27 Ağustos 2011 Cumartesi

Hırvat Yıldızlarımız Eurobasket'e Hazır mı?


Bu zamana kadar Milli Takımlardaki oyuncularımızla ilgili hep yerli oyuncularımızı değerlendirmiştim. 12 Dev Adam bünyesinde yer alan ve Eurobasket 2011'de Ay-Yıldızlı forma için ter dökecek yıldızlarımızı sizlere bilgim elverdiğince kendi yorumlarımı aktarmaya çalışmıştım. Ama şimdi sıra, Hırvat Milli Takımı ile Eurobasket'te boy gösterecek olan Marko Tomas ve Bojan Bogdanovic'e geldi.. Bu yazımda genç Hırvat Yıldızlarımızın performanslarına yer vereceğim.


Bojan Bogdanovic

Bogdanovic, London Invitational Turnuvası'nda Hırvat Milli Takımı ile 4 maça çıktı. Bu dört maç sonunda Hırvat Milli Takımında en çok süre alan isim olarak dikkat çekti. Ayrıca Takımın sayı yükünü çeken 2 isimden biri oldu. Ayrıca savunma ribaundlarında da gayet istekli bir performans gösterdi turnuva boyunca.. Serbest atış yüzdeleri bir uzuna oranla son derece iyiydi. Fakat o alışkın olduğumuz 3 sayı isabet oranından çok uzaktı. Şunu söylemeliyim ki hücum yönü inanılmaz olan bir oyuncu.. Kırılma anlarında takımı ateşleyecek olan atışı inanılmaz soğukkanlılıkla yapam bir isim. Elleri titremeden kritik atışlarda sorumluluk alması bu genç yaşına rağmen Bogdanovic'in en büyük artısı konumunda. Bu turnuvada da kritik noktada attığı birçok basketi var. Takım hücumda sıkıştığı anda hücumu hep Bogdanovic'in üzerinden oynadılar. Şu anda Bogdanovic, Hırvatların bu turnuvadaki en önemli kozu konumunda. Bu performansı Fenerbahçe Ülker'e de yansıyacak ve çok yararlı olacaktır.


Bogdanovic'in turnuva istatistiklerini aşağıda görebilirsiniz:



Marko Tomas

Tomas, çok iyi bir turnuva geçirdi diyemeyiz. Hücum anlamındaki tüm yüzdeleri düşük bir turnuva tamamladı. İki sayılık atış çok az denedi. Bu atış haklarının çoğunu dış atış olarak kullanmak istemiş olacakki, turnuvada en çok atış denediği bölge üç sayı çizgisinin gerisiydi. Koçun onu kullanmak istediği pozisyondan mı kaynaklanıyor bilmiyorum ama top çok fazla Tomas'ta kalmadı. Hücumda sürekli topun geçiş adamı oldu Tomas. Bu anlayışta çok fazla asist yapması gereken bir oyun oynadı ama dört maç boyunca sadece 1 asist yapabildi. Bu da Tomas'ın oyun içerisindeki istediği pozisyonda oynamadığının yada koçun kendisine verdiği görevi yapmakta sıkıntı çektiğinin göstergesi. Fenerbahçe Ülker'deki gibi oyunun sürekli içerisinde kalmayınca soğuyor ve bu atışlarına yansıyor. Koç Vranković'in bir an önce Tomas'ı rahat oynayabileceği pozisyonda değerlendirmesi gerekiyor. Çünkü elinde çok iyi bir yetenek bulunuyor. Vranković bunun farkındadır tabiki ama bu turnuva bizlere, Tomas'a biraz daha ilgi göstermesi ve onu Avrupa Şampiyonası başlayana kadar hazır hale getirmesi gerektiğini gösterdi. Çünkü bu Avrupa Şampiyonası'nda Tomas'a çok ihtiyaçları olacak.


Tomas'ın turnuva istatistiklerini aşağıda görebilirsiniz:

24 Ağustos 2011 Çarşamba

Sezonun En İyi Fotoğrafı Vidmar'ın


Turkish Airlines Euroleague'in resmi internet sitesi Euroleague.net'de, uzun zamandır devam eden 2010/2011 sezonu en iyi fotoğraf yarışması dün tamamlandı. Yarışmada finale kadar yükselen oyuncumuz Gasper Vidmar'ın fotoğrafı, finalde de oyların %75'ini alarak 2010/2011 Euroleague sezonunun EN İYİ FOTOĞRAFI oldu. Sitede yapılan kısa değerlendirmede "Vidmar'ı ve tüm Fenerbahçe Ülker Taraftarlarını kutlarız" denildi. (Aşağıda Euroleague.net'te yayınlanan yazının bir kopyasını bulabilirsiniz.)

Bende buradan oylamaya katılan Tüm Fenerbahçe taraftarlarına teşekkürlerimi sunuyorum.. Gerek twitter üzerinden, gerekse 12numara.org'un forum sayfaları üzerinden yaydığım oylama haberine duyarsız kalmadıkları ve oyuncumuzun fotoğrafına destek oldukları için tekrardan tüm taraftarlarımıza sonsuz teşekkürler..

Euroleague.net'te yarışma sonucunun ardından yapılan kısa açıklama:
Euroleague fans, the race to find the best photo of the 2010-11 season is over - and Gasper Vidmar of Fenerbahce Ulker is once again our winner! The best photos of the 2010-11 Turkish Airlines Euroleague season were yours for the choosing, 64 in all presented in an elimination format. Your votes decided which photos passed each round until the best one - the Photo of the Year - was chosen. Vidmar's dive against Jonas Valanciunas of Lietuvos Rytas got more than 75% of the votes in the final round to be chosen as the Photo of the Year. Vidmar already won the contest in 2008-09, also with a photo against L. Rytas! Congratulations to Vidmar and to all Fenerbahce Ulker fans!
Euroleague Kaynak: http://www.euroleague.net/euroleaguenews/polls/2010-11-photo-poll

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Yeni sezon, yeni heyecan ve yeni şampiyonluklar


Geçtiğimiz sezonun Beko Basketbol Ligi Şampiyonu ve Türkiye Kupası sahibi Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız 2011 - 2012 sezonunu bugün yaptığı çalışma ile açtı. Çalışma, sezonun ilk antrenmanı olması dolayısıyla hafif tempoda geçti. Antrenmanda Milli Takımda olan oyuncularımızın yanı sıra sakat olan oyuncularımızda katılmadı.

Bu sezonki hedeflerimiz belli.. Ligde ve Türkiye Kupası'nda son şampiyon olarak başlayacağımız yeni sezonda da ilk hedefimiz bu ünvanlarımızı korumak. Geçtiğimiz sezon sadece 2 sayı farkla Efes Pilsen'e kaptırdığımız Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı bu sene ezeli rakibimiz karşısında kazanmak. Ayrıca geçen sene Turkish Airlines Euroleague'de harikalar yaratan fakat şanssız sakatlıklar, hastalıklar sonucu çok talihsiz bir şekilde elenmemizin arından bu sene İstanbul'da düzenlenecek olan Final-Four'a adımızı yazdırmak.

Gerekli transferler yapıldı. Yeni sezon kadrosu hazırlandı. Hazırlık programı belirlendi. Yeni salon tamamlanıyor. Taraftar yavaştan yeni sezon için moda girmeye başladı. Ve bugünde antrenmanlara başlandı. Tüm bu çalışmalar tek bir hedef doğrultusunda yapılıyor: Mücadele edilen her kulvarda başarı ve Şampiyonluk!

