8 Eylül 2011 Perşembe

Meyve veren ağaç taşlanır


A Milli Basketbol Takımımız ile Eurobasket 2011'de başarılı bir performans sergileyen Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın başarılı genç oyuncusu Emir Preldzic'in kendisinin söylediği iddia edilen sözler, ne yazıkki oyuncumuza doğrulatılmadan Türk medyasında da geniş yer bulmuş ve hemen Emir'e yönelik linç girişimlerine başlanmış.

Bu linç girişimleri o kadar abartılmışki; Emir'i Milli Takım kadrosundan çıkartın, Türk pasaportunu iptal edin gibi saçma sapan yorumlar yapmışlar. Bu yorumları yapan kişiler daha düne kadar Emir'in Milli Takım için çok büyük bir artı değer olduğunu ve Milli Takımımızda büyük başarılar yakalayacağını düşünüyorlardı. Bu çok bilmiş insanların sosyal medyayı kullanarak başlattıkları linç girişimleri bana göre Milli Takıma yapılan bir saldırı ve en önemlisi de Milli Forma için sahada ter akıtan bir oyuncuya yapılan infazdır!!

Milli Takımımızın turnuvadaki en iyi oyuncusunu psikolojik yönden yıpratma girişimlerine kendi ülke insanımızında alet olması gerçekten üzüntü verici. Emir’in sahada ortaya koyduğu oyunu, Ay-Yıldızlı forma için akıttığı teri, sırf Slovenya’yı tercih etmediği için Sloven basınının kurguladığı oyunlara alet olarak görmezden gelen insanları ve herşeyi çok iyi bilen(!) Türk Medyasını buradan kınıyorum!!

Bu yalan olduğu her halinden belli olan haberi Sloven medyasından alan ve oyuncumuza doğrulatma gereği bile duymadan "Flaş! Emir Preldzic'ten şok sözler" ve "Preldzic şoke etti; Türkler beni oynamaya zorladı" gibi başlıklar kullanarak servis eden Türk Medyası da kendine yakışanı bir kez daha yaptı. Yine her zaman olduğu gibi, bu haberin Slovenlerin kuyruk acısını hafifletmek için yaptığını düşünmeden en azından gazeteciliğin önemli bir ilkesi olan "araştırmacılık" ilkesine bağlı kalmadan yayınladı.

Şimdi sormak istiyorum;

- Zorla oynatılan bir oyuncu, takımın en iyisi olabilir mi?
- Zorla oynatılan bir oyuncu, sahada bu kadar istekli olabilir mi?
- Zorla oynatılan bir oyuncu, sadece bir kağıt parçası için (pasaport) hayallerini kurduğu, formasını giymek istediği ülkenin Milli Takımını reddedebilir mi?
- Zorla oynatılan bir oyuncu, yukarıdaki fotoğrafta yer aldığı gibi bir, sevinç içine girer mi?

Bu soruların tamamının cevabı: Hayır!!

Bundan sonra Ay-Yıldızlı forma ile Emir’in o potaya soktuğu her top, bazılarının tepesine inen birer balyoz olsun!! Utansınlar.. Tabi onlarda utanma duygusu varsa!!

7 Eylül 2011 Çarşamba

Spahija: Kulübü, kenti ve oyuncuları çok seviyorum


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın Baş Antrenörü Neven Spahija, Avrupa Şampiyonası başlamadan önce memleketi Hırvatistan'da SETimes muhabiri Zelyana Grubisiç'e röportaj verdi. Baş Antrenörümüz Neven Spahija röportajında 2011 Avrupa Basketbol Şampiyonasını, 2011-2012 Euroleague sezonunu, Fenerbahçe Ülker'i ve beklentilerini değerlendirdi.

SETimes: 2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası 31 Ağustos Çarşamba günü başlıyor. Favori kim?

Neven Spahija: Potansiyel madalya adayı ülke sayısı fazla, turnuva yaklaşık 17 günle oldukça kısa olduğu ve öngörülemeyen bir şey olabileceği için, kimin favori olduğunu söylemek bana göre zor.

Ancak basketbolda seçkin sınıfı temsil eden bir takım ülkeler var. Hepsinden önemlisi İspanya, Fransa ve -son Avrupa Şampiyonasında madalya kazanmış- Rusya var. Her durumda, sürpriz yapabilecek bazı ülkeler de var, ki Hırvatistan da bunlardan biri.

SETimes: Sizce Türkiye'nin şansı nedir?

Spahija: Türk takımı çok güçlü. Şu anda Avrupa ikincisi unvanına sahipler, fakat yıllardır şu sorun yaşıyor, Türkiye'nin dışında bir turnuva olduğu zaman asla kazanamıyorlar. Şimdi başarılı olup bu bariyeri kırarlar mı? Bilmiyorum, fakat bence Türk takımı favorilerden biri değil.

