6 Eylül 2012 Perşembe

Mirsad Türkcan: "Gurur doluyum"


Türk Basketbolunun ve Fenerbahçe Ülker’in önemli isimlerinden Mirsad Türkcan, 20 yıllık faal basketbol yaşantısına Fenerbahçe Ülker forması altında nokta koyacak olması nedeniyle gurur dolu olduğunu söyledi.

Mirsad Türkcan, tüm basketbolseverleri, 16 Eylül Pazar günü Fenerbahçe Ülker ile CSKA Moskova arasında, Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena’da, Fenerbahçe Ülker ile CSKA Moskova arasında oynanacak ve geliri hayır işlerine ayrılacak jübile maçına davet etti.

Mirsad Türkcan’ın, kendisini herkesten farklı kılan özelliklere sahip çok büyük bir basketbolcu olduğunu söyleyen Fenerbahçe Basketbol Şubesi Genel Koordinatörü Kemal Dinçer ise Mirsad’ın gelecek sezondan itibaren Fenerbahçe Ülker idari kadrosunda yer alacağını duyurdu.

Henüz faal basketbol yaşantısını sürdürürken bile Türk Basketbolunun unutulmazları arasına giren Mirsad Türkcan, jübile maçının programını ve duygularını Fenerbahçe Uluslararası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena’da düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna aktardı. Toplantıda Mirsad’a, Fenerbahçe Basketbol Şubesi Genel Koordinatörü Kemal Dinçer de eşlik etti.

Kemal Dinçer: "Mirsad İdari Kadromuz içinde yer alacak"
Toplantıda ilk olarak söz alan Kemal Dinçer, "Mirsad, kendisini herkesten farklı kılan ve hep anlatılacak özelliklere sahip çok büyük bir basketbolcuydu. Sadece ülke çapında değil, global anlamda da bu böyleydi. Milli takım ve kulüplerin başarılarında Mirsad’ın büyük katkısı oldu, yurtdışında oynarken de bizi gururlandırdı. Mirsad’ın, benliğinin yüzde yüzünü vermediği, bir top için yere atlamadığı, bir ribaund için mücadele etmediği bir maça rastlayamazsınız. Bu nedenlerle, kendisine hep ayrı bir yer edindi ve çok sevildi. Kulüp ve altyapı antrenörleri oyuncularına, hep kendisini örnek verdi. Fenerbahçe Ülker forması altında yaşadığı güzel yıllardan sonra kariyerini sonlandırmaya karar verdi. Yeri doldurulamaz bir oyuncu olduğu için bu durum bizler için de üzücü ve düşündürücüdür. Tabii bundan sonra kendisine daha çok zaman ayıracak ama; Fenerbahçe Ülker camiası içinde kalması, bizim organizasyonumuza katkı yapması yönündeki talebimize olumlu cevap verdi. Kendisi, gelecek sezondan itibaren dış ilişkilerden sorumlu olarak idari kadromuzun içinde yer alacak" diye konuştu.

Sosyal olaylara duyarlılığı ve jübilesinin gelirini hayır işlerine aktaracak olması nedenleriyle de Mirsad’ın alkışlanacak bir oyuncu olduğunu belirten Kemal Dinçer, "Jübile organizasyonun en güzel ve Mirsad’a layık şekilde gerçekleştirilmesi için çalışıyoruz. Ayrıca, Mirsad’ın jübile maçının 2012-2013 sezonunda çok iddialı bir kadro kuran Fenerbahçe Ülker’in Türkiye’deki ilk maçı olması ve bu rekibin de Avrupa’nın sayılı ekiplerinden CSKA Moskova olması büyük önem taşıyor. Bu sürece katkı veren Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’a, Sayın Semih Özsy’a ve Ülker camiasına teşekkür ediyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.