2011/2012 sezonu, Fenerbahçe camiasına ve takımımıza nice başarı ve şampiyonluklarla dolu bir sezon olsun.. Sakatlıklardan uzak bir sezon geçirmek dileğiyle...

Siz sahada, biz tribünde, Ölümüne Fenerbahçe!!

Beko Super Cup 11'in Ardından


İzmir'deki Spor Toto World Cup'ta istediğimiz mücadeleyi sergileyemeyen 12 Dev Adam, Eurobasket 2011 hazırlıkları kapsamındaki ikinci turnuvasını Alamnya'da oynadı. Üç gün süren turnuvada A Milli Basketbol Takımımız 2 mağlubiyet, 1 galibiyet alarak turnuvayı 3. olarak tamamladı.

Turnuvayı maç maç değerlendirecek olursak, İlk maç Yunanistan karşısında sahada tamamen yokları oynadık. Ne doğru düzgün hücum organizasyonu yaptık, ne ribaund aldık, ne de şut yüzdemizi yakalayabildik. Yunanistan'ın da önemli eksikleri olmasına rağmen ne yazıkki ilk maçta Yunanlılara direnemedik. Çünkü sahada ne yaptığımızı bilmiyorduk. Bourousis pota altımızı adeta param parça etti. Bu maçta ilk defa Semih ve Ömer Aşık süre aldılar ama pekte verimli olamadılar.

İkinci maçımız Belçika ileydi. Belçika bizim kadromuza oranla çok daha güçsüz bir takımdı ama takım oyununu iyi oynayan bir ekip. Bu maçta Millilerimizin ilk defa savunma sertliğini arttırdığına şahit olduk. Pota altında Ömer Aşık'ın inanılmaz dönüşü, attığı 12 sayının yanında 9 ribaundu ile double-double'ın kıyısından dönmesi, oyuna kim girerse girsin ilk prensibin hep savunma olması ve rakibi durdurmaya yönelik baskı yapmamız bizim gerçek kimliğimize yaklaşmamıza yardımcı oldu. Maç içerisinde 10 sayı kadar fark bile açmış maçı koparma noktasınada getirmiştik. Fakat hala devam eden bir problemimiz olan hücum istikrarımızı kaybetmemiz başımıza yine bela açtı. Farka gidebileceğimiz maçta Belçika'ya yakalandık, hatta 5 sayı geriye düştük. İşte tam bu noktada özlemle beklediğimiz Ersan'ın sayı katkısı ve tekrardan savunma sertliğimizi arttırmamız bize maçı kazandırdı.

Son maçımızda ise ev sahibi Almanya ile karşılaştık. Mücadeleye, Belçika maçında hatırladığımız savunma sertliğini uygulayarak başladık. Pota altında Ömer'in güven vermesi dış oyuncularımızıda rahatlatmıştı ki onlarda savunmada Alman uzunlarına karşı yardıma gittiler. Almanlara karşı ilk yarı çok iyi mücadele ettik. Hücumda kontrollü ve soğukkanlı, savunmada ise sert ve ısrarcı tavrımızla soyunma odasına 5 sayı önde gittik. İlk yarı boyunca basketbolun doğrularını oynadık. Dönüşte ise bu hazırlık dönemi boyunca yaşadığımız sorunla karşılaştık. Üçüncü çeyreğin ortasında, hem savunma hemde hücumda istikrarımızı yine kaybettik. Oyunun kontrolünü Almanlara kaptırdık. Hücumlarda soğukkanlılığımızı kaybedip, zorlama atışlara yöneldik. Hidayet, Ersan, Kerem üçlüsünden de katkı alamayınca kilitlendik. Almanlar her geldiklerinde sayıyla dönerken, biz hücumda potayı dövdük hatta bazı hücumlarda süreyi değerlendiremedik! Ve maçın sonunda da Almanlara kaybettik. Bu maçı kaybetik ama geleceğe yönelik olarak Enes'i kazandık.

12 Dev Adam içerisinde mücadele eden Fenerbahçe Ülkerli oyuncularımızın bu turnuvada katkısı biraz vasat oldu. Oğuz Savaş turnuvada ilk iki maçta süre alamazken, sadece son maçta sahaya çıktı ve 2 sayı, 2 ribaundluk performansla turnuvayı tamamladı. Emir, üç maçtada süre aldı. Şu an için Orhun Ene'nin kilit oyuncusu konumunda yer alıyor. Ama hala Fenerbahçe Ülker'deki form düzeyini yakalayamadı. Turnuvayı 11 sayı, 6 ribaund ve 1 asistlik performansla tamamladı. Ömer Onan'da hücum olarak çok iyi bir turnuva geçirmesede en kritik noktalarda top kullanmaktan çekinmedi. Turnuvaya kadar isabet yüzdesinide arttıracaktır. Tüm takım gibi, Sarı-Lacivertli oyuncularımızda turnuvaya az bir zaman kaldığının bilincinde. Daha çok çalışıp en hazır şekilde turnuvaya gideceklerdir.


Genel olarak turnuvada savunmamızı son iki maçta iyi yaptık fakat istikrarsızdık. Bunu İstanbul Cup'ta tam maça yaymalıyız. İyi savunma yaparsak iyi hücum ederiz. Çünkü biz geçtiğimiz sene Dünya İkincisi olurken savunmamız sayesinde olmuştuk. Tanjevic'in sistemini bu senede devam ettirmeli ve turnuvaya en hazır şekilde gitmeliyiz. Çünkü biz Dünya 2. bir takımız. Şu anki kadromuz Avrupa Şampiyonu olabilecek kapasitede. Yeterki biz neleri doğru yaptığımızı bilelim. Ona göre oynayalım..

Şimdi sırada İstanbul Cup var. 24-25 Ağustos tarihleri arasında Abdi İpekçi S.S.'da oynanacak bu turnuvada takımımıza en yüksek desteği vermeli ve Avrupa Şampiyonasına 12 Dev Adamı moralli bir şekilde göndermeliyiz.

Turnuvanın İyileri: Enes Kanter, Ömer Aşık, Ömer Onan, Cenk Akyol
Turnuvanın Hayal Kırıklıkları: Kerem Tunçeri, Hidayet Türkoğlu, Oğuz Savaş, Ender Arslan

21 Ağustos 2011 Pazar

Bu rüya gerçek olsun!



Eurobasket 2011'e son dünya finalisti ve 2.'si olarak gidecek olan A Milli Basketbol Takımımızın ana sponsorlarından Garanti Bankası'nın çekmiş olduğu reklam filmi..

Reklamda da vurgulandığı gibi; Bu rüya gerçek olsun, Türkiye Avrupa Şampiyonu olsun!

