçırdılar o açıdan da onlarında her geçen gün form grafiği artacaktır."

Euroleague'de perşembe akşamı çıkacağımız önemli Real Madrid maçı ile ilgili olarakta konuşan Ömer;

"Real Madrid maçı bayramın 1. günü. Ben bayramı hep birlikte salonda kutlamayı çok istiyorum. Taraftarımız gelsin, biz de güzel bir mücadeleyle Real Madrid gibi bir takıma karşı dolu salon önünde kazanırız."

20 Ekim 2012 Cumartesi

Ljubljana'da gergin gece mutlu bitti


Fenerbahçe Ülker, Turkish Airlines Euroleague A Grubu 2. hafta maçında dün gece Slovenya deplasmanında Union Olimpija ile karşılaştı. Sarı-Lacivertli temsilcimiz deplasmandan galibiyetle dönsede maç öncesi ve maç esnasında bazı gerilimli anlarda yaşandı. Maç için Ljubljana'ya giden kafilemizde oyuncumuz Romain Sato'ya ülkeye girişinde pasaport bahane edilerek çıkartılan zorluk ve oyuncunun bir gece gözaltında tutulup, savcı karşısına çıkartılması ile devam eden olay sonunda Sato maçta forma giymeden ülkemize geri dönmüştü. Bu olay dışında karşılaşmanın gerilimli geçmesinin diğer nedenleri de Mike Batiste ve Emir Preldzic oldu.

Bildiğiniz üzere Emir Preldzic, Bosna asıllı Türk oyuncu. Fenerbahçe Ülker forması altında oynarken 2011 yılında Türk vatandaşlığına geçip Türk Milli Takımı forması giymeye başladı. Emir, Türkiye'ye ilk geldiğinde Sloven vatandaşlığına geçmiş ve Slovenya Genç Milli Takım forması giyiyordu. Slovenler Emir'e ayrı bir değer veriyor ve onun gelecekte Slovenya Milli Takımının lider oyuncularından biri olacağını düşünüyorlardı. Ancak Emir'in Milli Takım tercihini Türkiye'den yana kullanması ve Ay-Yıldızlı formayı giymeyi tercih etmesi Slovenler tarafından olumlu karşılanmamıştı. Sloven Basketbol Federasyonu bunu engellemek için çok çaba sarf etsede Emir'in tercihini dikkate alan FIBA, Emir'in Türk Milli Takımında forma giymesine izin vermişti. Emir Preldzic'te o olayın ardından ilk kez dün gece Slovenya'da sahaya çıktı. Maç öncesi ve maç esnasında topu her aldığında tribünlerden tepki çeksede profesyonelce bir maç çıkarttı ve karşılaşmayı 8 sayı, 6 ribaund ve 3 asist ile tamamladı.

Sloven taraftarlar tarafından tepki gösterilen bir diğer oyuncuda Amerikalı yıldız oyuncumuz Mike Batiste oldu. Basketbolu ve Euroleague'i yakından takip edenler iyi hatırlayacaktır. 2010 yılında Ljubljana'da oynanan Union Olimpija - Panathinaikos maçı esnasında Mike Batiste, yerde yatan Union Olimpija oyuncusu Sasa Ozbolt'un kafasına kasti olarak basmış ve bu hareketi hem Slovenlerden hem de basketbol medyasından büyük tepki almıştı. Maç esnasında yaşanan bu olay sonrası Sloven taraftarların Mike Batiste'e pekte sıcak baktıkları söylenemez. Dün akşam sahaya çıktığı andan itibaren tepkiyle karşılaşan Mike Batiste, maç esnasında topu her aldığında tribünlerden tepki gördü. Mike Batiste'te tüm bu olumsuz ortama rağmen tecrübesi ve profesyonelliği sayesinde karşılaşmayı 13 sayı, 4 ribaund ile tamamladı.