Mirsad Türkcan: "16 Eylül’de hep beraber olacağız"
Mirsad Türkcan ise, "1993 yılında Efes Pilsen’de başladığım kariyerime Fenerbahçe Ülker’de son veriyorum. Kariyerime bir çok basketbolcunun yaşamak isteyeceği şeyleri yaşayarak son veriyor olmaktan gurur duyuyorum. Fenerbahçe Ülker forması ile kariyerimi sonlandırmaktan dolayı da ayrıca gurur duymaktayım. 20 sene bizi takip ettiniz. İyi ve kötü günlerim oldu. Basketbol sahalarında büyük sevinçler ve büyük üzüntüler yaşadım. Ama geriye dönüp baktığımda aklımda hep güzel anılar olduğunu görüyorum. Basketbolu ve Fenerbahçe’yi ne kadar çok sevdiğimi biliyorsunuz. İnşallah 16 Eylül’de hep beraber olacağız. Fenerbahçe seyircisi, bildiği gibi beni uğurlayacak. Sayın Başkan Aziz Yıldırım’a, Semih Özsoy’a, Ülker Ailesine teşekkür ediyorum. Gelirini, Yeni Pazar’da yarım kalmış, hasta ve engelli çocuklar için yapılan hastanenin inşaatında kullanacağımız bu maçta desteklerinizi beklemekteyiz" dedi.

Geliri, Novi Pazar’da yarım kalan zihinsel ve bedensel engelliler hastanesine bağışlanacak olan ve 16 Eylül Pazar Günü Fenerbahçe Uluslar arası Spor Kompleksi Ülker Sports Arena’da oynanacak Mirsad Türkcan’ın jübile maçı, Fenerbahçe Ülker-CSKA Moskova karşılaşmasının biletleri, tüm Biletixlerden 10-20 ve 30 TL fiyatlarla satışa sunuldu.

4 Eylül 2012 Salı

Serdar Apaydın: "Hazırlık kampımız çok iyi geçiyor"


Fenerbahçe Televizyonu'nda yayınlanan Potada Fener adlı programın bugünkü konuğu Fenerbahçe Ülker Takım Menajeri Serdar Apaydın'dı. Takımın Topuk Yaylası'nda gerçekleştirdiği kampı ve transferleri değerlendiren Apaydın merak edilen birçok konuda da açıklamalarda bulundu. Bizde Serdar Apaydın'ın Potada Fener programında yaptığı açıklamaları sizler için derledik.

- Topuk Yaylası bizim için çok iyi geçti diyebilirim. Bormio'daki havanın aynısı Topuk Yaylası'nda da vardı. Daha rahattık. Kendi tesisimiz olmasından dolayı imkanlarımız çok fazlaydı. Etrafında yaklaşık 2 km'lik yürüme pisti var. Yemeklerimiz harikaydı. Antrenman olarak çok rahattık. Otelle salon arası 20 metrelik bir mesafedeydi. Vakit kaybı olmadı. Ulaşımda oyuncularda yorgunluk olmadı. İsteyen istediği zaman tek başına yürüyerek salona gidip şut çalışabildi. Oyuncular için dört dörtlük bir tesisti.

- Sporda en önemli şey tesisleşme. Bu da ülkemizde başkanımız sayesinde başladı diyebiliriz. Bizim zamanımızda oyuncular alınır ancak bu oyuncuların nerede çalışılacağı çok fazla düşünülmezdi. Böyle profesyonelce bir düşünce yoktu. Fakat şimdi herşey çok farklı. Yeni gelen oyuncular bu tesisleri hayranlıkla geziyorlar. Mesela ilk olarak Sato geldi İstanbul'a. Onunla ilgilendim ben. Geldiğinde Sato'yu Dereağzı'na götürdüm, Şükrü Saracoğlu Stadı'nı gezdirdim ardından Ülker Sports Arena'ya da götürdüm. Sonra bir yer daha var orayada gideceğiz. Bormio ile aynı dedim. Sato'da bana; "Hala mı var?" dedi. Tabi onlar için değişik bir ortam. Onlar sadece basketbolla ilgililer. Ancak Fenerbahçe birçok farklı branşa sahip bir kulüp. Bu branşlarda şampiyonluk hedefleyen tek kulüpte biziz.

- Takıma yeni katılan oyuncular tam bir profesyoneller. Profesyonel oyuncu sorunsuz oyuncudur zaten. Kaliteli oyuncudur. Hiçbir şekilde kaprisleri yoktur. Antrenmandan 40 dakika önce salona geçerler kendi strinçlerini yapıyorlar ardından takımla birlikte antrenmana katılıyorlar. O ortamı, o havayı teneffüs ediyor. Yabancı transferlerimizin hepsini havaalanından ben aldım. Ve geldiklerinde söyledikleri ilk şey "tek düşüncemiz takımın kimyasının oturması" oldu. Böyle oyuncularlada birlikte olunca işler biraz daha kolaylaşıyor. 