19 Ağustos 2011 Cuma

Fenerbahçe Ülker'in Kamp Programı belli oldu

2010/2011 sezonunu hem Beko Basketbol Ligi hem de Türkiye Kupası Şampiyonluklarıyla tamamlayan Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın 2011/2012 sezonu öncesi yapacağı hazırlık maçları ve kamp programı belli oldu. Sarı-Lacivertli Ekibimiz, yeni sezona hem lig hemde Türkiye Kupası'nda Şampiyonluk hedefinin yanı sıra Turkish Airlines Euroleague'de de Final-Four hedefiyle başlayacak. İşte Takımımızın hazırlık dönemi programı;

Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, yeni sezon hazırlıklarına 22 Ağustos Pazartesi günü Lefter Küçükandonyadis Tesisleri'nde başlayacak. 5 Eylül'e kadar İstanbul'da çalışmalarını sürdürecek takımımızda, Milli Takımlarda mücadele eden oyuncularımız yer almayacak. Takımımız 5 Eylül Pazartesi günü 2. etap hazırlık çalışmaları için Fenerbahçe Spor Kulübü Topuk Yaylası Kamp ve Dinlenme Tesislerine gidecek. Topuk Yaylası Kamp ve Dinlenme Tesislerinde 10 gün boyunca kamp yapacak olan takımımız daha sonra tekrardan İstanbul'a dönecek.

İstanbul'da devam edecek olan çalışmaların son etabına doğru Milli Takımlarından dönecek olan oyuncularımızda dahil olacak. Takımımız tam kadro çalışmalara başladıktan kısa bir süre sonra, 24-25 Eylül tarihlerinde CSKA Moskova’nın evsahipliğinde yapılacak olan ve CSKA Moskova, Panathinaikos ile Zalgiris Kaunas'ın da yer alacağı Aleksandr Gomelsky Turnuvası'na katılacak. Bu turnuva dönüşünde 29 Eylül 2011 tarihinde, geçen sezon Almanya 1. Lig'ine yükselen Bayern Münih ile yenilenme çalışmaları tamamlanan Audi Dome’un açılış maçında karşı karşıya gelmek üzere, Almanya'ya gidecek.

Almanya dönüşünün ardından, 1-2 Ekim tarihlerinde Fenerbahçe Ülker, Anadolu Efes, Olympiacos Piraeus ve Panathinaikos gibi Avrupa'nın üst seviye takımlarının katılımıyla gerçekleştirilecek olan Nations Cup 2011'de mücadele edecek olan takımımız bu turnuvanın ardından hazırlık dönemi çalışmalarını tamamlamış olacak.

Bu hazırlık döneminin ardından, Türkiye Basketbol Federasyonu'nun belirleyeceği dört il merkezinde gerçekleştirilecek olan Türkiye Kupası Eleme Grubu maçları 7-9 Ekim 2011 tarihleri arasında oynanacak. Sarı-Lacivertli Ekibimiz bu organizasyonda Türkiye Kupası Final Grubu maçlarına katılmak için mücadele edecek.

Türkiye Kupası Eleme maçlarının ardından, Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız ile Galatasaray arasında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı Kupası maçı ise 12 Ekim 2011 tarihinde oynanacak ve sezonun ilk kupası sahibini bulacak. Bu organizasyonun ardından ise 15-16 Ekim 2011 tarihlerinde Beko Basketbol Ligi 2011/2012 sezonu start alacak.

Kronoloji:
- 22 Ağustos 2011: Yeni sezon hazırlıkları başlayacak.
- 05 Eylül 2011: 2. etap hazırlık çalışmaları için Fenerbahçe Spor Kulübü Topuk Yaylası Kamp ve Dinlenme Tesislerine gidilecek
- 15 Eylül 2011: Fenerbahçe Spor Kulübü Topuk Yaylası Kamp ve Dinlenme Tesisleri'nde İstanbul'a dönülecek.
- 24-25 Eylül 2011: Takımımız, CSKA Moskova’nın evsahipliğinde yapılacak olan ve CSKA Moskova, Panathinaikos ile Zalgiris Kaunas'ın da yer alacağı Aleksandr Gomelsky Turnuvası'na katılacak.
- 29 Eylül 2011: Takımımız Almanya'da, Bayern Münih ile yenilenme çalışmaları tamamlanan Audi Dome’un açılış maçında karşı karşıya gelecek.
- 1-2 Ekim 2011: Takımımız, İstanbul'da düzenlenecek olan Nations Cup 2011 turnuvasına katılacak.
- 7-9 Ekim 2011: Türkiye Kupası Eleme Grubu maçları oynanacak.
- 12 Ekim 2011: Cumhurbaşkanlığı Kupası Final maçı oynanacak.
- 15-16 Ekim 2011: Beko Basketbol Ligi, ilk hafta maçları oynanacak.

14 Ağustos 2011 Pazar

Spor Toto World Cup 10'un Ardından

Spor Toto World Cup 2010, dün oynanan Türkiye-Sırbistan maçının ardından tamamlandı. 12 Dev Adam turnuvayı 1 galibiyet, 2 mağlubiyet alarak üçüncü sırada tamamladı.

Milli Takımımızın performansına kısaca değinecek olursak, bu turnuvada genel olarak istediklerimizi sahaya yansıtamadık. Zorlu bir antrenman temposunun ardından çıktığımız ilk hazırlık turnuvası olması nedeniyle de pek hazır bir görüntü veremedik. Turnuva boyunca pota altında Semih ve Ömer Aşık'ı çok aradık. Neredeyse hiç pota altı hücumu gerçekleştirmeden turnuvayı tamamladık. Enes çok yetenekli bir oyuncu ama maç eksiği problemi kendini hissettirdi. Furkan ise henüz A takımda oynayacak düzeyde değil. Şutu hiç yok. Sadece pota altından oynayacağı birebirlerle sayı katkısı verebiliyor. Buda Milli Takım seviyesindeki bir oyuncu için çok eksik bir nokta. Ersan'ın şut katkısı turnuva boyunca çok düşüktü. Geçtiğimiz sene Dünya Şampiyonasında Hido'yla beraber takımımızın en önemli silahıydı. Bu senede en büyük kozumuz olacak ama bir an önce form tutması lazım. Almanyadaki turnuvaya kadar düzeltir umarım kendini yoksa 4 numarada Avrupa Şampiyonası'nda hiç birşey yapamayız. Çünkü orda oynayacak ikinci bir 4 numaramız yok. Koç, Emir'i aralıklarla o pozisyonda denedi ama sadece Emir'den katkı almak bizi ilerilere taşıyamaz. Mutlaka Ersan'ın da Emir'e hücumda destek vermesi lazım.

Bu turnuva boyunca en büyük problemimiz ribaundlardaydı. Savunma ve hücum ribaudlarında hiç yoktuk. Ribaund için konsantrasyonumuzu sağlayamamışız daha. Bu bize çok kan kaybettirdi. Sırbistan maçında bir hucumda 4 tane hücum ribaundu verdik. Ribaundu alamamak takımımızın fiziksel olarak daha çok yorulmasına neden oluyor. Ribaundlar içinde Almanya'daki turnuvaya kadar iyi bir çalışma yapmamız gerekiyor. Bir diğer sıkıntı ise; oyun kurucularımızdan asist katkısı hiç alamadık. Asist en büyük problemlerimizden biriydi. Takım halinde asist yüzdemiz çok düşüktü. Oyun kurucularımız oyunu kurmakta çok zorlandı. Özellikle de top çıkartırken yediğimiz baskılarda kolay toplar kaybettik. Genel olarak iyi bir turnuva geçirmedik. Ama bu asla Şampiyona öncesi bir kıyaslama olamaz. Bu turnuvada eksiklerimizi gördük. Şimdi Avrupa Şampiyonasına kadar bu eksikleri gidermeye çalışacağız. Form tutmayan oyuncularımızın form tutmalarını sağlamalıyız. Takımı tam olarak hazır bir şekilde ancak İstanbul'daki turnuvada görebiliriz. Bu turnuvaya bakıp, karamsarlığa kapılmanın bir anlamı yok. Unutmayalım geçtiğimiz sezon Dünya Şampiyonası öncesinde de oynadığımız ilk hazırlık turnuvasında iyi bir grafik çizmemiştik. Elbette kazanma alışkanlığı önemli fakat asıl önemli olan iyi oyun ritmini gerekli dönemde yakalayıp, sahaya yansıtabilmek.