Yalnız bu gerilimli ortamın asla sahaya tesir eden sertlikte olmadığınıda belirtelim. Tribünlerden ne Emir'e ne de Mike Batiste herhangi bir yabancı madde atılmadığını da söyleyelim. Sloven taraftarların gösterdiği tepki genelde yüksek ıslık oldu.  Kimi zaman kısa süreli aleyhte tezahürat olduysada bu uzun sürmedi.

Mental olarak zor bir karşılaşmaya çıkan ve gösterdikleri performans ile bu atmosferde takıma en iyi şekilde katkı veren Emir Preldzic ve Mike Batiste'i de ayrıca kutlamak istedim. Dün gece çok profesyonelce oynadılar. Gelen tepkiler karşısında seyirciyi tahrik edecek hiçbir harekette de bulunmadılar.

Kayıpsız bir şekilde yola devam...


Fenerbahçe Ülker, Turkish Airlines Euroleague A Grubu 2. maçında deplasmanda Union Olimpija ile karşılaştı. Maç boyunca kafa kafaya giden mücadeleyi takımımız maç sonunu iyi oynayarak 75-81'lik skorla galip tamamladı. Fenerbahçe Ülker bu deplasman galibiyeti ile grubunda namağlup tek takım ünvanı ile grup liderliğine yükseldi.

Karşılaşmayı genel olarak ele aldığımızda savunma konusunda henüz ciddi bir yol almadığımızı söyleyebiliriz. Geçtiğimiz sezon alışkanlık haline gelen savunma zaafiyeti bu sezonda kaldığı yerden devam ediyor. Bunda elbetteki en önemli unsur savunma konusunda çok becerikli oyuncuların aynı anda sahada olamamasının da etkisi büyük. Uzun savunmamızda David Andersen ve Oğuz Savaş gibi iki önemli uzunun savunmada özellikle de Andersen'in etliye sütlüye karışmaması ve çok basit fauller alması, İlkan'ın tecrübesizlikten basit hatalar yapması bizim pota altı savunmamızı ciddi derecede etkiliyor. Savunma olarak takımdaki en sert uzun olan Kaya Peker'in maçta süre alamamasıda buna eklenince rakip uzunlar kolayca potaya yada faul çizgisine gidebiliyor. Bo McCalebb ve Ömer Onan'ın kenara geldiği dakikalarda ise Bojan, Emir ve Barış üçlüsününde savunmada istenilen sertliği verememesi rakip kısalarında daha hareketli oynamasına neden oluyor. Simone Pianigiani'nin en büyük savunma silahı olan tam saha baskıyı henüz Fenerbahçe Ülker'de izleyemedik. Zaten ilk yarıda yediğimiz 46 sayıda bundan kaynaklanıyor.

Fenerbahçe Ülker belkide Euroleague'de bu sezon mücadele eden 24 takım arasında en fazla hücum potansiyaline sahip olan 2-3 takımdan biri. Zaten oynadığımız son iki Euroleague ve bir Beko Basketbol Ligi karşılaşmalarında yediğimiz ciddi sayılara rağmen hücumda bulduğumuz sayılar ile hep gülen taraf olarak ayrıldık. Bo McCalebb'ın yönetiminde çok iyi bir hücum takımı olduğumuz aşikar. Dün geceki maçta hücum potansiyallerimiz arasına Mike Batiste'in de eklenmesi ile sahada oyunun hücum kısmında üst düzey bir takım olduk. Hücumda Bo McCalebb, Emir Preldzic, Ömer Onan ve Barış Ermiş gibi yaratıcı oyuncular sayesinde sayı bulmakta zorluk çekmiyoruz. Bu da bize maçları kazandıran en büyük faktör.

