5 Temmuz 2011 Salı

A Milli Takım Aday Kadrosu Açıklandı

31 Ağustos-18 Eylül 2011 tarihleri arasında Litvanya’da düzenlenecek olan 2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda ülkemizi temsil edecek A Milli Erkek Takımımızın aday kadrosu, bugün düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı. Aday Kadroda Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızdan Emir Preldzic, Ömer Onan ve Oğuz Savaş yer alıyor. Öncelikle Aday Kadroda yer alan oyunculara bakalım:

Barış Ermiş, İzzet Türkyılmaz - Banvit
Cenk Akyol, Kerem Gönlüm, Kerem Tunceri, Doğuş Balbay, Sinan Güler - Anadolu Efes
Emir Preldzic, Oğuz Savaş, Ömer Onan - Fenerbahçe Ülker
Sertaç Şanlı, Ender Arslan, Furkan Aldermir - Galatasaray
Ömer Aşık - Chicago Bulls
Semih Erden - Cleveland Caveliers
Ersan İlyasova - Milwaukee Bucks
Hidayet Türkoğlu - Orlando Magic
Enes Kanter - Utah Jazz

Yukarıda aday kadroyu gördük. Fenerbahçe Ülker'den sadece 3 oyuncu çağrılmış olsada aslında iş öyle değil. Enes Kanter ve Doğuş Balbay Fenerbahçe Ülker altyapısında oynanamış ve kulübümüz tarafından Amerika'da kolej liginde oynamaları ve eğitim almaları için gönderilmiş oyuncular. Semih Erden ve Ömer Aşık daha geçtiğimiz sezon Fenerbahçe Ülker'den NBA'e gittiler. Bu açıdan bakacak olursak, kadroda Fenerbahçe Ülker forması giymiş ve bu kulüpte yetişmiş 4 oyuncu daha olduğunu görüyoruz. Yani toplamda 7 oyuncumuz var. Buradan nereye çıkacağımı merak ediyorsanız hemen söyleyim:

Bundan 5 sene önceleri Türk Milli Takımını oluştururken 12 oyuncunun 7-8 tanesi Efes Pilsen'den çağrılıyor ya da en azından Efes Pilsen'de basketbola adım atmış, altyapısından yetişmiş oyuncular yer alıyordu. Ama şimdi durum tam tersine döndü. Şimdi Milli Takım'a en fazla oyuncu veren ya da yetiştirdiği oyuncu Milli Takımda oynayan kulüp Fenerbahçe Ülker oldu. İşte bağlamak istediğim konu bu. Nereden, nerelere geldik. Bir zamanlar basketbolda Efes rüzgarı eserken artık o rüzgar Sarı-Lacivert'e döndü.

Birde kadroyu değerlendirecek olursak; Emir ilk defa A Milli Takım forması giyecek ve eğerki sakatlık yaşamazsa Şampiyonada kesin olarak oynayacak. Emir gibi joker oyuncuya sahip olmamız Milli Takım adına çok büyük bir şans. Dün Bosna Federasyonu'nun Emir konusunda itirazları olduğuna dair haberler çıkmıştı. Bugün TBF Başkanı Turgay Demirel, hiç bir sorun olmadığını FIBA'nın Bosna Basketbol Federasyonu'na bir yazı gönderdiğini ve bu yazıda Emir'in kesin olarak Türk Milli Takımı'nda oynayacağının belirtildiğini söyledi. Yani Emir artık TÜRK!

Bu yıl aday kadroya çağrılan genç oyuncularda var. Bu oyuncular; İzzet Türkyılmaz, Doğuş Balbay, Sertaç Şanlı, Furkan Aldermir ve Enes Kanter. Hemen hemen hepsi takımlarında iyi sezon geçirmiş oyuncular. Bir tek Enes, bu sezon boyunca forma şansı bulamamıştı ama yeteneği sayesinde 2011 NBA Draft'ında 3. sıradan seçilerek yeteneğini herkese ispatlamış oldu. Doğuş, bizim altyapımızdan yetişmiş ve geçtiğimiz sezon Texas Üniversitesiyle NCAA'de oynamıştı. Ayrıca 2011 sezonunda NCAA'in en iyi savunma oyuncusu seçilmişti. Sertaç'ı Galatasaray'dan, İzzet'i Banvit'ten, Furkan'ı da Banvitten tanıyoruz ve izledik. Bence bu gençlerden Sertaç, Furkan ve İzzet 12 kişilik Şampiyona kadrosunda yer almayacaktır. Ayrıca Semih sakatlığı nedeniyle, Cenk Akyol ise yeterli bulunmayacağından kadrodan çıkartılacaktır. Ömer Aşık'ın durumunun her geçen gün iyiye gittiğini duydum. O takımda kalacaktır.