Gelelim turnuvada mücadele eden Sarı-Lacivertli oyuncularımızın performanslarına. Ömer Onan, Emir Preldzic ve Oğuz Savaş bu turnuvada mücadele eden Fenerbahçe Ülkerli oyuncularımızdı. Ömer her zamanki gibi yapması gerekeni yaptı. Savunmada tam olarak bildiğimiz Ömer Savunması yapamasada yine elinden geleni yaptı. Hücumda 13.33 sayı ortalamasıyla Millilerimizin en skorer ismi oldu. Henüz kendiside fiziksel olarak tam hazır değil. Günler ilerledikçe daha hazır hale gelecektir. Oğuz bu turnuvada genel olarak pek iyi bir grafik sergilemedi. Çok kolay attığı sayıları bu turnuvada atamadı. Henüz mental ve fiziksel olarak oynamaya hazır değil. Buna rağmen blokta 1.67 ortalama yakalayarak Millilerimizin en iyisi oldu. Bu üç oyuncumuz arasında en hazır görüntü veren ise Emir Preldzic oldu. Ukrayna karşısında ilk kez giydiği Ay-Yıldızlı formanın heyecanı vardı. Hücumda çok fazla top kullanmadı fakat yaptığı 3 asistle Ukrayna maçında en çok asist yapan oyuncumuz oldu. Almanya ve Sırbistan maçlarında ise sanki 12 Dev Adamın kırk yıllık oyuncusuymuş gibi mücadele etti. Koç, Ukrayna maçına nazaran son iki maçta çok daha fazla oyunda tuttu. Diğer oyuncularla tam olarak uyum sağlayamasada yinede turnuvada en hazır oyuncu izlenimi uyandırdı. Sırbistan maçında attığı 16 sayı ile hem Millilerin hemde maçın en skorer ismi oldu. Ayrıca turnuva boyunca yaptığı 2.33 asist ortalamasıyla Milli Takımımızda en çok asist yapan oyuncusu oldu. Kısacası Emir Milli takım için çok büyük bir kazanç. İlk maçlarında, geleceğinin sinyallerini verdi. Daha önce söylediğimi tekrarlamak istiyorum: Eğer 12 Dev Adam Avrupa Şampiyonası'nda yarı finale kalırsa Emir kesinlikle turnuvanın en iyi beşine seçilecektir.!

Turnuvanın İyileri: Emir Preldzic, Doğuş Balbay, Ömer Onan, Furkan Aldemir
Turnuvanın Hayal Kırıklıkları: Ersan İlyasova, Kerem Tunçeri, Hidayet Türkoğlu, Barış Ermiş, Enes Kanter

12 Ağustos 2011 Cuma

Ekim ayı "Ateş Hattı" olacak


Bugün İzmir'de düzenlenen kura çekiminin ardından Beko Basketbol Ligi'nde 2011/2012 sezonu lig fikstürü belirlendi. Fikstürün yanı sıra, Türkiye Kupası eleme maçları ve finallerinin yapılacağı tarihler, Cumhurbaşkanlığı Kupası tarihi ile All-star 2012'nin tarihleride açıklandı. İşte tam bu noktada açıklanan tarihler sonucunda Ekim ayı adeta bir "Ateş Hattı"nı andıracak.

Beko Basketbol Ligi başlamadan önce, geçtiğimiz yılın lig Finalistleri olan Fenerbahçe Ülker ile Galatasaray arasında 12 Ekim 2011 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Kupası maçı oynanacak. Bu maç, günümüzdeki sorunlar ve en son geçtiğimiz gün oynanan Milli Maçta Fenerbahçeli oyuncumuz Emre Belözoğlu'na yapılan çirkin protesto neticesinde gerilimli geçeceğe benziyor. Sarı-Kırmızılı taraftarların geçtiğimiz sezon final serisinde ortaya koydukları tavırda göz önüne alındığında risk boyutu yüksek olacak. Üstelik bu maça iki takım taraftarlarıda alınacağı için güvenlikte aynı oranda yüksek olmak zorunda. Aksi taktirde tribünlerde istenmeyen olaylar yaşanabilir. Emniyetin gerekli önlemleri alması gerekiyor.

Bu maçı atlattıktan sadece 3 gün sonra Beko Basketbol Ligi başlayacak. 15-16 Ekim tarihleri arasında oynanacak ilk hafta maçları arasında öyle bir maç varki, bu ortamda oynanmaması gereken belkide tek maç! Fenerbahçe Ülker-Trabzon Basket.. Evet, fikstürün belkide en kötü halkası oldu bu maç. Çünkü geçtiğimiz sezon Fenerbahçe Futbol Takımı ile Trabzonspor arasında Spor Toto Süper Lig'de son maça kadar süren şampiyonluk yarışı ve bu yarış sonucunda da Fenerbahçe'nin şampiyonluğu kazanması Trabzon cephesinde büyük bir yıkım yaşatmıştı. Bu o kadar büyük bir yıkımdıki Trabzonlu yöneticiler ipesapa gelmez, cehalet göstergesi olan yorumlar yapmışlar ve zaten gerilimli olan ortamı dahada germişlerdi. Buna birde Trabzonlu taraftarların şiddeti körükleyen tavırlarıda eklenince olay tribünlere de sıçramış oldu. Büyük ihtimalle Trabzon ile İstanbul'da oynanacak maça rakip takım taraftarı alınmayacak. Bu olay çıkmasına engel olacaktır fakat salonda tepkiyi asla engellemeyecektir. Tribünler tezahüratlarla tepkilerini ortaya koyacaklardır.

Ekim ayında başlayacak basketbol heyecanının bu iki büyük maç ile başlaması normal zamanda elbetteki çok iyi olacaktı. Fakat Fenerbahçe'ye karşı alınan cephe karşısında bu maçların arka arkaya gelmesi pekte hayırlı olmadı.

Yinede buradan Fenerbahçe Taraftarına seslenmek istiyorum. Biz, rakibimizi yapacağımız tezahüratlarla baskı altına alalım. Karşı taraftan yapılacak tahriklere kapılmadan sadece sahada mücadele eden takımımızı destekleyelim. Çünkü biz, ne Ay-Yıldızlı formayı taşıyan bir oyuncuyu yuhalarız, ne de ligde son hafta kaybettiğimiz şampiyonluğun ardından çirkeflik yaparak ve bu acıyı başkalarının sevinçlerinden çıkarmaya çalışırız. Çünkü Bizler; Fenerbahçe Taraftarıyız. Biz Bize Yeteriz!

Yeni sezon öncelikle takımımıza ve daha sonrada ligde mücadele edecek tüm takımlara hayırlı olsun. Umarım sakatlıklardan uzak, fair-play'in ön plana çıktığı bir lig yaşarız.