- Yeni transferlerimizin çoğu birbiriyle daha önce aynı takımlarda yer almış isimler. Keza antrenörümüz Pianigiani'de öyle. Bo McCalebb ve David Andersen Siena'da Pianigiani ile birlikte mücadele ediyordu. Sato ile Batiste de Panathinaikos'tan birbirini tanıyan isimler. Ayrıca Sato daha öncede Pianigiani ile Siena'da çalışmıştı. Hepsi birbiriyle çok yakın arkadaşlar ve ilgililer açıkçası.Şu zamana kadar hiçbirinde kapris olmadı. Geciken şeyler olmuyor mu, oluyor tabi ki ama bunu asla sorun etmiyorlar. Mesela ev göstermeye gittik. Ben tahmin ettim ki İstanbul'a gelmiş bir oyuncu boğazda yaşamak ister. Bende salona yakın yerde, yürüme mesafesinde bir yer istiyordum, yolda vakit kaybetmelerini istemiyorum malum İstanbul trafiğinide bildiğimiz için hemen Ataşehir'de salonun arka tarafında kendilerine ev gösterdik. Hiçbirinden "Ben burayı beğenmedim başka bir yer olsun" dediklerini duymadık. Hepsi "Ben burada rahat yaşarım.Ailem burada rahat edebilir" şeklinde geri dönüşler aldık. 

- Bu durum Topuk Yaylası'nda da aynıydı. Takım içerisindeki kaynaşmada çok iyi oldu. Yeni transferlerimiz ile mevcut kadrodaki oyuncular kısa sürede bir uyum yakaladılar.Çünkü iyi transferler yapıp, iyi oyuncuları getirmek şampiyon oldun demek değil. Takım kimyasını oturmak önemli. Bu konuda da biz oldukça şanslı sayılırız.

- Pianigiani saha dışında çok sıcakkanlı bir insan. Ancak parkeye çıktığında sert ve disiplinli bir hale dönüşüyor. Bu ikisini çok iyi ayırt ediyor.Daha öncesinde Bornio'da çalışmıştım ben. Antrenman öncesi kendisiyle sohbetimizde olmuştu. İdman düdüğü çaldıktan sonra bambaşka bir karektere bürünüyor ve bunu da tüm oyuncuları kabullenmiş duyrumdaydı. Bize büyük katkı sağlayacak.

- Luca Dalmonte'de henüz aramıza katılmadı. O da Pianigiani ile birlikte İtalya Milli Takımı'nda yer alıyor. Onların 9 Eylülde maçları bitiyor. 10 Eylül'de de takıma katılacaklar.

- İtalya Milli Takımı'yla birlikte Türkiye ile oynanacak maç için dün Kayseri'ye geldiler. Ben ve Ertuğrul Hoca'da yarın Kayseri'ye gideceğiz. Hocamızında istekleri var ve her zamanda telefonla olmuyor. Yüzyüze görüşmekte gerekiyor. Kendisiylede görüştük. O da çok sevindi. "Gelin, çok iyi olur. Bir görüşelim" dedi. Şu an için herşey pozitif gözüküyor. Tek önemli olan şey takımın kimyasını en kısa sürede oturtabilmemiz.

- Staff kadromuz; ben takım menajeriyim. Başanrenörümüz; Simone Pianigiani, Luca Dalmonte ve Ertuğrul Hoca asistan koçlarımız, geçen sene Olin'de çalışan Erdem Can arkadaşımız istatistik bölümünde hocamızın istekleri doğrultusunda bize yardımcı olacak. Doktorumuz Tahsin Bey var. Takımın medical sorumluluğu tamamen onun üzerinde. Onun yanında bizimle birlikte 24 saat birlikte olacak spor hekimimiz var. Geçen yılda bizimle birlikte olan fizyoterapistimiz Nevzat Bey (Yüksel) yine bizimle birlikte olacak. Kondisyonerimiz İlker Berk bizimle birlikte olacak. İki tane masörümüz var. Malzemecimiz Erkan Abi (Karaca) yine bizimle birlikte olacak.