Benim şahsi, 12 Dev Adam kadrom şu şekilde:
Barış Ermiş, Ender Arslan, Kerem Gönlüm, Kerem Tunçeri, Sinan Güler, Emir Preldzic, Ömer Onan, Oğuz Savaş, Ömer Aşık (Doğuş Balbay), Ersan İlyasova, Hidayet Türkoğlu, Enes Kanter

Bu kamp ve çalışma dönemini iyi geçirerek Avrupa Şampiyonası'na hazır bir şekilde gideceğimize inanıyorum. Hedef, 2012 Olimpiyatları için vize almak olucak.. Şimdiden yolumuz açık olsun. Allah utandırmasın..

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Şimdi kutlama zamanı!!


Potanın perileri bu akşam Rusya karşısında, yorgunluğun ve fizik dezavantajının da etkisiyle sahadan mağlubiyetle ayrıldı. Maçın bitiş sireni bir başarısızlığı değil, Potanın Perileri'nin yazdığı bir tarihin başlangıç sireni oldu. Dünkü yazımda da yazdığım gibi potanın perileri bu akşam maçın ardından imzalarını attılar. Gönül isterdi ki Altından yapılmış madalyaların sahibi olsunlar ama Periler Gümüşü daha çok sevmişlerki onda karar kıldılar. Bu ikincilik Bayan Basketbolu adına bir sıçrayıştır. Gelecek yıllar adına atılmış çok çok önemli bir adımdır. Bu başarı ayrıca, Türk Kadınının neler yapabileceğini de herkese göstermesi açısından bir milad olmuştur. Üstelik turnuvaya başlarken ilk 5 hedefleniyordu fakat final geldi ve devamında da Gümüş Madalya. Vee bununlada sınırlı kalmadı başarı. Periler, 2012 Londra Olimpiyatlarına katılmak için eleme turu oynamaya hak kazandı. Dört takım arasında oynanacak eleme turu sonucunda Perilerin Olimpiyatlara gideceğine de inanıyoruz. Bir Tarihte o zaman yazılacak. Bu sadece başlangıçtı çünkü..

Bu başarı çok büyük. Şimdi eğlenme, bu büyük başarıyı kutlama zamanıdır. Perilerin bu başarısı asla gündemin 2. planına düşmemelidir. Aksi halde her zaman yaptığımız gibi, başarının geldiği yere değil, kaosun geldiği yere bakar ve bu emeğe yazık ederiz. Bu 2.'te tüm oyuncuların, teknik ekibin ve malzemecisinden, idarecisine kadar hepsinin emeği var. Emeğe saygı göstermeyi artık öğrenmemiz lazım. Perilere bir kez daha Tebrikler.. Allah mahçup etmedi.

2 Temmuz 2011 Cumartesi

Potanın Perileri Tarihi yeniden yazıyor

Dün gece yazmıştım. Daha sevinmek için erken, daha tarih yazılmamıştı demiştim. İşte size ispatı! Potanın Perileri bu akşamda tarih yazdı. Bayan Basketbol Tarihimizde ilk defa Milli Takımlar seviyesinde, uluslararası bir turnuvada finale kaldık. 2011 Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonası'nda finalde Rusya'nın rakibi, TÜRKİYE oldu. Vee dün geceden başlayan bir tarih şu anda tekrardan yazılıyor. Ve dahada yazılacak. Bu 12 kahraman Takım Sporları seviyesinde Olimpiyat vizesi kazanacak İLK takım olarak Türk Spor Tarihine adını altın harflerle yazdıracak. Pazar akşamını bekleyelim. Yazılan bu tarihin altına son imzayı atmak için Pazar akşamı 75 milyonla o parleye çıkalım.

Maçın detaylarına gelirsek. Maçın ilk yarısı, dün oynadığımız Karadağ maçının tam tersiydi. Yani şöyle: Biz Karadağ maçında ilk yarı inanılmaz üç sayı isabeti tutturmuştuk onlar ise pota altından iyi hücum etmişlerdi. Bu akşam ise, biz pota altında inanılmazdık, Fransa dış hücumlarda iyiydi. Böyle de olmalıydık. Çünkü karşımızdaki rakip, son Avrupa Şampiyonu ve Bayan Basketbolda belli bir idol oluşturmuş bir takımdı. Devşirme oyuncuya karşı bir çok basketbolu bildiğini yada Milliyetçi olduğunu zanneden kesimin, bu akşam Nevin Nevlin'in oyununu gördükten sonra yüzleri kızarmışmıdır acaba? Nevlin'in bu akşam sahaya koyduğu yürek, tam bir Türk Kadınının yapabileceği bir şeydi.