1.HAFTA (15-16 Ekim 2011)
Aliağa Petkim - Hacettepe Üniversitesi
Fenerbahçe Ülker - Trabzonspor
Olin Edirne - Galatasaray
Mersin Büyükşehir Belediyesi - Tofaş
Banvit - Pınar Karşıyaka
Erdemir - Anadolu Efes
Türk Telekom - Antalya Büyükşehir Belediyesi
Beşiktaş - Bandırma Kırmızı

11 Ağustos 2011 Perşembe

İLK'lerin gecesi


Özlemişiz bu heyecanı.. Televizyon başında "-Hadi be olum, at şu sayıyı, Hadi bu üçlük girsin, İşte bu! Harika bir basket..." naraları atmayı. Dünya 2. apoletli Millilerimize kavuştuk bu akşam. Yine heyecanlı bir maç yaşadık. Maç uzatmalara gittiğinde "-Yok arkadaş! Hazırlık maçı bile olsa bu takım bizi kalpten götürecek." diye mırıldandığımı hatırlıyorum. :) Ama allahtan sonu alıştığımız gibi mutlu bitti. :)

Bu akşam 12 Dev Adama kavuşmanın yanı sıra birçok ilkleri de yaşadık. Önce bu ilk'leri şöyle bir hatırlayalım.

- A Milli Basketbol Takımımız, göreve 2004 yılında başlayan ve 2010 yılında sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrılan Tanjevic'ten yoksun İLK maçına çıktı.
- A Milli Basketbol Takımımız, koç Orhun Ene yönetimindeki İLK maçına çıktı.
- 12 Dev Adam, 2011 Avrupa Şampiyonası hazırlıkları kapsamındaki İLK maçına çıktı.
- Enes Kanter, A Milli Basketbol Takımımız ile İLK maçına çıktı.
- Emir Preldzic, A Milli Basketbol Takımımız ile İLK maçına çıktı.
- Furkan Aldemir, A Milli Basketbol Takımımız ile İLK maçına çıktı.
- 12 Dev Adam, geçtiğimiz yıl düzenlenen Dünya Şampiyonası'ndaki Final maçının ardından İLK defa seyircisinin önüne çıktı.

Tüm bu ilklerin yaşandığı akşamda belki sahada çok iyi bir oyun izleyemedik, çok iyi hücum organizasyonları yapamadık ama takımın geleceği için umutlarımızı arttırdık. Bugün sahada geleceğin Milli Takımında kilit rol oynayacak; Emir, Enes ve Furkan'ı seyrettik. Hatta ikinci çeyreğin başında sahada tamamen gelecek jenerasyonun oyuncularından kurulu bir 5 ile oynadık. Emir Preldzic, Ender Arslan, Enes Kanter, Furkan Aldemir ve Cenk Akyol beşi ile sahadaydık. Bu uzun zamandır benim gördüğüm en genç beş oldu. Her defasında, Ömer, Hido, Kerem yada K. Gönlüm'den biri mutlaka sahada olurdu. Ama bu sefer tamamen genç jenerasyonun oyuncuları sahadaydı. Bu beni oldukça sevindirdi. Bu gençlere Semih Erden, Ömer Aşık, Sinan Güler'de eklenecek. Şu kadroya bakıyorumda, geleceğimizin temellerinin çok ama çok sağlam olduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki 10 yıl, 12 Dev Adamın çok fazla sorun yaşayacağını tahmin etmiyorum.

Gelelim bu seneye.. Şuan ki kadro bana göre Türk Milli Erkek Basketbol Takımının bu zaman kadarki en iyi kadrosu. İyi bir hazırlık döneminin ardından Avrupa Şampiyonası'nda, Şampiyonluğun en büyük adayından biri olacağız. Çünkü biz oraya "Dünya 2.'liği Apoleti" ile gideceğiz. Kadromuz gençlerle tecrübelilerin kaynaştığı, hem yüksek tecrübeye sahip, hemde gençliğin verdiği enerjiyi üzerinde barındıran bir yapıda. Bu da bize çok ama çok büyük avantajlar sağlayacaktır. Ukrayna karşısında, oyuncularımıza tatilin ardından yapılan yüklemelerin olumsuz etkilerini gördük. Çok fazla atış kaçırdık. Ama bu olumsuz etkiler oldukça doğal. Bir haftaya kadar bu etki azalmaya başlayacaktır. Oyuncuların kas güçleri tekrardan olması gereken seviyeye dönecektir.

Bu hazırlıklar kapsamında ilk turnuva. Bu turnuvada takımı en son haliyle değil, henüz başlangıç halinde göreceğiz. Yarın akşam rakip Almanya olacak. Ukrayna'ya oranla çok daha kuvvetli bir rakip. Yarın epey zorlanacağız gibi duruyor. Ama dediğim gibi, henüz başlangıç aşamasındayız. Takımın son halini görebilmek için İstanbul'daki turnuvayı beklememiz gerekicek. O zamana kadar ki oynayacağımız her maç, her turnuva bizim için sonuca ulaşacağımız adımlar olacak.

Son sözde İzmir seyircisine.. Evet, İzmir bir basketbol şehri. Ama ne olur birazda tezahurat yapın. Basketbol seyirciyle güzel ama birazda reaksiyon veren seyirciyle çok daha güzel oluyor. Tribünde zıplayın demiyorum, en azından oturduğunuz yerden "Türkiye" tezahüratına katılın.. İnanın ben televizyon başında sizden daha çok reaksiyon veriyorum.. :) Salonu doldurduğunuz içinde ayrıca hepinize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum..

Yarınki Almanya maçında da 12 Dev Adama şimdiden başarılar diliyorum. Kazanma alışkanlığımızın sürmesi dileğiyle.. Maç yine 20.30'da CNN Türk'te..

(Emir, Ay-Yıldızlı forma ile sahaya İLK kez, ilk çeyreğin bitimine 1.16 var iken girdi ve Ay-Yıldızlı forma altındaki İLK sayısını da ikinci periyodun hemen başlarında (8.46) attı.)

9 Ağustos 2011 Salı

Emir, ilk kez konuştu


Emir Rile Preldzic.. Birçoğunuz Emir'in diğer adını bilmez.. :) Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın ve A Milli Basketbol Takımımızın genç yıldızı. 4 sene önce Bogdan Tanjevic tarafından adeta elinden tutup getirildi ülkemize. Çünkü daha çok gençti. 19 yaşındaydı ve ilk defa ülkesinden ayrılacaktı. Türkiye'ye geldiğinde çok tartışıldı, hem Tanjevic hemde Emir. Nedeni ise Tanjevic'in 19 yaşındaki bir oyuncuya umut bağlayarak takıma aldırmasıydı. Ama koç hep Emir'in arkasında durdu. Ondaki ışığı görmüştü bir kere, Avrupa Basketboluna ve Fenerbahçe Ülker'e yeni bir yıldız kazandıracaktı.