- Topuk Yaylası'nda 6 tane genç oyuncumuz vardı. Berk Uğurlu, Ali Rıza, Ziya Küçükaşçı, Mehmet Şanlı, Ayberk Güleryüz vardı. Metecan artık A Takım oyuncumuz. Ondan beklentilerimiz çok fazla. Geçen yıllarda Enes konusunda yaptığımız hatayı yapmadık. Metecan'a bir kontrat sunulmuş ve bu sayede hem onun kafası rahat hem ailesi rahat. Berkay'ı Olin'e kiraladık. Erbil bizimle birlikteydi.

- Milli Takımlar bulunan oyuncularımız henüz takıma dahil olmadı. Emir, Bogdanovic, İlkan ve Can Maxim takıma İtalya'da dahil olacaklar. Can geçtiğimiz sezonu çok iyi geçirdi. Savunması çok iyi olan bir oyuncu. Bence Ömer Onan'dan sonra Fenerbahçe Ülker takımının arkadan gelen en önemli oyuncularından biri. Geçen sene ligi oynamış olması, sorumluluk almış olması önemli. Artık bu şanslarınıda değerlendirmesi lazım.

- Önümüzdeki programımız şöyle; 7 Eylül Cuma günü Beşiktaş ile Akatlar'da saat 18:00'de bir hazırlık maçı yapacağız. 8 Eylül'de Roma'ya gideceğiz. 9 Eylül'de Roma ile bir maçımız var. Oradan Siena'ya geçeceğiz. Ayın 12'sinde Siena ile özel bir maç yapacağız. Simone içinde bir veda maçı olacak. Daha sonra da Sardunya adasına geçip orada iki maç yapacağız. Ardından CSKA Moskova ile İstanbul'a gelip Mirsad'ın jübile maçını oynayacağız.

- Oğuz bizimle birlikte antrenmanları gayet iyi geçirdi. Oğuz'un biraz kilo problemi var. Ona çok dikkat ediyor. Ayağında hiçbir problemi yok. Tamamen iyileşti. Takımla birlikte aynı tempoda çalışmalarına devam ediyor. Batiste'in ufak bir sıkıntısı vardı. Kondisyonerimizle birlikte bir hafta antrenmanlarda birlikte de çalıştı. Ancak ciddi bir sıkıntısı yok. Genel olarak Topuk Yaylası kampı sıkıntısız geçti diyebiliriz.

- Bayan basketbol takımımız yeni sezonda maçlarını Ülker Sports Arena'nın yanındaki küçük salonda oynayacak. Derbi ve önemli Avrupa maçlarını ise Ülker Sports Arena'da oynayacak. Yeni sezonda takım kaptanımız Birsel Vardarlı olacak.

Fenerbahçe Ülker Basket ÖZEL haberidir...

3 Eylül 2012 Pazartesi

Tükürdüğünü yalamak bu olsa gerek


Bugün Galatasaray resmi internet sitesinden Basketbol Şube Koordinatörleri Murat Özyer imzasıyla bir açıklama yayınlandı. Bu açıklamada Murat Özyer, basında ve internet ortamında son günlerde çıkan İlkan Karaman transferiyle ilgili -yalan, yanlış- bilgileri düzeltmek amacıyla yaptığını belirtmiş. Bu yapılan açıklamadaki tezatlıkları ve kendi kendini ele vermesiyle Özyer bulunduğu mevkiyi ne kadar hak ettiğini de gözler önüne sermiş. Şimdi bu yapılan açıklamayı paragraf paragraf irdeleyelim.

