2 Temmuz 2014 Çarşamba

Euroleague Kurasının torbaları belli oldu



Fenerbahçe Ülker’in doğrudan katılacağı Turkish Airlines Euroleague 2014-2015 sezonu öncesi, 10 Temmuz 2014 tarihinde Barselona'da yapılacak kura çekiminde, takımların dahil olacağı torbalar belli oldu. Buna göre Fenerbahçe Ülker, 3. torbada yer alacak.

İlk tur gruplarında, organizasyona beş takımla katılan İspanyol ekipleri dışında, aynı ülke temsilcileri birbirleriyle aynı gruplarda yer alamayacak.

İlk tur grupları, altışar takımdan oluşacak ve dört grup halinde yapılacak 10’ar karşılaşma sonucunda, gruplarında ilk dört sırayı alan takımlar Top-16 turuna yükselecek.

Euroleague 2014-2015 sezonunda mücadele edecek takımlar ve oluşan torbalar şu şekilde:

1. Torba: CSKA Moskova, Barcelona, Olimpiakos, Real Madrid
2. Torba: Maccabi Electra Tel Aviv, Panathinaikos,Valencia, Anadolu Efes
3. Torba: FENERBAHÇE ÜLKER, Unicaja Malaga, Laboral Kutxa, Zalgiris Kaunas
4. Torba: Alba Berlin, Galatasaray Liv Hospital, Emporio Armani Milan, Nizhny Novgorod
5. Torba: Kızılyıldız, Cedevita Zagreb, Bayern Münih, Dinamo Sassari
6. Torba: PGE Turow, Neptunas Klaipeda, Limoges, Elemelerden Gelecek Takım

21 Haziran 2014 Cumartesi

Gergin seride şampiyon Fenerbahçe Ülker!


Beko Basketbol Ligi'nde 2013/2014 sezonu dün gece oynanması planlanan ancak rakip takımın sahaya çıkmaması ile oynanamayan final serisinin son maçı ile birlikte sona erdi. Deplasman ekibi Galatasaray Liv Hospital'ın sahaya çıkmaması nedeniyle Fenerbahçe Ülker, TBF tarafından maçın 20-0 lehine tescil edilmesiyle seriyi 4-3 kazanarak şampiyonluğunu -resmi- olarak ilan edecek. Ancak Türk Sporunun iki güzide kulübünü şampiyonluk hedefiyle karşı karşıya getiren erkek basketbol finalinde ne yazık ki sahada bu keyifli oyunu oynamaya çalışan, emek veren, ter akıtan sporculardan çok tribünler ve kulüp yöneticileri konuşuldu. 100 yılı aşkın iki büyük kulübün bir basketbol şöleni gibi geçmesi gereken bir final serisinde ortamı germek için çaba harcaması; hem oyuncuların hem de saha kenarında emek harcayan antrenörlerin (biri hariç) emeklerine yapılmış büyük bir hakaret oldu.

Final Serisinde Fenerbahçe Ülker ile Galatasaray Liv Hospital'ın karşılaşacağının kesinleşmesiyle güzel bir basketbol şöleni yaşayacağımızı düşündük. Türk basketbolu için Fenerbahçe-Galatasaray derbilerinin önemi göz önüne alındığında büyük bir prestij kaynağı olacaktı. Seri gayet seyir keyfi yüksek, salon atmosferi olarakta son derece düzgün maçlarla başladı. Fenerbahçe Ülker'in saha avantajı nedeniyle Ülker  Sports  Arena'da oynanan ilk iki karşılaşma hem basketbol kalitesi hem de tribün atmosferi olarak son derece keyifli bir atmosferde oynandı. Ancak serinin kaderi ikinci maçın sonunda ne yazık ki Galatasaray Liv Hospital gibi bu ülkenin en önemli kulüplerinden birinin ve aynı zamanda da Türk Milli Takımının başına yeni getirilen, kendisine Milli Takım emanet edilen Ergin Ataman'ın yaptığı açıklamalarla tamamen değişti. Temsil ettiği kulübü ve daha da ötesinde yaz döneminde görev yapacağı Milli Takımı düşünmeden tamamen taraftarı kışkırtmak ve belli kesimleri hedef göstererek yaptığı açıklamalar Ergin Ataman'a yakışmadı. O açıklamaların akabininde Abdi İpekçi Spor Salonu'na taşınan serinin daha ilk maçında, maç öncesi hakemlere salon girişinde saldırılması, salon içerisinde bir basketbol atmosferinden çok savaşa gidermişçesine oluşturulan atmosfer tüm dengeleri alt üst etti. 