Adım adım çıktı basamakları. Çalıştı, çalıştı, hep çalıştı. Antrenman sonraları özel çalışmalar yaptı. Kendisinden beklentilerin büyük olduğunu biliyordu. Ülkesinde efsane olarak gördüğü isim tarafından, yıldız yaratmak vaadiyle gelmişti bu yabancı ülkeye. İlk sezonunda fazla şans bulamadı. İkinci sezonunda süre almaya başladı. Üçüncü sezonundan ise artık takımın önemli bir silahı olmuştu. İlk geldiği günlerde eleştirenler, şimdi onu hayranlıkla izliyorlardı. Ondaki cevherin farkına yeni varmışlardı. Ama Tanjevic bunu daha 4 sene evvel keşfetmişti.

Dedim ya çok erken geldi ülkemize diye. Adeta burada bizden biri oldu 4 sene boyunca. İçine kapanık, düzgün bir yaşantısı olan bir insan izlenimi uyandırıyordu. Ayrıca, taraftarlarda onu çok sevdi. Sohbet masalarında takımın oyuncuları sayılırken, ismi ön sıralarda sayılmaya başlandı. Emir; yaşantısıyla, davranışlarıyla sadece Fenerbahçe taraftalarının değil, taraflı tarafsız her kesimin takdirini kazandı. Herkesin dilinde acaba Türk Milli Takımı'nda oynar mı? sorusu dolaşmaya başladı. İlk önce Türk vatandaşlığına geçti. Resmi olarakta artık o, bizden biriydi. Türk Milli Takımında oynarmısın diye sorduklarında, çok düşünmeden teklifi kabul etti. Çünkü burası artık onun evi olmuştu. Türk insanı onu o kadar çok seviyorduki, Ay-Yıldızlı formayı taşıma gururunu yaşamasına fırsat doğmuştu.

2010 Dünya Şampiyonasına Milli Takıma katılamadı. Çünkü, Bosna Hersek ve Slovenya Basketbol Federasyonları Emir'i bırakmak istemiyorlardı. Çok dil döktüler, Dünya Şampiyonası'nda Ay-Yıldızlı formayı giymesini engellediler. Ama Emir'i asla pes ettiremediler. Kafasına koymuştu bir kere: Ne olursa olsun Ay-Yıldızlı formayı giyecek, o forma için terini akıtacaktı. Ve beklenen haber 2011 yazında geldi. FIBA, Emir'in Türk Milli Takımında oynamasına izin verdi. Ve bu sevindirici haberden kısa süre sonra açıklanan Aday Kadroya çağrıldı Emir. Büyük bir talih sizlikte olmazsa, bu yaz Avrupa Şampiyonasında Türk Milli Takımı için ter dökecek.

Bu karar, Bosna Hersek'te çok tartışıldı. Emir'e büyük baskılar yapıldı. Bu yüzden de bugüne kadar Milli Takım'da hiçbir muhabirle röportaj yapmadı. Tepkilerin dinmesini, insanların onu anlamasını bekledi. Ülkelerinden çıkan bir yıldızı, daha da parlayacağı bir arenada izlemelerini ve desteklemelerini bekledi. Ve bugün, İzmir'e giden Milli Takım kafilesinin idmanında Emir İlk kez Milli Takımdaki röportaj verdi.

İlk röportajında kendisini çok iyi hissettiğini belirterek, ''Belki Milli Takım'da çalışmaya başlayalı 1 ay oldu ama bana herkes yıllardır takımdaymışım gibi yakın ve saygılı davranıyor. Her şey çok yolunda gidiyor. Litvanya'daki şampiyona öncesi hazırlık dönemini çok iyi geçirmemiz gerekiyor. Bu aşamadan sonra şampiyonayı maç maç düşüneceğiz. Çok iyi bir kadroya sahibiz. Her şey yolunda giderse, iyi bir sonuç elde edebiliriz." dedi.

Emir'den böyle bir açıklama içimi rahatlattı. Çünkü takımda mutlu olması, kendisine sıcak davranılması çok önemliydi. Zaten takımdaki 4 oyuncuyla daha önce Fenerbahçe Ülker'de oynadı. Hidayet, gençlere değer veren ve takıma katılan her genç oyuncuya sıcak yaklaşan, onların yabancılık çekmemesi için elinden geleni yapan bir isim. Kerem ve Ömer'de keza öyle. Şimdi Emir'i sahada görme vakti. İzmir'de tüm gözler onun üzerinde olacaktır. Bu şampiyonada Emir'den çok umutluyum. İnşallah sakatlık falan olmazda, takımdaki yerini alır, sahada mücadele eder. Emir'i Ay-Yıldızlı forma altında izlemek için çok bekledik. Şimdi beklentilerimizin karşılığını alma vakti geldi. Haydi! 11-13 Ağustos'ta Halkapınar Spor Salonu'na..

7 Ağustos 2011 Pazar

Nations Cup, Sinan Erdem'de!

1-2 Ekim tarihlerinde Fenerbahçe Ülker, Anadolu Efes, Olympiacos Piraeus ve Panathinaikos gibi Avrupa'nın üst seviye takımlarının katılımıyla gerçekleştirilecek olan Nations Cup 2011'in maçlarının oynanacağı salon açıklandı. Yapılan açıklamaya göre maçlar, geçtiğimiz yıl Dünya Şampiyonası Finaline ev sahipliği yapan ve bu senede Turkish Airlines Euroleague Final-Four'una ev sahipliği yapacak olan Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanacak.

Sinan Erdem Spor Salonu, şu anda ülkemizin en modern ve en fazla seyirci kapasitesine sahip basketbol salonu. Bu tür dev takımların katılacağı turnuvalar elbetteki daha fazla seyirciye ulaşmalı. Bu nedenlede Sinan Erdem bu turnuva için en doğru tercih olmuş. Ayrıca bu turnuva, bu sezon yine aynı salonda oynanacak olan THY Euroleague Final-Four'u için de bir prova niteliği taşıyacak.

Turnuvanın maç programı ve biletleriyle ilgili bilgiler daha sonra açıklanacak. Bende sizlere yine buradan bu son bilgileride paylaşacağım. Bu turnuvaya taraflı tarafsız her basketbolseverin gitmesinde büyük fayda var. Bu dört takımı izlemek ülkemizdeki basketbol severler için, bulunmaz bir fırsat olacak. Zaten turnuvayada gereken ilginin gösterileceğinden hiç şüphem yok. Biletler çıksada salondaki yerimizi alsak.. :)

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Aydın Örs: Transfer Düşünmüyoruz

Dün gece Ümit Avcı kaynaklı bir haber duyurmuştum sizlere. Mehmet Okur'un Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımıza transferi konusunda ciddi gelişmelerin olduğu ve bu transferin büyük ihtimalle mutlu sonla tamamlanacağını yazmıştı.

Bugün bir başka basketbol yazarı, Basket Dergisi’nden Can İşbakan, Fenerbahçe Ülker Genel Koordinatörümüz Aydın Örs ile görüşmüş ve transfer haberi hakkında kendisine sorular sormuş. Aydın Örs, Can İşbakan'a bu tarz bir girişimlerinin olmadığını söylemiş. Ayrıca; "Ersan ve Hidayet de bize yakıştırıldı ama biz lokavt dönemi boyunca takımda oynayacak bir isme sıcak bakmıyoruz" diyerek bu konudaki tavırlarını bir kez daha göstermiş. Mehmet'in kendilerine önerildiğini fakat bunu kabul etmediklerini söylemiş. Yani dün gece bizi heyecanlandıran bu haberde ne yazık ki balon çıktı. Açıkçası bu sefer tamam bir transfer gelecek derken, Aydın Hocam yine umutlarımı boşa çıkardı. :) Neyse, Aydın Hocanın aldığı her karara büyük saygım var. Bir bildiği vardır mutlaka. Bakalım ilerleyen günlerde nasıl gelişmeler olacak.