Öncelikle şunu belirtmekte fayda var; Yapılan açıklamada basında yer alan haberler dışında hiçbir ekstra bilgi verilmemiş.Sadece Murat Özyer tarafından İlkan ve menajeriyle daha önceden bir görüşme yapıldığı ve oyuncunun sözleşmeyi imzalamak istemediği açıklanmış. Ki İlkan Karaman cephesi bu açıklamayı daha önceden yalanlamış ve Galatasaray cephesinden kendileriyle ilgilenen kimsenin olmadığını belirtmişti.
Kulübümüz, 12 Eylül 2010 tarihinde Tofaş SK'dan belli bir bedel karşılığı bonservisi alınan sporcu İlkan Karaman ile geçen sezon başında 12 Haziran 2011 tarihinde 2016 sezonuna kadar özel sözleşme imzalamıştır.
Galatasaray ile İlkan arasında özel bir sözleşme yapıldığı zaten medyada daha önce birçok kez gündeme gelmişti. Burada verilen bilginin sadece imza tarihleri Murat Özyer tarafından -ilk kez- açıklanmış oldu. 
Geride bıraktığımız 2011-2012 sezonunda da kulübümüz kiralık statüsündeki iki kontenjan hakkını Melih Mahmutoğlu (2012-2013 sezonu için opsiyonlu sözleşmesi olan) ve Can Korkmaz'a (2014'e kadar sözleşmesi olan) kullanmış ve sonuç olarak kontenjan boşluğu olmaması nedeniyle oyuncu bonservisi ile Karşıyaka SK'ya verilmiştir.
Burada yapılan açıklamada İlkan'ın bonservisinin -resmi olarak- geçtiğimiz sezon başında Karşıyaka'ya verildiği açıklanmış. Yani sporcunun 2011-2012 sezon başında Galatasaray ile herhangi hiçbir bağı kalmamıştır. Oyuncu o tarih itibariyle Karşıyaka kulübünün bonservisli sporcusudur. Bu gelişmede medyada bugün açıklandığı gibi aynen haftalar öncesinde biliniyordu.