Abdi İpekçi'de oynanan iki maçın ardından seri 2-2'ye gelerek tekrardan Ülker Sports Arena'ya taşındı. 5. maç öncesi Fenerbahçe kulübünde başkan Aziz Yıldırım'ın da katıldığı bir basın toplantısı düzenlenerek birçok konuda eleştiriler dile getirilmişti. Ancak ne yazık ki bu basın toplantısı yükselen gerilimi düşürmek yerine daha da arttırmıştı. Kimi Fenerbahçe taraftarı tarafından bile -ruhsuz- olarak adlandırılan bu salon (ki bana göre son derece modern ve olması gerektiği gibi olan bir salon) Final serisinin 5.maçında Abdi İpekçi'de yaşanan olaylarında etkisiyle son derece gergin bir hale gelmişti. Normalde maçın başlamasına 5 dakika kala dolan salon bu maçta yarım saat önceden dolmuş, oturarak maç izlendiği için çok fazla şikayet edilen alt bloklardaki taraftarlar tüm maçı ayakta izlemiş ve Ülker Sports Arena geçmiş maçlardan çok farklı bir görüntüye bürünmüştü. Bu maçın ardından Fenerbahçe seride tekrardan öne geçmiş ve üstüne Galatasaray Liv Hospital'a TBF tarafından 4.maçta meydana gelen olaylar neticesinde 2 maçlık seyircisiz oynama cezası verilmişti. Galatasaray, kadın ve çocuk taraftarların önünde oynanan maçı kazanarak seriyi tekrar eşitlemeyi başarmıştı.

Ancak asıl bomba bu maçın akabininde batlayacaktı. TBF, tarafından Fenerbahçe Ülker'e seyircisiz oynama cezası verilmemesi ve şampiyonu belirleyecek 7. maça hakem Recep Ankaralı'nın atanması Galatasaray cephesinde büyük bir tepkiyle karşılandı. Bu tepkinin boyutu o kadar büyüktü ki takım idarecilerinin aklı selim davranması gerekirken olaya körükle gitmesine ve akıllıca kararlar almalarına engel duruma geçti. Galatasaray kulübü başkanı Ünal Aysal 17 Haziran günü yaptığı basın açıklaması ile takımın 7. maça çıkmayacağını açıkladı. Bu karar Türkiye'de daha önce benzeri görülmemiş bir karardı. 

Sahada mücade eden emek veren, ter akıtan oyuncularının emeklerini hiçe sayarak onlar adına bir karar almak, bana göre hiçbir kişinin haddi değildir. Bu kulüp başkanı da olabilir, kulüp yöneticisi de... Galatasaray bu ülkenin en önemli Spor Kulüplerinden biri konumunda iken, mücadele etttiği bir final mğsabakasında takımı sahadan çekmesi kabul edilebilir bir durum değil. Özellikle bunun için ortaya konan gerekçelerden biri -can güvenliği- konusu olduğunda durum çok daha içler acısı bir duruma gelmiş oluyor. 2014 yılının Türkiye'sinde bir spor müsabakasına can güvenliğimiz yok diyerek çıkmamak başta Türkiye Cumhuriyeti devletine ve güvenlik güçlerine yapılan büyük bir ayıptır. Galatasaray gibi büyük bir camiaya yakışan duruş maça çıkmak olmalıdır. Galatasaray kulübü maça çıkmalı, maç esnasında olayların yaşanması durumunda ise sahayı terk etme kararlılığını göstermeliydi. Sahaya çıkıp, olaylar nedeniyle sahadan çekilen Galatasaray hem davasında aklı olduğunu kanıtlayacak hem de kamuoyunda yaratılan algı çok farklı boyutta olacaktı. 

Kulüp adına akıllı kararlar alması gereken bir makamda bulunan kişilerin böyle kararlar ile takımlarının tarihlerine büyük bir zafer yerine kocaman bir leke kazıdığını hatırlatmakta fayda var. Milyonlarca taraftarının hakkı olan şampiyonluğu son dakikaya kadar kovalayan takımını izleme hakkı, sahada emek harcayan, ter akıtan, 8 aylık uzun bir sürede sırf bu maçı bekleyen oyuncu topluluğunun emekleri bir kişinin ağzından çıkacak iki söz ile yerle bir olmamalı. Bu Galatasaray Spor Kulübüne hiçbir şekilde yakışmamış bir karar oldu. 