Aydın Örs’ün Basket Dergisi’nde yer alan açıklamaları şu şekilde:

“Bize daha önce Ersan ve Hidayet de yakıştırılmıştı ama biz bir transfer düşünmüyoruz. Koçun da vurguladığı bir şey var. Biz lokavt döneminde takımda oynayacak bir isme pek sıcak bakmıyoruz. Bahsedilen isimler çok değerli isimler. Böyle oyuncularla kim çalışmak istemez? Ama kadronun bir yapısı ve kimyası var. Bunu bozmak istemiyoruz. Mehmet Okur da bize teklif edildi. Çalışmak ister misiniz diye soruldu. Ama biz memnun olurduk ancak yapamayacağız yanıtı veriyoruz. Çünkü bu transferlerin bir de maddi bir boyutu var. Biz dengelere de çok önem veriyoruz. Şu anda kadromuz tam”

Aydın Örs, soruşturmalar nedeniyle kulübün durumunun net olmadığının altını çizip ileride neler olacağını bilmediğini ancak şu anda yeni bir takviye düşünmediklerini vurguladı.

Ukic'in durumu ile ilgili olarak; “Ukic’in 1.5 ay içinde geri döneceği söylendi bize. Bunu 2 ay olarak düşündüğünüz zaman Ekim başında oynayabilir duruma gelmesini bekliyoruz. Zaten bu pozisyon için önlemimiz var. Hakan Demirel’i aldık ve Engin de iyileşiyor. Bu nedenle büyük bir sorun yaşayacağımızı zannetmiyorum” dedi.

Fenerbahçe Ülker'de Mehmet Okur sesleri

Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, geçtiğimiz sezonu hem Beko Basketbol Ligi hemde Türkiye Kupası şampiyonluklarıyla kapattıktan sonra transfer sezonunada hızlı giriş yapmış ve Bojan Bogdanovic, James Gist ve Curtis Jerrells'ı kadrosuna katmıştı. Ardından futboldaki şike iddiaları sonucunda basketbol şubemizde transfer çalışmalarıda yavaşlamış ve uzun bir süre sessizlik yaşanmıştı. Evvelsi gün Hakan Demirel transferinin açıklanmasıyla transfer harekatı yeniden başlamıştı.

Bu akşam ise öyle bir iddia ortaya atıldı ki, her Fenerbahçe Taraftarını ayrı bir heyecan sardı. Basketbol yorumcusu ve yazarı Ümit Avcı, bu gece kendi twitter hesabından yaptığı bir açıklamada; Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın, Mehmet Okur ile çok ciddi bir şekilde ilgilendiği ve transferinde büyük olasılıkla gerçekleşeceğini yazdı. Mehmet'in lokavt süresi boyunca takımımızın formasını giyeceğini ve lokavt kalktıktan sonra tekrardan NBA'e döneceğini belirtti.

Takımımız büyük ihtimalle bu transferi, sakat olan oyuncumuz Mirsad'ın yokluğunu gidermek için yapacaktır. Lokavt süresi sona erdiğinde Mirsad'ın da sakatlığının geçmiş olacağı hesaplanıyor. Bu sayede takımda herhangi bir düzen bozukluğuda yaşanmayacak. Yerli oyuncular arasında Mirsad'ın yokluğunda onun görevini yapabilecek uzun şutör olarak, akla gelen isim Mehmet olurdu zaten. Bana göre oldukça mantıklı bir hamle. Tek soru işareti, Mehmet'in 1 yıldan fazla düzenli olarak basketbol oynayamaması. Ama Mehmet tecrübesindeki bir oyuncunun bu sorunun altından kalkabileceği görüşündeyim. Bakalım gelecek günler ne gösterecek...

İstanbul'da erken Final-Four!

Bu sezon Turkish Airlines Euroleague'e İstanbul'da Sinan Erdem Spor Salonu ev sahipliği yapacak. Avrupa'nın önde gelen takımları İstanbul'daki final-four'a kalabilmek için kadrolarını güçlendirme çalışmalarını sürdürüyorlar. Tam da bu bağlamda İstanbul'da oynanacak Final-Four öncesinde, bir başka önemli turnuvaya ev sahipliği yapacağız. Nations Cup 2011!!

Evet bu sezon Nations Cup'ta erken Final-Four oynanacak. Neden mi? Şöyle: Bu turnuvaya Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın yanı sıra ülkemizden Anadolu Efes ile Yunanistan'dan Olympiacos ve Panathinaikos katılacak. Zaten şu saydığım takımlar herşeyi anlatıyordur. :) Bu sezon başlayacak 2011 Turkish Airlines Euroleague'te Final-Four'un en önemli adaylarından dördü İstanbullu basketbolseverlerin önüne çıkacak. Turnuva 1-2 Ekim 2011 tarihlerinde oynanacak. Salon büyük ihtimalle Sinan Erdem olacaktır. O konuda kesin bir bilgi henüz yok.

Bu turnuva bizim Euroleague'de bu sezon neler yapacağımızında habercisi olacaktır. Oyuncularımızın son durumlarını, seyircimizin takıma bakış açısını bu turnuvada daha net olarak göreceğiz. Bu takımları bir arada İstanbul'da görecek olmak, bir basketbolsever ve Fenerbahçe Taraftarı olarak beni şimdiden heyecanlandırmaya başladı. Ya sizi?

5 Ağustos 2011 Cuma

Hakan Demirel Fenerbahçe Ülker'de!

Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, daha öncede formamızı giymiş olan ve geçtiğimiz sezonu Erdemirspor'da tamamlayan point guard Hakan Demirel ile 1 yıllık anlaşma sağladı. Hakan Demirel, takımımızda Engin Atsür'ün sakatlığından dolayı sıkıntı yaşadığımız yerli guard mevki için transfer edildi. Hakan Demirel'e takımımızda geçireceği bir sezonda başarılar dilerim. Umarım bu sene yakalayacağımız başarılarda takıma büyük katkı sağlar.

Hakan Demirel'i Yakından Tanıyalım:
Hakan 26 yaşında ve 1.92 boyunda. Erdemirspor'da geçtiğimiz sezon 30 lig maçına çıktı ve 11 sayı, 3.4 asist ortalamalarıyla mücadele etti. 2005 ile 2008 yılları arasında takımımızda yer alan Hakan, yaşadığı sakatlıklar nedeniyle fazla süre alamamıştı. 2007 ve 2008 yıllarındaki lig şampiyonluklarımızda kadromuzda yer aldı. Hakan, Milli Takımımızın yanı sıra Darüşşafaka ve Bursa temsilcisi Tofaş'ta da oynadı. A Milli Basketbol Takımımız ile 2006 FIBA Dünya Şampiyonasında mücadele etti..

Hakan Demirel'in milli takım başarıları ise şöyle:

U-18 Milli Takımı ile: 2004 Albert Schweitzer Turnuvası Şampiyonluğu, 2004 U-18 Avrupa Şampiyonası'nda Gümüş Madalya Kazandı.
U-20 Milli Takımı ile: 2006 U-20 Avrupa Şampiyonası'nda Gümüş Madalya Kazandı.