TBF'de bulunan, Karşıyaka SK ile İlkan Karaman arasında yapılan resmi 'Tip Sözleşmesi'nin özel şartlar bölümünde; "Galatasaray SK'nın talep etmesi halinde 2011-12 basketbol sezonunun sonunda 15 Temmuz 2012 tarihine kadar sporcunun bonservisi Galatasaray S.K.'ya verilecektir" maddesi yer almaktadır. Söz konusu maddeye bağlı kalınarak sporcunun bonservisi Kulübümüzce 6 Temmuz 2012 tarihinde yazılı olarak Karşıyaka S.K' den istenmiştir. 12 Temmuz 2012 tarihinde Karşıyaka S.K. İlkan Karaman'ın bonservisini Kulübümüze göndermiştir.
Yukarıdaki paragraftada boldladığımız satırlara dikkat lütfen. Galatasaray, Karşıyaka'ya verilen bonservisin özel şartlar bölümüne talep edilmesi halinde İlkan'ın bonservisinin Galatasaray'a verileceğinin eklendiğini belirtmiş. 12 Temmuz'da da bonservisin kendilerine gönderildiğini açıklamışlar. Ancak unutulmamalıdır ki uluslararası transfer talimatlarında bu durum sadece iki kulüp arasında bir anlaşmanın olduğunun tescilini verir. Sporcu ile transfer etmek isteyen kulüp arasında bu madde ile hiçbir sözleşme imzalama yükümlülüğü verilmez. Bu konulan madde ile Karşıyaka kulübü Galatasaray İlkan'ı geri almak istediğinde bonservisini -ücretsiz olarak- geri göndereceğini kabul etmiş durumdadır. Ancak İlkan'ın bu madde kapsamında Galatasaray ile resmi sözleşmeye -tekrardan- imza atma zorunluluğu asla yoktur.
Yapılan görüşmelerde gerek sporcu ve gerekse menajeri her seferinde; İlkan Karaman'ın 2012-2013 sezonunda takımımızda yeterince süre alamayacağını, sporcunun kendisini geliştiremeyeceğini belirterek resmi sözleşmeye imza atmak istememiştir.
Üst tarafta belirtmek istediğimi Murat Özyer yukarıda yer alan paragrafta kendisi belirtmiş. Galatasaray oyuncunun sözleşmesini, özel şartlara koyduğu madde ile Karşıyaka'dan geri almış olmasına rağmen sporcuya bu sözleşmeyi imzalatamamıştır. Çünkü bu oyuncunun kendi insiyatifinde olan bir durumdur. İlkan, yukarıda Özyer'in de açıklamalarında belirttiği gerekçeleri öne sürerek bu yeni sözleşmeye imza atmak istememiş. Ki İlkan ve menajeri Galatasaray'ın bu süreçte kendileri ile ilgilenmediğini ve ilgisiz kaldıklarını Fenerbahçe Ülker'e transferinin ardından açıklamışlardı. Burada Özyer'in yapmış olduğu açıklamayı gerçek varsayarsak bile, transfer talimatları gereğince İlkan'ın bu sözleşmeye imza atmaması doğal bir durumdur. Oyuncu kendi insiyatifinde olan bu kararı bu şekilde kullanmıştır.
23 Ağustos 2012 tarihinde kulüp ile sporcu arasında yapılan tek tip sözleşmeler dışındaki sözleşmeleri tescil etmeyen (hatta disiplin kuruluna sevk eden) TBF sporcunun yeni kulübü ile yaptığı sözleşmeyi tescil ettiğini bildirmiştir.
Yukarıdaki açıklama ise tam bir komediden öte birşey değildir. TBF ve uluslararası transfer talimatları gereğince, transferler federasyonlarca kendilerine resmi olarak bildirilen -Tek Tip Sözleşmeler- ile tescil edilebilir. Oyuncu ile kulüp arasında yapılan her türlü -özel ve gizli- sözleşmeler TBF tarafından asla dikkate alınmaz. Mevzuat ve Tahkim Kararları gereğince, Federasyon tarafından tescil edilmeyen ve tarafların kendi aralarında ’özel’ olarak imzaladıkları, ’Özel sözleşme, özel fesihname ya da özel nitelikteki her türlü evrak’, Federasyon tarafından hukuken dikkate alınmaz. Fenerbahçe Spor Kulübü'de İlkan Karaman ile TBF Tek Tip Sözleşmesi imzalamış ve bunu TBF tescillemiştir. Burada alınıp, gücenilecek hiçbir şey yoktur.
Bununla beraber 15 Ağustos 2012 tarihinde İlkan Karaman, TBF resmi sitesine verdiği ve haber sitelerine, sosyal medyaya ve gazetelere yansıyan röportajında ''Başımızda geçen sezonu 3 kupa ile kapatmış bir antrenör var. Bu bizim için büyük avantaj. Kendimi hocama göstermem için milli takımda iyi bir performans sergilemem gerekiyor. Nasıl bir oyuncu olduğumu burada çok daha iyi görecek'' demiş ve bu demecin hemen ertesi aynı İlkan Karaman yeni kulübü ile sözleşme imzalamıştır. 17 Ağustos 2012'de sporcu gazetelere verdiği demeçte ise: "Bu hayalimin gerçekleşmesinden dolayı çok mutluyum" demiştir.
Yukarıdaki paragrafta ise İlkan'ın vermiş olduğu röportajlardan alıntılar yapılarak Murat Özyer kendisini ve kulübünü kendi taraftarı önünde haklı gösterme çabasında bulunmuş. Olayın gerçek yüzünü bilen, hatası bulunanları iyi etüt edebilen Galatasaraylılar bile bu açıklama karşısında yöneticilerinin düştüğü vahim durumu göreceklerdir.

Uzun lafın kısası Murat Özyer medyada yer alan bilgileri doğrulamaktan başka bir açıklama yapmamış. Hepimizin bildiği bilgileri tekrarlayıp sonunda da sporcuyu taraftarı önüne atarak kendini olaydan sıyırma yolunu seçmiş. Açıkçası bu Özyer'e yakışmamış. Suçu İlkan'a atarak yönetim zaafını ve hatasını ört pas etmek o seviyede görev yapan bir idareciye yakışmaz. Taraftarına şık görünme çabalarından vazgeçip şapkayı önüne alma vaktidir bu vakit. Yoksa tribüne oynayarak bir şube yönetilmez, bir sporcuda harcanmaz! İlkan, Fenerbahçe taraftarından alacağı büyük destek ile Sarı-Lacivertli forma altında başarılı birçok sezon geçirecek. Bizim buna inancımız tam. Bir kez daha İlkan'a Fenerbahçemize hoşgeldin diyor, başarılar diliyorum.