30 Haziran 2011 Perşembe

Yüreğimizle oynadık mı; Bize "Kara dağ"lar dayanmaz


Potanın Perileri bugün Bayan Basketbol Tarihimiz adına, büyük bir başarıya imza attı. Ama daha sevinmek için çok erken.. Geçen sene Dünya Basketbol Şampiyonasında düştüğümüz hataya bu sene düşmeyelim. Bekleyelim Turnuva bisin, alacağımız derece bizim tarihimize yazılsın. Ondan sonra sevinç çığlıkları atalım. Hem bu sayede oyuncularımızın omuzlarına da ekstra bir yük bindirmemiş oluruz. Sevinmek için zamanımız çok uzun olucak. Bırakalım 3 gün erteleyelim sevincimizi. İnanın daha büyük bir mutluluk yaşatacak o zaman periler.

Bu akşamki maça gelicek olursak, inanılmaz 3 sayı yüzdesiyle oynadık. Avrupa Şampiyonasındaki en iyi yüzdemize ulaştık. Ve birde inanılmaz savunma yaptık. Sahada mücadele eden 12 kahramandan bazıları çok iyi hücum edemedi ama hepsi birden harika bir savunma yaptı. Turnuva'nın namağlup takımını ve üstelik 70 sayı ortalamayla oynayan bir takımı 44 sayıda tutmak, kolay kolay açıklanabilecek bir şey değil. Üstelik bizden "size" olarak çok daha iyi, uzunluk açısından hemen hemen her bölgemizde bizden uzun bir takıma karşı bunu başarmak inanılmaz. Bu başarının tek açıklaması: İNANÇ olabilir. Bençteki yedeğinden, teknik ekibine, malzemecisinden, sağlıkçısına kadar herkesin inanması. İşte zaferi getiren kritik kelime bu.

Bu büyük başarıya imza attıkları gibi, bu başarının üstüne çıkacakta yine oyuncularımız olacak. Daha henüz tarih yazmadık! Madalyayı alınca, işte o zaman Tarih yazacağız. Sadece biraz sabır. Sevinmek için çok zamanımız olacak zaten...

29 Haziran 2011 Çarşamba

Emir, artık Türk Milli Takımında!!!


Sizlere bir müjdem var: Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın Genç Yıldızı Emir Preldzic, bu yıl düzenlenecek Eurobasket 2011'de Ay-Yıldızlı formayı giyecek. Evet, yanlış duymadınız. Slovenya Basketbol Federasyonu ile yaşanan prüzler giderildi ve Emir'in Milli Takımımızda oymanası için hiçbir engel kalmadı. Cuma günü Orhun Ene tarafından açıklanacak, Aday Kadroda yer alacak. Ve artık Ay-Yıldızlı forma için ter akıtacak.

Fenerbahçe'ye geldiğinde daha 20 yaşına basmamıştı. Çok gençti ve tartışıldı. Fenerbahçe gibi büyük bir camiada daha bıyığı terlememiş bir çocuk nasıl oluyorda transfer ediliyordu. Ama Emir'in arkasında duran Tanjevic vardı. Ondaki geleceği o kadar iyi görmüştü ki, kendisine yapılan eleştirileri bile sineye çekti. Emir'e fırsat buldukça şans verdi. Emir'de kendisini her geçen gün daha da geliştirdi. Bir nevi o ilk geldiği yıllarda kendisine ön yargyla bakanlara sahada cevap verdi. İlk senesinden sonra Tanjevic'in aslarından biri oldu. Euroleague'de kritik maçlarda süre aldı. Ve her geçen gün süresini daha da arttırdı. Bu sezon başında koç değişikliğine rağmen, Spahija'ya da kendini ispat ettirdi. Takımın 1-2-3-4 numarası oldu. Koç hangi bölgede sorun olsa hemen Emir'i sürdü sahaya. Düşünün, bu kadar çok alternatifi oynayabilen kaç oyuncu vadır dünyada. Üstelikte her oynadığı bölgede sanki gerçek mevkii oymuşçasına başarılı oldu Emir, Hiçbir zaman sırıtmadı. Sadece oyununa baktı. Centilmenlikten hiç taviz vermedi. Kişiliği o kadar gelişmiş bir insanki, o kadar iyi bir profesyonel ki, Fenerbahçe taraftarları da onu zaten bu yüzden sevmiyor mu? İçinde kötülük, kin, agresiflik bulunmayan, tüm kötülüklerden arınmış saf bir delikanlı Emir.