4 Ağustos 2011 Perşembe

Euroleague Playofflarının kapısından döndü!

Bu sezon Turkish Airlines Euroleague'de mücadele edecek olan takımımızın çalışmalarına 22 Ağustos'ta başlayacağı haberini dün buradan vermiştim. Bu sezon Final-Four hedefiyle başlayacağımız sezon bizim için elbette kolay olmayacak. Birçok zorlu maç oynayacağız. Birçok kaliteli rakiple karşılaşacağız. Başarı içinde bu takımları yakından tanımamız çok önemli bir hal alıyor.

Euroleague'in resmi internet sitesi ise bizlere bu konuda yardımcı oluyor. Nasıl mı?? Şöyle anlatayım:

Euroleague.net'te hergün 2011/2012 sezonunda Euroleague'de mücadele edecek olan takımların profillerinin ve geçmiş başarıları, kulüp tarihi gibi konuların yer aldığı haberler yayınlanıyor. Bugün, sıra Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızdaydı ve Euroleague.net Sarı-Lacivertli ekibimizin tanıtımının ve gelecek sezonki takım profilinin yer aldığı bir haber yayınlandı. Şimdi sizlere bu haberin içeriğinden bahsetmek istiyorum. Haberde; geçtiğimiz sezon Euroleague'deki performansımız, Fenerbahçe Spor Kulübü ve şubemizin tarihi, Lig tarihimiz ve bu sezon Euroleague'de takımımızın hedefleri yer alıyor.

Haberde geçtiğimiz sezon ile ilgili; "Bu sezon İstanbul'da oynanacak Final Four'a katılmak için Fenerbahçe Ülker'in büyük çaba sarfettiği, geçtiğimiz sezon Euroleague TOP 16'da 3-0'lık bir seri yakaladığı ancak sonunu getiremediği ve playoffların kapısından döndüğü, Euroleague'den elenmesine rağmen ülkesinde üst üste ikinci defa Türkiye Kupası'nı ve Lig Şampiyonluğunu kazandığı" vurgulandı.

Kulübümüzün ve basketbol ligimizin tarihi ile ilgili olarakta; "Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 1907 yılında kurulduğu ve bu tarihten itibaren kapılarını basketbola ve birçok spor dalına açtığı, Türkiye Basketbol Ligi'nin ise 1966 yılında kurulduğu, Fenerbahçe'nin ilk defa 1991 yılında Tofaş'ı yenerek "İlk Lig Şampiyonluğu"nu kazandığı, 1992, 1993 ve 1995 yıllarında da finale çıktığı fakat finalde kaybederek ikinci olduğu, 1998 yılında ulusal ligi 3. sırada bitirdiği ve Euroleague niteliklerine ulaştığı, Fenerbahçe'nin o sezon Mahmoud Abdul-Rauf, Marko Miliç, İbrahim Kutluay ve rahmetli Conrad McRae sahip güçlü bir takım olduğu ve Real Madrid'e elenmeden önce sekizli finallere doğru ilerlediği, Kulübümüzün 1996 ve 2001 yıllarında Koraç Kupası'nda çeyrek finale ulaştığı, 2005 FIBA ​​Avrupa Ligini dördüncü sırada tamamladığı, 2006 yazında Fenerbahçe'nin, Türk Basketbol Tarihinin en güçlü ekiplerinden olan Ülker ile birleştiği ve bu birleşim sürecinin ardından 5 sezonda 4 lig şampiyonluğu, 2 Türkiye Kupası Şampiyonluğu, 1 Cumhurbaşkanlığı Kupası şampiyonluğu kazandığı, 2007/2008 sezonunda Euroleague'de Çeyrek Finale yükseldği ve bu süre boyunca Türk Basketboluna damga vurduğu" belirtildi.

Son olarakta; "Fenerbahçe Ülker, geçtiğimiz sezon Euroleague playofflarının kapısından döndü ve kendi sahasında yüce bir hükümdarlık kurdu. Bu başarılı ve büyülü geçecek 2011-2012 sezonunda takım, gelecek için umut olacak temellerini attı." ibarelerine yer verildi.

Yazının orjinal metni için; http://www.euroleague.net/news/i/86280/180

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Yeni sezon hazırlıkları 22 Ağustos'ta başlıyor

Geçtiğimiz sezonun çifte kupalı şampiyonu Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, yeni sezon hazırlıklarına 22 Ağustos Pazartesi günü başlayacak. Geçtiğimiz sezon Beko Basketbol Ligi ve Türkiye Şampiyonu olan takımımız bu sezon daha büyük hedefler için sezona merhaba diyecek. Yeni açılacak salonumuzda maçlarını oynayacak olan Sarı-Lacivertli Ekibimizde en büyük hedef; bu sezon İstanbul'da oynanacak Turkish Airlines Euroleague Final Four'una katılmak olacak. Lige de 3 şampiyonluk (Beko Basketbol Ligi, Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası) parolasıyla başlayacak takımımızın hazırlık çalışmalarının etapları şu şekilde:

- Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımız, yeni sezon hazırlıklarına 22 Ağustos Pazartesi günü Lefter Küçükandonyadis Tesisleri'nde başlayacak.
- 5 Eylül'e kadar İstanbul'da çalışmalarını sürdürecek takımımızda, Milli Takımlarda mücadele eden oyuncularımız yer almayacak.
- Takımımız 5 Eylül Pazartesi günü 2. etap hazırlık çalışmaları için Fenerbahçe Spor Kulübü Topuk Yaylası Kamp ve Dinlenme Tesislerine gidecek.
- Topuk Yaylası Kamp ve Dinlenme Tesislerinde 10 gün boyunca kamp yapacak olan takımımız daha sonra tekrardan İstanbul'a dönecek.

İstanbul'a dönecek olan takımımız daha sonra hazırlık maçları etabına geçecek ve ardarda yeni sezona hazırlanmak için maçlar oynayacak. Bu maçların tarihleri açıklandığında tekrardan sizleri buradan bilgilendireceğim. Bu arada şunun müjdesini vermek istiyorum; Eylül ayının sonlarına doğru İstanbul'da Fenerbahçe Ülker, Anadolu Efes, Olympiacos ve Panathinaikos'un katılacağı dörtlü bir turnuva olacak. Turnuvanın maçları büyük ihtimalle Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynanacak. Bu dörtlü turnuvada takımımızı tam anlamıyla izleyip göreceğiz. Temennimiz en kısa zamanda eksik kalan transferlerin tamamlanması ve takımımıza yeni katılan oyuncuların bir an önce uyum sorununu atlatması. Ben hala 1-2 takviye bekliyorum takıma. İnşallah geç kalınmaz.. Takım toplanmadan transferler bitmiş olur.

Dipnot: Bu yazıyı yazdığım saatlerde Ersan'ın Anadolu Efes ile anlaştığını duydum. Bugün beni kahreden bir haber oldu. Ersan'ı Sarı-Lacivertli forma altında görmeyi bir çok taraftarımız gibi bende çok isterdim. Ama kendisi bize rakip olmayı tercih etti. Canı sağolsun, bizde Milli Takım süresince Ersan'ı destekler, lig başladığı zamanda rakibimiz olarak görürüz. Kendi tercihidir; saygı duyarız!!