SETimes: Türkiye'de şampiyon oldukları göz önüne alınırsa, Fenerbahçe Ülker'in geleceği nedir?

Spahija: Takımımdan son derece memnunum. Geçen yılın aksine, her iki birinciliği de kazandık (Türkiye Kupasınıda, Lig Şampiyonluğunuda), artık rekabet gücümüz daha fazla, yedek derinliğimiz var ve Türkiye'deki en genç ve en yetenekli takımız.

SETimes: Bu sezon takımın kimyası nasıl?

Spahija: Çok iyi, geçen yıl olduğu gibi. Takım kimyasının başarılı bir takımın en önemli ön şartlarından birisi olduğunu düşünüyorum. Fenerbahçe Ülker buna sahip bir takım ve ben başlarında olduğum sürece de sahip olmaya devam edecek.

SETimes: Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, şike soruşturması sonucunda şu anda hapiste bulunuyor. Bu durum Fenerbahçe Ülker'i ne şekilde etkiledi?

Spahija: Evet, bu kulüp ve şahsım adına büyük bir kayıp. Daha da büyük bir kayıp, çünkü ben, bana bu kadar büyük bir kulübün başına geçme şansı veren sözleşmeyi onunla imzaladım ve kendisi bana geçen sene çok destek oldu. Bu olay, şahsım için ve görebildiğim kadarıyla tüm kulüp için büyük bir handikap oldu.

SETimes: Böyle bir durum hedefleri etkileyecek mi?

Spahija: Etkilememeli, zira Yıldırım'ın başına gelenler bizim için geçen yıldan daha iyi ve daha güçlü olmamız yönünde diğer bir motivasyon oldu. Bunun hiçbir sonuca yol açmamasını gerçekten umut ediyoruz.

SETimes: Takım listesi tamamlandı mı?

Spahija: Evet. Listeyi ligin sona ermesinden bir hafta sonra tamamladık. Fenerbahçe Ülker listesini kapattı. Lakavtın kapanışına kadar iki üç aylığına gelen NBA oyuncularının tekliflerine yanıt vermedik, kabul etmedik. Bütün oyuncularımız bir veya daha fazla yıllığına sözleşme yaptı.

SETimes: Fenerbahçe Ülker ile bugüne kadarki deneyiminiz ne oldu?

Spahija: Fenerbahçe ile harika bir deneyim yaşadım. Kulübü, kenti, oyuncuları çok seviyorum ve kalabildiğim kadar fazla kalmayı hedefliyorum.

Gençlerimiz tecrübe kazanmaları için kiralandı


Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın alt yapısında yetişen ve A Takıma kadar çıkan iki genç oyuncumuz Can Maxim Mutaf ve Kerem Hotiç tecrübe kazanmaları için kiralandı.

1991 doğumlu olan Can Maxim Mutaf, 1 sezon boyunca Beko Basketbol Ligi Ekiplerinden Mersin Büyükşehir Belediye'ye kiralandı. Henüz gelişme sürecinde olan ve bu nedenle takımımızda fazla forma şansı bulamayan Maxim Mutaf, hem tecrübe kazanmak hemde kişisel gelişimi için daha fazla süre alabileceği bir takıma kiralandı. Can Maxim, büyük beklentilerimizin olduğu ve gelecek için basketbolseverlere güven veren bir oyuncu. Bu onun için büyük bir şans.

1993 doğumlu bir diğer genç oyuncumuz Kerem Hotiç ise Türkiye 2. Basketbol Ligi Takımlarından Daruşşafaka'ya kiralandı. Gelecek için yatırım yaptığımız bir başka oyuncu olan Kerem, bu şansı iyi değerlendirmeli ve atış ritmini kontrole sokmalı. Bir maç harikalar yaratırken, bir başka maçta yokları oynayan bir tarzda değil, devamlılığı olan bir şutör olmalı. Bunun içinde 2. ligde tecrübe kazanması onun adına çok yararlı olacak. "Bir basketbolcu için en iyi antrenman maçtır" sözü çok doğru. Kerem'in saha görüşü çok iyi tek sorunu düzenli şut atamaması. Bunuda oynadıkça kapatacaktır.

Her iki oyuncumuzada yeni takımlarında başarılar diliyorum. Umarım 1 sezon sonra tekrardan takıma döndüklerinde şu anki durumlarından çok daha iyi bir şekilde olurlar. Sonuçta onlar Fenerbahçemizin geleceği. Basketbol altyapımız çok sağlam. Hem Can Maxim'den hemde Kerem'den büyük beklentilerimiz var. Sakatlık sorunu yaşamadan, iyi bir sezon geçirmeleri dileğiyle...