Şu an dolu dolu 24 yaşında. Şöyle bi, en azından 10 sene daha A Milli Takım formamızı başarıyla terletecektir. O, artık sahadaki 12 Dev Adamdan biri. Zaten bizden biriydi, şimdi ailemizden biri oldu Emir..

27 Haziran 2011 Pazartesi

Anlaşılmayan Transfer!!

Bugün akşam saatlerinde kulübümüzden bir açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada, Curtis Jerrells'ın önümüzdeki 2 sezon boyunca formamızı giyeceği yazıyordu. Adını ilk duyduğumda şöyle bir duraksadım. Acaba tanıyor olabilirmiyim diye ama çıkartamadım. Sonra resmi sitede verilen bilgilere baktım ve "tamam" dedim. Takımın 3. guardını almışız.

Neden 3. guard diyorum. Çünkü Curtis Jerrells, Fenerbahçe Ülker'de ancak ve ancak 3. guard olabilir. Atletik özellikleri çok iyi: kabul. Taraftara yönelik oynamayı çok seven biri: kabul. Basketbolun Şov yönüne ağırlık veren biri: kabul. Ama gel gelelim Euroleague, şov yeri değil. Ciddiyetin çok önemli olduğu, bireyselliğin değil, takım oyununun ön planda olduğu bir arena. Jerrells, topla beraber çok hızlı, atlet, iyi savunma yapan, çok hareketli bir oyuncu. Bunlar Jerrells'ın iyi yönleri. Gel gelelim ki kötü olduğu yönleri bizim için asıl önemli olan kısımlar.

1- Curtis Jerrells'ın şutu yok!: Nasıl şutu yok; topu alıp, orta çizgiden atabilen, üç sayı çizgisi gerisinden yüzdeli atabilen bir oyuncu değil. Sadece hücumda yaptığı şey, pota altına girip, turnikelerle sayı bulmak. Bu bize Euroleague'de ne kadar değer katar meçhul.

2- Curtis Jerrells, Avrupa'da sadece yarım sezon oynadı: Geçtiğimiz yıl, sezon ortasında Partizan'a geldi. Bu ilk sezonunda kayda değer pek bir başarı gösteremedi. Belkide hala alışamadı. Dedim ya şova dönük oyuncu diye. Amerikada oynanan şova dönük oyundan hala sıyrılmış değil. Avrupa basketbolunda şova yer yoktur. Herşey ciddiyetle oynanır. Avrupa basketbolunda daha çok temasa dayalı bir sistem vardır. Bunları henüz kavradığını düşünmüyorum.

3- İstatistikleri hiçte iç açıcı değil !!: Euroleague’de 9.7 sayı, 3.2 ribaund ve 3.8 asist, Adriatik Ligi’nde de 12.4 sayı ve 2.4 asist ortalaması ile oynamış. Guard dediğin hücumda sayı bulan ve bulduran kişidir. Jerrells'ta asist yönü hiç yok. Bir guard'ın toplamda 3.1 asist ortalamasıyla oynaması demek takımın hücum yükünü başka bir oyuncunun çekmesi demek. Burda devreye Emir mi giricek?? Emir, gerçek pozisyonu guard olmamasına rağmen bu ortalamaların çok çok üstüne çıkan bir oyuncu.

Uzun lafın kısası, Ben Ukic'ten, daha tecrübeli bir guard transferi beklerken, daha tecrübesiz bir guard alındı. Şu anki kadroda 1. guard Ukic. 2. guard ise iyileşmiş bir Engin olur. Jerrells ise kafamdaki soru işaretleriyle birlikte listede üçüncü sırayı alır. Yapacak bir şey yok. Hayırlı olsun diyelim. Euroleague'de TOP 16'ya kalırsak, sezon ortasında bu takıma mutlaka bir guard transferi yapılacaktır. Benden söylemesi.