Yazıya başlarken de söylediğim gibi gergin geçen bir final serisi sahada oynanan basketboldan çok, saha dışında yaşananlarla hatırlanacak. Kim haklı kim haksız muhabbetine hiç girmeyeceğim. Çünkü Türkiye'deki spor algısına baktığımızda her iki tarafta kendisini haklı gördüğü müddetçe bu ülkede sporun gelişmesini beklemek hayalden öteye geçmeyecek. Ancak ben saha içinde yer alan bu işin emekçilerine değinmek istiyorum. Öncelikle kendisinden çok daha bütçeli bir takıma karşı final serisinde 3 maç kazanarak şampiyonluğu  son maça taşıyan, sahada savaşmaktan geri adım atmayan ve Fenerbahçe Ülker kadar şampiyonluğu hak eden Galatasaray Liv Hospital takımı oyuncularına, yorgun geçen bir sezonun ardından final serisinde özellikle iç saha maçlarında iyi bir basketbol ortaya koyan ve son maçın oynanmaması nedeniyle buruk bir sevinç yaşasalar da şampiyonluğu sonuna kadar hak eden Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı oyuncularına gönülden tebrikler...

Son sözümde her iki camianın yöneticilerine; futbolda yarattığınız gerilim yetmiyormuş gibi bu durumu basketbola da taşımaktan vazgeçin... Basketbol sahada 5'e 5 oynanırken güzel...

23 Mayıs 2014 Cuma

LINE ile sevdiklerinize ücretsiz internet hediye edin!

Dünyanın önde gelen mobil platformu LINE, 50MB ücretsiz internet olanağı sağlayarak kullanıcılarının iletişim olanaklarını artırmalarına ve birbirleriyle dayanışmalarına katkıda bulunuyor.  Mesajlaşma, yüksek kalitede sesli ve görüntülü arama, sesli mesaj, fotoğraf ve lokasyon göndermeyi bir arada ve ücretsiz sunan LINE, kullanıcılarına 50 MB’lık interneti ücretsiz sunmakla kalmıyor, aynı zamanda  internet paketi kazananlara isterlerse bunu başkalarına hediye etme olanağı da yaratıyor.
Yalnızca LINE kullanıcılarına sunulan kampanyaya katılmak için çok basit ve eğlenceli bir yol bulunmuş:

Öncelikle telefonunuza LINE’ı indirmeniz gerekiyor: http://line.me/tr/download
1) Etkinlik haftası olan 26 Mayıs - 1 Haziran tarihleri arasında LINE arkadaşlarınıza en az 3 farklı günde mesaj, sticker ya da fotoğraf gönderin.
2) Mesaj gönderdiğiniz her gün için 1 puan kazanacaksınız.
3) 3 puanı topladığınızda, ücretsiz 50 MB internet sizin olacak!
Gerekli puana ulaştıktan sonra LINE Türkiye resmi hesabı tarafından iki hafta içerisinde bilgi mesajı alacaksınız. Mesajda belirtilen alana internet paketinin yüklenmesini istediğiniz telefon numarasını girmeniz yeterli. İnternet paketi giriş yaptığınız anda geçerli olacak ve 24 saat boyunca kullanılabilecek. Bilgi mesajının size ulaşabilmesi için LINE Türkiye resmi hesabını arkadaşınız olarak eklediğinize emin olun. Bunun için; LINE’ın ana menüsünde yer alan Diğer/Daha Fazlası > Resmi Hesaplar bölümünü kullanabilirsiniz.
50 MB’lık internet paketi, Turkcell abonesi numaralar tarafından kullanılabiliyor.  “Ama benim hattım Turkcell değil” diyorsanız üzülmeyin, bilgi mesajıyla birlikte gelen formu doldururken arkadaşlarınız ya da sevdiklerinizin numarasını girerek kazandığınız internet paketini onlara hediye edebilirsiniz.
Ücretsiz internet paketinize hemen sahip olmak için LINE yükleyin! http://line.me/tr/download
Bir boomads advertorial içeriğidir.