Fransa bizden "size" olarakta, boy olarakta Karadağ gibi yine çok üstündü. Fakat sahada Birsel gibi, Işıl gibi, Nevriye gibi, Tuba gibi, Nevlin gibi ve en önemlisi Türk Kadını gibi mücadele eden bir takım vardı. İşte bu dezavantajı, 12 kahraman ortaya koydukları yürekle, enerjiyle, hırsla kendi lehlerine çevirmeyi bildiler. Maçı erken bitirebilirdik, Birsel'in son 7 saniye kala kaçırdığı 2 serbest atıştan biri basket olsaydı. Ama bu Birsel'in oyununa asla leke sürmez. Çünkü son saniyede attığı tarif edilemez üçlüğü, pota altı penetrelerinden bulduğu kritik sayıları ve yaptığı asistleri bu ufak eksiler götürebilir mi hiç? Kaybetseydikte bu böyle olacaktı. Uzatmada Fransa'dan sadece 2 sayı yiyerek, harika savunma yaparak maçı da aldık, madalyayı da aldık. Artık sadece madalyanın hangi elementten yapılacağına karar vericez. Altın mı olucak yoksa gümüş mü? Bunu Pazar akşamı Potanın Perileri seçecek. Bizlerde onlara desteğimizi dualarımızla göstereceğiz.

Maçı kazanmamızda başrol oynayan 4 Ana Kahramanın istatistikleri şu şekilde:
Birsel Vardarlı 14 sayı - 3 ribaund - 5 asist, Nevin Nevlin 23 sayı - 8 ribaund, Işıl Alben 9 sayı - 5 ribaund - 2 asist, Nevriye Yılmaz 17 sayı - 11 ribaund - 3 asist

Birde sayı, rübaund, ve asist katkıları iyi olmasada, sahada ettikleri mücadele ile takıma katkı sağlayan Kahramanlar var:
Tuğba Palazoğlu 2 sayı - 3 ribaund - 4 asist, Şaziye İvegin 3 sayı - 4 ribaund - 3 asist, Bahar Çağar

Ayrıca Koç Ceyhun Yıldızoğlu ve teknik ekibini de unutmamak lazım. Artık pazar akşamı, Avrupa Şampiyonluğu apoletiyle sizlerin karşısına çıkmak ümidiyle. Dualarınız perilerimizden eksik olmasın...

30 Haziran 2011 Perşembe

Yüreğimizle oynadık mı; Bize "Kara dağ"lar dayanmaz


Potanın Perileri bugün Bayan Basketbol Tarihimiz adına, büyük bir başarıya imza attı. Ama daha sevinmek için çok erken.. Geçen sene Dünya Basketbol Şampiyonasında düştüğümüz hataya bu sene düşmeyelim. Bekleyelim Turnuva bisin, alacağımız derece bizim tarihimize yazılsın. Ondan sonra sevinç çığlıkları atalım. Hem bu sayede oyuncularımızın omuzlarına da ekstra bir yük bindirmemiş oluruz. Sevinmek için zamanımız çok uzun olucak. Bırakalım 3 gün erteleyelim sevincimizi. İnanın daha büyük bir mutluluk yaşatacak o zaman periler.

Bu akşamki maça gelicek olursak, inanılmaz 3 sayı yüzdesiyle oynadık. Avrupa Şampiyonasındaki en iyi yüzdemize ulaştık. Ve birde inanılmaz savunma yaptık. Sahada mücadele eden 12 kahramandan bazıları çok iyi hücum edemedi ama hepsi birden harika bir savunma yaptı. Turnuva'nın namağlup takımını ve üstelik 70 sayı ortalamayla oynayan bir takımı 44 sayıda tutmak, kolay kolay açıklanabilecek bir şey değil. Üstelik bizden "size" olarak çok daha iyi, uzunluk açısından hemen hemen her bölgemizde bizden uzun bir takıma karşı bunu başarmak inanılmaz. Bu başarının tek açıklaması: İNANÇ olabilir. Bençteki yedeğinden, teknik ekibine, malzemecisinden, sağlıkçısına kadar herkesin inanması. İşte zaferi getiren kritik kelime bu.

Bu büyük başarıya imza attıkları gibi, bu başarının üstüne çıkacakta yine oyuncularımız olacak. Daha henüz tarih yazmadık! Madalyayı alınca, işte o zaman Tarih yazacağız. Sadece biraz sabır. Sevinmek için çok zamanımız olacak zaten...