Maçı genel olarak ele aldığımızda en dikkat çekici noktalardan biride ribaund üstünlüğü. Olimpija'nın bu alanda 40-29'luk çok ciddi bir üstünlüğü var. Hatta hücum ribauntlarında da 16-3'lük yine çok yüksek bir üstünlük kurduklarını söylemek lazım. Bu, şu demek; Union Olimpija Fenerbahçe potasına 16 kez fazla hücum etmişken, biz rakip potaya sadece 3 kez fazladan hücum edebilmişiz. Bu gerçekten çok ciddi bir sıkıntı. Fenerbahçe Ülker gibi hızlı hücumu iyi oynayabilen ve bu oyunu oynayabilecek Bo McCalebb ve Ömer Onan gibi iki önemli yıldızı olan bir takımın savunmada rakibine ribaund vermesi demek hızlı hücum silahının kilitlenmesi demek. Savunmada verdiğimiz ribaundlar bizim sadece önemli bir hücum silahımızın kilitlenmesine değil aynı zamanda savunmada daha fazla efor sarfetmemize neden oluyor. Açıkçası ribaund konusunda dört kısalı sisteminde bizi olumsuz etkilediğini düşünenlerdenim. Pianigiani'nin dört kısalı sistemde ısrar etmesinin sebebini anlayabilmiş değilim. Emir'i dört numaraya her çektiğimizde hücum gücümüzde belli bir artış olduğu aşikar ama savunmada verdiğimiz ribaund sayılarınında bu süre zarfında oldukça yüksek olduğunu belirtelim.

Dün gece sahadan galibiyetle ayrılmak bizim için önemliydi. Ancak belki de galibiyetten daha da önemli bir olay yaşadık dün gece; Barış Ermiş'i kazandık. Bo McCalebb'ın maçın 32. dakikasında ayak bileğini burkması nedeniyle kenara gelmesiyle sahaya J.R. Bremer'ı almıştı coach. Ancak Bremer'ın bu sürede sıkıntı yaşaması üzerine üçüncü tercih olarak Barış'ı aldı oyuna. Maçın en kritik anlarıydı. Skor 68-68 berabere. Maçın sonları oynanıyor. Barış'ın bu geniş rotasyonda aldığı sürelerin kısıtlı olduğunu ve daha önce hiç üstlenmediği bir rol üstlenerek kısa sürelerde iyi işler yapmasını gerekiyor. Barış'ı Banvit'te iken takp edenler bilir uzun sürelerin adamıdır Barış. Sahada süre aldıkça açılan bir oyuncu. Ancak dün gece Fenerbahçe Ülker'deki görevini ilk kez başarıyla yerine getirdi. Daha da önemlisi özgüvenini geri kazandı. Maçın sonlarında oyuna girip sırasıyla; bir kritik üç sayılık isabet, bir top çalma, serbest atıştan 1/2 isabet ve bitirici üçlükle ard arda bulduğu 7 sayı maçı Fenerbahçe Ülker'e getirdi. Dün gece galibiyetten daha da önemlisi Fenerbahçe Ülker'in Barış Ermiş'i kazanması oldu. Simone Pianigiani'nin en kritik anda güvenerek sahaya sürdüğü Barış, hem hocasının güvenini boşa çıkartmadı hemde Fenerbahçe Ülker'e Euroleague'de deplasman galibiyetini kazandıran isim oldu.

Barış'ın attığı ikinci üçlük sonrası takımın kenetlenmesi ve sevinci
Maçta, takımı son dakkalara Bo McCalebb ve Ömer Onan'ın deliciliği ve sorumluluğu ele almaları üstün taşıdı, maçı ise Barış Ermiş kazandırdı. Bo McCalebb'ın yapılan kontrollerinde çok ciddi bir sakatlığının olmadığını belirtelim. Yarın oynanacak TED Ankara Kolejliler maçında forma giymeyecek. Hafta içi oynanacak olan Real Madrid maçında ise oynayabileceği müjdesini verelim. Bo McCalebb'ı yerde acı içinde bileğini tutarken gördüğüm an inanılmaz üzüldüm ve korktum. Çok şükür ciddi bir sakatlık oluşmaması oldukça sevindirici bir haber. Bo'ya geçmiş olsun dileklerimizi göndererek bir Euroleague maç yazımızı daha sonlandıralım...